Krizden yastık altındaki altınla çıktık!
Türkiyede vatandaşlar 2008de 4 milyar, 2009da da 4.4 milyar dolar değerinde altınını hurda olarak sattı ve bu altınlar külçeye dönüştürülerek İsviçre ve Dubaiye ihraç edildi. 2007yi de katınca toplam 10.9 milyar dolarlık altın satan Türk insanı ağır krize dayandı.
Atasay Grup Başkanı Cihan Kamer Bu para Türk halkının cebine girdi. Ancak hanımlar eşlerinden verdiği altını işleri düzelince yerine koymasını isteyecek. O yüzden 2010 toparlanma, 2011 kalkınma, 2012 ise patlama yılı olacak dedi Türk halkı 2008 ve 2009 yıllarında 8.5 milyar dolarlık altını yastık altından çıkararak bozdurdu. 2007 yılında da 2.5 milyar dolarlık altın satan Türk halkı böylece son 3 yılda 10.9 milyar dolarlık altını yastık altından çıkararak krize direndi.
Kuyum sektöründe ilk kez Atasay ve Asgold tarafından tüm sektöre açık olarak düzenlenen fuar konseptli dönem toplantıları çerçevesinde düzenlenen organizasyonda konuşan Atasay Grup Yönetim Kurulu Başkanı Cihan Kamer, 2010dan itibaren yastık altından çıkarak satılan bu altınların Türk halkı tarafından yerine konulacağını söyledi.
Türkiyede her ailenin ortalama 3 bin 500 ile 10 bin dolar değerinde altını bulunduğunu ve sıkıntılı dönemlerin bu altınlarla hafifletildiğini kaydeden Kamer, Her aile ortalama 100-300 gr altına sahip.
2008 ve 2009daki ekonomik durgunluk döneminde Türk halkı altınlarının bir kısmını veya tamamını satarak ihtiyaçlarını karşıladı.
Böylece yastık altındaki altınlar büyük ölçüde ekonominin içine girdi. Öyle ki 2008de 4 milyar, 2009da 4.5 milyar dolar civarında külçe altın ihracatı oldu. 2007yi de katarsak bu para 11 milyar dolara yaklaşıyor. Ve bu para Türk halkının cebine girdi diye konuştu.
Kadınlar alacaklı! Sektörde 2010un toparlanma, 2011in kalkınma, 2012nin ise patlama yılı olacağına dikkat çeken Kamer, En tehlikeli alacaklı kadındır. Altını eşine bile ödünç verir. Zor günlerde canını bile ortaya koyar ama aile toparlanmaya başladığında da güvence olarak gördüğü altınların yerine konulmasını ister. Dolayısıyla hanımlar önümüzdeki dönemde beylere Haydi gel. Kolumdan boynumdan çıkardığın altını yerine geri koy diyecek ve büyük tahsilat başlayacak. 2010da, belli bir oranda herkesin gücüne bağlı olarak alım başlayacak. 2012de ise erkekler eşlerine borcunu ödeyecek, fazlasıyla yerine koyacak ve bunun da sektöre çok büyük katkısı olacak. Böylece 2010 toparlanma, 2011 kalkınma, 2012 patlama yılı olacak. Yastık altından çıkan 10 milyar doların üzerindeki altını 3 yılda gerisin geriye koyacağız dedi.
Krizin sektöre yansımaları hakkında da bilgi veren Kamer, sektörün kriz yüzünden küçüldüğünü, işlenmiş takı ihracatının 1.2 milyar dolar seviyesinden 800 milyon dolar seviyelerine gerilediğini vurguladı. 2009 esnafın artık nefes alamadığı bir yıl oldu. Kuyum sektörü para kazanılan bir sektör olmadı diyen Kamer, şöyle devam etti: Yüzde 30 daralma oldu Kuyum sektöründeki daralma bundan 3 yıl önce başladı. Özellikle 2006 yılından itibaren tüm dünyada özellikle altın talebinde önemli düşüşler oldu. Talepteki bu daralma, krizin ilk sinyallerini veriyordu. Altın hammaddesinin yüzde 30 değer kazanarak ilerlemesi ise altın alımını pahalı hale getirdi. Buna bağlı olarak sektör hem iç pazarda hem de ihracatta her yıl yüzde 25-30 oranında küçüldü.
Ancak Haziran ayından itibaren hem ülkemizde hem de global çapta ekonominin daha iyiye gideceğini düşünüyoruz. Kuyum sektöründe ise iyileşme Sevgililer Günü ve Anneler Günü ile başlayacak. Yılbaşında bunun sinyallerini almaya başladık.
Atasay, yüzde 50 daha fazla iş yapma şansını elde etti. Sektörün toparlanması daha hızlı, Hazirandan önce olacak. Altın fiyatlarındaki yükselişi sezemedik ALTIN fiyatlarıyla ilgili yorum yapmak ve yön verici olmak istemediğini söyleyen Cihan Kamer, sektörün fiyatların bu kadar artacağını öngöremediğini vurguladı. Kamer, şöyle konuştu: Biz sektör olarak fiyatlar yükselmez dedik ama öyle gelişmeler oldu ki hurda alımın çok geldiği bir dönem yaşadık. Çin gibi bazı ülkeler ve fonlar diğer finansal araçlara güvenmediği için altına yöneldi. Ama bu altınları satacaklar ve o noktada fiyatlarda keskin düşüşler olabilir. Belki altının onsu 1.300-1.500 dolar olacak ama keskin düşüş de olacak. Bu tehlikeli bir konu ve yön verici olmak istemiyorum. Yerli ve yabancı perakendeciyi buluşturacak ATASAY ve Asgold tarafından tüm sektöre açık olarak düzenlenen fuar konseptli Dönem Toplantılarının dördüncüsü, 4-14 Ocak tarihleri arasında Atasay Genel Merkezinde gerçekleştiriliyor. 14-18 Ocak 2010 tarihleri arasında İzmirde yapılacak toplantılarla ilgili bilgi veren Cihan Kamer şunları söyledi: 3 ayda bir bayi ve satış noktalarımızla kafa kafaya vererek krizi beraberce aşmanın yollarını aradık. Bu toplantılarda biz; kurumsal gücümüzü, deneyim ve birikimimizi, vizyonumuzu, bayilerimiz ve satış noktalarımız ise piyasa deneyimlerini ve tüketicilerin nabzını paylaşıyor. Her seferde 600-700 kişiyle beyin fırtınası yapıyoruz. Bu sinerji kriz döneminde inanılmaz işe yaradı. Hazirandan itibaren yurtdışı stratejimizi değiştiriyoruz. Yılda 4 kere komşu ülkelerden de 100-200 perakendeciyi getireceğiz. 2010-2011 hedefimiz her toplantıda 60 civarında yabancı, 500-600 Türk perakendeci ile bu süreci devam ettirmek. 15 yılda 2.450 ton altın ithal edildi Her ne kadar son yıllarda altın ithalatı gerilese de Türkiye son 15 yılda toplam 2 bin 450 ton altını ithal etti. Ancak kriz döneminde ithalat azaldı yerini ihracata bıraktı.
Yastık altında en az 200 milyar $lık altın var Türk insanının ne kadar altını olduğu konusunda farklı tahminler yürütülüyor ve kesin bir bilgiye ulaşmak mümkün değil. Altın Rafinerisinin tahminine göre Türk insanındaki altın miktarı yaklaşık 5 bin ton civarında. Dünya Altın Konseyi ise 6 bin tonluk tahminde bulunuyor. Şayet 6 bin tonluk tahmin doğru ise Türk insanının 1.130 dolarlık ons fiyatına göre yaklaşık 240 milyar dolarlık altını var. Şayet 5 bin tonluk tahmin doğru ise altının parasal değeri 200 milyar dolar civarına iniyor.
Milliyet