IMF için 'İstanbul' milat olacak mı?
Türk bankaların tepesindeki isimler, 'IMF için İstanbul milat olacak' öngörüsü konusunda iyimser ama temkinli. Bankacılara göre İstanbul'un milat olması bir 'İstanbul deklarasyonu' yayımlanması ve Türkiye gibi ülkelerin daha fazla söz sahibi olacağı bir düzenleme şart.
Bankacılar IMF için 'İstanbul'un milat olduğu konusunda temkinli
Bankacılık sektörünün kare asları IMF-Dünya Bankası toplantılarında ortaya atılan önemli tezlerden birini tartışıyor. Önce IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn sonra da Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz tarafından dile getirilen, "İstanbul'daki IMF toplantıları dünya için bir milat olacak" sözlerine, temkinli bir umutla yaklaşıyorlar. IMF-Dünya Bankası'nın İstanbul'da düzenlenen yıllık toplantılarına, "Küresel krizden çıkışın işaretlerinin görüldüğü bir döneme denk gelmesi, yüksek katılım, G-20 ülkelerinin ön plana çıkacak olması ve dünya finans sisteminin yeniden yapılandırılması ile ilgili çalışmaların masaya konulması" nedeniyle bir milat olarak bakan üst düzey bankacılar, çekincelerini ise şöyle sıralıyor: "IMF'de söz sahibi olan ülkelerin kararlarının değiştiğini görmek ve adı İstanbul olacak bir deklarasyonun yayınlanması milat için şart."
İş Bankası Genel Müdürü ve TBB Başkanı Ersin Özince
Politika değişikliği görülmeli
Çok ilginç bir döneme rastgelen bu toplantılar açık bir platforma dönüştü adeta. IMF'nin ve gelişmekte olan ülkelerin geleceği konusunda çok ilginç görüşler ortaya atıldı. Ama bunların hepsinin IMF'nin uluslararası politikalarına anında yansıyacağını düşünmüyorum. Eğer milattan kastedilen IMF'nin politikalarında geçmişe nazaran farklılık, daha etkin bir tavırsa, bence bekleyip görmek gerekiyor. IMF'de söz sahibi olan ülkelerin politikalarının değiştiğini görmeden bu toplantılar için "milat" demenin yerinde olmayacağını düşünüyorum.
TSKB Genel Müdürü Halil Eroğlu
Gelişen ülkelerin temsil gücü artıyor
Milat olup olmadığını bilmiyorum. Ama bu toplantılar son dönemde yapılmış IMF toplantılarının içinde en önemlilerinden biri. Çünkü krizin bu kadar sert olduğu bir dönemde yapılıyor. IMF Başkanı'nın da ifade ettiği gibi gerek az gelişmiş ülkelerin temsil gücü, gerekse de uluslarüstü kuruluşların dünyanın eşitsizliği azaltıcı finansman desteğinin artacağını göreceğiz. Ana bir değişiklik olduğu açık, bunu milat olarak da tanımlayabilirsiniz. Ayrıca bu benim 15. IMF toplantım. Bu Washington dışında yapılan toplantılar arasında en zengin olanı.
TEB Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Canevi
Adı 'İstanbul' olan bir deklarasyon yayınlanmalı
Henüz milat olup olmadığı belli değil. Krizden çıkışın nasıl yönetileceği konusunda da hala bir karara varılabilmiş değil. İstanbul Deklarasyonu bekliyoruz. Öyle bir deklerasyon çıkarsa tarihi olabilir. Sonuç bildirgesinin asıl adını da İstanbul Deklarasyonu koyarlarsa o zaman tarih olur. Uluslararası finans sistemi senelerce Washinghton Konsensusu ile idare etti. Şimdi de ona benzer İstanbul'un adını verebileceğimiz bir belge çıkarsa Türkiye tarihe geçer. Ayrıca yabancı bankacıların hepsi bu organizasyondan çok memnun. Bir de finansal sistemdeki istikrara hayran oldular.
Eurobank Tekfen Genel Müdürü Mehmet Sönmez
Dipten çıkış için bir milat
Krizde dipten çıkışı bir milat kabul edersek, bu toplantıların da bir milat olduğu doğrudur. Bu toplantılara katılan herkes çok pozitif bir ruh hali içinde. 2010 tüm dünyanın büyüyeceği bir yıl olacak. Gelişmekte olan ülkeler ise daha hızlı büyüyecek. Bunda herkes mutabık. Tüm bunları toplarsak milat olarak kabul edilebilir. Bu en canlı IMF toplantısıydı en yüksek katılımlı toplantı oldu. Bir ortak tavrın sağlandığı ender IMF toplantılarından biri. Artık herkes krizi özümsemiş ve çıkış konusunda reçeteler konuşuluyor.
Denizbank Finansal Hizmetler Grubu Başkanı Hakan Ateş
Daha güçlü işbirlikleri gündemde
Ben 12. kez IMF toplantısına katılıyorum ve İstanbul, insanından trafiğine kadar inanılmaz güzel bir sınav verdi. Bu toplantılar elbette bir milat. Çünkü çok büyük bir krizin ardından yapılan ilk IMF toplantısı. Görünen o ki dünyada bir paradigma değişimi var. Değişimin en başını da İstanbul yakaladı. Gelecek yıllarda bunun önemi daha fazla anlaşılacak. Bundan böyle krizlere karşı yenik düşmemek için dünya finans otoriteleri çok daha büyük işbirliği içerisinde olmak zorunda. Artık G-3, G-7 değil Türkiye'nin de içinde olduğu G-20 dünya ekonomisine yön verecek.
Akbank Genel Müdürü Ziya Akkurt
İstanbul'da yapılmasının özel bir anlamı var
G-20 ülkelerinin öne çıkacağı daha önce söylenmişti zaten. Bu toplantının İstanbul'da yapılmasının da özel bir anlamı var bu nedenle. O yüzden de bir milat. Biz bütün dünya da siyasi, sosyal ve ekonomik alanda bir sürü değişikliğin arefesindeyiz. Bundan sonra eski kalıplar yok, onun için de bir milat. Finansal değişimlerin yanında siyasi anlamda da bir devir başladı aslında. Barack Obama ABD'de başa geçti. Avrupa'da da iktidarlar değişecek. Almanya'da değişti, Yunanistan'da değişecek. İleride Fransa'da bile değişebilir.
NEDEN MİLAT?
Uluslarüstü kuruluşların dünyanın eşitsizliğini azaltıcı finansman desteğinin artacağı beklentisi
Krizden çıkış için gerekli kararlar verilmesi
G-3 veya G-7 değil toplantının G-20 ülkelerinden birinde yapılmasıyla dünya ekonomisinin yeni yönetici güçlerinden birinin gelişmekte olan ülkeler olacağını ilişkin mesaj verildiği inancı
NEDEN MİLAT DEMEK İÇİN ERKEN?
Gelişmekte olan ülkelerin IMF ve Dünya Bankası'ndaki karar güçlerini arttıracak bir düzenlemenin yapılıp yapılmayacağı konusundaki belirsizlik
Toplantıların sonuç bildirgesinin daha önce Washington Konsensusu'nda olduğu gibi bir İstanbul Bildirgesi adıyla yayımlanıp yayımlanmayacağı belirsizliği
Alınan 'milat' niteliğindeki kararların IMF, Dünya Bankası ve bu kurumlarda karar mekanizmasında etkili olan ülkelerin politikalarına anında yansımayacağı inancı
Elif Batu Yener / Referans