| Hisse | Fiyat | Değişim(%) | Piyasa Değeri |
|---|---|---|---|
| AKBNK | 66,75 | -1,84 | 347.100.000.000,00 |
| ALBRK | 8,57 | -2,39 | 21.425.000.000,00 |
| GARAN | 131,60 | -1,72 | 552.720.000.000,00 |
| HALKB | 42,36 | -2,40 | 304.347.197.859,12 |
| ICBCT | 14,20 | -2,87 | 12.212.000.000,00 |
| ISCTR | 12,87 | -1,76 | 321.750.000.000,00 |
| SKBNK | 4,92 | -3,53 | 12.300.000.000,00 |
| TSKB | 9,43 | -2,98 | 26.404.000.000,00 |
| VAKBN | 32,86 | -3,58 | 325.837.181.245,78 |
| YKBNK | 35,70 | -1,65 | 301.559.730.838,80 |
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Öngörüleri ile herkesin dikkatini çeken Taraf yazarı Emre Uslu bugün ki yazısında Mahmut Alınak'ın seçimler öncesi yaptığı ilginç bir analizi değerlendiriyor.
Seçimlerden önce Mahmut Alınak'ın ‘Altı ay içinde AKP hükümeti istifa etmek zorunda kalacak’ dediğine dikkat çeken Uslu, seçimlerden sonra BDP ve PKK'nın yaptıklarını bu minvalde değerlendirdi.
İşte Emre Uslu'nun analizi
ALTI AY İÇİNDE AKP HÜKÜMETİ İSTİFA ETMEK ZORUNDA KALACAK
Baştan söyleyeyim yukarıdaki sözler bana ait değil. Benim öngörüm de değil. Bu sözler uzun süredir beynime kaçmış bir sivrisinek gibi kafamın çeperlerine çarpıp duruyor. Bu sözler seçimlerden önce Mahmut Alınak tarafından söylenmişti. Doğrusu uzun süredir tereddütlüydüm o programı hatırlatıp hatırlamama konusunda. Geçen yeniden dinledim Alınak’ın o sözlerini. Amerika’da olduğumdan dolayı da Alınak’a ulaşamadım. Artık yazmaya karar verdim. Eğer Alınak’ın bir açıklaması olursa buradan seve seve yayımlarım.
8 mayısta Habertürk televizyonunda Mahmut Alınak ile birlikte bir programa katılmıştım. Konu yine Kürt sorunuydu. Alınak işte o programda paylaştı “Öyle şeyler yapılacak ki seçimlerden sonra AKP iktidarı altı ay içinde istifa etmek zorunda bıraktırılacak” öngörüsünü. Şimdi BDP ve PKK’nın yaptıklarına bakınca acaba Alınak bunları mı kastetmişti demekten kendimi alamıyorum.
Mahmut Alınak o programda şöyle konuşmuştu:
ÇOCUKLARIMIZIN TABUTLARI GELMEYE BAŞLAYACAK
“Keşke kör olsaydım da görmeseydim. 12 hazirandan sonra korkunç bir savaş patlak verecek. Çünkü devlet ve hükümet bu meseleyi çözmek istemiyor. PKK seçimden sonra bu gidişatla eylemsizliği bitirecek. Eylemsizlik bitince çocuklarımızın tabutları gelmeye başlayacak..”
Alınak şöyle devam etmişti:
6 AY SONRA İSTİFA ETMEK ZORUNDA KALACAKLAR
“İmralı’ya gidip Öcalan’ın çözüme katkıda bulunmasını isteyeceğim. DTK demokrasiden ve özgürlükten yana olan bütün çevrelerle görüşüp demokratik çözüm konferansı düzenleyecek. Bir çözüm paketi oluşturacağız. Teorik ve pratik. Başbakan’a çözüm önerisi götüreceğiz. Ben Başbakan’ın bu öneriyi kabul edeceğini sanmıyorum. Bu nedenle o çözüm paketini hayata geçirmek için önümüze altı aylık bir süre koyacağız. İddia ediyorum altı ay içinde AKP iktidarı istifa etmek zorunda bıraktırılır. Bıraktırılabilir demiyorum bıraktırılır diyorum...”
“AKP’yi iktidardan indirmek için ne yapacaksınız” sorusuna da şu cevabı vermişti Alınak:
ANKARA'YI MUHATAP ALMAYACAĞIZ
“Demokratik çözüm diyeceğiz. Sivil itaatsizlik eylemleri yapacağız. Örneğin teneke çalma eylemi... Başbakan’ın kulağının dibinde patlayan teneke gümbürtüleri Başbakan’ın sinirlerini koparır. Ekonomik boyut telefonları kullanmıyoruz, ekonomik kurumlaşmalara gidiyorsunuz. Gandi’nin yaptığı gibi.. düzeni işlemez hale getirmek. Yani hayatın her alanında kurumlaşmak. Örneğin milyonlarca kimliksiz insanlarla sokağa çıkmak. Bizi de tutuklayın kampanyaları yapmak. Ankara’yı muhatap almayacağız. Kürtler mevcut siyaseti muhatap olmaktan çıkarmalı kendi kurumlarını kurmalı.”
“Erdoğan’ı indirip yerine kimi getireceksiniz” sorusuna da şu cevabı vermişti Alınak:
ERDOĞAN YERİNE EZİLENLER GELECEK
“Halk temsilcilerini getireceğiz. Ezilenleri getireceğiz. Ezilen kadını genci işçiyi getireceğiz.” O program video paylaşım sitelerinde mevcut. İsteyen izleyebilir.
BDP demokratik özerklik ilan edip “Mevcut siyaseti muhatap almıyoruz, kendi vergimizi toplayıp Ankara’ya vergi vermeyeceğiz” deyince ister istemez Mahmut Alınak’ın seçimler öncesinde ifade ettiği bu öngörüler takılıyor aklıma.
Alınak o öngörüsünü Erdoğan’ın çözüme yanaşmayacağı varsayımı üzerine oturtuyordu. Oysa hemen seçim akşamı ve daha sonraki dönemlerde Erdoğan ısrarla yeni anayasadan söz ediyor ve daha demokratik bir Türkiye için ve tabii ki Kürt sorununun demokrasi içinde çözümü için bir demokratik anayasa yapılması çağırısı yapıyor.
Alınak veya BDP bilebildiğim kadarıyla Erdoğan’a bir çözüm paketi de sunmadılar. Tek çözüm önerisini de Öcalan sundu ve “Devletle anlaştık” dediği hafta PKK asker kaçırmaya ve askerlere saldırmaya başladı.
EYLEMLER ÖNGÖRÜSÜ TUTTU
Bu durumda sanırım şunu söylemek yanlış olmaz. Alınak’ın “AKP’yi iktidardan etmek için girişilecek eylemler öngörüsü tuttu” ama gerekçeleri pek de Alınak’ın o programda ifade ettiği gerekçeler değil. Örneğin Erdoğan’a BDP veya DTK’dan bir öneri paketi sunulmuş ve Erdoğan da reddetmiş değil.
Buna rağmen tıpkı Alınak gibi Cemil Bayık da AKP’nin bitirilmesinden söz ediyor ve savaşı bunun için başlattıklarını ima ediyor. Dolayısıyla seçimlerden sonra oluşan onca olumlu havaya rağmen gerilen “Kürt siyaseti aslında ‘Ne olursa olsun AKP’den kurtulmak için bir dizi hamleler yapacağız’ şeklinde seçimler öncesi alınmış bir kararın uygulamaya konması mı” demeden edemiyoruz.
BU ULUSAL BİR KOMPLODUR
Bu durumda AKP de bu oyunu görüp reste rest mi demek istiyor? Eğer böyle bir durum varsa BDP ve PKK çevreleri AKP’yi iktidardan edecek formülü Kürt sorununa demokratik çözüm getirecek yeni anayasa çalışmalarını baltalamak pahasına neden uygulamaya koydu? Eğer BDP ve çevrelerinin seçimlerden önce verilmiş böylesi bir kararı varsa Hatip Dicle ve diğer KCK sanıklarının aday gösterilmesi de bu kararın bir parçası mı oluyor? Öcalan’ın BDP’nin desteklediği bağımsız blok adaylarının bir kısmından memnun olmadığı, bunlar için “Bu, bana yapılmış bir ulusal komplodur” dediğini biliyoruz. O halde Öcalan’a rağmen aday çıkaran BDP baştan beri bir kaos planının yürütücüsü mü?
Bu ve benzeri sorular ne yalan söyleyeyim kafamı kurcalıyor. Mahmut Alınak’ın “AKP altı ay içinde istifa edecek” öngörüsü o programda sıraladığı nedenleri ortada olmadan gerçekleşiyorsa bu soruları sormak zorundayız diye düşünüyorum.
PKK DEVREYE GİRDİ
Kürt ulusalcılarının seçimlerden sonra sürdürdüğü stratejinin sadece milletvekillerinin serbest bırakılması ile ilgili bir strateji olmadığı apaçık ortada. Eğer bu strateji sadece milletvekillerinin sorununu gündeme taşımakla ilgili ise PKK’nın asker kaçırarak, yok keserek, araç yakarak, sokakta insan infaz ederek, devreye girmesine ne gerek var. Sivil itaatsizlik eylemleriyle bu talepler daha yüksek sesle dile getirilebilirdi... BDP’liler de biliyor ki sivil itaatsizlik eylemleriyle AKP’yi iktidardan götüremezler. Bu nedenle de PKK devreye sokuldu gibi görünüyor... İşin daha da kötüsü bu sadece Kürt ulusalcılarının bir planı gibi görünmüyor. Bu bir ihale işi gibi geliyor. Kürt ulusalcılarına, özellikle PKK’nın şahin kanadına bu ihaleyi kimin verdiği de sanırım Suriye’de olanlara bakılarak anlaşılabilir...
Bunları yazarken amacım iktidarın sorumluluğunu hafifletmek değil. Bu iktidarın açılım bakanının beceriksiz olduğunu yazan biriyim. İktidar elbette birinci dereceden sorumlu ama bir de madalyonun BDP yüzü var ki sadece BDP veya Kürt ulusalcıları yok o yüzde. Çok daha karanlık, kanlı ve karmaşık bir yüz; oraya dikkat çekmek istedim..
böyle yazıları okuyunca kafam atıyor ne demek yani
Hükümet istifa etmez, bu durum ancak AKP için iyi bir koz olabilir.
Zaten Dicle'nin aday gösterildiğinde bir plan içinde olduklarını anlamıştım ama Alınak kış günü leyleği havada görmüş olmalı.AKP öyle zor bir durumda istifa edipte ülkeyi daha kaosa sürükleyecek kadar aptal ordusundan değil beyin takımından oluşuyor.Bunca yıldır gözlemlediğim Başbakan yaratılacak olaylar karşısında taviz vermeden gidin bitirin der.Bugünki yumuşak hareketlerinin nedeni nekadar yumşak halledersem,az can kaybı olur insani duygusu.Kanmasınlar,karşılarında kibar bir mensenyör değil kasımpaşa kabadayısı var.
Şirketlerin sermaye artırımı için süre 2027 sonuna kadar uzatıldı
İçişleri Bakanlığı yurtta beklenen sağanak ve fırtınaya karşı uyardı
Sözleşmeli 31 bin sağlık personeli alınacak
İş insanı Cafer Mahiroğlu'na yönelik soruşturmada 4 zanlı tutuklandı
ÖSYM, İstanbul'da hafta sonu yapılacak sınavların ertelendiğini duyurdu
Devlet memurlarının 2027'deki fazla mesai ücreti belli oldu
Üsküdar'da başkan vekili seçimi için tarih belli oldu
AB'den enerji fiyatlarına karşı önlem: Metan düzenlemesi 1 yıl ertelenecek
Halk TV soruşturmasında 7 kişi hakkında tutuklama talebi
finansingundemi.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansingundemi.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansingundemi.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur. BİST isim ve logosu “koruma marka belgesi” altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.