KARTLARDA SORUN OLABİLİR AMA PANİĞE GEREK YOK
BKM Genel Müdürü Özinal, yüzde 9.45'e çıkan sorunlu kredi kartı hacminde yıl sonunda artış olacağını ancak bunun panik yaratacak bir gelişme olmadığını kaydetti.
Bankalararası Kart Merkezi (BKM) Genel Müdürü Sertaç Özinal, yüzde 9.45 seviyelerinde olan sorunlu banka kredi kartı hacminde yıl sonuna doğru işsizlik ve ekonomik koşullara bağlı olarak bir miktar artış olsa da bunun panik yaratacak, bankaların karlılığını engelleyecek bir düzeye gelmesini beklemediğini söyledi.
BKM'nin banka ve kredi kartı kullanımı araştırması sonuçlarına yönelik toplantıda gazetecilerin sorusu üzerine Özinal, sorunlu kredi kartı oranının kişi sayısı bazında yüzde 4.5 düzeyinde olduğunu hatırlatarak burada da yıl sonunda hafif bir artış olabileceğini söyledi.
Özinal, "2000-2001'de sorunlu kredi kartı oranı (hacimde) yüzde 11-12'lere çıkmıştı. İşsizliğe paralel yıl sonunda bir miktar artış olabilir. AB ortalaması yüzde 11-12, İngiltere'de yüzde 12-15, ABD'de ise yüzde 14-15 seviyesinde. Evet bir sorun var ama bu bankaların karlılığını engelleyen bir sorun değil... Panik yaratacak bir gelişme olacağını sanmıyorum" dedi.
MÜŞTERİLERİN YÜZDE 95'İ SORUNSUZ
Müşteri sayısı açısından bakıldığında ise yüzde 95 müşterinin sorunsuz olmasının önemli olduğuna işaret eden Özinal, sorunlu kredi kartları oranının ekonomik krize bağlı bir miktar artmasının normal olduğunu ancak iyileşmeyle birlikte bunun ortadan kalkacağını söyledi.
10 ALIŞVERİŞTEN 6'SI KARTLA
BKM tarafından yayınlanan Kart Monitör 2009 sonuçlarına göre, alışverişlerin yüzde 65'i kartla yapılırken, taksit uygulayan sektörlerde bu oran yüzde 80'lere yükseliyor. Kart kullanıcılarının yüzde 80'i borcunun tamamını ödüyor.
//////////
Bankalararası Kart Merkezi (BKM) Genel Müdürü Sertaç Özinal, sorunlu kredi kartı alacaklarındaki oranın, işsizliğe ve ekonominin gidişatına paralel bir miktar daha artabileceğini bildirdi.
Özinal, BKM'nin ''Kart Monitör 2009 Araştırması''nın açıklandığı toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye'de 40 yılı deviren kredi kartları ile ilgili güncel tutum ve alışkanlıkları belirlemek adına söz konusu araştırmayı hem kart kullanıcıları hem de iş yerleri açısından ele aldıklarını söyledi.
31 Mayıs 2009 itibariyle 43 milyon 784 bin kredi kartı, 19 milyon 860 bin müşteri sayısı olduğunu, tüm harcamalar içerisinde kartlı ödeme sistemlerinin payının arttığını bildiren Özinal, ''Türkiye'de hane halkı harcamalarının yüzde 25'ine yakını kartlı ödeme sistemleriyle yapılıyor. Bu oran 2000'de yüzde 6, 2003'de yüzde 10,5, 2005'de yüzde 16 ve 2007'de yüzde 21'di'' dedi.
Kredi kartının beğenilen özellikleri arasında taksitin büyük önem taşıdığını kaydeden Özinal, ''Taksit oranı 7 yıl önce yüzde 7 civarındaydı. Son 5-6 yılda yüzde 20-21 bandında devam ettiğini görüyoruz. Bizden bu altyapının kopyalanmasıyla birçok ülkede de taksit uygulaması yapıldığını görüyoruz. Birçok uygulamada altyapımız diğer ülkelerde kullanılmakta'' şeklinde konuştu.
Türk halkının puan toplamayı bilinçli bir şekilde gerçekleştirdiğini, 4 milyon kişinin ücretsiz uçtuğunu, kartlar aracılığıyla geçen yıl 274 milyon lira bağış yapıldığını bildiren Özinal, araştırmanın; kart kullanıcılarının ev kirasını kredi kartlarıyla ödemeyi istediğini ortaya koyduğunu, bunun yeni bir açılım getireceğini ve ev sahipleri için bir yönlendirme olacağını düşündüklerini ifade etti.
Türk halkının kredi kartının bir nakit aracı değil, ödeme aracı olduğu konusunda bilinçlendiğini dile getiren Özinal, sahtekarlık rakamlarının 1-2 yıllık süreçte önemli oranda azaldığını, artık sahtekarların Türkiye'den çok umut bulmadığını, bu nedenle ABD ve İsrail gibi ülkelere kaçış olduğunu anlattı.
Özinal, perakende sektörünün içinde bulunduğumuz bu dönemde kartlı ödeme sistemlerinin kendilerine katkı sağlayacağını dile getirdiğini ifade ederek, www.kartbilinci.com sitesine büyük bir ilgi olduğunu, bu dönemde bilinçlendirmenin büyük önem taşıdığını, bilinçlendirme kampanyalarının önümüzdeki dönemde de devam edeceğini söyledi.
Araştırmada, üye iş yerlerinin toplam satışları içinde kredi kartlarının yüzdesinin ortalama yüzde 44 olduğunun, üye iş yerlerinin yüzde 45'inin ekonomik krizde kart kullanımının arttığını belirttiğinin ortaya çıktığını kaydeden Özinal, ''Azaldığını belirtenler de (yüzde 36) var. Ekonomik olumsuzluklar nedeniyle bilinçsiz bir kullanım söz konusu değil'' dedi.
-SORUNLU KREDİ KARTI ALACAKLARI-
Sertaç Özinal, Merkez Bankasının sorunlu kredi kartı alacakları oranlarına ilişkin bir soru üzerine, ''Kişi sayısı 4,5'lar civarında. Oran olarak da en son açıklanan oran 9,45. Bunu küçümsemek istemiyorum. Orada belli bir artış olduğunu belirtmekte fayda var. İçinde bulunduğumuz ekonomik durumlar da bu oranların az da olsa artışına sebep oluyor. 2000-2001'lerde yüzde 11-12'lere kadar çıkmıştı. Bu oran da işsizliğe paralel, ekonominin gidişatına paralel bir miktar daha artabilir'' diye konuştu.
Söz konusu oranın Avrupa ortalamasında yüzde 11-12, İngiltere'de 12-15 ve ABD'de 14,15'lerde olduğunu belirten Özinal, ''Dolayısıyla evet, bir sorun var. Bir artış olacak, ancak panik yaratan bir durum olacağını düşünmüyoruz. 4,5 oranı da yine bir miktar artabilecek'' dedi.
Hane halkı içerisinde kredi kartı borçluluğunun son 4-5 yılda yüzde 50'lerden yüzde 28'lere düştüğünü belirten Özinal, ''Kaç müşteri sorun yaşıyor. Yüzde 4,8'ler civarında. Yüzde 95'lik kesimin kartlarını sorunsuz olarak kullanması önemli...'' görüşünü dile getirdi.
Özinal, ''Türkiye'deki altyapıyı alan kaç ülke var?'' sorusuna, ''Direkt bütün talepler bize gelmiyor. Yunanistan, Portekiz, İspanya ve İtalya gibi daha çok Akdeniz ülkelerinden bu tip talepler var. Körfez ülkelerinden, BAE'den böyle bir talep olduğunu hatırlıyorum. Buraya gelen yabancı bankalar da beğenilen bir uygulamayı faaliyet gösterdikleri ülkelerdeki ürünlere uygulayabiliyor'' karşılığını verdi.
-''KONTÖR BANK''-
BKM Genel Müdürü Özinal, ''kontör bank iş yerlerine'' karşı bir çalışmaları olup olmadığının sorulması üzerine de zaman zaman bu tip bilgilerin kendilerine de geldiğini, BKM Güvenlik Komitesi'nin bu konuları değerlendirdiğini anlatarak, şunları kaydetti:
''Bu tip uygulamalar duyulduğu zaman bankalarımız o kişilere uyarı mektubu yazıyor ve belli bir süre veriyor. Bu diğer bankalarla da paylaşılıyor. Bir banka bunu öğrendiği zaman o iş yeri birden fazla bankayla çalışıyorsa koordineli olarak onlara da haber veriliyor. Bir süre veriliyor. Bankaların gidip POS'ları alması iş yeri için önemli bir uyarı oluyor. Bu konuyu yakından takip ediyoruz. Zaman zaman BDDK ile de bu konuyu paylaşıyoruz.''
TOBB'un ''Kriz varsa çare de var'' kampanyasının henüz yeni olduğu için rakamlara nasıl yansıdığını bilmediğini, bu tip uygulamaların kısa ve orta vadede olumlu sonuç yaratacağını ifade eden Özinal, e-ticaret ile ilgili sahtekarlıklarda düşüş olduğunu, sahtekarlığın internette de azaldığını vurguladı.
Kredi kartı kullanımı ve kriz ilişkisine ilişkin bir soru üzerine de Özinal, ekimde başladıkları kampanyada kredi kartının bilinçli kullanımına ve bir ödeme aracı olduğuna dikkat çektiklerini, ülke ekonomisi açısından önemini vurguladıklarını söyledi.