BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 66,75 -1,84 347.100.000.000,00
ALBRK 8,57 -2,39 21.425.000.000,00
GARAN 131,60 -1,72 552.720.000.000,00
HALKB 42,36 -2,40 304.347.197.859,12
ICBCT 14,20 -2,87 12.212.000.000,00
ISCTR 12,87 -1,76 321.750.000.000,00
SKBNK 4,92 -3,53 12.300.000.000,00
TSKB 9,43 -2,98 26.404.000.000,00
VAKBN 32,86 -3,58 325.837.181.245,78
YKBNK 35,70 -1,65 301.559.730.838,80

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaGündemKrizden çıkışın reçetesi gelişmekte olan ülkelerde----

Krizden çıkışın reçetesi gelişmekte olan ülkelerde

Krizden çıkışın reçetesi gelişmekte olan ülkelerde
03 Kasım 2009 - 07:40 www.finansingundemi.com

Dünya liderlerine göre, krizden çıkış yolu Çin, Brezilya, Rusya ve Türkiye gibi yeni sanayileşen ülkelerin önemsenmesinden geçiyor.

Almanya 7. Başkanı Gerhard Schröder, "Brezilya, Rusya, Hindistan ve Türkiye önemli ülkeler. Eğer uluslararası krizlerle başa çıkmak istiyorsak birlikte çözüm üretmek, bu yola baş koymak zorundayız" dedi. Şu andaki mali krizin çok iyi yönetilmezse askeri bir soruna dönüşebileceği uyarısında bulunan ABD'nin 42. Başkanı Bill Clinton'da Türkiye'nin, bu dünyanın geleceği için çok önemli olduğuna dikkat çekti. Sinpaş, kuruluşunun 35'inci yılı nedeniyle İstanbul'da düzenlediği "Sürdürülebilir Başarı için Liderlik" konferansında eski ABD Başkanı Bill Clinton ve eski Almanya Başbakanı Gerhard Schröder'ı ağırladı. konferanstaki konuşmasında Schröder, gelişmekte olan ülkelerin uluslararası kurumlara entegrasyonun artırılmasını gerektiğini söyledi. Son birkaç yılda Çin, Brezilya, Rusya ve Türkiye'nin ekonomik ve politik olarak güçlendiklerine dikkat çeken Schröder, "barış ve istikrara ihtiyacımız var. Pazar istikrarı ve finansal kaynakların farklı kanallara dağıtılması gerekiyor. Bu ülkelere yapılacak ve bu ülkelerden doğacak yatırımlar sayesinde finsansal sistemde köklü değişimler yaratılabilir" dedi. Sorumluluk daha da arttı Yeni sanayileşen ülkeleri önemsemenin zamanının geldiğini kaydeden Schröder, şöyle konuştu: "Bu artan güç, uluslararası alanda sorumluluğun artmasına da yol açtı. Bu madalyonun bir yüzü. Diğer bir yüzü de, uluslar toplumunda mümkün olduğunca büyük rol oynayabilmek ve uluslararası kurumlarda daha fazla nüfuz sahibi olabilmek. Bu ülkeler, IMF gibi ya da diğer uluslararası kurumlar gibi ticari örgütlerde de daha fazla söz sahibi olmaya başladılar. Hem yeni sanayileşmiş, hem de gelişmekte olan ülkeler bu kurumlarda, uluslararası örgütlerde temsil edilmesi gerekiyordu. Uluslararası kriz, bunu çok açık şekilde ortaya koydu. Eğer uluslararası krizlerle başa çıkmak istiyorsak birlikte çözüm üretmek, bu yola baş koymak zorundayız." Clinton kriz için özür diledi Bill Clinton ise konuşmasına ABD'de başlayan ve dünyaya yayılan kriz için özür dileyerek başladı. "Aslında sizden özür dilemem gerekir, çünkü kriz ABD'de başladı. ABD'de birkaç yıl boyunca konut kredileri batmaya başladı. Bazı insanlar uyardı, bunların arasında benim eşim de vardı. Ama hepsi bu kadar, bir şey yapılamadı" diyen Clinton, krizin kendi istikrarsızlıklarının da bir göstergesi olduğunu belirtti. Gelecek için G20 ülkelerinin artık G8'den çok daha önemli olduğunu belirten Clinton, "G20'nin haklarını artırarak tekrar bir kriz yaşanmasının önüne geçebiliriz. Çin, Hindistan çok sayıda sivil toplum kuruluşuna sahip. Bu kuruluşların önemi gitgide artıyor. Çin bu konuda lider. Her zaman özel sektörün ürettikleriyle devletin ürettikleri arasında bir boşluk vardır. Sivil toplum kuruluşlarının önemi bu noktada ortaya çıkıyor" dedi. Ülkeler arasında ekonomik eşitsizlik sürdüğüne dikkat çeken Clinton, 1 milyar kişinin her gece yatağa aç girdiğini, temiz su bulamadığını anlattı. Şu andaki mali krizin çok iyi yönetilmezse askeri bir soruna dönüşebileceğini de belirten Clinton şu değerlendirmede bulundu: "Türkiye, bu dünyanın geleceği için çok önemli. Türkiye'nin potansiyelini açığa çıkartmak zorundayız, bu konuda tarihi bir sorumluluğumuz var hem bizim hem Türkiye'nin. Son 10 yıla bakarsanız Türkiye, Bush'la çalıştıktan sonra şimdi de Obama ile çalışıyoruz. Türkiye'yi ailecek seviyoruz." Bu arada Clinton'ı izlemeye gelenler arasında 10 yıl önce yaşanan Marmara Depremi sonrasında Türkiye'yi ziyarete gelen Clinton'un burnunu sıkmasıyla gündeme gelen Düzceli Erkan bebek ve ailesi de vardı. ELBİRLİĞİYLE KRİZİN DERİNLEŞMESİ ÖNLENDİ Sinpaş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Avni Çelik, dünya ekonomisinin 1929'dan bu yana en derin ve en kapsamlı durgunlukla karşı karşıya kaldığını ancak aradan geçen bir yılın ardından bambaşka bir dünya olduğunu belirterek, "Korku yerini umuda bıraktı. Dünya genelinde politikacıların eş zamanında katkılarıyla krizin derinleşmesini önledi. Ülkeler kriz karşısında destek politikaları uygulayarak ayakta kaldılar" dedi. eni ortama alışmanın sıkıntılarının devam ettiğini ancak asıl korkunun etkin işbirliğini savunan kriz ruhunun devam etmemesi olduğunu belirten Çelik, "Küreselleşen ekonomi sadece bir grup ülkenin söz sahibi olmayacağını bize gösterdi. Bunun karşılığında diğer ülkelerin de söz sahibi olması büyük önem taşıyor" dedi. Referans
ETİKETLER :
YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)