OBAMA'DAN İLGİNÇ MESAJLAR
ABD Başkanı'nın ziyareti nedeniyle Ankara'da yoğun güvenlik önlemler alındı. ABD Başkanı Barack Obama, Ankara'daki temaslarına Anıtkabir'i ziyaret ederek başladı. ..
ABD Devlet Başkanı Barak Obama Türkiye ziyaretin başında ilk olarak Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün ebedi istirahatgahı Anıtkabir'e gelerek saygı duruşunda bulundu.
Obama'nın Anıtkabir ziyareti için hareketinden önce tüm yollar kesildi. Geniş güvenlik önlemlerinin alındı. Saat 10.50 Anıtkabir'e giriş yapan Obama, Bayrak Direği'nin önünde gelerek çelenk taşıyan askerler eşliğinde mozoleye hareket etti. Obama'ya ziyaretinde Anıtkabir Komutanının yanısıra Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, Ankara Valisi Kemal Önal, Ankara Büyükşehir Başkanı Melih Gökçek eşlik etti.
Mozoleye ABD Başkanı yazan kırmızı beyaz karanfillerden oluşan çelengi bırakan Obama daha sonra Milli Misak kulesine geçti. Burada Anıtkabir Özel Defterini imzalayan Obama, ardından saat 11.00 Çankaya Köşkü'ne gitmek üzere Anıtkabir'den hareket etti.
Resmi ziyaret çerçevesinde dün akşam Ankara'ya gelen Obama, Atatürk'ün mozolesine çelenk koyarak, saygı duruşunda bulundu.
ELİNİ KALBİNİN ÜZERİNE KOYDU
ABD Başkanı Obama'nın saygı duruşundaki "ti borusu sesi" sırasının bir bölümünde, elini kalbinin üzerine koyması dikkati çekti.
OBAMA ANITKABİR'DEKİ DEFTERE NE YAZDI?
Obama, Misak-ı Milli Kulesi'ne geçerek, Anıtkabir Özel Defterini imzaladı.
Anıtkabir'deki deftere Atatürk'ün "Yurtta barış dünyada barış" sözünü yazdı.
ABD Başkanı deftere şu satırları yazdı:
"Vizyonu, kararlılığı ve cesaretiyle Türkiye Cumhuriyeti'ni demokrasiye yönelten ve mirası tüm dünyaya kuşaklar boyunca ilham vermeye devam eden Mustafa Kemal Atatürk'e saygılarımı sunmak, benim için bir onurdur.ABD'nin 44. Başkanı olarak, Türk-Amerikan ilişkilerini güçlendirmeyi, Atatürk'ün, halkına umut veren modern ve müreffeh bir demokrasi olarak Türkiye vizyonunu desteklemeyi ve 'Yurtta barış, dünyada barış' ilkesini gerçekleştirmeyi sabırsızlıkla bekliyorum."
ABD Başkanı daha sonra, Çankaya Köşkü'ne gitmek üzere Anıtkabir'den ayrıldı. Bu arada, yoğun ve özel güvenlik önlemlerinin alındığı Anıtkabir'de, basın mensupları Obama'nın Anıtkabir ziyaretini belirlenen dört ayrı noktadan takip edebildi.
Türk basın mensupları, otobüslerle içeriye alındı ve basın mensuplarının ekipmanları polis köpekleri tarafından arandı.
Bekleme sırasında, Anıtkabir özel kafeteryası gazetecilere açıldı ve Anıtkabir görevlileri tarafından simit ve şeker ikram edildi. Ayrıca, Obama ile birlikte ABD'den Ankara'ya gelen basın mensuplarına ziyaret sırasında dikkat etmeleri gereken protokol hususları hakkında kısa brifing verildi.
Obama ve beraberindekiler gelmeden önce, Misak-ı Milli kulesinin içerisine oda parfümü sıkıldığı gözlemlendi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve ABD Başkanı Obama, Çankaya Köşkü'nde ortak basın açıklaması yaptı. Ermeni soykırımı iddiaları konusunda görüşlerinin değişmediğini belirten Obama, ''Benim yapmak istediğim kendi görüşlerime odaklanmak değil, Türkiyenin görüşlerine odaklanmaktır. İki taraf da yapıcı olmalı'' dedi. İşte Gül ve Obama'nın açıklamasından satırbaşları:
Cumhurbaşkanı Gül:
- Aslında görüşmelerimiz Strazburgda başladı dersem yalan olmaz. Orada başlayan görüşmelerimize devam ettik.
- Hemen sözümün başında şunu sizinle paylaşmak istiyorum. İtalyadaki depremde hayatını kaybedenlere baş sağlığı diliyoruz.
- Obamanın ziyaretinden Türk halkı onur duymuştur.
- İlişkilerimiz askeri siyasi temelde gözüküyorsa da ilişkilerimizin ekonomik boyutunu daha ileri taşımayı destekleyeceğiz.
- Türk-Amerikan meselesine baktığımızda, ABD süper güç olarak dünyanın sorunlarıyla ilgilenmek zorunda. Türkiyede bir çok konuyla ilgileniyor. Bu konuları iki ayrı kağıda koyduğumuzda bunların benzerlik gösterdiğini görüyoruz.
- Tabiî ki terörle mücadele her iki ülkenin de en önemli konularından biridir. Bir çok coğrafyada Afganistandan Kafkaslardan Balkanlara kadar el birliği yapacağız.
Obama:
- Türk halkına da gösterdikleri misafirperverlik için teşekkür ediyorum. İtalyadaki ailelere başsağlığı diliyoruz.
- Bir haftadır Avrupada seyahat etmekteyim. Türkiyenin önemini vurgulamak istiyorum. Bunun için buradayım
- Türkiye sıklıkla batı ve doğu arasında köprü görevi gören bir ülke olarak adlandırılır. Türkiye sıra dışı zenginliğe sahip bir ülkedir.
- Eski medeniyetlerle yeni ulus devletlerin birlikte barındığı, demokrasiye önem veren canlı ekonomiye sahip bir ülkedir.
- Sayın Cumhurbaşkanı Gülün liderliği beni son derece etkiledi.
- Türkiyenin Afganistanda yaptığı çabaları ele aldık, aynı zamanda stratejik olarak belli noktalara değindik.
- Iraktaki gelişmeleri nasıl devam ettirebiliriz, ABD Iraktan çekilirken neler yapabilir bunları da konuştuk.
- Aynı zamanda nükleer konusunda dünyada yaşanan sorunlara yönelik çözümler de konuşuldu.
- Tabiî ki ticarette konuştuk. Ekonomik anlamda yapılacak şeyler de var. Ülkelerimiz arasındaki ticaret ele alındı.
- İletişim konuları iki ülke arasında giderek iyileşecek.
- Ele aldığımız konular arasında terörizm de vardı ve ben bu kapsamda Türkiyeye verdiğimiz desteği sürdürebileceğimizi söyledim.
- İkili ilişkilerimizi geliştirerek değil birlikte çalışarak pek çok stratejiyi geliştirebileceğimizi gördük.
SORULAR:
- ABD Devletleri senatörü olarak Türkiyenin Ermeni soykırımıyla ilgili kararın çıkarılması aşamasında görüşlerinizin değişip değişmediğini ve bununla ilgili sayın Güle herhangi bir şey söylediniz mi?
ABD Başkanı Obama: Benim bu görüşlerim kayıtlar altında zaten. Görüşlerimi değiştirmiş değilim. Beni en çok cesaretlendiren şey Gülün liderliği altında Ermenistan ve Türkiye arasında müzakereler devam etmektedir. Bir çok konu ele alınmaktadır ve bu müzakereleri bende ilerlemekte olan müzakereleri incelemekteyim. Bunlar meyvelerini verebilirler. Benim yapmak istediğim kendi görüşlerime odaklanmak değil, Türkiyenin görüşlerine odaklanmaktır. Geçmişte zor ve trajik olaylar yaşandı ve tüm dünya bunu çözüme kavuşturmaya çalışırken yapıcı bir tutum sergilenmelidir.
- Görüşünüz değişmedi, bu sözcüğü kullanacak mısınız?
Obama: Benim burada yapmak istediğim, şimdiye kadar başarılı olan müzakerelerine yardımcı olmaktır.
Cumhurbaşkanı Gül:Bu konu çok tartışılan bir konu. Bu tarihi bir olaydır. 1915 yılında yaşanmış, o günkü şartlarda dört cephede Osmanlı İmparatorluğu çarpışırken, iç çatışmalar olmuş ve pek çok kişi hayatını kaybetmiş. Türkler, Müslüman nüfus çok büyük bir kayba uğramıştır. Balkanlardan Kafkaslardaki Türkler yerlerinden edilmiş ve çok büyük bir kısmı hayatını kaybetmiştir. Ancak Türkiye Cumhuriyet yeni nesilleri etkilememek için bunu olay yapmamıştır. Ancak özellikle Ermeni diasporası tarafından dile getirilmiştir. Önerimiz 'tarihçiler otursunlar bunu çözsünler' olmuştur. Buna siyasetçiler karar veremez ki. Biz arşivlerimizi sonuna kadar açtık ve Ermenilerde dahil olmak üzere herkesi çağırdık. Türkiye olarak biz bölgemizde herkesle iyi ilişkilerde olmayı arzu ediyoruz. Ermenistan ile ilişkimiz çok yoktu. 70 binin üzerinde ermeni vatandaşı Türkiyede çalışıyorsa, uçak seferleri kültürel ilişkiler varsa bile diğerleri yoktu. Görüşmeler başladı, bunların en iyi şekilde neticelenmesini arzu ediyoruz. Şüphesiz Kafkaslarda sıcak olaylar var. Bu süre içerisinde hep beraber Kafkaslardaki bütün problemleri çözelim. Azerbaycan ve Ermenistan konusunu çözelim ve büyük bir işbirliği alanı ortaya çıksın.
'PKK BİZİM DE TERÖR LİSTEMİZDE'
- Her iki lidere sormak istiyorum. Sayın Obama, Bush döneminde zaman zaman sıkıntılar yaşandı. Sizin başkanlığınızın ilk üçüncü ayındayız, Türk Amerikan ilişkilerine bakışınız ne gibi değişikler var? PKK ile ilgili ne gibi somut adımlar göreceğiz?
Obama: Giderek artan bir ilişki oldu Türk Amerikan ilişkilerinde. Benim yapmak istediğim zaten iyi bir zemin olan bu zeminin üzerine ilerletmektir. Ticari ilişkiler iyileştirilebilir. Aynı zamanda terör konusunda işbirliğimiz söz konusu olduğunda, PKKnın da bizim terör listesinde olduğu çok açık. İşbirliğimizin meyvelerini verdiğini gördük. Saldırı sayılarının azaldığını gördük. Gül ve ben daha ek bir desteğin nasıl sağlanabileceğini tartıştık. Ancak terörizmin kabul edilemeyeceği konusunda hemfikiriz. Daha güçlü ABD-Türkiye ilişkilerinin kurulması, Türkiye ve ABDnin bir model ortaklık oluşturmasıyla mümkün olabilir. Söz konusu modelde, baskın olarak Hıristiyan olan bir ulusla, çoğunluğu Müslüman olan bir ulus bir araya gelecek ve Türkiye-ABD ile birlikte modern bir camia oluşturabilecek. Bu güvenli saygın refah içerisinde görülür ama engellenebilir kültürler arası gerilimin olmadığı bir model olacak. ABDnin en güçlü yanlarından bir tanesi, biz kendimizi Hıristiyan ve Yahudi bir ulus olarak görmüyoruz. Vatandaşların oluşturduğu bir ulus olarak görüyoruz. Bu ortaklığı önümüzdeki günlerde görmeyi dört gözle bekliyorum.