BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 74,90 1,42 389.480.000.000,00
ALBRK 8,39 2,82 20.975.000.000,00
GARAN 144,80 0,21 608.160.000.000,00
HALKB 40,46 -0,59 290.696.119.579,32
ICBCT 14,00 -1,48 12.040.000.000,00
ISCTR 14,18 -0,56 354.499.574.600,00
SKBNK 8,13 -2,63 20.325.000.000,00
TSKB 13,06 -0,68 36.568.000.000,00
VAKBN 32,08 2,43 318.102.762.457,84
YKBNK 36,20 0,06 305.783.256.480,80

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaGündemİstanbul'u rahatlatan analiz----

İstanbul'u rahatlatan analiz

İstanbul'u rahatlatan analiz
18 Ocak 2026 - 14:05 www.finansingundemi.com

Nature’da yayımlanan araştırma, Marmara Denizi altındaki fayın tek parça halinde kırılmasını zorlaştıran doğal bariyerler bulunduğunu ortaya koydu. Simülasyonlara göre bölgede 7.3’ün üzerinde bir deprem olasılığı düşük.

Bilim dünyasının prestijli yayınlarından Nature Portfolio’da yayımlanan yeni bir çalışma, Marmara Denizi’nin altındaki fay sistemine ilişkin uzun süredir kabul gören senaryolara güçlü bir alternatif sundu. Araştırmaya göre, bölgedeki yüksek yer altı sıcaklığı ve kalın tortul tabakalar, fay boyunca biriken gerilimin önemli bir kısmının “fay sürünmesi” (creep) yoluyla sessiz biçimde boşalmasına olanak tanıyor. Bu mekanizma, büyük ve ani kırılmaların önünde doğal bir fren görevi görüyor.

University of Southern California (USC) Yer Bilimleri Bölümü’nden Sezim E. Güverçin ve Sylvain Barbot’un yürüttüğü çalışmada, Marmara Denizi altındaki jeolojik yapı ileri düzey sismik döngü simülasyonlarıyla analiz edildi. Modeller, İstanbul için riskli kabul edilen yaklaşık 150 kilometrelik sismik boşluğun, tek parça halinde kırılmayı zorlaştıran fiziksel ve reolojik engeller barındırdığını ortaya koydu.

Fay davranışını belirleyen üç boyutlu model

Araştırmacılar, Marmara Denizi tabanındaki sıcaklık dağılımını, kayaçların laboratuvar ortamında elde edilen sürtünme özellikleriyle birleştirerek üç boyutlu bir fay modeli oluşturdu. Özellikle Tekirdağ ve Orta Havza bölgelerinde yer kabuğunun incelmesi, yüksek ısı akışına yol açarken, bu alanların 7 kilometreyi bulan kalın tortul tabakalarla kaplı olduğu belirlendi.

Bu iki unsurun birleşimi, fayın tamamen kilitlenmesini engelleyerek “aseismik sürünme” olarak adlandırılan, deprem üretmeden gerçekleşen yavaş kaymaları mümkün kılıyor. Çalışmada, Tekirdağ ve Orta Havza segmentlerinde 5 kilometre derinliğe kadar bu tür depremsiz hareketlerin yaygın olduğu tespit edildi.

Tek parça kırılma senaryosuna güçlü itiraz

Yıllardır dile getirilen “Marmara Fayı tek seferde kırılırsa 7.6 ve üzeri bir deprem üretir” öngörüsü, bu çalışmayla ciddi biçimde sorgulanıyor. Araştırmacıların 10 bin yıllık sismik döngüleri kapsayan simülasyonları, depremlerin büyüklüğünün 7.3’ü aşmadığını gösteriyor.

Modellemeye göre Marmara Fayı, doğudan batıya uzanan tek bir yapı gibi davranmıyor. Aksine, birbirinden farklı fiziksel özelliklere sahip segmentlere ayrılıyor:

Batı kesimi daha düzenli kırılmalarla, yaklaşık 150 yılda bir tekrarlayan ve 7.2–7.3 büyüklüğünü geçmeyen depremler üretiyor.

İstanbul’a daha yakın doğu kesiminde ise kırılma davranışı daha karmaşık. Bu bölgede daha sık aralıklarla meydana gelen, 6.5–7.1 aralığında değişen kısmi depremler öne çıkıyor.

Havzalar doğal bariyer görevi görüyor

Araştırma, Marmara Denizi’ndeki Tekirdağ, Orta Havza ve Çınarcık havzalarının yalnızca jeolojik çöküntüler olmadığını, aynı zamanda deprem kırılmasını yavaşlatan ya da durduran “reolojik bariyerler” gibi işlev gördüğünü ortaya koyuyor. Özellikle Orta Havza’daki yüksek ısı anomalisi ve kalın tortul birikim, fay boyunca ilerleyen kırılmanın tek parça halinde devam etmesini zorlaştırıyor.

Bu bulgular, 1766 ve 1912 gibi tarihsel depremlerin neden parçalı kırılmalarla gerçekleştiğini de açıklıyor. Simülasyon sonuçlarının, tarihsel kayıtlarla büyük ölçüde örtüştüğü vurgulanıyor.

İstanbul için risk tamamen ortadan kalkmıyor

Araştırmacılar, çalışmanın deprem riskinin sona erdiği anlamına gelmediğinin altını çiziyor. Ancak bulgular, Marmara’da tek ve “süper büyüklükte” bir depremden ziyade, birbirini tetikleyebilen veya farklı zamanlarda meydana gelen orta-büyük ölçekli (M 6.5–7.0) depremlerin daha olası olduğuna işaret ediyor.

Özellikle Kumburgaz ve Adalar segmentlerinde, 6.4–6.8 büyüklüğünde ikili depremler ya da 7.0’a yaklaşan tekil kırılmaların mümkün olduğu belirtiliyor. Çalışma, deprem tehlike modellerinin yalnızca fay geometrisine değil; ısı akışı, kayaç yapısı ve tortul kalınlık gibi temel fiziksel faktörlere de dayanması gerektiğini vurguluyor.

İstanbul depremi ABD basınında: Felaket bekleniyorİstanbul depremi ABD basınında: Felaket bekleniyor

 

NYT'nin İstanbul depremi haberine Üşümezsoy'dan sert tepkiNYT'nin İstanbul depremi haberine Üşümezsoy'dan sert tepki

 

ETİKETLER :
YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
DM TV YAYINDA! ABONE OL!