BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 70,30 -3,83 365.560.000.000,00
ALBRK 8,18 -2,15 20.450.000.000,00
GARAN 130,00 -3,20 546.000.000.000,00
HALKB 38,10 -3,05 273.740.043.400,20
ICBCT 14,41 -3,22 12.392.600.000,00
ISCTR 13,29 -2,78 332.249.601.300,00
SKBNK 10,26 -1,82 25.650.000.000,00
TSKB 12,08 -1,87 33.824.000.000,00
VAKBN 32,26 -2,54 319.887.628.331,98
YKBNK 33,34 -4,20 281.624.689.808,56

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaGündemNetanyahu felaketin kapısını açtı: Yalnız bir İsrail var----

Netanyahu felaketin kapısını açtı: Yalnız bir İsrail var

Netanyahu felaketin kapısını açtı: Yalnız bir İsrail var
24 Mart 2026 - 13:09 www.finansingundemi.com

ABD ve İsrail'in İran'a saldırmasıyla başlayan yıkıcı savaş, Trump ve Netanyahu'nun istediği gibi gitmedi. Uzmanlara göre İsrail'e uzun vadede bir 'felaketin' kapısını açtı. Tüm toplumu ve kurumlarıyla ABD'nin desteğini kaybetmiş yalnız bir İsrail var

ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının 25. gününde hem ABD, hem İsrail hem de İran bu savaştan neler kazandığını ve neler kaybettiğini muhasebe ediyor. Savaşın başlangıcındaki motivasyonla 25. günün sonundaki tablo ise tüm taraflar için oldukça çarpıcı bir farklılıkta.

İran’la savaşa girmek ABD’de pek popüler bir karar değildi. Başkan Donald Trump'ın İran'la savaşa girmenin nedenine dair Amerikan kamuoyunu ikna etmediği, kimsenin Trump'ın bu savaşı başlatma nedenini anlamlandıramadığı bir sürecin sonunda Trump İran'la barışı ilk kez dillendirdi.

Ancak İsrail’de bu çatışma ezici bir destek görüyor; halkın yüzde 80’inden fazlası saldırı kararını destekliyor. İran'ın İsrail için varoluşsal bir tehdit oluşturduğunu başta Başbakan Benjamin Netanyahu olmak üzere İsrail toplumu net olarak düşünüyor.
Tahran'a yönelik ilk hava saldırılarının ertesi günü Netanyahu, mevcut 'güç birliğinin', yani ABD'nin katılımının "40 yıldır yapmayı umduğum şeyi yapmamızı sağladı" diyerek sevincini dile getirmişti.

Savaş, ABD ve İsrail’in öngöremediği bir şekilde tırmandı

Ancak uzmanlara göre gerçek şu ki, Netanyahu’nun özlemini çektiği İran Savaşı, ülkesini daha güvenli hale getirmedi. Hatta bu durum İsrail’in uzun vadeli güvenliğini tehlikeye atıyor.

Bunun iki ana nedeni var. Birincisi, on yıllardır İsrail’in güvenliğinin en büyük garantisi, ABD’deki güçlü iki partili destek olmuştur. Yani hem Cumhuriyetçilerin hem de Demokratların desteği. Ancak Netanyahu hükümetinin önce Gazze’de yarattığı insanlık dramı, şimdi de İran’da sergilediği eylemler, bu desteği eritiyor.

İkinci neden ise İran Savaşı'nın her açıdan ters gitme eğiliminde olması. Hem Trump’ın hem de Netanyahu’nun sözünü ettiği hızlı ve kesin zafer gerçekleşmedi. Bunun yerine savaş, ABD ve İsrail’in öngöremediği bir şekilde tırmandı. İran, Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapattı.

Uzun süren bir savaş, İsrailli askerler ve siviller için doğrudan bir tehdit oluşturuyor. Ayrıca, İsrail'in ABD ile olan hayati önem taşıyan ittifakına da daha fazla zarar veriyor.

Netanyahu'nun destekçileri, İran'ın İsrail için çok büyük bir varoluşsal risk oluşturduğunu, başbakanın diğer meseleleri görmezden gelip harekete geçmekten başka seçeneği olmadığını savunuyor. Ancak İsrail'in önde gelen bazı İran uzmanları, İran İslam Cumhuriyeti'nin nükleer programının acil bir tehdit oluşturduğu fikrine karşı çıkıyor.

İsrail savunma istihbarat teşkilatının eski İran araştırma şefi Danny Citrinowicz, şu anda büyük bir kısmı hayatta olmayan önceki İran liderlerinin “ihtiyatlı ve hesaplı” aktörler olduğunu savunuyor. Bu liderler müzakereler sırasında İran’ın nükleer silah geliştirilmesinde kritik öneme sahip zenginleştirilmiş uranyum stokunu önemli ölçüde azaltmaya hazır olduğunu belirtmişlerdi. Citrinowicz'e göre, ABD'li müzakereciler bu teklifin teknik ve stratejik sonuçlarını tam olarak kavramakta zorlanıyor.

Citrinowicz gibi analistler, İsrail için en büyük uzun vadeli stratejik tehdidin İran değil, İsrail'in dayandığı Amerikan desteğinin potansiyel kaybı olduğuna inanıyor. Bu desteğin aşınması şu anda hızla devam ediyor.

İsrail'in Gazze'de yarattığı insanlık dramı, ABD'de özellikle Demokrat seçmenin İsrail'e bakışını kökünden değiştirdi. Demokratlarda geniş çapta favori aday olarak görülen California Valisi Gavin Newsom, İsrail'den "apartheid devleti" olarak bahsetti.

Netanyahu uzun süredir esas olarak Cumhuriyetçilerle ittifak halinde. Ancak şiddetli İsrail karşıtı duygular, şu anda Trump’ın MAGA hareketi içinde de yaygınlaşmış durumda. Bu duygular, İran Savaşı ve Trump yönetiminin terörle mücadele başkanı Joe Kent’in istifasıyla daha da alevlendi. Kent, İsrail’i Amerika’yı bu çatışmaya sürüklemekle suçlamıştı.

İsrail'in ABD'deki desteği azalıyor

Bir ABD başkanının, İsrail başbakanının İran'la savaş çağrısını reddetmesi gayet mümkün. Barack Obama ve Joe Biden tam da bunu yaptı. Trump ise bu tuzağa düştü. İran'a karşı hızlı bir zafer, ABD-İsrail ittifakını koruyabilir, hatta güçlendirebilirdi. Ancak ABD, Amerikalıların hayatına mal olacak ve ekonomiyi çökertecek bir bataklığa sürüklenirse, İsrail'e karşı tepki sadece daha da güçlenecektir.

Sonuç olarak, 2028 Başkanlık Seçim kampanyasında hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi adayların İsrail'e verilen desteğin kısıtlanmasını savunacakları artık tamamen olası. Bu, uzun süredir ABD'nin siyasi ve askeri desteğine büyük ölçüde bağımlı olan İsrailliler için stratejik bir felaket.

Trump'tan İran açıklaması: Onlar da anlaşma istiyorTrump'tan İran açıklaması: Onlar da anlaşma istiyor

 

 İran, İsrail'in güneyini hedef aldı İran, İsrail'in güneyini hedef aldı

 

İsrail ordusu: Yeni bir talimat gelene kadar İran'a saldırıları sürecekİsrail ordusu: Yeni bir talimat gelene kadar İran'a saldırıları sürecek

 

İran, Trump’ın açıklamasını yalanladıİran, Trump’ın açıklamasını yalanladı

 

YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
DM TV YAYINDA! ABONE OL!