| Hisse | Fiyat | Değişim(%) | Piyasa Değeri |
|---|---|---|---|
| AKBNK | 89,35 | 5,30 | 464.620.000.000,00 |
| ALBRK | 9,01 | 2,97 | 22.525.000.000,00 |
| GARAN | 156,80 | 4,32 | 658.560.000.000,00 |
| HALKB | 45,36 | 1,30 | 325.901.531.985,12 |
| ICBCT | 14,32 | 2,07 | 12.315.200.000,00 |
| ISCTR | 16,28 | 5,24 | 406.999.511.600,00 |
| SKBNK | 8,37 | 2,95 | 20.925.000.000,00 |
| TSKB | 13,80 | 2,60 | 38.640.000.000,00 |
| VAKBN | 36,38 | 2,48 | 360.741.225.006,74 |
| YKBNK | 39,40 | 4,23 | 332.813.820.589,60 |
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

ABD ile İran arasındaki tansiyon her geçen gün yükselirken, Orta Doğu yeni gelişmelere sahne olmaya devam ediyor.
ABD Başkanı Donald Trump, dün sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Devasa bir armada İran'a ilerliyor." ifadesini kullanmıştı.
Bunun, başında Abraham Lincoln büyük uçak gemisi olan ve Venezuela'ya gönderilenden daha büyük bir filo olduğuna işaret eden Trump, "(Filo) Venezuela'daki gibi, gerekirse hızla ve şiddetle görevini yerine getirmeye hazır, istekli ve kabiliyetli." değerlendirmesinde bulunmuştu.
"Bir sonraki saldırı daha kötü olacak"
Trump, İran'a hızla masaya oturması, "adil, eşit ve herkes için iyi bir anlaşma için görüşmesi" çağrısında bulunarak, bu anlaşma kapsamında nükleer silah olmayacağını vurgulamıştı.
"Zaman daralıyor. Bu gerçekten önemli. İran'a daha önce dediğim gibi, anlaşma yapın." ifadesini kullanan Trump, İran'ın daha önce anlaşma yapmadığını, bu nedenle 22 Haziran 2025'teki "Gece Yarısı Çekici" adlı operasyonu yaptıklarını hatırlatmıştı.
Trump, "Bir sonraki saldırı daha kötü olacak. Buna izin vermeyin." ifadesini kullanmıştı.
"İran silahlı kuvvetleri tetikte"
Trump'ın bölgedeki gerilimi daha da tırmandıran açıklamalarının ardından Tahran'dan peş peşe sert yanıtlar geldi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sosyal medya hesabından uyarı niteliğinde bir açıklama yaptı. Arakçi, İran'a yönelik herhangi bir saldırıya anında karşılık vereceklerini vurgulayarak, "Cesur silahlı kuvvetlerimiz, topraklarımıza, hava sahamıza ve denizlerimize yönelik herhangi bir saldırıya anında ve güçlü bir şekilde karşılık vermek için elleri tetikte beklemektedir" dedi.
İran-İsrail arasında Haziran 2025'te yaşanan 12 Gün Savaşı'na değinen Arakçi, "12 Gün Savaşı'ndan alınan değerli dersler, daha güçlü, daha hızlı ve daha kapsamlı bir şekilde yanıt vermemizi sağlayacak" dedi.
İran'ın nükleer teknolojisinin barışçıl olduğunu bir kez daha yineleyen Arakçi, İran'ın nükleer teknolojisini güvence altına alan, nükleer silahının olmadığını garanti eden, eşit şartlarda, zorlama, tehdit ve sindirme içermeyen, karşılıklı yarar sağlayan, adil bir nükleer anlaşmaya her zaman hazır olduğunu belirtti.
İran'ın nükleer silah üretme gibi bir hedefi olmadığını tekrarlayan Arakçi, "Bu tür silahların güvenlik hesaplamalarımızda yeri yoktur ve biz asla bu silahları edinmeye çalışmadık" dedi.
"Önceliğimiz ülkeyi savunmaya tam hazırlık"
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi de İran ile ABD arasında şu an için herhangi bir resmi müzakere sürecinin bulunmadığını ancak dolaylı mesaj alışverişinin sürdüğünü bildirdi.
İranlı yetkili, "Amerikalılar sonucu önceden belirlenmeyen müzakere istiyorsa İran bunu kabul edecektir ancak ABD bizi askeri konuşlandırma yoluyla müzakereye zorlayamaz." dedi.
ABD'nin sınırlı saldırı ihtimaline değinen Garibabadi, "Bize karşı saldırı düzenlenen her üssü veya noktayı hedef alacağız. Askeri müdahale ABD için kolay bir seçenek değil çünkü İran'ın cevabının sadece orantılı bir cevap olmayacağını biliyorlar. Cevabımız, bir daha sınırlı saldırılar düzenlemeyi akıllarından bile geçirmeyecek şekilde tasarlandı." değerlendirmesinde bulundu.
Garibabadi, ABD ile müzakere sürecinin başlaması halinde İran'ın olası bir savaşa karşı hazırlık seviyesini düşürmeyeceğini belirterek, "Düşmanın savaş düzeni göz önüne alındığında bizim için müzakere öncelik değil, İran'ın önceliği ülkeyi savunmaya yüzde 200 hazır olmaktır." ifadelerini kullandı.
"İran daha önce hiç görülmediği şekilde karşılık verecektir"
İran'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilciliğinin, X sosyal medya platformundan paylaşılan açıklamayla ise, ABD Başkanı'nın ülkeye yönelik askeri tehditlerine, Trump'ın paylaşımı alıntılanarak yanıt verildi.
ABD'nin Irak ve Afganistan'a karşı açtığı savaşlarda 7 trilyon dolar ve binlerce asker kaybettiğine dikkati çekilen açıklamada, "İran, karşılıklı saygı ve çıkarlara dayalı diyaloğa hazırdır ancak zorlanırsa kendini savunacak ve daha önce hiç olmadığı gibi karşılık verecektir." ifadelerine yer verildi.
"Herhangi bir eylem savaş başlangıcı kabul edilecek"
Bir başka sert yanıt da İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in danışmanı Ali Şemhani'den geldi. Şemhani X sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, "Sınırlı bir saldırı yanlış bir algıdır. Herhangi bir kaynaktan ve herhangi bir düzeyden yapılacak herhangi bir askeri eylem, savaşın başlangıcı olarak kabul edilecek ve karşılığı anında, topyekün ve emsalsiz olacaktır. Tel Aviv'in kalbini ve saldırganı destekleyen herkesi hedef alacaktır." ifadelerini kullandı.
İranlı yetkilinin, mesajını İbranice dahil farklı dillerde paylaşması da dikkati çekti.
"İran'daki durum Venezuela'dakinden daha karmaşık"
Tahran'dan peş peşe sert açıklamalar gelirken, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio Senato Dış ilişkiler Komitesi'nde düzenlenen Venezuela oturumunda İran'da hükümet değişikliği ve ABD ordusunun bölgedeki varlığı hakkında açıklamalarda bulundu.
Rubio, "Venezuela'da eski Devlet Başkanı Maduro'nun zaten ABD mahkemelerinde suçlanmış bir narko-terör örgütü lideri" olduğunu ve Maduro'nun Caracas'taki evine Amerikan askerlerince düzenlenen "operasyonun meşru ve haklı olduğunu" savundu.
ABD'li Bakan, İran'da da benzer bir hükümet değişikliği ihtimalinin mümkün olup olmadığı yönündeki soruya, "Bunun, şu anda konuştuğumuz Venezuela'daki durumdan çok daha karmaşık olacağını düşünüyorum, çünkü çok uzun süredir iktidarda olan bir hükümetten bahsediyoruz. Bu nedenle böyle bir durum ortaya çıkarsa, çok daha dikkatli düşünmek gerekecek." karşılığını verdi.
Orta Doğu'ya ek askeri takviye
Rubio, Orta Doğu'daki mevcut ABD askeri varlığının öncelikle savunma amaçlı olarak artırıldığını savunarak, yaklaşık 30 bin ila 40 bin Amerikan askerinin bölgede konuşlandırıldığını söyledi.
Bu kuvvetlerin binlerce insansız hava aracı (İHA) ve kısa menzilli balistik füzelerin menzilinde olduğunu ekleyen Rubio, ABD personelini İran'dan gelebilecek "olası tehditler" karşısında korumaya ihtiyaçları olduğunu vurguladı.
Rubio, ABD'nin bölgeye gönderdiği ilave askeri takviye konusunda, "Bu olasılığa karşı savunma yapabilmek için bölgede yeterli güç ve kuvvetimiz olması gerekiyor." açıklamasını yaparak, İsrail'in güvenliğine olan bağlılıklarının da altını çizdi.
Bakan Rubio, ayrıca İran yönetiminin "muhtemelen hiç olmadığı kadar zayıf" olduğunu ileri sürdü ve Tahran'ı protestocuların "temel şikayetlerini" dikkate almamakla suçladı.
Trump'ın protestoları yeniden canlandırma planı
Karşılıklı tehditlere ek olarak sahadaki gelişmeler de bölgeyi diken üstünde tutuyor. Trump'ın Tahran'da hükümet değişikliğini kolaylaştırmak için İran'daki protestoları yeniden alevlendirme planı üzerinde çalıştığı ortaya çıktı.
Uluslararası haber ajansı Reuters'da yer alan habere göre, iki ABD'li kaynak, Trump'ın bu ay başında ülke genelinde patlak veren ve binlerce kişinin ölümüyle sonuçlanan protestoların sert biçimde bastırılmasının ardından İran'da "hükümet değişikliği" yaratacak koşulları oluşturmak istediğini belirtti.
Plan İran'da sokakları karıştıracak
Trump, İran'a karşı güvenlik güçlerini ve üst düzey yetkilileri hedef alan sınırlı saldırılar da dahil olmak üzere çeşitli askeri seçenekleri değerlendiriyor. Birden fazla kaynağa göre amaç, protestoculara cesaret vererek sokak hareketlerini yeniden canlandırmak.
Bu kapsamda Trump'ın, Washington'un şiddetten sorumlu tuttuğu komutanları ve kurumları hedef alarak protestoculara devlet ve güvenlik binalarını ele geçirebilecekleri yönünde güven vermeyi amaçlayan seçenekleri masaya yatırdığı ifade edildi.
Geniş çaplı bir saldırı seçeneği de masada
ABD'li kaynaklardan biri, Trump'ın danışmanlarının tartıştığı seçenekler arasında, Orta Doğu'daki ABD müttefiklerini vurabilecek balistik füzeleri ya da İran'ın nükleer zenginleştirme programını hedef alabilecek, kalıcı etki yaratması amaçlanan çok daha geniş çaplı bir saldırının da bulunduğunu söyledi.
Diğer ABD'li kaynak ise Trump'ın askeri seçeneğe başvurup vurmayacağı da dahil olmak üzere henüz nihai bir karar vermediğini belirtti.
Plan ters tepebilir
Konu hakkında bilgilendirilen Batılı kaynaklar, bu tür saldırıların halkı sokağa dökmek yerine, muhalefet hareketini daha da zayıflatabilme ihtimali doğurabileceğinden plandan endişe duyduklarını bildirdi.
Orta Doğu Enstitüsü İran Programı Direktörü Alex Vatanka, geniş çaplı askeri kopuşlar olmadan İran'daki protestoların "silah gücü açısından yetersiz" kaldığını ifade etti.
İsrail plana mesafeli
ABD ve İsrail arasındaki planlamalara doğrudan vakıf üst düzey bir İsrailli yetkili ise, Washington'un hedefi buysa, hava saldırılarının tek başına İran yönetimini deviremeyeceğini söyledi.
İsrailli yetkili, "Eğer hükümeti devirmek istiyorsanız, sahaya asker sokmanız gerekir." ifadelerini kullandı. Yetkili ayrıca, ABD'nin Hamaney'i öldürmesi durumunda bile İran'ın "yerine yeni bir lider getireceğini" ve "hükümetin devrilmeyeceğini" ifade etti.
Yetkiliye göre, İran'ın siyasi rotasını değiştirebilecek tek senaryo, dış baskı ile organize bir iç muhalefetin birleşmesi.
İsrailli yetkili, ekonomik krizin tetiklediği protestolara rağmen İran yönetiminin zayıfladığını ancak hala sıkı şekilde kontrolü elinde tuttuğunu belirtti.
"Hükümet zayıf ama büyük çatlaklar oluşmadı"
Konuya aşina iki kişi, ABD istihbarat raporlarının da benzer bir sonuca vardığını; protestolara yol açan koşulların devam ettiğini, hükümeti zayıflattığını ancak büyük çatlakların oluşmadığını ortaya koyduğunu söyledi.
İran için Venezuela senaryosu
Batılı kaynak, Trump'ın hedefinin "hükümeti devirmekten" ziyade bir "liderlik değişimi" yaratmak gibi göründüğünü belirtti. Bu durum, ABD müdahalesiyle devlet başkanının değiştiği ancak devlet yapısının büyük ölçüde korunduğu Venezuela senaryosuna benzetildi.
ABD'nin bölgedeki askeri varlığı ne durumda?
Öte yandan, Pentagon, uçak gemisi taarruz grubu, gelişmiş savaş uçağı filoları ve füze savunma bataryalarını hızla bölgeye konuşlandırıyor.
Trump'ın, daha önce Amerikan kuvvetlerinin "hazır" olduğunu ilan etmesine rağmen, İran'ın idamları durdurduğunu gerekçe göstererek olası saldırının geçici olarak askıya alındığını açıklaması sonrasında gelen bu hamle, Washington'ın bölgedeki askeri tehdidi yeniden tesis etmeye yönelik çabasını ortaya koyuyor.
Stratejik açığın kapatılması
Ani ateş gücü takviyesi, ABD'li askeri yetkililerinin ocak ayının başında bu bölgenin büyük bir çatışmaya "hazır olmadığını" değerlendirdikleri yönündeki haberlerin ardından geldi.
ABD basınına göre Trump, İran'daki protestoculara yönelik baskılara karşı bir dizi yanıt seçeneğini değerlendirdi ancak bu süreçte lojistik engellerle karşılaştı.
Amerikan askeri varlığının önemli bir kısmı 2025'in sonlarında Karayipler ve Asya'ya kaydırıldı. Bu durum, Orta Doğu'nun sürdürülebilir savaş operasyonları için yetersiz kalmasını beraberinde getirdi.
New York Times gazetesine konuşan üst düzey bir askeri yetkili, bölgedeki komutanların ABD mevzilerini sağlamlaştırmak ve olası İran misillemesine karşı savunmayı güçlendirmek için ek süre talep ettiklerini ifade etti. Ayrıca, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Trump'ı, İsrail'in İran misillemesine hazırlıklı olmadığı konusunda uyardığı belirtildi.
Bu tereddüt, ABD'nin Haziran 2025'te İran'daki Fordow, Natanz ve İsfahan nükleer tesislerine hava saldırısı düzenlediği Gece Yarısı Çekici Operasyonu'nun gerçekleştirilmesiyle çelişti.
Washington, ocak ayının başında yaşanan lojistik yetersizliklerin tekrarlanmasını önlemek amacıyla hızlı bir kuvvet oluşturma faaliyeti emri verdi.
Deniz gücü
Söz konusu takviyenin merkezinde, ABD'ye ait "USS Abraham Lincoln (CVN 72)" uçak gemisinin ABD Merkez Komutanlığının (CENTCOM) sorumluluk alanına girmesiyle Orta Doğu'ya konuşlandırılması yer alıyor.
Gemide, karanın iç kesimlerine kadar güç yansıtma kapasitesine sahip gelişmiş bir hava gücü olan "Carrier Air Wing (CVW) 9" bulunuyor.
Bu hava kanadı, "VMFA-314" filosuna ait "F-35C Lightning II" savaş uçaklarını, "F/A-18E/F Super Hornet"lerden oluşan çok sayıda filo ve düşman hava savunmasını bastırmak için tasarlanmış "EA-18G Growler" elektronik taarruz uçaklarını içeriyor.
Uçak gemisine, "Destroyer Squadron (DESRON) 21'e" ait "USS Frank E. Petersen Jr. (DDG-121)", "USS Michael Murphy (DDG-112)" ve "USS Spruance (DDG-111)" güdümlü füze destroyer eşlik ediyor. Bu gemiler, bölgede halihazırda konuşlandırılmış olan güçlü deniz devriyesine katılıyor.
ABD'nin bölgede çok sayıda "Arleigh Burke" sınıfı destroyer bulundurduğu, "USS McFaul (DDG-74)" ve "USS Mitscher (DDG-57)" gemilerinin CENTCOM sorumluluk alanında, "USS Roosevelt (DDG-80)" gemisinin ise Akdeniz'de bulunduğunun doğrulandığı bildiriliyor.
Su üstü gemilerinin, Aegis Savaş Sistemi ile donatıldığı ve "BGM-109 Tomahawk" seyir füzeleri de dahil çeşitli füzeleri ateşleyebilen "MK 41" Dikey Fırlatma Sistemlerine sahip olduğu belirtiliyor.
Bu yapılandırma, ABD güçlerine uluslararası sularda nispeten güvenli bir konumdan İran'ın iç kesimlerine yönelik hassas saldırılar düzenleme yeteneği sağlıyor.
Ayrıca, gemi grubu, Pentagon yetkililerinin bölgede en az bir tanesinin faaliyette olduğunu doğruladığı nükleer güçle çalışan saldırı denizaltılarını da içeriyor ve armadaya gizli bir seyir füzesi yeteneği katıyor.
Hava üstünlüğü
Deniz kuvvetlerindeki yığınağa paralel şekilde ABD Hava Kuvvetleri de kara temelli saldırı potansiyelini önemli ölçüde artırdı.
Hava gücünün önemli ölçüde yeniden konuşlandırılması kapsamında, 494'üncü Avcı Savaş Filosu, İngiltere'deki Lakenheath'ten, Ürdün'deki Muwaffaq al Salti Hava Üssü'ne yaklaşık bir düzine F-15E Strike Eagle savaş uçağı konuşlandırdı.
F-15E, Washington'ın Tahran ile olası bir çatışmada öngördüğü türden görevler için kritik bir platform olma niteliği taşıyor. İki kişilik bu uçaklar, derin nüfuz görevleri için tasarlanmış olup, İran'ın altyapısını hedef almak için gerekli hassas güdümlü mühimmat ve sığınak delici bombaları taşıyabilme kapasitesine sahip.
Havada yakıt ikmali sağlayan ve hem kara hem de uçak gemisi tabanlı jetlerin menzilini artıran "KC-135 Stratotanker"lerin de bölgede olduğu biliniyor.
ABD, Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) Al Dhafra Hava Üssü'nde "MQ-9 Reaper" tipi insansız hava araçları (İHA) dahil keşif uçakları kullanmaya devam ediyor.
Uçuş takip verilerine göre, istihbarat yeteneklerini daha da güçlendirmek için ABD Hava Kuvvetlerine ait bir "RC-135W Rivet Joint" uçağı kısa süre önce Katar'a indi.
Elektronik emisyonları izlemek için kullanılan bu özel platform, muhtemelen İran'ın radar ve iletişim ağlarını takip ederek gelen saldırı güçleri için hedef paketleri oluşturuyor.
Savunma kalkanı
Saldırı unsurları bölgeye ulaşırken ABD, İsrailli yetkililerin de gündeme getirdiği İran balistik füzelerine yönelik misilleme riskine karşı Amerikan askerlerini ve müttefiklerini korumak için savunma duruşunu güçlendirdi.
CENTCOM ve bölgesel ortaklar, 12 Ocak'ta Katar'daki El-Udeyd Hava Üssü'nde yeni bir koordinasyon hücresi açtı. Yeni Orta Doğu Hava Savunma-Birleşik Savunma Operasyonları Birimi (MEAD-CDOC), harekat sahası genelinde entegre hava ve füze savunmasını güçlendirmeyi amaçlıyor.
Bu esnada, Patriot ve Bölge Yüksek İrtifa Hava Savunma Sistemi (THAAD) İsrail ve BAE'ye konuşlandırılırken, Katar, Kuveyt ve Ürdün'deki üslerdeki Patriot sistemleriyle destekleniyor.
USS Abraham Lincoln grubunun ve ek hava filolarının konuşlandırılmasıyla bölgeye yaklaşık 5 bin 700 ABD askeri daha eklendi ve bu artış, Orta Doğu'daki ABD asker sayısını yaklaşık 50 bine çıkardı.
İran'da siyasi istikrarsızlık
Söz konusu askeri yığınak, İran'daki yoğun siyasi istikrarsızlık ve Washington'dan gelen karışık sinyallerin arka planında gerçekleşiyor.
İran, ekonomik şikayetler nedeniyle ülke çapındaki kentlerde büyük çaplı protestolara sahne oldu. İran hükümetinin muhalefete yönelik baskısına yanıt olarak Trump, sosyal medya platformu üzerinden yaptığı paylaşımda İranlılara "protestoya devam etmeleri" çağrısında bulundu.
Protestocuların öldürülmesi halinde ABD'nin "kurtarma" operasyonu düzenleyeceği uyarısında bulunan Trump, Amerikan güçlerinin "yardım etmeye hazır" olduğunu belirterek, askeri seçeneklere işaret etti.
Ancak Trump, daha sonraki açıklamasında, Tahran'ın planlanan infazları askıya aldığını söyleyerek bu konudaki tavrını değiştirdi.
26 Ocak'ta Axios haber platformuna verdiği demeçte, İran'a ilişkin durumu "değişken" şeklinde nitelendirerek "büyük armadanın" gelişine atıfta bulunan Trump, "(İran) Anlaşma yapmak istiyorlar. Bunu biliyorum. Birçok kez aradılar. Konuşmak istiyorlar." dedi.
Diplomatik açılıma rağmen, sahadaki fiziksel gerçeklik değişti. USS Abraham Lincoln'ün konuşlandırılması ve bölgesel savunmanın güçlendirilmesi, ocak ayının başında ABD'nin harekete geçmesini geciktirdiği bildirilen hazırlık açığını kapattı ve Washington'a diplomatik duraklamanın sona ermesi halinde derhal harekete geçme kabiliyeti kazandırdı. (Sabah)
İran: Ekonomik kazanım yoksa müzakere yok
İran’dan ABD’ye sert mesaj: Müzakereye zorlanamayız
Trump'tan, İran'a tehdit: Bir sonraki saldırı daha kötü olacak
Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Arakçi görüştü
İran Dışişleri Bakanı'ndan Türkiye'ye ziyaret: Neler görüşülecek?
Fidan ve Barrack arasında kritik görüşme!
Bakan açıkladı: Şubat ayında doğalgaz ve elektriğe zam yok
İran: Ekonomik kazanım yoksa müzakere yok
Kuryeler için yaş sınırı değişti!
'Aziz İhsan Aktaş suç örgütü' davası devam ediyor
EBRD, Türkiye'ye rekor yatırım gerçekleştirdi
TCMB'den "2025 Yılı Hizmet Fiyatlarına Yakın Mercek: Alt Kalemler Ne Anlatıyor?" analizi
AKOM: İstanbul'a kar geliyor
Finansingundemi.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansingundemi.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansingundemi.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur. BİST isim ve logosu “koruma marka belgesi” altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.