BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 67,05 -0,07 348.660.000.000,00
ALBRK 8,78 -0,23 21.950.000.000,00
GARAN 132,20 1,30 555.240.000.000,00
HALKB 42,36 -1,63 304.347.197.859,12
ICBCT 14,57 0,14 12.530.200.000,00
ISCTR 12,98 -0,23 324.500.000.000,00
SKBNK 5,05 -1,75 12.625.000.000,00
TSKB 9,76 -1,11 27.328.000.000,00
VAKBN 33,94 -0,88 336.546.376.490,62
YKBNK 35,96 0,06 303.755.964.172,64

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaGündemİMKB'nin piyasa değeri 250 milyar----

İMKB'nin piyasa değeri 250 milyar

İMKB'nin piyasa değeri 250 milyar
21 Mayıs 2012 - 16:00 www.finansingundemi.com

İMKB Başkanı Turhan'ın açıklamasına göre İMKB ve Viyana Borsası ortak endeks hesaplayacak

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Başkanı İbrahim Turhan, bugün itibariyle hisseleri İMKB'de işlem gören şirketlerin toplam piyasa kapitalizasyonunun 250 milyar dolar civarında olduğunu bildirdi.
Turhan, göreve geldikten sonra düzenlediği ilk basın toplantısında yaptığı konuşmada, dünya ve Türkiye ekonomisindeki gelişmeler ile İMKB'nin ekonomiye sağladığı katkıya değindi.
Türkiye'nin şimdiye kadar gerçekleştirdiği büyüme performansı dikkate alındığında, önümüzdeki dönemde büyümenin daha ılımlı seyretmesini beklemek gerektiğini ifade eden Turhan, bir ekonominin başına gelebilecek en büyük felaketin yüksek enflasyon olduğunu ve Merkez Bankası'nın enflasyonla ilgili taahhütlerini yerine getirebileceğiyle ilgili en ufak bir tereddütünün bulunmadığını vurguladı.
İMKB Başkanı Turhan, enflasyonun orta vadede yüzde 5'e yaklaşmasının sermaye piyasalarının önünü açabilecek önemli bir unsur olduğunu söyledi.
İbrahim Turhan, ''Bugün itibariyle hisseleri İMKB'de işlem gören şirketlerin toplam piyasa kapitalizasyonu 250 milyar dolar civarında. Burada 2010 yılında bunun çok daha üstünde bir rakam görüyoruz. Oradaki farkın en önemli sebebi, Türk parasının değerindeki değişim'' dedi.
Piyasa değeri açısından bakıldığında bu rakamın şu an itibariyle milli gelirin, satın alma gücü ile düzeltilmiş rakamlarla yaklaşık dörtte biri kadar olduğunun altını çizen Turhan, Türkiye, içinde bulunduğu ve mukayese edilebilir ülke gruplarıyla birlikte değerlendirildiğinde söz konusu oranın düşük olduğunu söyledi.
-Ekonomiye 9 milyar dolar, yatırımcılara 15 milyar doların üzerinde katkı-
Piyasa değerinin milli gelire oranla düşüklüğünün, aslında kendisini Türk sermaye piyasası araçlarının uluslararası platformlardaki etkisi ve etkinliğinde de gösterdiğinin söylenebileceğini ifade eden Turhan, 2010 yılından bugüne kadarki döneme bakıldığında İMKB'nin bu anlamda ekonomiye 9 milyar dolar, yatırımcılara da 15 milyar doların üzerinde katkı, fon sağladığını belirtti.
İMKB 100'ün performansının hem gelişmiş, hem gelişmekte olan ülkelerle karşılaştırıldığında aşağı yukarı her dönemde daha iyi olduğunu vurgulayan Turhan, şöyle devam etti:
''Performansın iyi olması bir yönden iyi. Ama hemen akla şu soruyu getirebilir; acaba bu Türkiye piyasalarının yüksek betasından mı kaynaklanıyor- Beta, menkul kıymetin piyasa ortalamasıyla olan ilişkisini yansıtan bir parametre. Bu, şu demek; piyasa bir birim artarken, siz bir birimden daha fazla artıyorsunuz. Ama piyasa bir birim azalırken de bir birimden daha fazla azalıyorsunuz. İşte bu anlamda İMKB 100 endeksinin hiçbir dönemde piyasanın altına düşmemiş olması olumlu, ama piyasadan çok farklı, piyasanın çok üstünde dalgalanma göstermesi de dikkat edilmesi gereken bir husustur.''
-''İşlem hacminin piyasa değerine oranı ikiye yakın''-
İMKB'de hisse senetleri piyasası, tahvil ve bono piyasası, yabancı menkul kıymetler ve gelişen işletmeler piyasası olmak üzere 4 temel piyasa bulunduğunu hatırlatan Turhan, ''Son 2 yıl 420 milyar doların üzerinde hisse senetleri piyasamızda işlem gerçekleşti. Bu yılın ilk 4 ayındaki performansa baktığımız zaman, 124 milyar dolar gibi bir rakam görüyoruz. Tabii önümüzdeki dönem bunun daha çok artması bizim hedeflerimizden biri'' diye konuştu.
İbrahim Turhan, 250 milyar dolar seviyesindeki piyasa değeri dikkate alındığında işlem hacminin piyasa değerine oranlandığında yaklaşık ikiye yakın bir rakamın görüldüğünün altını çizerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Bu neyi ifade ediyor- İşlem hacmi, aslında piyasanın kaldırabileceği toplam menkul kıymet miktarını yansıtan önemli bir husus. Bu kadar işlem hacmi gerçekleşiyorsa piyasada, o piyasa aslında şu kadarlık bir menkul kıymeti kaldırabilir. Bu oranla, benim bilebildiğim kadarıyla ABD'nin arkasından ikinci sırada geliyoruz. Aslında bizdeki işlem hacmi, piyasa değerine göre son derece yüksek. Dolayısıyla hem toplam milli gelire oranla, hem işlem hacmine oranla sermaye piyasalarımızın yapısına baktığımız zaman, aslında önümüzde çok büyük bir potansiyel olduğunu söylemek rahatlıkla mümkün. Peki bu işlem hacmine göre İMKB'yi sıralayacak olursak nasıl bir durum ortaya çıkıyor- Dünya Borsalar Federasyonu verilerine göre; İMKB, gelişmekte olan ülkeler arasında bu yılın ilk çeyreği itibariyle hisse senetleri piyasalarındaki işlem hacminde 10. sırada. Hisse senedi piyasalarındaki işlem hacmi olarak bakıldığında, gelişmekte olan ülkelerin arasındaki ilk 10'dayız. Ama ne yazık ki hisse senetlerimizin ağırlığı itibariyle, hesaplanan endekslerde aynı performansta değiliz. Aslında bizim işlem hacmimiz dünya endekslerindeki ağırlığa yeteri kadar yansımıyor. Burada bir uyumsuzluk olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla bu uyumu sağlamanın, bu potansiyeli hayata geçirmenin yolu İMKB'nin diğer borsalarla, pazar yerleriyle daha entegre şekilde çalışmasını sağlamak.''
-''Yüzde 60'dan fazlası yabancıların elinde''-
Borsa'nın uluslararası açıklığında hiçbir sorun olmadığını ifade eden Turhan, ''Çünkü piyasada işlem gören hisse senetlerimizin yüzde 60'dan fazlası, yabancı yatırımcıların elinde. Kriz dönemi boyunca bu oranın çok fazla düşmediğini görüyorsunuz. Bu, aslında küresel yatırımcıların Türk sermaye piyasalarına olan güvenin göstergesi olarak kabul edilebilir'' dedi.
İMKB Başkanı Turhan, tahvil ve bono piyasasındaki işlem hacminin son derece yüksek olduğunun altını çizerek, kesin alım-satım pazarında 2011 yıl sonu itibariyle 300 milyar dolara yaklaşıldığını, nitelikli yatırımcıya ihraç pazarında işlem gören özel kesim menkul kıymetlere bakıldığında ise 2012 yılının Nisan sonu itibariyle 128 milyon dolarlık işlem hacmi olduğunu anlattı.

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Başkanı İbrahim Turhan, Türkiye'deki sermaye piyasalarının ciddi bir konsolidasyona ihtiyacı olduğunu belirterek, ''Bu çerçevede İMKB'nin, VOB'un, İstanbul Altın Borsası'nın ve gelecekte kurulabilecek diğer borsaların ortak bir işlem platformundan, tek bir erişim noktasından, tek bir takas ve saklama sistemi üzerinden ve tek bir düzenleme çerçevesinden yatırımcıya sunulması son derece büyük önem taşır'' dedi.
Turhan, düzenlediği basın toplantısında yaptığı konuşmada, İMKB'nin yıllık toplam likiditesinin 2,5 trilyon dolara geldiğini, bu likiditenin Borsa'yı bölgenin en likit piyasası haline getirdiğini vurguladı.
Halka arzlara değinen Turhan, yılın başından bugüne kadar toplam 17 halka arz yapıldığını, bu halka arzlar sonucunda 300 milyon liralık kaynak sağlandığını söyledi.
Borçlanma araçlarına bakıldığında ise ilk 5 ayda 74 ihraç gerçekleştiğini, bunların tutarının 16 milyar lirayı geçtiğini anlatan Turhan, bunun ağırlıklı olarak kamunun özel sektöre daha fazla mali alan bırakmasının bir sonucu olduğunu kaydetti.
Halka arz potansiyeline işaret eden Turhan, en büyük ve en kurumsal şirketlere bakıldığında ilk bin şirket içinde 127'sinin Borsa'da işlem gördüğünü, ilk 500 içinde sadece 86'sının, ilk 100 içinde de sadece 28'sinin işlem gördüğünü belirtti.
Bunun son derece az olduğunun altını çizen Turhan, bu rakamların önümüzdeki dönemde gerekli adımların atılması halinde büyük bir potansiyelin bulunduğunu gösterdiğini vurguladı.
Yatırımcı seferberliğine de değinen Turhan, katıldığı birçok toplantıda Borsa ile ilgili çok da olumlu olmayan bazı değerlendirmelere şahit olduğunu, bunda geçmiş dönemdeki olumsuz hatıraların etkisinin yanı sıra biraz da yatırımcıların bilinçli yatırımın nasıl yapılacağı konusunda yeterli bilgiye sahip olmamalarının da etkisinin bulunduğunu ifade etti.
-''Borsalar, yüksek rekabet baskısıyla karşı karşıya''-
İbrahim Turhan, uluslararası piyasalarda hem borsalar arası hem de organize piyasalar dışındaki piyasalardan kaynaklanan çok güçlü rekabet baskısının söz konusu olduğuna dikkati çekerek, şöyle konuştu:
''Borsalar bütün dünyada bu yüksek rekabet baskısıyla karşı karşıya. Yüksek rekabet baskısı, borsaların şirketleşmesi sürecinin, ondan sonra da borsalar arası birleşmeleri ve konsolidasyon sürecini sürükleyen en önemli dinamiklerden bir tanesi. Krizin yarattığı farklılıklar, piyasa algısıyla ilgili birtakım değişiklikler var, bir taraftan da uluslararası düzenleyici ve denetleyici otoritelerin ortaya çıkması söz konusu. Öte yandan elektronik ticaretin sınırlar ötesinde çeşitlendirilmiş varlık türlerine yatırım imkanının, alternatif likidite olanaklarına olan yüksek talebin, karmaşık alışveriş yöntemlerinin şekillendirdiği bir yapı içinde faaliyet göstermeye çalışıyoruz.''
-''Doğruları söylemek bizim görevimiz''-
Dünyadaki gelişmeler izlendiğinde, Türkiye'deki sermaye piyasalarının ciddi bir konsolidasyona ihtiyacı olduğunun altını çizen Turhan, ''Bu çerçevede İMKB'nin, VOB'un, İstanbul Altın Borsası'nın ve gelecekte kurulabilecek diğer borsaların ortak bir işlem platformunda, tek bir erişim noktasından, tek bir takas ve saklama sistemi üzerinden ve tek bir düzenleme çerçevesinden yatırımcıya sunulması son derece büyük önem taşır'' şeklinde konuştu.
Bu konuda karar verici durumda olmadıklarını ifade eden Turhan, ''Fakat bu konuda doğruları söylemek tabii ki bizim görevimiz'' dedi.
İMKB Başkanı Turhan, bu ortak platformun aynı zamanda Türkiye'nin bölgesindeki diğer borsalarla entegrasyonunu, piyasa ilişkisini sağlaması, karşılıklı menkul kıymetlerin birbiriyle kotasyonuna imkan sağlamasını mümkün kılarak İstanbul Finans Merkezi Projesi'nin hayata geçirilmesini sağlayacak en önemli husus olduğunu söyledi.
İbrahim Turhan, ''İstanbul bir finans merkezi olacaksa, Borsamızın bölgenin merkez borsası olması son derece önemli. Bunu yapabilmek için de bu vizyonu hayata geçirmemiz çok büyük destek sağlayacaktır'' diye konuştu.
-''Sağlanması ve sağlanamaması arasında bire dörtlük fark''-
Bu konudaki dünya uygulamalarına işaret eden Turhan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Önümüzde bir sürecimiz var. İlk sürecimiz şirketleşme, yatay ve dikey entegrasyon ile sonunda halka arza gidiyor. Bu yol haritasında İstanbul Borsası'nın değerinin olabildiğince yükseltilebilmesi, sermaye piyasalarımızın, şirketlerimizin, yatırımcılarımızın, kamunun faydasının olabildiğince artırılabilmesi açısından bu büyük önem taşıyor. Bu yatay ve dikey entegrasyonun sağlanması ve sağlanmaması arasında yaklaşık bire dörtlük fark olacağını söyleyebilirim, sadece Borsa'nın değeriyle ilgili... Borsa'nın görülmeyen, hesaplanamayan etkilerini dikkate alırsanız, Türkiye'nin asla tolere edemeyeceği bir durumla karşı karşıya kalabileceğimizi söyleyebilirim. 'Yatay ve dikey entegrasyonu yapmazsak ne olur-' sorusunu bile sormaya bizim tahammülümüzün olmadığını düşünüyorum.''
-''1 trilyon dolarlık piyasa değerini hedeflemek zorundayız''-
Turhan, bu çerçevede yeni Sermaye Piyasası Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle beraber şirketleştirme sürecinin süratle tamamlanacağını, bu arada sermaye piyasalarında faaliyet gösteren diğer kuruluşlarla yatay ve dikey entegrasyonun sağlanacağını, diğer çalışmaların sağlayacağı sinerjiyle halka arz aşamasına gelmeden İMKB'nin değerini en üst değerine çıkarabileceklerini umduklarını vurguladı.
İMKB'nin piyasa değerinin milli gelire oranla yüzde 80 seviyesine ulaşmasını hedeflediklerini belirten Turhan, ''Önümüzdeki dönemde özellikle 2023 vizyonuyla da uyumlu olarak baktığımızda, 1 trilyon 225 milyar dolarlık milli gelir düşünecek olursak, 1 trilyon dolarlık piyasa değerini hedeflemek zorundayız. Bunu sağlamak için önümüzdeki 5 yıllık dönem içinde en az bin şirketin İMKB'de işlem görmesini amaçlıyoruz. İstanbul Borsası, İstanbul Finans Merkezi Projesi'nin belkemiğidir, en önemli unsurudur'' diye konuştu.
-Yabancı borsalarla işbirliği çalışmaları...-
İMKB'nin uluslararası düzeydeki çalışmalarına da değinen Turhan, yapılan bir protokolle İMKB ve Kore Borsası arasında piyasa bağlantısı sağlanacağını ve bununla birlikte hisse senetlerinin karşılıklı alınıp satılmasının mümkün hale geleceğini belirtti.
Ortak bir borsa yatırım fonu gerçekleştirilmesinin de planlandığını anlatan Turhan, ''Asya borsaları likidite yönünden dünyanın lokomotifi... Bizim o piyasalara bu şekilde ulaşmamız son derece önemli olacak'' dedi.
Viyana Borsası ile de yakında ortak bir endeks hazırlayacaklarını kaydeden Turhan, endeksin İMKB hisse senetlerinden oluşacağını, hesaplamayı onların yapacağını, hem Viyana Borsası'nda hem de Viyana Borsası'nın etkili olduğu Budapeşte, Prag gibi piyasalarda bu endeks üzerinden oluşturulacak menkul kıymetlerin işlem göreceğini söyledi.
Turhan, ayrıca Cuma günü çok önemli bir ev sahipliği yaptıklarını, Suudi Arabistan Borsası yöneticileri ve teknik düzeyde çalışanlarından oluşan grubu Borsa'da ağırladıklarını, önümüzdeki dönemde işbirliği yönünde önemli adımlar atılacağını belirtti.
-''9,5 trilyon doları yöneten yatırımcı kulüp Türkiye'ye gelecek''-
Russell 20-20 Association adlı finans kulüp ile Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın gerişimiyle temas sağlandığını ifade eden Turhan, ''Kulüp 37 yatırımcıdan oluşuyor. Yönettikleri toplam fon miktarı 9,5 trilyon dolar. Bu yıl sonbaharda Russell 20-20 Grubu'nu İstanbul ve Ankara'da misafir edeceğiz. Gelip Türkiye'de toplantı yapacaklar ve burada şirketlerimizle temas sağlayacaklar. Sayın Başbakan Yardımcımızın talimatıyla, Türkiye sadece İstanbul ve Ankara'dan ibaret değil, hem onlara vizyon sağlansın, hem Türkiye'nin tanıtımına daha etkili katkı olsun diye bu yatırımcı grubunu Gaziantep'e de götürmeyi planlıyoruz'' şeklinde konuştu.
İMKB'nin önümüzdeki dönem gerçekleştireceği faaliyetleri de anlatan Turhan, Eylül 2012'de Asya Borsaları Zirvesi'ni yapmayı planladıklarını, yine Eylül ayında İslam Konferansı Teşkilatı'na üye ülke borsalarının 6. Forum Toplantısı'nın İstanbul'da yapılacağını, aynı tarihlerde İstanbul Finans Zirvesi'nin de gerçekleştirileceğini kaydetti.

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Başkanı İbrahim Turhan, ''Finansal sözleşmeye bağlanan bütün ürünler, araçlar tek bir Borsa'da alınıp satılmalıdır. O da İstanbul Borsası'' dedi.
Düzenlediği basın toplantısında yaptığı konuşmanın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Turhan, İMKB'nin şirketleşmesiyle ilgili bir soru üzerine, şirketleşmenin öncelikle yeni Sermaye Piyasası Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle ilişkili olduğunu, yeni Kanun'un yürürlüğe girer girmez en kısa sürede bunun hayata geçirilmesi için gerekli çalışmaların sürdürüldüğünü söyledi.
Turhan, ''Dolayısıyla şunu söylemiyorum; 'önce Sermaye Piyasası Kanunu yürürlüğe girsin, ondan sonra bakalım' demiyorum. Biz Sermaye Piyasası Kanunu'nun bu haliyle yürürlüğe gireceği varsayımı altında şirketleşme süreciyle ilgili çalışmaları bir taraftan sürdürüyoruz. Burada da belli bir aşamaya geldik. Parlamentomuz tatile girmeden önce Kanun yürürlüğe girerse, biz de inşallah 2012 yılı içinde şirketleşmemizi tamamlamış oluruz'' diye konuştu.
Halka arza ilişkin bir soru üzerine de Turhan, şirketleşmenin kontrolünün İMKB'nin elinde olan bir durum olduğunun altını çizerek, kanun çıktıktan sonra yapılacak şeylerin belli olduğunu, ancak halka arzda kontrol edilemeyen faktörlerin devreye girdiğini ifade etti. Turhan, ''Piyasalarda bir tabir vardır, 'başarılı bir halka arz için bütün yıldızların doğru yerde parıldaması lazım.' Çünkü talep olacak, piyasalar buna uygun olacak, bir de kamusal yönü de olan bir kuruluş, dolayısıyla onun doğru değeri bulması kamu yararı açısından da önem taşır. Halka arzla ilgili bugünden kesin bir tarih vermek çok kolay değil. Bizim amacımız, olabildiğince çabuk... Bahsettiğim hususların yerine getirilmesi şartıyla... Yani Borsa'nın kamu yararının korunması ve değerinin tam olarak yansıtabilmesi. Acele etmenin sağlayacağı bir fayda yok'' şeklinde konuştu.
Borsa dışında başka yatırımcıların da ilgilerini ifade ettiklerini vurgulayan Turhan, bunların önemli kısmıyla şahsen görüştüğünü, fakat bu noktada önceliklerinin, böyle bir seçenek gündeme geldiğinde öncelikle halka arz olduğunu kaydetti.
Buna tek başlarına karar vermeyeceklerini, Hazine ve Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ile birlikte karar vereceklerini belirten Turhan, ''Belki önce stratejik satış anlamında bir yola gidip, arkasından bir halka arzı değerlendirmek de söz konusu olabilir. İlgi gösteren, yakın ilgi gösteren, ısrarlı yakın ilgi gösteren tek kuruluş Deutsche Boerse değil'' dedi.
-''Sistemik risk açısından da entegrasyon önem taşır''-
İMKB Başkanı Turhan, İMKB'nin yatay ve dikey entegrasyonuna ilişkin sorular üzerine, entegrasyonun sağlanamaması halinde üretilen verinin frekansının bile birbirinden farklı olabileceğini, bunun gözetimi zorlaştırdığını ifade ederek, ''Biz, 'ne olursa olsun bu finansal genişleme olsun' demiyoruz ki... Diyoruz ki 'finansal piyasalarımız genişlesin, sermaye piyasalarımız derinleşsin, etkin hale gelsin ve ürün çeşitliliği artsın, ama aynı zamanda ülkemiz açısından sistemik risk unsuru teşkil edecek herhangi birşey de olmasın'. Sadece piyasaların büyümesi için değil... Aynı zamanda sistemik risk perspektifinden baktığınız zaman da bu entegrasyon önem taşır. Burada benim kişisel tercihimi soracak olursanız, bunun en makul yapı olabildiğince birbiriyle bütünleşmiş bir yapıdır. Dünyadaki örnekleri de bunu gösteriyor'' şeklinde değerlendirme yaptı.
Tek bir yapı, entegre olmuş tek bir tüzel kişilik çerçevesinde işletmenin çok kolay olmadığını, aslında doğru da olmadığını ifade eden Turhan, ''Ama tek bir çatı kuruluş altında kendi tüzel kişiliklerini, kendi varlıklarını muhafaza etmek suretiyle, aynı zamanda da entegrasyonu sağlayacak şekilde modeller üretilebilir'' dedi.
Finansal ürünlerin alınıp satıldığı piyasalarla fiziki teslimatların olduğu piyasaların niteliklerinin birbirinden farklı olduğunun altını çizen Turhan, farklılıkları hayata geçirebilecek, aynı zamanda Türkiye'nin finans merkezi projesiyle uyumlu, sermaye piyasalarının gelişmesini sağlayacak bir modelin mümkün olabileceğini belirterek, ''Bu bir holding şirketi mi olur, başka şekilde mi olur, bu müzakere edilmesi gereken husus. Finansal sözleşme olarak alınıp satılabilen her şeyin, tek bir piyasada alınıp satılması lazım. Burada temel husus bu... Bunun modeli, yapısı, şekli, kurumsal özellikleri duruma, önceliklere, ürüne göre birtakım farklılıklar gösterebilir. Ama finansal sözleşmeye bağlanan bütün ürünler, araçlar tek bir Borsa'da alınıp satılmalıdır. O da İstanbul Borsası...'' diye konuştu.

-''1+1'in toplamı kesinlikle 3'ün üzerinde olur''-
İbrahim Turhan, burada ''İMKB çok karlı bir kuruluş olsun, çok iyi para kazansın, etkinliğiyle verimliliği çok yüksek olsun'' diye öneri getirmediklerini, her şeyden önce Türkiye'nin kapatması gereken çok önemli mesafe olduğunu, bunun sadece Borsa ve finansal yatırımcılarla ilgili olmadığını söyledi.
Sermaye piyasalarının gelişmesi ve oradaki potansiyelin hayata geçmesinin sadece finansal piyasalar için değil, reel sektör için de büyük önem taşıdığını dile getiren Turhan, Türkiye'deki tasarrufların yetersizliği sorununun tasarruf aracı olmadan veya dünyadaki tasarrufları çekebilecek finansal varlık üretmeden çözülmesinin mümkün olmadığını kaydetti.
Türkiye'de sistemik riskle ilgili de dikkat etmeleri gereken hususlar bulunduğuna işaret eden Turhan, şirketleştikten sonra kar odaklı bir kuruluş haline geleceklerini, ancak yürütülen hizmetin kamusal ürün niteliğini de göz ardı edemeyeceklerini vurguladı.
Hala 1983 yılından kalan Kanun Hükmünde Kararname çerçevesinde düzenlenmiş, niteliği itibariyle kooperatif bir yapı arz eden ve kamu mahiyeti ağırlıklı bir kurumdan bahsedildiğine işaret eden Turhan, ''Halbuki benim burada çizdiğim yol haritası ve paylaştığım vizyon, İMKB'nin İstanbul Borsası'na evrilmesi sürecinde de çok önemli yapısal değişiklikler geçirmesini içeriyor'' yorumunu yaptı.
Borsaların bütünleşik bir yapı içinde çalışmalarının doğru olduğu yönünde görüşü bulunduğunu yineleyen Turhan, bununla ilgili farklı yaklaşımlar olabileceğini, kendisinin önerdiği modelde bile enerji ve emtia borsalarının ayrı tüzel kişiliklerini muhafaza etmeleri gerektiğinin söz konusu söyledi. Ortaya hangi büyüklükte bir rakamın çıkacağı sorusunu da Turhan, ''1+1'in toplamından kesinlikle 3'ün üzerinde bir rakam elde edebileceğimizi rahatlıkla söyleyebilirim'' diye yanıtladı.
-''Yerli ve yabancı yatırımcı arasında fark gözetmek doğru değil''-
Turhan, ''Türkiye'nin gerçeklerini göz önünde tutunca, Türkiye'nin ABD gibi alternatif bir ikinci, üçüncü borsaya kısa vadede sahip olmasını çok mümkün ve doğru görmüyorum. Türkiye'nin, sermaye piyasalarında uzun sayılabilecek bir süre tek bir borsayla yola devam etmesi doğrudur'' yorumunu yaptı.
Yerli bir şirketin alıp almayacağı yönündeki soru üzerine Turhan, ''Benim oradaki tercihim; yerli ve yabancı yatırımcı arasında bir ayrım yapmaktan ziyade, dünyadaki başka borsalarda da benzerlerine şahit olduğumuz şekilde, tek bir yatırımcının sahip olabileceği azami pay miktarına sınırlama getirecek bir düzenleme yapmanın daha doğru olacağı şeklinde'' ifadesini kullandı.
Yerli yatırımcı ve yabancı yatırımcı arasında fark gözetmenin kendisine doğru gelmediğini dile getiren Turhan, ''Ama mutlak surette bir müddet daha Türkiye'de tek borsa olacak bir borsayla ilgili, özellikle sermaye piyasalarındaki organize piyasa olma anlamında yerine getirilen kamu görevi de dikkate alındığında mutlaka onunla ilgili bir düzenleme olmasında yarar görüyorum'' dedi.
-''Burada kalmasının avantajları olabilir, taşınması da değerlendirilebilir''-
İMKB'nin taşınmasıyla ilgili bir soruya ise Turhan, ''Borsamız bugün itibariyle İstinye'de... Güzel bir binası var. Gelen misafirlerimiz son derece etkileniyorlar. Netice itibariyle lokasyon kararı geniş bir çerçeveden verilmesi gereken bir karar. Borsa'nın burada kalmasının da bazı avantajları var, Ataşehir'de planlanan finans merkezine taşınması da değerlendirilebilir. Onun da birtakım yararları olduğu düşünülebilir. Şirketleşme sürecinde sanırım buna en doğru, en sağlıklı cevap vermek mümkün olacak. Ama şu anda sonuçlanmış, sizinle paylaşabileceğim bir cevabım yok'' cevabını verdi.
İMKB Başkanı İbrahim Turhan, ''Benim bildiğim 'şurası İMKB'nin gelecekteki mekanıdır' diye bize resmi olarak tebliğ edilen herhangi bir şey olmadı. Tabii ki çalışmalar vardır. Ben açıklıkla şunu da söyleyeyim, Borsa'nın bina olarak nerede kalması İstanbul'un bir küresel finans merkezi olmasına katkıda bulunacaksa, ben Borsa'yı gerekirse sırtıma alır oraya taşırım. Benim sabit fikirlerim yoktur. Ben, değişime ve dönüşüme inanan bir insanım'' diye konuştu.

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Başkanı İbrahim Turhan, Borsa'da çalışma süresini artırmadan işlem saatini artıracak bir yaklaşımın formülünü geliştirmeye çalıştıklarını kaydetti.
Turhan, düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtlarken, işlem saatlerinin değiştirilmesiyle ilgili öneriye dair soru üzerine, işlem saatlerini değiştirmenin önemli bir karar olduğunu ve bunun birçok boyutu bulunduğunu ifade etti.
Burada temel olarak odaklandıkları hususun, İstanbul Finans Merkezi Projesi vizyonu çerçevesinde İMKB'nin stratejik işbirliği kurabileceği, kendileri için önem taşıyan küresel piyasalarla ortak işlem saati süresini olabildiğince artıracak bir yapı olduğunu dile getiren Turhan, şöyle devam etti:
''Aynı zamanda sermaye piyasalarında çalışanların da durumlarını dikkate almamız lazım. Netice itibariyle 7/24 kesintisiz çalışma diye bir şey söz konusu olamaz. Burada çalışan insanların öncelikleri, şirketlerin durumları var. Bunları hep birlikte değerlendireceğiz. Bir de İMKB'nin durumu var. Yani piyasanın açık olması demek, buradaki insanların da çalışmaya devam etmesi demek. Bunların tümünü bir araya getirerek optimal bir çözüm bulmaya çalışıyoruz. Yani çalışma süresini artırmadan, ama işlem saatini artıracak bir yaklaşım... 'Nasıl olacak-' diyeceksiniz. Onun formülünü geliştirmeye çalışıyoruz. Bütün kesimlerin önceliklerini dikkate alarak... Herkesi tatmin etmek tabii ki teorik olarak mümkün değil. Ama olabildiğince herkesin beklentilerini karşılayacak bir çözüm üretmeye çalışıyoruz. Bu piyasalarda çalışacak insanlar var, onları da düşünmemiz lazım. Dolayısıyla insanları Charles Dickens'ın romanlarında tanımlanan şekilde çalıştırmak gibi bir niyetimiz yok. 'Önce insan' diyoruz.''
-''70-80 arasında çalışan emekli oldu''-
İstihdamla ilgili bir soru üzerine, geçmişte İMKB'nin statüsü, insan kaynakları uygulamalarıyla ilgili birtakım ''çok da olumlu'' değerlendirilmeyecek gelişmeler yaşandığını anımsatan Turhan, ''Önümüzdeki dönemde biz entegre hale geleceksek, dünyayla ritmik şekilde koşacak, etkili küresel bir merkez haline geleceksek, daha da ötesi şirketleşip, bundan sonra amaç fonksiyonumuzda kar da bir bileşen haline gelecekse çağdaş yöneticilik uygulamalarının gerektirdiği kararları da devreye almamız lazım'' dedi.
İbrahim Turhan, İMKB'den emekli olmak isteyenlerle ilgili ekstra prim uygulamasından kaç kişinin yararlandığı yönündeki soru üzerine, bildiği kadarıyla 70 ila 80 arasında çalışanın şimdiye kadar bu imkandan yararlanarak emekli olduğunu, bunların önemli kısmının destek hizmetlerinde istihdam edilen personelden oluştuğunu, dolayısıyla yerlerine şimdiye kadar çok fazla eleman almadıklarını, şu anda İMKB'nin çalışan sayısının 420 olduğunu anlattı.
-''Anadolu'nun her tarafını dolaşmak istiyorum''-
İstanbul Finans Merkezi Projesi ile ilgili de Turhan, bölgesel finans merkezi olmada hukukun öneminin altını çizerek, mülkiyet haklarının garanti altına alınmadığı, ihtilafların etkili ve kısa sürede çözümlenmediği, yatırımcıların 'acaba yarın kurallar değişir mi-' diye tereddüt ettiği bir ortamda ne yapılırsa yapılsın belki biraz sermaye çekilebileceğini, ancak hele dünyada bu kadar sermaye varken hiçbir zaman kalıcı olarak finans merkezi olunamayacağını söyledi.
İnsan kaynağı unsuruna da işaret eden Turhan, bu anlamda Türkiye'nin herhangi bir problemi olmadığını, ancak bankacılık sektörünün finans teknolojilerini etkin şekilde kullanma noktasında sağladığı seviyenin sermaye piyasaları açısından henüz tam olarak görülemediğini belirtti.
İMKB'nin isminin ''İstanbul Borsası'' olarak değiştirilip değiştirilmeyeceği yönündeki soru üzerine Turhan, Borsanın ismini tüm ülkelerde olduğu gibi kendi diliyle tanımlamanın uygun olacağını söyledi.
Halka arzlarla ilgili de Turhan, uluslararası açılımlarla ilgili temel köşe taşlarına dair adım attıktan sonra büyük şirketleri ziyaret etmeyi planladığını belirterek, ''Bire bir görüşerek onları ikna etmeye çalışacağım. Örneğin; yarın Trabzon'da halka arz seferberliği kapsamı etkinliğinde şirketlerimize sesleneceğiz. Anadolu'nun her tarafını bu şekilde dolaşmak istiyorum. Sadece İstanbul değil, Anadolu'da sermaye piyasalarıyla tanışmak için bekleyen çok şirketimiz var. Önümüzdeki dönemin bunun için son derece uygun olduğunu düşünüyorum'' diye konuştu.
-''Kurumsal yatırımcıları teşvik önemli bir öncelik''-
İMKB Başkanı Turhan, Borsa'nın tabana yayılması ile ilgili nelerin planlandığına ilişkin de Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) başkanlığında sürdürülen süreçte SPK'nın ''www.yatirimyapiyorum.gov.tr'' sitesinin bu amaçla atılan ilk adım olduğunu, kendilerinin yaptığı ''www.bilincliyatirimci.org''da da temel hedeflerinin finansal okur-yazarlık olarak tabir edilen yatırımcıların finansal tercihlerini yaparken doğru kararları vermesini mümkün kılacak bilgi ve birikimi sunmak olduğunu vurguladı.
Borsa'da işlem yapan yatırımcıların davranışlarına bakıldığında, kurumsal yatırımcıların değil, bireysel yatırımcıların ağırlıkta olduğunun görüldüğünü belirten Turhan, kurumsal yatırımcıların portföy büyüklüğünün milli gelire oranının sadece yüzde 5 olduğunu, bunun yüzde 40'lar seviyesine yükseltilmesi gerektiğini ifade etti.
Kurumsal yatırımcıları teşvik etmenin sermaye piyasaları açısından önemli bir öncelik olması gerektiğinin altını çizen Turhan, ''(Kurumsal yerine bireysel yatırımcının teşvik edilerek korunması gerekmez mi-) diye sorular geliyor. Kurumsal yatırımcının az olduğu bir piyasada bireysel yatırımcı dezavantajlı durumda olacaktır. Dolayısıyla bireysel yatırımcının hakkını korumak için, piyasanın bireylerin hakkının en fazla korunduğu sistem olan tam rekabetçi piyasaya yaklaşması gerekiyor. Kurumsal yatırımcı sayısının artması, tam rekabetçi piyasaya yaklaşmamızı sağlayacağından bireysel yatırımcının hakkının korunabilmesi için de kurumsal yatırımcılar teşvik edilmelidir'' şeklinde konuştu.
Facebook'un halka arzında Nasdaq Borsası'nda yaşanan yarım saatlik teknik arıza ile ilgili bir soruya ise Turhan, ''Teknolojinin olduğu yerde sorun olması kaçınılmaz. Önemli olan bu sorun olduğunda kurumların B ve C planlarının olması ve sorunu doğru bir şekilde yönetebilmesi'' dedi.
İbrahim Turhan, ''(Facebook'un halka arzı keşke bizim borsamızda olsaydı) dediniz mi-'' sorusuna ise ''Ben 'keşke' demeyi sevmem. Ama bir gün inşallah 'Facebook gibi büyük bir şirket, İMKB'de halka açılmayı kendisi isteyecek' dedirtebilmek, bizim için başarı olacaktır'' yanıtını verdi.
Uluslararası entegrasyon ve küresel anlamda büyüme için sermaye piyasasının Türk parası dışında diğer para birimleriyle işlem gören menkul kıymetlerin alınıp satılabildiği bir piyasa haline getirilmesi gerektiğinin altını çizen Turhan, Viyana ve Kore borsalarının yanı sıra Mısır, Dubai ve Makedonya ile de işbirliği anlaşmaları yapıldığını hatırlattı.
Bunun gibi anlaşmalar arttıkça piyasanın daha da büyüyeceğini vurgulayan Turhan, Türkiye nasıl bir merkez ülke oluyorsa, İstanbul'un da önce bölgesel, sonra küresel finans merkezi olmasının bu gibi bağlantılar ve işleyişlerle mümkün olacağını ifade etti.

AA

ETİKETLER :
YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)