BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 66,75 -1,84 347.100.000.000,00
ALBRK 8,57 -2,39 21.425.000.000,00
GARAN 131,60 -1,72 552.720.000.000,00
HALKB 42,36 -2,40 304.347.197.859,12
ICBCT 14,20 -2,87 12.212.000.000,00
ISCTR 12,87 -1,76 321.750.000.000,00
SKBNK 4,92 -3,53 12.300.000.000,00
TSKB 9,43 -2,98 26.404.000.000,00
VAKBN 32,86 -3,58 325.837.181.245,78
YKBNK 35,70 -1,65 301.559.730.838,80

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaGündemKoç’un TÜSİAD Başkan adayı kim?----

Koç’un TÜSİAD Başkan adayı kim?

Koç’un TÜSİAD Başkan adayı kim?
30 Ekim 2009 - 14:37 www.finansingundemi.com

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa V. Koç, Hükümetin, başta krizin Türkiye'yi etkilemeyeceği algılamasına sahip olduğunu, ancak dünyanın 16'ncı büyük ekonomisi olarak Türkiye'nin etkilenmemesi gibi bir durumun söz konusu olamayacağını belirterek, ''Ama şimdi gerekli önlemler alınıyor ve ne...

Mustafa V. Koç, Fortune Türkiye Dergisi'nin, Kasım 2009 sayısında yer alan röportajında, Türkiye'de işlerin, 2010 senesinin ortasıyla birlikte normal seviyesine döneceğini tahmin ettiğini belirtti. Türkiye'nin bugün normalde yüzde 5-6'lık bir büyüme ivmesi kazanmasının gerek işsizliği önleme açısından gerekse ekonomiyi belirli bir düzeyde tutabilme açısından çok önemli olduğuna değinen Koç, sürdürülebilir bir büyümenin şart olduğunu vurguladı. Koç, bu büyümeyi Türkiye'nin 2008 yılına kadar yaptığını ancak ondan sonra, krizden, büyümenin de nasibini aldığını dile getirerek, ''Bu sene de aşağı yukarı yüzde 6'lık küçülme öngörülüyor. Fakat izafi olarak baktığımız zaman, diğer ekonomilere göre Türkiye çok fazla etkilenmedi. Etkilendi ama mesela bir Batı Avrupa'ya, İngiltere'ye, Amerika'ya göre daha az etkilendi. Bunun da en önemli nedeni, finans sektörünün 2001 senesinden sonra gerçekleştirdiği yapısal reformlardan kaynaklanan sağlam yapısından ileri geliyor. O bakımdan çok şanslıyız'' ifadelerini kullandı. Hükümetin başta bu krizin Türkiye'yi etkilemeyeceği gibi bir algılamaya sahip olduğunu belirten Koç, Hükümetin bu durumun hiç de düşündükleri gibi olmadığını daha sonradan gördüğünü ifade etti. -IMF ANLAŞMASI- Mustafa V. Koç, şunları kaydetti: ''Çünkü bugün neredeyse yüzde 100 Batı'ya entegre olmuş ve dünyanın 16. büyük ekonomisi olarak, Türkiye'nin etkilenmemesi gibi bir durum söz konusu olamaz. Ama şimdi gerekli önlemler alınıyor ve ne gerekiyorsa onu da yapıyorlar. Ali Babacan zaten daha önceden de ekonomiden sorumlu Devlet Bakanıydı. Kendisi bütün konulara yeterince vakıf. Orta Vadeli Planı da açıkladılar. Tahmin ediyorum, dış kaynaklı birtakım görüşmeler de oluyor. Dolayısıyla, (hadise kontrol altında) diyebilirim. IMF anlaşması şimdiye kadar yapılmadı, bir şey olmadı. Ama şimdi herhalde bildikleri bir şey var, devamlı görüşme halindeler çünkü. Türk ekonomisi bu saatten sonra sıkıntı falan da yaşamaz. Ama başta olsaydı borsa bu kadar düşmez, dolar da çıkmazdı, daha iyi olurdu. Ayrıca Ali Babacan da IMF ile ilgili düşüncelerini belirtti: 'Orta Vadeli Ekonomik Programda büyümenin finansmanı için IMF anlaşması iyi bir araç olabilir, olmazsa biz başka şekilde finanse ederiz ama olursa iyi olur' dedi. İhracat pazarları kriz nedeniyle tamamıyla durdu. Bizim üretimimizin özellikle beyaz eşya ve otomotivde yüzde 60'a yakını ihracat pazarlarına gidiyor. Bunun da çoğu Batı Avrupa'ya. 2001 krizinden sonra buradaki sıkıntıları ihracat pazarlarıyla geçiştirmek imkanına sahiptik ama bu sefer hem içeride hem de dışarıda sorunlar yaşandığı için çok ciddi önlemler almak zorunda kaldık. Mümkün olduğu kadar az çalışan çıkarmaya çalıştık. Zaten işsizlik büyük bir bela Türkiye için. Fabrikaları bir aylığına kapattık. Çok ciddi tasarruf tedbirleri aldık. Kredilerimizi kıstık ama şimdi işler gerçekten normale dönmeye başladı. Ayrıca nisan ayından 30 Ekim'e kadar olan vergi indirimi de satışların patlamasına, daha doğrusu normale dönmesine yol açtı. Bence Hükümet burada çok yerinde bir uygulamada bulundu. Bütün stoklarımızı erittik ve bayiler de rahat bir nefes aldı. Artık sene sonunu iyi-kötü görebiliyoruz.'' Bir optimistlerin, bir de pesimistlerin bulunduğunu ifade eden Koç, kendisinin daha iyimser tarafta olduğunu belirtti. Koç, çok dikkatli olmak gerektiğini, dile getirerek, kendisinin 2010 senesinde kötü bir senaryoyla karşılaşacağını düşünmediklerini, bugün işsizliğin dışında tüketici güveninin yavaş yavaş geri gelmeye başladığını vurguladı. -DOĞAN GRUBU'NA KESİLEN VERGİ CEZASI- Mustafa V. Koç, ''Gündemden düşmeyen bir konu, Doğan Grubu'na kesilen vergi cezası. TÜSİAD'ın Doğan Grubu'na gerekli desteği verdiğini düşünüyor musunuz? Koç Holding olarak üzerinizde siyasi bir baskı hissettiğiniz hiç oldu mu?'' sorusuna karşılık da şunları ifade etti: ''TÜSİAD gerekli desteği veriyor Doğan Grubu'na. Bu tip keyfi uygulamalar olmamalı, çünkü çok sübjektif bir karar bu. Bundan iş dünyası gayet rahatsız. 'Bağımsız bir gelir idaresi' dedik durduk. Bunu tabii ki siyasi irade seçecek ama ondan sonraki uygulamaların gerçekten de bağımsız olması lazım. Bunun ne kadar bağımsız olduğu sorgulanıyor bugün. Bizim bütün derdimiz bu. Bununla birlikte, siyasi bir baskı hiç hissetmedik üzerimizde. Şartlar çok değişti. 200 üyeyle başladı, gittikçe büyüyen bir kurum oldu TÜSİAD. Tabii ki tekrar kendini sorgulamalı, birtakım paradigmalara dikkat etmeli. Belki daha katılımcı, aidiyet duygusunu daha yukarıya çıkaran bir kuruluş olabilir ama TÜSİAD'ın ağırlığının azalması gibi bir durum söz konusu bile olamaz. İşin içinde olan bir insan olarak, buna kesinlikle katılmıyorum. Bugün milli ekonomide yarattığı katma değer, dışarıdaki itibarı, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne entegre olmasında sağladığı katkılar düşünüldüğünde hakikaten de Türkiye'nin en önemli sivil toplum örgütüdür TÜSİAD. Bunu kimse tartışamaz. Birtakım şeyleri değiştirebilir miyiz? Kesinlikle yapabiliriz. Bunların üzerinde de çalışıyoruz. Üyelerle daha fazla ilişki içindeyiz. Onların görüşlerini daha çok alıyoruz. Aldığımız geri bildirimlerle de birtakım değişikliklere gidilecek. Türkiye'de en kolay şey TÜSİAD'ın üzerinden siyaset yapmak. Söylenenlere kulak asmamamız ve işimize bakmamız lazım.'' Arzuhan Doğan Yalçındağ'ın büyük bir özveriyle TÜSİAD başkanlığını iki sene götürdüğünü anımsatan Koç, bir 2 sene daha kendisinden ricada bulunduklarını, kabul ettiğini ama dört sene fazla olduğu için kendisinin bırakmak istediğini ve böyle olunca da mecburen yönetim kurulu kararıyla yeni bir başkan seçimine gidileceğini ifade etti. -TÜSİAD SEÇİMLERİ- Mustafa V. Koç, TÜSİAD başkanlığı için bir adayı olduğunu, ama onun şu anda kim olduğunu söyleyemeyeceğini belirterek, şunları kaydetti: ''Rahmetli Sakıp Bey, kendi başkanlık döneminde hakikaten çok iyi bir kariyer planlaması yapmıştı ve 15 sene hiçbir problem yaşanmadı. O zamanki genç adaylar arasından bir seçim yapılmıştı. Cem Boyner 35, Ömer Dinçkök 40 yaşındaydı. Eskiden daha kolaydı. Şimdi şöyle bir durum var, muhabir kuruluşlarımız var, Confindustria, CBR gibi. Buralarda başkan semboliktir ve genel sekreterlik işi götürür. Ama şark kültüründe böyle değil. Ankara'da herkes başkanı görmek istiyor haklı olarak. Bu neredeyse tam gün çalışmayı gerektiren bir görev haline geliyor. İşinizi gücünüzü bırakıp orada ciddi bir özveriyle çalışmanız gerekiyor. Onun için bugün başkan seçmek zor oluyor. Kimse kabul etmek istemiyor. Rahmi Bey'in dediği gibi başkan bulmak gerçekten de kolay değil. 'Sen başkan ol' deyince kimse olmuyor. Bu, hükümetle, Ankara ile kavga etmekle, siyasi bir konuma girmekle ilgili bir şey değil. Tamamıyla insanın vereceği zamanla ilgili. Durum böyle olunca da sorun yaşıyoruz tabii. Ama TÜSİAD tabii ki başkanını bulacak sonunda. Benim TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanlığında dönemim gelecek sene sonunda bitiyor, Arzuhan Hanım ile beraber. YİK Başkanlığı yaptıktan sonra TÜSİAD Başkanlığı yapmayı hiç düşünmedim. Üstelik gerçekten hiç vaktim yok.''
ETİKETLER :
YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)