KGF'den KOBİlere 10 milyar TL
Krizde açıklanan önlem paketleri sayesinde gündeme gelen Kredi Garanti Fonunun (KGF), Hazineden sağlayacağı 1 milyar liralık kaynakla 10 milyar liralık kredi hacmi yaratacağı hesaplanıyor.
Mine Zeybekoğulları/Ekonomist KOBİ Girişim Eki
Son günlerde dünya ekonomisi ve finans sistemine ciddi darbe vuran küresel krizin artık sona erdiği ve yavaş da olsa toparlanma sürecine girildiği konuşulmaya ve 2010 yılı için daha iyimser tahminler yapılmaya başlandı. Büyük küçük her ülke ekonomisini ve tüm ölçeklerdeki işletmeleri olumsuz etkileyen global krizden çıkma yönünde sinyaller alınmaya başlamışken, hiç şüphesiz bu kötü etkileri silmek ve yeniden ayağa kalmak, en çok küçük şirket ve işletmeler için zor olacak.
Normal dönemlerde bile finansman olanaklarından kısıtlı olarak faydalanabilen bu işletmeler, kredi musluklarının neredeyse kapanma noktasına geldiği küresel krizle birlikte en ağır hasarı aldılar. Krizin yaralarını sarmak için en çok desteğe ihtiyaç duyanlar da yine onlar. Tam da bu noktada, global krizin Türkiyede bir kurumun adeta yeniden doğmasına vesile olduğunu söylemek yanlış olmaz. Hükümetin kriz önlemleri çerçevesinde hazırladığı paketlerin altıncısında yer alan Kredi Garanti Fonunun (KGF) devreye sokularak KOBİlere kredi sağlanması, o zamana kadar alınan tedbirler arasında da en önemlilerden biri olarak gösterildi.
Bankalar ortak oldu
Bu çerçevede Hazineden KGFye 1 milyar liralık kaynak aktarılacağının açıklanması ve çarpan etkisiyle bunun KOBİlere kullandırılmak üzere 10 milyar liralık kredi hacmi yaratacak olması nedeniyle, tüm gözler buradan gelecek gelişmelere çevrildi. Söz konusu 1 milyar liralık kaynak aktarımı için Hazineyle yapılacak protokol beklenirken, geçen ay yapılan genel kurulda KGFye 20 banka ortak oldu ve Fonun sermayesi 60 milyon liradan 240 milyon liraya çıkarıldı. Yeni ortaklık yapısında, TOBB ve KOSGEBin hisse oranları 33.2ye inerken, bankalar yüzde 33.33 paya sahip oldular. KOBİlerin kredi kullanımlarına sermayesi oranında kefalet verebilen KGF, böylece Hazineden gelecek kaynak öncesi, daha çok işletmenin talebini karşılayabilme olanağına kavuştu.
2009a yetişecek
Şimdi ise sıra Hazineyle imzalanacak protokole geldi. Aldığımız bilgilere göre, hazırlıklar son aşamada ve yıl sonundan önce gerekli tüm aşamalar tamamlanarak KOBİlere yeni kredi kullandırımına başlanabilecek. Hazine ile protokolün tamamlandığını ancak resmi imza aşamasının beklendiği belirtilirken, bu süreçte bankalarla da ek protokol imzalanacak. Ayrıca, işlemlere başlanılabilmesi için KGFnin bilgisayar sisteminin yazılım çalışmalarının tamamlanması bekleniyor. Sistemin işletilmesiyle ilgili olarak da, KGFye ortak olan bankaların KOBİ kredileri departmanı yetkilileriyle toplantı yapılarak, pratik bir iş akışı oluşturulacak. Tüm bu aşamaların, 1-1.5 aylık süre içinde tamamlanması öngörülüyor. Geçen ay Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince tarafından açıklanan, KGFye Hazine desteğinin 2 milyar liraya yükseltilmek istendiği konusuyla ilgili olarak ise henüz KGF üst yönetimine ulaşan resmi bir bilgi yok.
Cirolar yarı yarıya azaldı
Bu sürecin bir an önce tamamlanarak KGFnin yeni kredi kullanımları için kefalet vermeye başlaması, KOBİler açısından büyük önem taşıyor. KOBİler, yaratılacak kredi kaynağını çok olumlu bulurken, acil finansman ihtiyacına dikkat çekerek bir an önce uygulamaya geçilmesini bekliyor. Kredi Garanti Fonuna kredi kullanımı için kefalet talebinde bulunan KOBİlerin mali yapıları da bu aciliyeti net biçimde ortaya koyuyor. Ekonomideki küçülme doğal olarak KOBİlerin mali yapılarına yansıdığından bazı olumsuzlukları da beraberinde getirdiğini belirten Kredi Garanti Fonu Genel Müdürü Hikmet Kurnaz, şirketlerin alacak tahsilinde yaşadıkları sorunların tahsil oranlarını düşürdüğünü ve bunun kendini likidite sıkışıklığı olarak gösterdiğini ifade ediyor. Kurnaz, şöyle devam ediyor:
Zaten çok sağlıklı olmayan bilançoları daha da bozuldu. KGFye gelen taleplerde KOBİlerin mali yapılarında, en çok resesyona bağlı olarak, cirolarının neredeyse yarı yarıya azalması dikkat çekiyor. Bunun yanı sıra borçlanmalarının kısa vadeye yığılmasına paralel olarak finansman maliyetlerinin yükselmesi ve karlılıklarının belirgin şekilde azalması, bilançolarındaki diğer olumsuz yansımalar. Ancak esas sorun, yıllardan beri kronik hale gelen sermaye birikimi yetersizliğidir. Güçlü sermaye yapısı, bu tür dalgalanmaların daha az hasarla atlatılmasında büyük önem taşıyor.
Devlet Planlama Teşkilatının (DPT) Aralık 2008de yayımlanan son araştırmasında, Türkiyedeki KOBİlerin yüzde 90ının krediye ihtiyacı olduğu ortaya konmuştu. KOBİlerin önemli bir kısmının kredi alabilmek için gerekli güvenceyi sağlamaktan yoksun olduğu için var olan kredi desteklerinden yararlanamadığına dikkat çekilen araştırmada, kaynak yetersizliği, KOBİ`lerin ihracat yapamamasının da temel nedeni olarak gösterilmişti.
Çoğunluk bilmiyor
Kredi Garanti Fonu, 15 yıldır KOBİ statüsündeki işletmelerin projelerine kefalet sağlayarak, bankalardan kredi kullanmalarını sağlıyor ancak KOBİlerin çoğunun bu sistemden haberi olmadığı belirtiliyor. KGFye gelen kefalet taleplerinde özellikle 2009 başından beri gözle görünür bir artış var ancak hem bankacılar hem de KOBİ örgütlerinin yetkilileri, Kredi Garanti Fonundan ve sağladığı avantajlardan çoğu KOBİnin haberi olmadığını söylüyor. KGFye bankaların ortak olmasının, bilinirlik açısından olumlu bir katkı yapması beklenirken, KOBİlerle bankalar arasındaki ilişkilerde güvenin artacağı beklentisi var.
2009un ilk sekiz ayına ilişkin rakamlar ise daha çok sayıda KOBİnin KGFyi keşfettiğinin bir göstergesi. Bu yılın ocak-ağustos döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre KGFye ulaşan kefalet talebi ve karşılanan talepte adet bazında 3 kat artış var. Yine aynı dönemler itibariyle, verilen kefaletlerle yaratılan kredi hacmi de 2.3 kat yükseldi.
İlk 8 ayda 350 milyon TL
KGF Genel Müdürü Hikmet Kurnazın verdiği bilgilere göre, 2009 yılının ilk sekiz ayında 2 bin 906 KOBİ için 602 milyon liralık kefalet talebi değerlendirildi. Bin 837sinin 352 milyon liralık kısmına kefil olunarak, bankacılık sisteminde 492 milyon liralık kredi hacmi yaratıldı. 2008 yılının ilk sekiz ayında ise 994 adet ve toplam 281 milyon liralık kefalet talebinin, 565 talepte 156 milyon liralık kısmı kefalet verilerek karşılanmış ve 222.2 milyon liralık kredi hacmi yaratılmıştı.
Kurnaz ayrıca, 2009 Ağustos sonu itibariyle son 15 yılda KGFye adet bazında 9 bin 563 ve tutar bazında 1 milyar 635 milyon lira kefalet talebi geldiğini; bunlardan 5 bin 663 adedinin karşılanarak 825 milyon liralık kefalet verdiklerini aktardı.
İşlem süreci kısalacak
Bu veriler, aynı zamanda bankaların bu dönemde verdiği KOBİ kredilerinin arttığını gösteriyor. KOBİlere kullandırdıkları nakdi kredilerdeki artışın sürdüğünü belirten Denizbank İşletme Bankacılığı Pazarlama Grup Müdürü Oğuzhan Özark, Fakat bu durum son 1-2 aya özel bir durum olmayıp, 2008 başından bu yana yüzde 60 oranında artış gerçekleşti. Söz konusu artış düzenli olup, kriz döneminde de devam etti diyor.
Hazinenin KGFye kaynak aktarımı sonrası şirket başına teminat limitinin maksimum 1 milyon lira, risk grubu başına ise 1.5 milyon lira olacağını aktaran Özark, bankaların KGFye ortak olmalarının yaratacağı katkıyı da, şöyle değerlendiriyor:
Daha önceki KGF teminatlarında, işlemlerin yavaş sürmesi şikayet konusuydu. Yeni dönemde Hazine, bankalar ve KGF arasında yapılacak protokol doğrultusunda kredi değerlendirmesi bankaların sorumluluğunda olacak ve böylece işlemlerin süreci kısalacak.
KOBİler kayıt içine alınıyor
Bankaların KGFye ortak olmasının kefalet sisteminin yaygınlaşmasını ve böylece daha çok KOBİnin kredi olanaklarına ulaşmasını sağlayacağını ifade eden Yapı Kredi Perakende Bankacılık Pazarlama Grupları Başkanı Hakan Kaplan da, Ekonomi çarklarının dönmesinde çok büyük bir rol üstlenen KOBİlere, ihtiyaç duyduğu teminatı sağlamada bu ortaklığın çok önemli katkısı olacağını düşünüyoruz diyor.
Kullandırılacak kredi tutarlarının, ayrılacak kaynağın dağılım yapısı belli olduktan sonra netleşeceğini belirten Kaplan, sistemin faydalarını da şöyle sıralıyor:
Kefalet Kredisi yolu ile KOBİlerin kayıt içine alınması sağlanıyor. KOBİlerin kredi talepleri ihtiyaçlarına göre yapılandırılırken, finansal sorunlarının çözümüne yardımcı olunuyor. Kredi Garanti Fonu sayesinde KOBİlerin toplam krediler içindeki payının yükselmesiyle, BASEL II sürecine hazırlanmaları ve rekabet gücünü artırmaları mümkün oluyor. KOBİlere verilen destek ile yenilikçi ve istihdam yaratıcı yatırımların da önü açılıyor.
KGFyle en uzun süreli çalışan banka olan Halkbankın Esnaf ve KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Dr. Şahap Kavcıoğlu, bankanın kriz döneminde de KOBİlerin uygun kredi kullanmaları için seferber olduğunu belirtiyor. Kavcıoğlu, sektörün KOBİ kredilerini azalttığı bir dönemde Halkbankın arttırma yoluna gittiğini, Eylül 2008-Haziran 2009 döneminde sektörde bu segmentteki krediler yüzde 10.1 azalırken, Halkbankta yüzde 10.5 arttığına dikkat çekiyor.
Tüm ekonomiye katkı sağlayacak
Kavcıoğlu, KGFnin yeni dönemde kefalet oranının artacak olmasıyla ilgili olarak da, şu değerlendirmeyi yapıyor: KGF teminatı kullanımının artmasının, başta KOBİler olmak üzere tüm ekonomiye olumlu katkı sağlayacağına inanıyoruz. KGF aracılıyla kredi kullanmak isteyenlerin bunu şubelerimize bildirmesi yeterlidir. Şubelerimizde hazırlanacak özel dosya KGFye iletilecek ve en geç iki hafta içinde talep KGF tarafından cevaplanacaktır.
Mevcut durumda, işletmeler tüm ihtiyaçları için finansman sağlamak amacıyla, her türlü kredi için KGFden kefalet talep edebiliyorlar. Bu, uzun vadeli bir yatırım kredisi olabileceği gibi, borçlu cari hesap şeklinde nakdi bir kredi ya da akreditif ve teminat mektubu gibi gayri nakdi bir kredi de olabiliyor. Şu an şirket başına kefalet üst limiti 750 bin lira olarak uygulanıyor ve Kredi Garanti Fonu, işletmenin talep ettiği kredi tutarının en fazla yüzde 80ine kadar olan kısmı için kefalet veriyor.
Yeni dönemde bu oranının yüzde 60-65 seviyesine düşmesi beklenirken, Hazineden sağlanacak 1 milyar liralık tutarın yeniden yapılandırılmadan çok, yeni kredilerin finansmanına yönlendirilmesi öngörülüyor.
UZMAN GÖRÜŞÜ
9 ayda 11 milyon lira kredi sağladık
Nafiz Karadere (Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı):
Kredi Garanti Fonu (KGF) kefaleti ile kredi kullanma konusunda şimdiye kadar KOBİlerin yoğun bir talebini gözlemlemedik. Burada en önemli neden, KGF kefaletiyle kredi kullanım konusunun pek çok KOBİ tarafından yeterince iyi bilinmemesi. Ancak teminat problemi yaşayan KOBİler açısından çok önemli bir fırsat ve KGF kefaletini müşterilerimize anlattıkça onların da bu imkanı kullanma eğilimine girdiklerini görüyoruz.
KGF kefaletiyle, bugüne kadar 611 KOBİye toplam 41.7 milyon lira finansman imkanı sağladık. Bu kapsamda, 2008 yılında toplam 12.7 milyon liralık kredi desteği sağladık. 2009 yılının ilk dokuz ayında ise 11.1 milyon lira ile şimdiden geçen yılki performansımızın yüzde 90ına ulaştığımızı görüyoruz.
2 aydır canlanma var
Garanti Bankası olarak Kredi Garanti Fonu işbirliği ile oluşturduğumuz KOBİ Proje Kredileri, tüm sektörlerde yatırım yapan KOBİ'lerin, yatırımın geri dönüş ve nakit akış yaratabilme süreleri dikkate alınarak, ilk 6 ay geri ödemesiz, en fazla 7 yıl vadeli olarak sunduğumuz bir kredi türü. KOBİ Proje Kredileri'nden, uygun yatırım fizibiliteleri sunabilen, sektörel kısıtlama olmamakla birlikte ihracat/döviz girdisi potansiyeli olan, uluslararası piyasalarda rekabet edebilecek yatırımlar yapan KOBİ'ler yararlanabiliyorlar.
KOBİ Proje Kredileri'nin bir diğer önemli özelliği de, faizlerinin TL veya YP cinsinden sabit olması, yani KOBİ'lerin baştan ne ödeyeceğini bilerek planlama yapabilmesine imkan tanımasıdır. Kredi ürünlerimiz dışında, Garanti Leasing aracılığıyla KOBİ müşterilerimize KGF teminatlı leasing ürünleri de sunuyoruz. Makina, teçhizat ve ekipman alımı için leasing kullanmayı tercih eden KOBİlerin teminat konusunda sıkıntıları olması durumunda, bu müşterilerimizi de KGFye yönlendirebilmekteyiz. Bu kapsamda, özellikle 2007 yılı ve 2008 ilk dönemlerinde yoğun olan talebin son iki aydır yeniden canlanmakta olduğunu görüyoruz.
Faydalanan sayısı artacak
Bankaların da KGFye ortak olması ve beraberinde sermaye katkısı yapması da, KGFnin daha çok sayıda KOBİye kefalet vererek kredi kullanmalarını sağlaması açısından çok önemli bir gelişme. Ayrıca halen 17 olan KGF şube sayısının, Türkiyenin çeşitli illerini kapsayacak şekilde 36ya çıkması planlanıyor ve KGF kefalet sisteminden toplam 20 bin KOBİnin yararlanması beklenmektedir. Bu bakımdan önümüzdeki dönemde daha fazla sayıda müşterimizin KGF kefaletinden faydalanacağını öngörüyoruz.
UZMAN GÖRÜŞÜ
Son üç ayda 350 milyon liralık hacim oluşur
Hikmet Kurnaz (Kredi Garanti Fonu Genel Müdürü)
2009 yılı bütçe hedeflerimizi daha yılın ilk sekiz ayında gerçekleştirerek, kefalet riskimiz bakımından 350 milyon lirayı aştık. Bankalarımızın ortaklığı ile sermaye artırımımız da sağlanmış olduğundan, yılın geri kalan aylarında sermaye artışının getirdiği rahatlama ile KOBİlerimiz için kefalet hacmimizde gerçekleştirilen rakam kadar daha bir artışı öngörmekteyiz.
Özellikle kredi daralmasının yaşandığı konjonktürde, kuruluşumuzun kefaleti için Gaziantep, Sivas, Denizli, Konya, Diyarbakır ve Bursa gibi illerimizden yoğun talep geldi. Ayrıca sektörel bazda bakıldığında, makine imalat sanayi ile tekstil ve madencilik sektörlerinde gözle görülür talep artışı yaşandı.
UZMAN GÖRÜŞÜ
Altı ayda yüzde 47 artış var
Sezai Sevgin (Ticari Bankacılık Pazarlama Bölüm Müdürü Sezai Sevgin)
2009 yılı dikkate alındığında, KGF kefaleti ile kullandırılan kredilerin artarak devam ettiği görülüyor. Yapı Kredi olarak, KGF kefaleti ile kullandırılan kredilerimizin risk bakiyesi, 2008 yılının son üç aylık döneminde yüzde 42, 2009 yılı ilk altı ayında 2008 yıl sonuna kıyasla yüzde 47 oranında artış gösterdi.
Bununla birlikte, Kredi Garanti Fonuna 4 milyon liraya kadar iştirak edilmesi ve uygulamaya ilişkin usul ve esasların belirlenmesi hususunda yönetim kurulumuzca genel müdürlüğümüz yetkili kılındı. Önümüzdeki dönemde yeni sermaye yapısı ile KGFnin kefalet hacminin önemli ölçüde artacağı ve daha geniş bir portföye sahip olacağı dikkate alındığında, bankaların bilgi ve deneyimleriyle yaratılacak ortak sinerji ile birlikte KGFnin önemi ve ekonomideki rolü artacak diye düşünüyoruz.
UZMAN GÖRÜŞÜ
Bir an önce uygulamaya geçmeli
Nurettin Özgenç (KOBİDER Başkanı)
KGFnin aktarılacak Hazine kaynağıyla kefalet oranının artacak olmasını başından beri çok olumlu buluyoruz ancak geç yürürlüğe girmesi bir o kadar sıkıntı yaratıyor. Can suyu kredisi nasıl altı ay önce kanunlaştı ama yürürlüğe girmedi, KGFde de böyle olmasın istiyoruz. Önümüzdeki üç ay KOBİler açısından çok önemli. Eylül sonunda Hazine kaynağının sağlanacağı belirtiliyordu ama bu gerçekleşmedi. Bu bir an önce hayata geçerse, KOBİler arasında da hızla duyulur ve işlevsel hale gelir.
KOBİler de KGFnin işlevi ve kredi temininde sağladığı avantajları bilmiyor tam anlamıyla. Orta ve daha büyük ölçekliler bir şekilde haberdarlar ama küçük firmaların bilgisi çok yok. Faydalanma şansı var mı, kendisini kapsıyor mu bilmiyor. Bu hususlar etraflı şekilde anlatılmalı ve kamuoyuyla paylaşılmalı.
Mevzuat ve yararlanmaya ilişkin prosedürlerlerin de azaltılarak uygulamanın yürürlüğe sokulmasını bekliyoruz. Mevcut sistemde, KOBİlerin dosyası hem KGFye hem bankaya gidiyor ve her iki tarafta dosya parası alıyor. Biz bunun teke düşürülmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bir de başvuran KOBİnin durumu olumsuzsa KGF yine dosya parası alıyor. Talebi olumlu bulunan KOBİden yine alınsın ama hiç değilse başvurusu uygun bulunmayan KOBİlerden bu para istenmesin.
UZMAN GÖRÜŞÜ
Bankalarla ilişkileri rahatlatır
Tamer Müftüoğlu- KOSGEB eski Başkanı
Daha önce etkinliği çok az olan bir sistem, son değişikliklerle birlikte neredeyse yeniden hayata geçirilmiştir. KGFnin imkanları eskiden çok kısıtlıydı. En önemli gelişme, sermayesinin 60 milyon olan sermayesinin 240 milyona yükseltilmesi. Böylece kefalet tutarı yükselecek. 1 milyarlık Hazine kaynağının devreye girmesiyle 10 milyarın üzerinde bir kredi hacmi yaratılmış olacak. Bankaların ortaklığı da çok olumlu bir katkı yapacaktır. Yeni ortaklık yapısıyla birlikte, bankalar da taşın altına ellerini koymuş oluyorlar ve projelerin değerlendirilmesi bankalara bırakılıyor. Kredilerin yüzde 65i garanti altına alınıyor. Yeni yapı, KOBİlerle bankaların ilişkisini de çok rahatlatacaktır. Bankalarla KOBİlerin arasına Kredi Garanti Fonunun girmesiyle, ilişkilerde güven artışı da yaşanacaktır.
Öte yandan, ekonominin olumlu olduğu dönemlerde KGFye bu işlerliğin kazandırılması lazımdı aslında. Çünkü o zaman daha çok proje üretilir ve yatırım isteği olur. Yine de, KOBİlerin mevcut dönemde teminat sorunlarının aşılmasına destek olunması bakımından olumlu buluyoruz.
Kutu
KGFnin sağladığı imkan ve avantajlar
- KOBİlere verdiği kefalet ile teminat sıkıntısı çeken işletmelerin kredi kullanabilmelerini sağlıyor.
- Bankalar tarafından kredi kullanması uygun bulunan ancak kredi tutarından dolayı ek teminat istenmesi söz konusu olan KOBİler için avantaj sağlıyor.
- Kefalet sistemi sayesinde, uzun vadeli ve uygun maliyetli kredilerden küçük işletmeler de yararlanabiliyor.
- Küçük işletmelerin de uygun koşullarla kredi temin edebilmesi sayesinde girişimcilik teşvik ediliyor.
- KOBİ'ler lehine ek bir kredilendirme imkanı yaratılarak, ekonomik büyüme ve kalkınmaya katkı sağlanıyor.
Kutu
KGF kapsamında kullandırılan krediler
- Yeni iş kurma
- Mevcut tesisin genişletilmesi
- Hammadde temini
- Yeni teknoloji kullanımı
- Yeni işyerine taşınma
- İhracat finansmanı
- İthalatın finansmanı
- Teminat mektubu amaçlı krediler
- KOBİlerin kullandığı diğer
Kutu
Kefalet kredisi için başvuru ve değerlendirme süreci nasıl işliyor?
- KGF kefaletinden yararlanabilmenin ilk koşulu, başvuran tarafın KOBİ, esnaf ve sanatkar, tarımsal işletme, çiftçi; kadın ve genç girişimci olması. KGF kapsamında, çalışan sayısı 250den az olan işletmeler KOBİ olarak kabul ediliyor.
- KGF teminatından yararlanmak isteyen KOBİler, bankalara giderek KGF kefaletinden yararlanmak istediklerini belirtip başvurunun ilk aşamasını yerine getiriyorlar. Bankalar, başvuru sahibi KOBİ ile ilgili hazırladıkları değerlendirme dosyasını KGFye iletiyorlar. KGFnin talebi kabul etmesi durumunda, başvuruyu yapan KOBİye banka tarafından belirlenen limit ve vadelerle kredi kullandırılıyor.
- KGF teminatından yararlanmak isteyen KOBİlerin başvuru tarihi itibarıyla en az iki bilanço döneminde faaliyet göstermesi ve halen faal olmaları şartı aranıyor. Ayrıca söz konusu işletmelerin iflas, fesih, iflas erteleme ve konkordato sürecinde olmaması, vergi dairesi ve Sosyal Güvenlik Kurumuna vadesi geçmiş borcu olmaması aranan şartlar arasında.
- Kredi Garanti Fonu, başvuru yapan işletmelerin yazılan çek ve senetlerinin gerçekleştiği dönemde, vadelerinde alacaklarının olup olmadığı ve bunların tutarlarını da dikkate alıyor.
- Kefaletten yararlanmak suretiyle alınacak kredinin kullanılacağı projeye ilişkin de temel değerlendirme kriterleri var. Buna göre, kefaletin kullanılacağı proje karlı ve gerçekleştirilebilir olmalı. Projenin istihdam artışı sağlaması gözetiliyor. Projenin gerçekleştirilme riskinin kabul edilir düzeyde olması da önem taşıyor.