| Hisse | Fiyat | Değişim(%) | Piyasa Değeri |
|---|---|---|---|
| AKBNK | 74,90 | 1,42 | 389.480.000.000,00 |
| ALBRK | 8,39 | 2,82 | 20.975.000.000,00 |
| GARAN | 144,80 | 0,21 | 608.160.000.000,00 |
| HALKB | 40,46 | -0,59 | 290.696.119.579,32 |
| ICBCT | 14,00 | -1,48 | 12.040.000.000,00 |
| ISCTR | 14,18 | -0,56 | 354.499.574.600,00 |
| SKBNK | 8,13 | -2,63 | 20.325.000.000,00 |
| TSKB | 13,06 | -0,68 | 36.568.000.000,00 |
| VAKBN | 32,08 | 2,43 | 318.102.762.457,84 |
| YKBNK | 36,20 | 0,06 | 305.783.256.480,80 |
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Bilim dünyasının prestijli yayınlarından Nature Portfolio’da yayımlanan yeni bir çalışma, Marmara Denizi’nin altındaki fay sistemine ilişkin uzun süredir kabul gören senaryolara güçlü bir alternatif sundu. Araştırmaya göre, bölgedeki yüksek yer altı sıcaklığı ve kalın tortul tabakalar, fay boyunca biriken gerilimin önemli bir kısmının “fay sürünmesi” (creep) yoluyla sessiz biçimde boşalmasına olanak tanıyor. Bu mekanizma, büyük ve ani kırılmaların önünde doğal bir fren görevi görüyor.
University of Southern California (USC) Yer Bilimleri Bölümü’nden Sezim E. Güverçin ve Sylvain Barbot’un yürüttüğü çalışmada, Marmara Denizi altındaki jeolojik yapı ileri düzey sismik döngü simülasyonlarıyla analiz edildi. Modeller, İstanbul için riskli kabul edilen yaklaşık 150 kilometrelik sismik boşluğun, tek parça halinde kırılmayı zorlaştıran fiziksel ve reolojik engeller barındırdığını ortaya koydu.
Fay davranışını belirleyen üç boyutlu model
Araştırmacılar, Marmara Denizi tabanındaki sıcaklık dağılımını, kayaçların laboratuvar ortamında elde edilen sürtünme özellikleriyle birleştirerek üç boyutlu bir fay modeli oluşturdu. Özellikle Tekirdağ ve Orta Havza bölgelerinde yer kabuğunun incelmesi, yüksek ısı akışına yol açarken, bu alanların 7 kilometreyi bulan kalın tortul tabakalarla kaplı olduğu belirlendi.
Bu iki unsurun birleşimi, fayın tamamen kilitlenmesini engelleyerek “aseismik sürünme” olarak adlandırılan, deprem üretmeden gerçekleşen yavaş kaymaları mümkün kılıyor. Çalışmada, Tekirdağ ve Orta Havza segmentlerinde 5 kilometre derinliğe kadar bu tür depremsiz hareketlerin yaygın olduğu tespit edildi.
Tek parça kırılma senaryosuna güçlü itiraz
Yıllardır dile getirilen “Marmara Fayı tek seferde kırılırsa 7.6 ve üzeri bir deprem üretir” öngörüsü, bu çalışmayla ciddi biçimde sorgulanıyor. Araştırmacıların 10 bin yıllık sismik döngüleri kapsayan simülasyonları, depremlerin büyüklüğünün 7.3’ü aşmadığını gösteriyor.
Modellemeye göre Marmara Fayı, doğudan batıya uzanan tek bir yapı gibi davranmıyor. Aksine, birbirinden farklı fiziksel özelliklere sahip segmentlere ayrılıyor:
Batı kesimi daha düzenli kırılmalarla, yaklaşık 150 yılda bir tekrarlayan ve 7.2–7.3 büyüklüğünü geçmeyen depremler üretiyor.
İstanbul’a daha yakın doğu kesiminde ise kırılma davranışı daha karmaşık. Bu bölgede daha sık aralıklarla meydana gelen, 6.5–7.1 aralığında değişen kısmi depremler öne çıkıyor.
Havzalar doğal bariyer görevi görüyor
Araştırma, Marmara Denizi’ndeki Tekirdağ, Orta Havza ve Çınarcık havzalarının yalnızca jeolojik çöküntüler olmadığını, aynı zamanda deprem kırılmasını yavaşlatan ya da durduran “reolojik bariyerler” gibi işlev gördüğünü ortaya koyuyor. Özellikle Orta Havza’daki yüksek ısı anomalisi ve kalın tortul birikim, fay boyunca ilerleyen kırılmanın tek parça halinde devam etmesini zorlaştırıyor.
Bu bulgular, 1766 ve 1912 gibi tarihsel depremlerin neden parçalı kırılmalarla gerçekleştiğini de açıklıyor. Simülasyon sonuçlarının, tarihsel kayıtlarla büyük ölçüde örtüştüğü vurgulanıyor.
İstanbul için risk tamamen ortadan kalkmıyor
Araştırmacılar, çalışmanın deprem riskinin sona erdiği anlamına gelmediğinin altını çiziyor. Ancak bulgular, Marmara’da tek ve “süper büyüklükte” bir depremden ziyade, birbirini tetikleyebilen veya farklı zamanlarda meydana gelen orta-büyük ölçekli (M 6.5–7.0) depremlerin daha olası olduğuna işaret ediyor.
Özellikle Kumburgaz ve Adalar segmentlerinde, 6.4–6.8 büyüklüğünde ikili depremler ya da 7.0’a yaklaşan tekil kırılmaların mümkün olduğu belirtiliyor. Çalışma, deprem tehlike modellerinin yalnızca fay geometrisine değil; ısı akışı, kayaç yapısı ve tortul kalınlık gibi temel fiziksel faktörlere de dayanması gerektiğini vurguluyor.
İstanbul depremi ABD basınında: Felaket bekleniyor
NYT'nin İstanbul depremi haberine Üşümezsoy'dan sert tepki
AB'de MERCOSUR çatlağı
İsrail'den Gazze Yürütme Kurulu'na itiraz
Trump Netflix ve Warner Bros'tan 500'er binlik tahvil aldı
YPG, kiliseyi dron atölyesine çevirmiş
AB’den Trump’ın tarife kararına acil toplantı
Emekliye promosyon yarışı! Hangi banka fazla veriyor
Çin, Rus elektriğine kapıyı kapattı
Zam sınırını aşan 1931 özel okula 83 milyon lira ceza
Minnesota’da gerilim tırmanıyor: 1500 asker hazır bekletiliyor
Finansingundemi.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansingundemi.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansingundemi.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur. BİST isim ve logosu “koruma marka belgesi” altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.