BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 66,75 -1,84 347.100.000.000,00
ALBRK 8,57 -2,39 21.425.000.000,00
GARAN 131,60 -1,72 552.720.000.000,00
HALKB 42,36 -2,40 304.347.197.859,12
ICBCT 14,20 -2,87 12.212.000.000,00
ISCTR 12,87 -1,76 321.750.000.000,00
SKBNK 4,92 -3,53 12.300.000.000,00
TSKB 9,43 -2,98 26.404.000.000,00
VAKBN 32,86 -3,58 325.837.181.245,78
YKBNK 35,70 -1,65 301.559.730.838,80

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaGündemİstanbul da Londra gibi olabilir----

İstanbul da Londra gibi olabilir

İstanbul da Londra gibi olabilir
05 Şubat 2011 - 01:30 www.finansingundemi.com

Londra’nın finans merkezinin başkanı Michael Bear'in açıklamaları, İstanbul'un finans merkezi olmaya yakın olduğu şeklinde yarumlanıyor

İstanbul'un finans merkezi olması yönündeki tartışmalar sürerken, bu alanda bayrağı zirveye taşıyan Londra’nın finans merkezinin başkanı Michael Bear'ın hurriyet.com.tr'ye yaptığı açıklamalar, hedefi gerçekleştirmeye aslında ne kadar yakın olduğumuzu ortaya koydu. Baer, Merkez Bankası'nın İstanbul'a taşınmasına da destek verdi.

Bir yıl süreyle gönüllü olarak yaptığı görevi dolayısıyla 'Lord Mayor' sıfatına da sahip olan Bear'le birçok ülkeyi kapsayan uzun gezi programının ilk durağı olan İstanbul'un en eski semtlerinden Pera'da konuştuk.

Türkiye'nin en kalabalık şehrinin, Londra gibi bir finans merkezi olması için gerekli özelliklere sahip olup olmadığını sorduğumuz Bear, samimi biçimde verdiği yanıtlarla hem umut verdi hem de bazı alanlarda hâlâ çok çalışılması gerektiğini hatırlattı.

Bear, "Bir şehrin finans merkezi olabilmesi için öncelikle gerekli beceri ve yeteneklere sahip işgücünü barındırması gerekiyor. Geri kalanı bunun üzerine inşa edebilirsiniz. Bu olmadan sadece binaların olması işe yaramaz. İkinci olarak iş dünyasına dost düzenlemelerin ve üçüncü olarak da mükemmel bir teknik alt yapının mevcut olması gerekir" dedi.

MERKEZ BANKASI TARTIŞMASINA AÇIKLIK GETİRDİ

Lord Mayor ile yaptığımız görüşme sırasında kendisine uzun zamandır Türkiye’nin gündeminde olan Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) gibi kritik önemdeki kurumların İstanbul’a taşınmasıyla ilgili tartışmayı hatırlattım.

Bu konuda, ABD ve Çin’de olduğu gibi merkez bankasının, finans merkeziyle farklı şehirlerde olduğu ve Londra’daki gibi yan yana olduğu iki modelin bulunduğu söyleyen Bear, kurumlar arasında kusursuz bir iletişim olması durumunda iki modelin de işlediğini söyledi.

Ancak Bear, "Eğer mükemmel bir iş istiyorsanız, bu kurumların yan yana olması daha doğrudur. Londra ile ABD ve Çin'i karşılaştırdığımızda ikisi de iyi işleyen sistemler ancak benim fikrimi sorarsanız, gerektiğinde yanınızdaki kurumun kapısını çalıyor olabilmeniz işleri daha kolaylaştırır" diyerek bir bilirkişi gözüyle TCMB'nin İstanbul'a taşınması tarafında olduğu mesajını verdi.

UZUN VADELİ YATIRIMI TEŞVİK EDER

Türkiye'nin yaşadığı ekonomik büyüme performansı ve sıcak para girişine de dikkat çeken Bear, İstanbul'da bir finans merkezi kurulmasının ülkede sağlıklı bir ekonomi kurulması için ne kadar gerekli olduğunun da altını çizdi.

Bear, "Türk ekonomisi sıcak para girişi gibi bazı zorluklarla karşı karşıya ve uzun dönemli yatırımları çekmesi önem arz ediyor. Bu noktada, İstanbul'un finans merkezi olması, sürdürülebilir büyüme için gerekli uzun vadeli likiditeyi ülkenize çekmenizde önemli bir rol oynayabilir ve bunu teşvik edebilir" dedi.

Bear, Londra ile İstanbul arasındaki en büyük benzerliğin ise iki şehirde de büyük çoşku, istek ve insanlarında kendine güvenin olması olduğunu söyledi.

TÜRKİYE YAPILMASI GEREKENİ ANLAMIŞ

Türkiye'deki temasları sonrasında yetkililerin ne yapılması gerektiği anlamış göründüğünü söyleyen Bear, yine de hala atılması gereken çok adımın olduğuna dikkat çekti. Bear, finans sektörüne daha liberal düzenlemelerin getirilmesi, yasalar ve vergilendirme tarafında da önemli çalışmaların yapılması gerektiğinin altını çizdi.

İşgücü konusunda Türkiye'nin önemli oranda eğitilmiş nüfusa sahip olduğunu hatırlatan Bear, bu gücü finansal hizmetlerde faaliyet gösterecek yeteneklere sahip kişilere dönüştürmemizin oldukça önemli olduğunu belirtti.

Londra'nın bu konuda muazzam bir örnek oluşturduğunu söyleyen Bear, şehirde 300 ayrı dil konuşulduğunu, oradaki kurumlarda her milleten insan çalıştığına da dikkat çekti.

300 BİN KİŞİLİK İSTİHDAM

Bear'in başında bulunduğu ve City olarak da bilinen finans merkezi 3 kilometre kareden daha küçük bir alana kurulmuş bir bölge. Lord Mayor tarafından yönetilen finans, sigortacılık ve hukuk alanında profesyonel olarak verilen hizmetlerin tek bir yerde toplandığı merkezde, 300 binden fazla insan çalışıyor.

İngiltere'de toplamda 1.3 milyon kişinin finans sektöründe çalışırken buradan elde edilen gelir, gayri safi yurtiçi hasılanın da yaklaşık yüzde 10'unu oluşturuyor. Sadece Londra'daki finansal işlemlerden Hazine'ye aktarılan yıllık kaynağın miktarı 54 milyar sterlini (89 milyar doları) buluyor.

İşte finans sektörü İngiltere bu kadar önemli ve Bear de böyle bir 'finansal imparatorluğun' yöneticisi. İstanbul'un gerçekten bir finans merkezi olmasını istiyor ve artı değer yaratmak istiyorsak Bear'in sözlerini duymazlıktan gelme lüksümüz bulunmuyor.

Emek KAPLANGİL hurriyet.com.tr

ETİKETLER :
YORUMLAR (6)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
  • Tesadüfe bak, Ali Kemal'in oglu Boris Johnson...05 Şubat 2011 11:31

    Ali Kemal Kurtuluş Savaşı’na karşı çıktı linç edildi. Oglu soyadini degistirdi Boris oldu. Buyrun burdan yakin; 1869’DA doğan gazeteci, yazar ve politikacı Ali Kemal, Paris Siyasal Bilgiler Yüksekokulu’ndan mezun olduktan sonra Jön Türkler’e katıldı Türkiye’ye döndükten sonra patlayan 31 Mart olaylarından sonra İngiltere’ye kaçtı. 1909’da Winifred Brun ile evliliğinden Osman Wilfred Kemal adlı bir oğlu oldu. Karısı doğumdan kısa bir süre sonra ölünce, Ali Kemal, oğlu ve kayınvalidesi ile bir süre Londra’da yaşadıktan sonra 1912’de İstanbul’a döndü. 1919’da Damat Ferid Paşa kabinesinde Dahiliye Nazırı (İçişleri Bakanı) oldu. Kurtuluş Savaşı’na karşı çıktı. Atatürk’e suikast girişiminden tutuklandı. Ankara’ya yargılanmak için götürülürken 1922’de linç edildi. Oğlu Osman Kemal, babasının ölümünün ardından soyadını Johnson olarak değiştirdi. Boris Johnson Osman Kemal’in torunlarından...

  • Hangi istiklal vardır ki ecnebilerin planları...05 Şubat 2011 11:22

    Lord'un sözünü duymaktan bahseden muhabire de; Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 1922'de yaptığı tarihî konuşmadan bir alıntı sunuyorum: Efendiler, Avrupa’nın bütün ilerlemesine yükselmesine ve medenileşmesine karşılık Türkiye tam tersine gerilemiş ve düşüş vadisine yuvarlanadurmuştur. Artık vaziyeti düzeltmek için mutlaka Avrupa’dan nasihat almak, bütün işleri Avrupa’nın emellerine göre uygun yapmak, yürümek, bütün dersleri Avrupa’dan almak gibi bir takım zihniyetler belirdi. Halbuki, hangi istiklal vardır ki ecnebilerin nasihatiyle, ecnebilerin planlarıyla yükseltilebilsin? Tarih böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir. Tarihte, böyle bir olay yaratmaya kalkışanlar, zehirli sonuçlarla karşılaşmışlardır. İşte Türkiye de, bu yanlış zihniyetle sakat olan bazı yöneticiler yüzünden, her saat, her gün, her yüzyıl, biraz daha çok gerilemiş, daha çok düşmüştür. Hepiniz bilirsiniz ki, Avrupa’nın en önemli devletleri, Türkiye’nin zararıyla, Türkiye’nin gerilemesiyle ortaya çıkmışlardır. Bugün bütün dünyayı etkileyen, milletimizin hayatını ve ülkemizi tehdit altında bulunduran, en güçlü gelişmeler, Türkiye’nin zararıyla gerçekleşmiştir. Eğer güçlü bir Türkiye varlığını sürdürseydi, denebilir ki İngiltere’nin bugünkü siyaseti var olmayacaktı. Türkiye, Viyana’dan sonra Peşte ve Belgrat’ta yenilmeseydi, Avusturya/Macaristan siyasetinin sözü edilmeyecekti. Fransa, İtalya, Almanya da, aynı kaynaktan esinlenerek hayat ve siyasetlerini geliştirmişler ve güçlendirmişlerdir. Bir şeyin zararıyla, bir şeyin yok olmasıyla yükselen şeyler, elbette, o şeylerden zarar görmüş olanı alçaltır. Gerçekten de Avrupa’nın bütün ilerlemesine, yükselmesine ve uygarlaşmasına karşılık, Türkiye gerilemiş, düştükçe düşmüştür. Türkiye’yi yok etmeye girişenler, Türkiye’nin ortadan kaldırılmasında çıkar ve hayat görenler, zararlı olmaktan çıkmışlar, aralarında çıkarları paylaşarak, birleşmiş ve ittifak etmişlerdir. Ve bunun sonucu olarak, birçok zekâlar, duygular, düşünceler, Türkiye’nin yok edilmesi noktasında yoğunlaştırılmıştır. Ve bu yoğunlaşma, yüzyıllar geçtikçe oluşan kuşaklarda, adeta tahrip edici bir gelenek biçimine dönüşmüştür. Ve bu geleneğin, Türkiye’nin hayatına ve varlığına aralıksız uygulanması sonucunda, nihayet Türkiye’yi ıslah etmek, Türkiye’yi uygarlaştırmak gibi birtakım bahanelerle, Türkiye’nin iç hayatına, iç yönetimine işlemiş ve sızmışlardır. Böyle elverişli bir zemin hazırlamak güç ve kuvvetini elde etmişlerdir. Bu düşüş, bu alçalış, yalnız maddi şeylerde olsaydı, hiçbir önemi yoktu. Ne yazık ki Türkiye ve Türk halkı, ahlâk bakımından da düşüyor. Durum incelenirse görülür ki, Türkiye Doğu maneviyatıyla sona eren bir yol üzerinde bulunuyordu. Doğu’yla Batı’nın birleştiği yerde bulunduğumuz, Batı’ya yaklaştığımızı zannettiğimiz takdirde, asıl mayamız olan Doğu maneviyatından tamamıyla soyutlanıyoruz. Hiç şüphesizdir ki bundan, bu büyük memleketi, bu milleti, çöküntü ve yok olma çıkmazına itmekten başka, bir sonuç beklenemez. Bu düşüşün çıkış noktası korkuyla, aczle başlamıştır. Türkiye’nin, Türk halkının nasılsa başına geçmiş olan birtakım insanlar, galip düşmanlar karşısında, susmaya mahkûmmuş gibi, Türkiye’yi âtıl ve çekingen bir halde tutuyorlardı. Memleketin ve milletin çıkarlarının gerektiğini yapmakta korkak ve mütereddit idiler. Türkiye’de fikir adamları, âdetâ kendi kendilerine hakaret ediyorlardı. Diyorlardı ki: ‘Biz adam değiliz ve olamayız. Kendi kendimize adam olmamıza ihtimal yoktur.’ Bizim canımızı, tarihimizi, varlığımızı bize düşman olan, düşman olduğundan hiç şüphe edilmeyen Avrupalılara, kayıtsız şartsız bırakmak istiyorlardı. ‘Onlar bizi idare etsin’ diyorlardı.

  • Lord Bear ben sana bir akil verim05 Şubat 2011 11:17

    Artik fiziki mekanlarin bir önemi yok. Hersey elektronik ortamda 24 saat bazinda yürüyor. Londra'nin da finans merkezi olarak bir önemi yok artik. Merkez Bankalari bagimsizlik sembolüdür. Baskentte olur. 1932'ye kadar Osmanli Bankasi'nin patronu olarak paramizi siz bastiniz. Niyetiniz o günlere dönmek mi.

  • Lordumuz'un asil meslegi insaatcilik05 Şubat 2011 11:14

    Finans merkezi City Belediye Baskani oldum diye finansci kesildi. Vatikana belediye baskani olsaydi Diyanet'i Istanbul'a tasiyin diyecekti herhalde.

  • Kenya dogumlu Lord bizi koloni sandi galiba05 Şubat 2011 11:10

    Burasi Türkiye, British Commonwealth degil Lord Efendi. Kendine gel. Lordun dogumu Kenya, Ilkokul Kibris, Üniversite Güney Afrika. Amcam sömürge kültürüne alismis ya akil veriyor. Londra Merkez Bankasi Iskocya'ya tasinsin desen seni hain ilan eder.

  • Bizim Merkez Bankasi Lord'u mu gerdi?05 Şubat 2011 11:07

    Ankara'dan Istanbul'a gelmeliymis. Yok ya. Emrin olur. Bu ne saygisizlik. Sana ne. Londra'nin City bölgesinin belediye baskani bizim ic islerimize karisiyor.