BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 67,35 -2,04 350.220.000.000,00
ALBRK 8,77 -0,34 21.925.000.000,00
GARAN 130,50 -0,61 548.100.000.000,00
HALKB 43,16 -1,69 310.095.020.292,72
ICBCT 14,86 -2,49 12.779.600.000,00
ISCTR 13,06 0,08 326.500.000.000,00
SKBNK 5,17 -0,39 12.925.000.000,00
TSKB 9,89 -0,40 27.692.000.000,00
VAKBN 34,26 -0,41 339.719.471.377,98
YKBNK 35,94 -1,32 303.587.023.146,96

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaGündem'Hayalperest olmamalıyız'----

'Hayalperest olmamalıyız'

'Hayalperest olmamalıyız'
04 Ocak 2013 - 15:39 www.finansingundemi.com

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın siyasi başdanışmanı Yalçın Akdoğan, Kürt sorunu çözümü için aceleci davranılmaması gerektiğini söyledi

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın siyasi başdanışmanı Yalçın Akdoğan, Kürt sorununun çözümü için aceleci davranmamak gerektiğini belirterek, “Burada iyi niyetli olmak lazım, ümitleri canlı tutmak lazım, ama çok fazla hayalperest olmamak da lazım, daha gerçekçi, realist olmak ve sabırla bu süreci devam ettirmek lazım” dedi. AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli de görüşmelerin şeffaf bir şekilde yürütülmesinin belli bir noktaya gelinmiş olması olarak değerlendirilebileceğini söyledi.
Ak Parti MYK toplantısı öncesi gazetecilerin sorularını yanıtlayan Akdoğan şunları söyledi:
DOĞRUDAN ÇÖZÜME YÖNELİK ÇABA
“Temennimiz herkesin bu süreçte yapıcı rol oynaması, pozitif katkı vermesi sürece. Bu noktada ana muhalefetin, muhalefetin nasıl tavır takınacağı da önemli. BDP'nin mutlaka söylemini, üslubunu, dilini de değiştirmesi gerekiyor. Bu süreç önemli bir süreç, zaman kazanmaya, oyalamaya dönük bir taktik hamle değil, doğrudan nihai çözüme dönük bir çaba. Eğer neticeye varırsa hepimizin ortak bir sorunu çözülmüş olacak. Bu yüzden sağduyuyla, sabırla bu sürecin devam ettirilmesi gerekir.
ÜMİTLERİ CANLI TUTMAK LAZIM
(Silahların bırakılmasına artık daha mı yakınız?) Burada aceleci olmamak lazım. İç içe geçmiş sorunlar kümesi ve terör ciddi bir problem. Bunların bir günde, akşamdan sabaha çözülmesi gibi bir durum söz konusu değil. Dünyada bu sorunla baş etmiş ülkeler de uzun periyotlar içerisinde bu sorunu devre dışı bırakabilirler. Burada iyi niyetli olmak lazım, ümitleri canlı tutmak lazım, ama çok fazla hayalperest olmamak da lazım, daha gerçekçi, realist olmak ve sabırla bu süreci devam ettirmek lazım. Neticede geçen süreçte birçok şey yaşandı, bunlardan dersler de çıkarıldı. Bunlardan elbette devlette ders çıkardı. Bu süreçte daha önceki yaşadığımız süreçte bir takım olumsuzlukların ortaya çıkmaması için herkesin daha duyarlı olması gerekiyor.
İMRALI ÖNEMLİ FAKTÖR
AK Parti umut vermese yüzde 50 oy alıp iktidara gelmezdi. BDP bu süreçte daha yapıcı rol oynamalı. Dün, ‘Bana karşı da konuşma yetkisini kimden alıyor’ diye bir söz kullanmış. Ben başkaları gibi uzaktan kumandayla hareket etmiyorum. Ben, konuşma yetkisini hem Allah'ın verdiği akıldan, hem milletin verdiği yetkiden alıyorum. Sorun çözülse de çözülmese de biz bunlarla siyasi mücadelemizi devam ettireceğiz. Süreci sabote eden bir takım eylemler ortaya çıkabildi, terörle bu yüzden mücadelenin de devam etmesi gerekiyor, güvenlik tedbirlerinin her hangi bir aksama, sürecin dondurulması gibi bir durum söz konusu değil. PKK’nın bölgesel denklemden çıkmasını istemeyen bir takım dış güçler her zaman sürece sabote etmek isteyebilir, buna karşı uyanık olmak gerekir. İmralı önemli faktör, ama sorunun çözümünde başka faktörler de var. BDP bir faktör o da sürecin içinde.”
TERÖRÜ BİTİRMENİN ADIMI
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli de konu ile ilgili olarak şunları söyledi:
“Bütün bu gelişmeleri, olanları, bu süreci terörle mücadelenin bir parçası olarak görmek lazım. Terörü bitirmenin bir boyutu olarak görmek lazım. Tabi bu mücadele çok yönlü bir mücadele. Türkiye'de terörün bitirilmesi gerekiyor. Bu toplumsal bir talep tartışmasız bir şekilde. Ama birçok boyutu var bunun. Sadece sosyal ya da ekonomik ya da askeri boyuta indirgemek meseleyi tam olarak özünü, içeriğini kavrayamamak anlamına gelir. Bahsettiğiniz süreç esasında biraz önce söylediğim bu komple yapının komple çabanın bir parçası. Sistemin bir parçası, bir bölümü. Olayı bu şekilde okumak lazım. Ve bu sorunu Türkiye'nin gündeminden düşürmek için elbette devlet olmanın gereği olan temel ilkelerden taviz vermemek şartıyla bu mücadele bu çalışma bu çaba her noktada yürütülebilir.
SİYASİ MÜZAKERE
Son yapılan açıklamalar ve bugünlerde basının gündeminde olan konu da budur esas itibariyle. Bu görüşmeler yeni yapılmıyor daha önceki dönemlerde de yapılıyordu. Ama bu görüşmeleri, bu süreci siyasi bir müzakere olarak değerlendirmemek gerekiyor. İfade etmeye çalıştığım, Türkiye'de terör probleminin çözümünde kullanılması gereken araçlardan bir tanesidir ve o araç kullanılıyor. Bir başka ifadeyle, daha doğrusu hükümetimiz bu amaçla sonuç alabileceği, sorunun çözümüne kaktı sağlayabileceği herhangi bir araç, bir imkan varsa, onları sonuna kadar kullanmakta kararlı ve onun bir devamı olarak bunu görmek lazım. Yani bu sürecin daha şeffaf bir şekilde yürütülmesi, bütün herkesin gözü önünde, bütün milletimizin gözü önünde yürütülmesinin daha sağlıklı bir yöntem olduğunu düşünüyoruz.
BELLİ BİR NOKTAYA GELİNDİ
(Silah bırakmaya yakın olunduğunu söyleyebilir miyiz?) Bunları göreceğiz, şuanda çok net kesin çizgilerle tanımlamak doğru değil, hem mümkün değil hem de doğru değil. Ama biraz önce söylemeye çalıştığım gibi bu kadar açık bir şekilde, şeffaf bir şekilde yürütülmesinin nedenlerinden bir tanesi de belli bir noktaya gelmiş olması olarak değerlendirmek mümkündür.
BDP SABOTE EDİYOR
Biliyorsunuz BDP'nin bugüne kadar bu konuda kendi iradesini ortaya koyamadığını biliyoruz. Bir siyasi partiden beklenmesi gereken ve kendisine destek veren kesimlerin iradesini yansıtma noktasında sınıfta kaldığını ve bunu yapamadığını biliyoruz. BDP'nin bu konuda kendi özel, özgün iradesi yoktur. Onun iradesi ipotek altındadır. Dolayısıyla BDP'nin, böyle yapıdaki bir siyasi partinin bu konuda açıkçası çok fazla katkı sağlayacağını bugüne kadar olmadı. Bundan sonra da düşünmüyoruz. Dolayısıyla BDP'nin açıklamalarını şuandaki tavırları en azından bazı yöneticilerinin ya da yetkililerinin tavırlarının çok iyi niyetli olmadığını belki biraz bir bölümüyle süreci sabote etmeye yönelik olduğunu da söylememiz mümkün. Mesela Çarşamba günü TBMM Genel Kurulu'nda yaşananlar buna bir örnektir.”
ETİKETLER :
YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)