| Hisse | Fiyat | Değişim(%) | Piyasa Değeri |
|---|---|---|---|
| AKBNK | 69,25 | -0,36 | 360.100.000.000,00 |
| ALBRK | 8,78 | -0,11 | 21.950.000.000,00 |
| GARAN | 129,90 | -0,99 | 545.580.000.000,00 |
| HALKB | 44,70 | -1,19 | 321.159.578.477,40 |
| ICBCT | 14,98 | -2,73 | 12.882.800.000,00 |
| ISCTR | 12,97 | 0,78 | 324.250.000.000,00 |
| SKBNK | 4,91 | -2,58 | 12.275.000.000,00 |
| TSKB | 9,76 | -2,11 | 27.328.000.000,00 |
| VAKBN | 33,54 | -0,53 | 332.580.007.881,42 |
| YKBNK | 36,60 | 0,38 | 309.162.076.994,40 |
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Türkiye, NATO tarihinin en kritik zirvesine ev sahipliği yapıyor. ABD Başkanı Donald Trump başta olmak üzere 32 devlet başkanı, dışişleri ve savunma bakanları, başkentte bir araya geliyor. Bugün başlayacak ve iki gün sürecek Ankara toplantılarını dünya nefesini tutarak izleyecek. Çünkü bu zirve yer kürenin geleceğini şekillendirecek ‘yeni bir dönemin’ ilanı ve başlangıcı olacak.
“İttifak'ın Ankara zirvesinde şekillenecek yeni dönemi "NATO 3.0" kavramıyla açıklanıyor” diyen Soğuk Savaş sonrası kurulan güvenlik mimarisinin resmen değiştiği ilan edilerek, yeni dönemde NATO'nun da nasıl evrileceği duyurulacağını söyleyen Zeynep Gürcanlı, Ekonomim’deki köşesinde, konuyu geniş bir cepheren ele alıyor.
Neden “3.0” dendiğini açıklayarak başlayan yazı özetle şöyle:
“NATO'nun ilk dönemi, Sovyetler Birliği'ni çevrelemeye odaklanan Soğuk Savaş yıllarını kapsayan NATO 1.0 dönemiydi. Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla başlayan yaklaşık otuz yıllık süreç ise NATO 2.0 olarak tanımlanıyor. Bu dönemde Avrupa kıtası İttifak'ın üzerine kurduğu koruma şemsiyesinin tadını çıkardı, savunma harcamalarını azalttı, ordularını küçülttü ve güvenliğinin önemli bölümünü ABD'nin askeri kapasitesine bıraktı. Ankara'da ise Avrupa'nın "güvenliğini ABD'ye ihale ettiği" o dönem kapanıyor ve Avrupalılar'ın kendi güvenliklerinin sorumluluğunu aldığı yeni "NATO 3.0" dönemi başlıyor. Dolayısıyla Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi, yalnızca yeni savunma hedeflerinin açıklandığı bir toplantı olmayacak. Bu zirve, Soğuk Savaş sonrasında kurulan güvenlik düzeninin sona erdiğinin ilanı anlamına geliyor. Artık Avrupa, güvenliğini büyük ölçüde ABD'ye bırakan eski modelden uzaklaşıyor. Savunma sanayiini büyüten, üretim kapasitesini artıran ve savaş ekonomisine uygun hazırlık yapan yeni bir Avrupa inşa edilmeye çalışılıyor.
NATO 3.0 MANİFESTOSU
Ankara Zirvesi öncesinde Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin The Economist için kaleme aldığı ortak makale, aslında yeni dönemin manifestosu niteliğinde. Verilen mesaj oldukça açık: "Avrupa artık güvenliğini başkalarına ihale edemez." Başka bir ifadeyle Avrupa, savunmasını yeniden kendi omuzlarına almak zorunda. Washington uzun yıllardır Avrupalı müttefiklerinden daha fazla savunma harcaması yapmalarını istiyordu. Ancak artık yalnızca "burden sharing" yani külfetin paylaşılması değil, "burden shifting" yani külfetin tümüyle Avrupa'ya devredilmesi konuşuluyor. Reuters'ın ulaştığı NATO Zirvesi taslak bildirisinde yer alan "Daha güçlü NATO içinde daha güçlü Avrupa" ifadesi de tam olarak bu anlayışı yansıtıyor. NATO 3.0'ın hayata geçirilmesi ile birlikte, ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığını zaman içinde azaltması, bazı kritik kabiliyetlerini Hint-Pasifik başta olmak üzere başka coğrafyalara kaydırması bekleniyor.
"SAVAŞI ÖNLEMEK İÇİN HAZIR OLMAK..."
Von der Leyen ile Rutte'nin ortak makalesindeki "Savaşı önlemek istiyorsak savaşa hazır olmalıyız" cümlesi de önemli. Bu yaklaşım, Avrupa'nın yeni caydırıcılık doktrininin, kısacası Avrupa militarizminin manifestosu niteliğinde.
Bu çerçevede hedef olarak;
-Avrupa'nın savaş ekonomisine uygun üretim kapasitesi oluşturması belirleniyor. Makaledeki "daha fazla, daha hızlı ve daha ucuza üretim" vurgusu bunun özeti gibi özellikle öne çıkarılıyor.
-Sadece klasik savunma şirketlerinin değil, otomotivden elektronik sektörüne kadar sivil sanayinin de savunma üretimine entegre edilmesi gerektiği ifade ediliyor. Yeni dönemde fabrikaların gerektiğinde mühimmat, elektronik sistem, drone bileşeni veya askeri ekipman üretebilmesi hedefleniyor.
- NATO 3.0 çerçevesinde, İttifak üyelerinin savunma sanayisinde işbirliğini arttırarak, kendi kendine yeten bir sistem oluşturulması da amaçlanıyor.
DÜŞMANLAR DEĞİŞMEDİ
Makalede Rusya'nın savaş ekonomisine geçtiği, Çin'in askeri kapasitesini hızla büyüttüğü, İran'ın Rusya ile savunma iş birliğini geliştirdiği ve Kuzey Kore'nin bu hatta dahil olduğu vurgulanıyor. Dolayısıyla Avrupa'nın bakışına göre artık geçici bir kriz değil, uzun süreli bir stratejik rekabet dönemi başladı.
"OSLO'DAN ANKARA'YA" YENİ SAVUNMA HATTI...
Ortak makalenin en dikkat çekici bölümlerinden biri ise ortaya konulan coğrafi tanımlama; Rutte ve Von der Leyen makalede, "California'dan Kiev'e, Kopenhag'dan Varşova'ya, Oslo'dan Ankara'ya" uzanan güvenlik hattını tarif ediyorlar. Bu ifade, Türkiye açısından sembolik olmaktan çok daha büyük anlam taşıyor, çünkü Ankara ilk kez Avrupa'nın yeni savunma üretim zincirinin doğal halkalarından biri olarak tanımlanıyor. Bu vurgu, birkaç hafta önce yapılan açıklamalarla birlikte okunduğunda ise dikkat çekici bir dönüşüme işaret ediyor. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, kısa süre önce Avrupa'nın güvenliği açısından Rusya, Çin ve İran'ın yanı sıra Türkiye'nin de çeşitli riskler oluşturduğunu savunan değerlendirmelerde bulunmuştu. Aradan geçen kısa sürede ise aynı Von der Leyen'in, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile birlikte kaleme aldığı makalede Türkiye'yi Avrupa'nın yeni savunma mimarisinin ayrılmaz bir parçası olarak "Oslo'dan Ankara'ya" uzanan güvenlik hattının içinde tanımlaması, jeopolitik önceliklerin ne kadar hızlı değişebildiğini gösteriyor. Bunun temel nedeni ise Avrupa'nın karşı karşıya bulunduğu yeni gerçeklik. Ukrayna savaşı, hızla eriyen mühimmat stokları, artan savunma harcamaları ve ABD'nin Avrupa'daki yükünü azaltma isteği, Brüksel'i ideolojik tartışmalardan çok üretim kapasitesine odaklanmaya zorluyor. Üstelik son yıllarda Türkiye'nin geliştirdiği İHA ve SİHA teknolojileri, elektronik harp sistemleri, mühimmat üretimi, zırhlı araçlar ve hava savunma projeleri, Avrupa'nın bugün en fazla ihtiyaç duyduğu alanlarla büyük ölçüde örtüşüyor. Bu nedenle savunma sanayii, uzun yıllardır siyasi krizlerin gölgelediği Türkiye-Batı ilişkilerinde yeni ortak payda olmaya aday görünüyor. Jeopolitik zorunluluklar, tarafları yeniden aynı masaya oturtuyor.
TÜRKİYE İÇİN FIRSATLAR NELER?
NATO 3.0 Türkiye açısından önemli fırsatlar barındırıyor. Türkiye yalnızca NATO'nun Güney Kanadı'nın askeri merkezi değil; aynı zamanda Karadeniz, Kafkasya, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz'i aynı anda etkileyebilen tek NATO ülkesi konumunda. Bu çerçevede;
*Enerji güvenliği, kritik ulaştırma koridorları, Karadeniz dengesi ve savunma sanayii üretim kapasitesi düşünüldüğünde Türkiye'nin stratejik değeri önceki dönemlere göre belirgin şekilde artıyor.
* Avrupa'nın yeniden silahlanma süreci, Türk savunma sanayiine yeni ihracat imkanları, ortak üretim projeleri ve teknoloji iş birlikleri sağlayabilir.
* ABD'nin yükünü azaltmaya çalıştığı bir dönemde Türkiye, NATO içinde daha fazla sorumluluk üstlenen ülkelerden biri haline gelebilir. Bu tablo Ankara'nın diplomatik ağırlığını da artırabilir.
RİSKLER NELER?
Ancak fırsatların yanında NATO 3.0 konseptinin Türkiye'ye yüklediği yeni misyon yeni riskleri de beraberinde getirmeye aday;
* Türkiye Avrupa savunmasının güçlenmesini, kendisini de kapsayacak şekilde destekliyor. Yani bu sürecin yalnızca AB ekseninde şekillenmesi ve AB üyesi olmayan NATO ülkelerinin dışlanması en büyük endişe başlıklarından biri. Türkiye, Avrupa savunma sanayii projelerinin NATO şemsiyesi altında ve ABD'nin de dahil olduğu kapsayıcı bir yapıyla ilerlemesini savunuyor. Ankara zirvesinde Türkiye'nin "kotarmaya çalışacağı" bu vaat olacak.
* Diğer önemli risk ise jeopolitik; NATO belgelerinde Rusya and İran'ın temel tehditler arasında daha güçlü biçimde tanımlanması, Türkiye'nin bu iki ülkeyle yürüttüğü çok boyutlu diplomasiyi daha karmaşık hale getirebilir. Ankara, bir taraftan NATO'nun doğu ve güney kanadında daha fazla sorumluluk üstlenirken diğer taraftan Moskova ve Tahran ile ekonomik, enerji ve bölgesel ilişkilerini dengelemek zorunda kalacak. Bu dengeyi koruyabilmek, önümüzdeki yılların en önemli dış politika sınavlarından biri olacak.
Fidan'dan NATO Zirvesi mesajı: Ankara'da sahne hazır
Gözler kritik zirvede! Masadaki 10 başlık
Bakan Güler'den Avrupa'ya NATO uyarısı
Zelenskiy, Rusya'nın saldırılarında 25 kişinin öldüğünü bildirdi
Fon vurgununda adı geçen bakan Ömer Bolat: İthamlar iftira niteliğindedir
Hürmüz Boğazı şartı: İran'dan ABD'ye 7 günlük plan
Bakan Bolat: Türkiye-ABD ticareti en geç 2028'de 50 milyar doları yakalayabilir
Katar'ın kuzeyinde petrol tankerine saldırı: Can kaybı ve yaralılar var
Fatma Betül Sayan Kaya'nın AK Parti üyeliği sona erdi
Trump'tan Rusya'daki salgın şüphesine ilişkin açıklama
Rubio: ABD ile Avrupa arasındaki ittifak güçlenmeli
Başakşehir'deki okul saldırganının anne ve babası tutuklandı
finansingundemi.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansingundemi.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansingundemi.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur. BİST isim ve logosu “koruma marka belgesi” altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.