Kendi ayaklarımız üzerinde duralım
Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, Türkiyenin sürekli IMF ile birlikte çalışıp sistemine, ekonomimize yön vermemesi gerektiğini söylerken, Bunun bir sonunun olması lazım. Bir yerde bitmesi lazım. Buradan mezun olmamız lazım. Kendi ayaklarımızın üzerinde dikiliyor olmamız lazım diye...
Uluslararası Para Fonu (IMF) ile ilgili süreci değerlendiren Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, Türkiyenin yeni bir stand-by anlaşmasına ihtiyacı olmadığı görüşüne destek verdi. Eskişehir Sanayi Odası (ESO) ve Dünya gazetesi işbirliğiyle düzenlenen Para Politikaları konferansında küresel krizden çıkıştan Merkez Bankasının bağımsızlığana kadar pekçok konuda soruları yanıtlayan Yılmaz, IMF konusunda Buradan mezun olmalıyız dedi.
Faydası olmadı diyemem
Yılmaz, IMF ile ilişkilere yönelik bir soru üzerine küresel krize karşın bugün Türkiyede bir bankacılık krizinin yaşanmadığına dikkati çekerek, şunları söyledi: Bunu 2001den sonra aldığımız kararlara ve uygulamaya koyduğumuz tedbirlere borçluyuz. Bunu yaparken de zor olan birtakım kararlar alındı. Biz bu karaları neden 2001 sonrasında aldık da 2001 öncesinde alamadık? 2001de yaşanan kriz bize bir ders verdi, oradan bir ders çıkardık. Önceden alamadığımız kararları kriz sonrası alabilir hale geldik. Bunu yaparken de IMFnin bu kararları almamızda faydası olmadı diyemem. Ancak, sorulması gereken soru şu; Biz toplum olarak kendi iç dinamiklerimizle, aklımızın söylediği, başkalarının da söylediği doğruları kendi kendimize yapamaz mıyız?
Nerede bitecek
Bu soruya Yapabiliriz ve yapmamız gerekir yanıtını veren Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: Dolayısıyla biz sürekli IMF ile birlikte çalışıp sistemimize, ekonomimize yön vermemeliyiz, veremeyiz. O nedenle, olandan, bitenden dersimizi alarak kendi iç dinamiklerimizle yapmamız gereken, almamız gereken tedbirleri almaya kesintisiz olarak devam etmeliyiz. Çünkü bunun bir sonunun olması lazım. Bir anlaşma yaptınız, bir anlaşma daha, bir anlaşma daha. Bunun sonu nerede bitecek? Bir yerde bunun artık bitmesi lazım. Buradan mezun olmamız lazım. Kendi ayaklarımızın üzerinde dikiliyor olmamız lazım.
Sermaye gelir, kur etkilenir
Yılmaz, IMF ile anlaşma olursa Türk Lirasının değer kazanacağı ve döviz fiyatının aşağı düşeceği yönündeki spekülasyonlara ilişkin görüşleri sorulması üzerine de şunları söyledi: İster IMF ile olsun ister IMFsiz, Türkiyeye sermaye girişlerindeki artışın döviz kurlarında bir etkisi olacak, bu inkar edilemez. Ancak, bunun yönetilmesi gerekiyor, böyle bir şey olacak olursa. Hazine Müsteşarlığı ile yakın temas halindeyiz. Bizim elimizde de birtakım araçlar var. Bunlarla bunu, mümkün olduğu kadar ekonominin menfaati için yönetmeye çalışıyoruz.
TL parite nedeniyle değerleniyor
Finansal istikrar açısından kurlara bakıldığında Türk Lirasının yeniden değerlenmeye başladığının görüldüğüne de dikkat çeken Yılmaz, ihracatçıların bu konudaki endişelerine karşılık, Bu durum tamamen dolar-Euro paritesindeki değişkenliklerden kaynaklanıyor. Bir miktar değerlenme söz konusu, ancak bizden daha fazla parası değerlenen
ülkeler var dedi.
Program tutarlı ve gerçekçi, artık gerisi hükümetin işi
SUNUMUNDA kamu maliyesiyle ilgili bölümün olmayışına Bilmem farkına vardınız mı diyerek dikkat çeken Durmuş Yılmaz, Buradan acaba Merkez Bankasının kamu maliyesiyle ilgili söyleyecek sözü mü yok, yoksa Merkez Bankasının kamu maliyesinde her şey düzeldi artık her şey yolunda mı gidiyor, o nedenle bu konuda bir şey söylemedi diye düşünülebilir. Bu konuda yeni bir şey söz konusu değil dişe konuştu. Yılmaz, hükümetin krizden çıkış bütçesi olarak ilan ettiği 2010 bütçesine ilişkin, şu değerlendirmeyi yaptı: Ortaya konulan orta vadeli program kendi içinde tutarlı ve gerçekçi bir program. Artık 2010 ve ilerisi için hükümetin, sadece bizim değil tüm dünyadaki hükümetlerin bunu söylemesi lazım. Mali disipline tekrar nasıl dönüleceğini göstermeleri lazım. O nedenle sorunun cevabı şu; biz bundan sonra söylenenlere değil söylenenlerin altının, içinin nasıl doldurulacağına bakıyoruz.
Dışında değiliz anlaşma olacaksa imza atacaklardan biri de biziz
DURMUŞ Yılmaz, IMF ile ilişkiler sorusuna yanıt verirken, Merkez Bankası bu işin dışında mı tutuluyor sorusuna da yanıt vermiş oldu. Yılmaz, bu konuda şunları söyledi: Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan benden ve Hazine Müsteşarımdan bir şey duymadığınız sürece duyduklarınızın spekülasyon olduğunu kabul edin dedi. Bunun üzerine acaba Merkez Bankası bu işin dışında mı tutuluyor diye yorumlar yapıldı. Hayır, biz bu işin dışında tutulmuyoruz. Herhangi bir anlaşma yapılıyorsa altına imza koyanlardan biri de biziz, ancak iletişim açısından Sayın Bakan böyle bir yol tercih etti. Biz bu işin dışında değiliz olmamız da mümkün değil.
Verilere göre istihdamda toparlanma var
TÜRKİYE ekonomisinin 2009 yılının ikinci çeyreğinde hızlı bir toparlanma gösterdiğini kaydeden Durmuş Yılmaz, vergi teşviklerinin etkisiyle iç tüketim kaynaklı ve iç tüketimin öne çekilmesinin etkisiyle, sanayi istihdamında hafif de olsa bir toparlanma olduğunu belirtti. Son dönemde açıklanan verilerin Türkiyede iktisadi faaliyette toparlanmanın başladığını teyit ettiğini söyleyen Yılmaz, bunları şöyle sıraladı:
Finansal koşullardaki sıkılık azalmaya devam ediyor. Bankaların kredi verme iştahında kayda değer bir artış gözleniyor.
Karşılıksız çıkan banka çekleri ve yeni kurulan şirket sayısındaki olumsuz görünümün son dönemde azalmaya devam ediyor.
Cari dengedeki göreceli iyileşme, finansman ihtiyacını belirgin bir biçimde azaltarak küresel krizin olumsuz etkilerini sınırlayıcı rol oynamıştır.
2010a ilişkin hala belirsizlikler var
KÜRESEL finansal piyasalarda iyimserliğin devam ettiğini, küresel ekonomide toparlanma sinyallerinin görüldüğünü anlatan Durmuş Yılmaz, Ancak, parasal ve mali tedbirlerin etkisinin azalacağı 2010 yılına ilişkin belirsizlikler önemini korumaktadır uyarısı yaptı. Kasım 2008den bu yana sürdürülen faiz indirimlerinin etkisi ve küresel risk algılamalarındaki iyileşmenin desteğiyle önümüzdeki dönemde kredi kanalının toplam talebe olan desteğinin artacağı yönündeki değerlendirmelerini aktaran Yılmaz, Bununla birlikte iktisadi faaliyetteki toparlanmanın yavaş ve kademeli olarak gerçekleşeceği tahmin edilmektedir dedi.
Türkiye, Çin ve Hindistan gibi durgunluktan erken çıktı
DURMUŞ Yılmaz, Türkiye ekonomisi Çin ve Hindistan gibi durgunluktan erken çıkan ülkeler arasında yer aldı derken, Kriz öncesine ne zaman dönebiliriz. Bir tarih verebilir misiniz sorusuna şu karşılığı verdi: Tarih vermek son derece riskli. Merkez Bankası Başkanı ihtiyatlı olmak durumunda ama görevimiz piyasaya da yön vermek. Böyle bir sorumluluğumuz var. Dışarıdan ikinci bir darbe gelmezse 2010un ortalarına doğru bugünkü bulunduğumuz noktadan daha iyi olacağımızı söyleyebilirim.
Ekim enflasyonu biraz fazla çıkacak
ENFLASYON gerçekleşmelerinin öngörüleriyle uyumlu gerçekleşmesinin beklentileri olumlu etkilediğini anlatan Yılmaz, şöyle konuştu: 2010 yılının ilk yarısında baz etkisi nedeniyle yıllık enflasyonda dalgalanmalar gözlenebilecektir. Enflasyon rakamlarını Türkiye İstatistik Kurumu açıklıyor. Merkez Bankası olarak biz de bu yönde çalışmalar yapıyoruz. yaptığımız çalışmalarda ekim ayı enflasyonunun biraz fazla çıkacağını tahmin ediyoruz. Ancak, bunun yıllık beklentide bir sapmaya neden olacağını düşünmüyoruz.