BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 66,75 -1,84 347.100.000.000,00
ALBRK 8,57 -2,39 21.425.000.000,00
GARAN 131,60 -1,72 552.720.000.000,00
HALKB 42,36 -2,40 304.347.197.859,12
ICBCT 14,20 -2,87 12.212.000.000,00
ISCTR 12,87 -1,76 321.750.000.000,00
SKBNK 4,92 -3,53 12.300.000.000,00
TSKB 9,43 -2,98 26.404.000.000,00
VAKBN 32,86 -3,58 325.837.181.245,78
YKBNK 35,70 -1,65 301.559.730.838,80

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaGündemMimarlar Ağaoğlu’ndan özür bekliyor----

Mimarlar Ağaoğlu’ndan özür bekliyor

Mimarlar Ağaoğlu’ndan özür bekliyor
31 Mart 2011 - 16:48 www.finansingundemi.com

TRT Haber’de Ekonomi Kulübü programında "Yetkim olsa mimarlar odası ve STK'ları kapatırım” diye konuşan Ali Ağaoğlu’na Mimarlar Odası’ndan sert yanıt

Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu, 24 Mart tarihinde TRT Haber’de Ekonomi Kulübü programında, İstanbul'daki binaların yüzde 70'inin teknik ömrünü tamamladığını vurgulayarak, bunların yıkılıp yeniden yapılabileceğini söyledi. Bunun için gereken tek şeyin doğru düzgün bir plan olduğunu belirten Ağaoğlu, konsensüsün oluşamamasında belli sivil toplum kuruluşlarının da rolü olduğunu belirten ünlü işadamı, "Yetkim olsa Mimarlar odası ve STK'ları kapatırım. Çünkü en kötü plan bile plansızlıktan iyidir. Maalesef bizde STK'lar her yapılan şeye itiraz ediyor." diye konuşmuştu.

Mimarlar Odası adına Finansgundem’e bir açıklama gönderen Genel Sekreteri Necip Mutlu, Ağaoğlu’nun açıklamalarında Mimarlar Odası ve STK’ları yanlış tanıtan, kamuoyuna yanıltıcı, gerçeğe aykırı açıklamalara yer verildiğini belirtti. Odalarının kişilik haklarını zedeleyen bu açıklamanın cevap hakkı doğurduğunu belirten Mutlu, konuyla ilgili aşağıdaki açıklamayı yaptı:

TRT haber Kanalında 23 Mart 2011 tarihinde yayınlanan “Ekonomi Kulübü”
programında, Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı A. Ağaoğlu yaptığı konuşmasında; çağdaş ve bilimsel bir planlamaya dayalı ve toplum katılımını esas alan bir şekilde kentlerimizin sağlıklı gelişimi için özverili çabalar gösteren Mimarlar Odası’nı ve Sivil Toplum kuruluşlarını suçlamak suretiyle bildik bir “karalama” kampanyasının parçası olmuştur. Bu çerçevede “Yetkim olsa Mimarlar Odası’nı ve STK (Sivil Toplum Kuruluşları) kapatırım.” Gibi tehdit ve kapatmaya davetiye çıkaran nitelikteki açıklama ise demokratik değerlere ve hukuka tahammül edemeyen yasakçı bir anlayışın ulaştığı boyut bakımından endişe vericidir.

Kamuoyunun da bildiği gibi son yıllarda kentlerimizi “rantiyenin şantiyesi“ olarak gören, yaşam alanlarımızın betonlaşmasını, tarihi ve doğal değerlerimizin yağmalanmasını “gelişme” olarak pazarlayan bir anlayışa sahip olanlar; hukuku, yargıyı ve bu değerleri savunan kesimleri “engel” olarak gördüğünü giderek artan bir ölçüde açıkça dile getirmektedir. Rantiyenin önündeki bu “engelleri” kaldırmak için her yol denenmektedir. Bu şekliyle açıklama bu antidemokratik sürecin devamı izlenimini vermektedir.

Mimarlar Odası kurulduğu 1954 tarihinden bu yana kentlerin planlı ve sağlıklı gelişmesini savunmuş ve bu yolda yoğun emek harcanmıştır. Bugün şehircilik ilkelerine, bilime aykırı ve toplum katılımını dışlayan imar kararları “plan“ yerine ikame edilmektedir. Telafisi mümkün olmayan zararlara neden olmaları dolayısı ile bu “sözde planlar”ın iptali için yapılan girişimler, içerikten yoksun ve gerçekler saptırılarak haksız yere eleştirilmektedir.

Demokratik düzenin vazgeçilmez unsurlarından olan STK’ları ve meslek kuruluşlarını “kapatma” ya davetiye çıkaran bu açıklamaların, kamuoyunun anayasal ilkeler doğrultusunda oluşmasına yardımcı olma ve demokratik düzeni koruma görevi bulunan kamu tüzel kişiliğine sahip Türkiye Radyo televizyon Kurumu kanalında yapılmış olması ise gelinen nokta bakımından ayrıca düşündürücüdür.

Uygarlığın ulaştığı bir düzey olarak tüm kesimlerin; insanca yaşanılan, doğa ve kültür değerleri ile barışık, afetlere karşı güvenli demokratik bir kent mekanından ve yaklaşımından yana olmaları beklenir.

Ülkemizde “yazdığı ya da yazmadığı” yazıdan dolayı gazetecilerin özgürlüklerinin dahi elinden alınması ile baskıların had safaya ulaştığı bir dönemde bu açıklamanın yapılması çok manidardır. Baskı ve yasaklarla oluşturulan siyasal iklim bu türden yasakçı, otoriter yaklaşımları beslemektedir. Bu ortamı dayanak olarak görenlerin bir gün hukuksuzluğun kendilerine de zarar verebileceğini bilmeleri gerekir.

Varlıkları kamu ve toplum yararına çabaları ile Meslek Odaları ve STK’lar sağlıklı kentleşmenin, kentli haklarının, hukukun ve demokrasinin gerçekleşmesinin güvencesi olmuşlardır ve olmaya devam edeceklerdir.
Bu bağlamda Meslek Odamıza ve Sivil Toplum Kuruluşlarına yönelik bu çirkin tavrı gösterenleri kınıyor; açıklama sahibi şirket yetkilisini kamuoyu önünde meslek örgütlerinden ve STK’lardan özür dilemeye davet ediyoruz.

AĞAOĞLU'NUN MİMARLARI KIZDIRAN AÇIKLAMALARI İÇİN TIKLAYIN

 

ETİKETLER :
YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)