BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 66,75 -1,84 347.100.000.000,00
ALBRK 8,57 -2,39 21.425.000.000,00
GARAN 131,60 -1,72 552.720.000.000,00
HALKB 42,36 -2,40 304.347.197.859,12
ICBCT 14,20 -2,87 12.212.000.000,00
ISCTR 12,87 -1,76 321.750.000.000,00
SKBNK 4,92 -3,53 12.300.000.000,00
TSKB 9,43 -2,98 26.404.000.000,00
VAKBN 32,86 -3,58 325.837.181.245,78
YKBNK 35,70 -1,65 301.559.730.838,80

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaGündemHalis Toprak'tan 'son mektup'----

Halis Toprak'tan 'son mektup'

Halis Toprak'tan 'son mektup'
25 Aralık 2009 - 13:48 www.finansingundemi.com

Halis Toprak uzun süredir ihtilaflı olduğu ve görev süresi 31 Ocak'ta dolacak olan TMSF Başkanı Ertürk'e 'son bir mektup' yazdı.

Sayın Ahmet ERTÜRK TMSF Başkanı Sayın Ertürk, tüm konuları biliyorsunuz, ve bildiğiniz halde konuları hep değiştiriyorsunuz. Bunu Allah’ın kudreti kabul etmez. Mutlaka öbür dünya’da bunların hesabını vereceksiniz ama öncesinde bu dünya’da da hesap vereceksiniz. Zulmün sonu yoktur. Bakınız eskiden bir Egesel davası vardı. O cana kastetmişti. Bugün ise onun torunları ülkede iş bulamıyor ve bulamayacaktır. Çünkü zulmün sonu felakettir. O cana düşmandı siz de bir varlık düşmanısınız. Siz çok sıkıntıyla karşılaşacaksınız ama çocuklarınız ve torunlarınıza ne olacak onu düşünüyorum. Siz diyorsunuz ki, “Toprakbank 1 milyar 300 milyon TL. zarar etmiştir”. Bu tamamen yalan ve iftiradır. Şöyle ki; borcumuz 40.600.000 TL. olmasına rağmen, Toprakbank’a el koymak için borcu, çok güçlü iştiraklerini de rasyoya saymayarak 758 milyon USD çıkarttılar. Bir anlaşma yaptınız kendi el yazınızla 320 milyon USD yazarak imzanızı attınız, yardımcınız Sayın Şakir Ercan GÜL'de imzaladı. Aradan kısa bir süre geçtikten sonra kendi el yazınızla yazarak ve yardımcınız ile birlikte attığınız imzalarinızı ve verilen sözlerinizi inkar ettiniz. İkinci yapılan anlaşma ile borcumuzu 453 milyon USD’ye çıkardınız. Şartları 10 yıl vade ile ve 2 yıl da faizini faizsiz ödemek kaydıyla yani 12 yıl vadeli idi. “Biz bunu kabul etmiyoruz” dedikse de “eğer kabul etmezseniz el koyarız” dediniz. Netice de istemeyerek de olsa imzaladık. Fakat siz bu imzayı da kabul etmeyerek inkar ettiniz. Gayri kanuni olarak ve üstüne acayip bir faiz koyarak altın forward namı altında bir borç yazıldı. Halbuki bu borcun benimle bir ilgisi yoktur. Bu borç Maliye’nin Bayındırbank’a kestiği vergi cezasıdır. Benim aldığım meblağ belli ve hesap defterlerinde kayıtlıdır. Gene de size şükran borçluyum ki Amerika Birleşik Devletlerinin borcunu bana yüklemediniz. Maliye ise bunun kanıtıdır, çünkü her vatandaş tarafından sorulabilir ve araştırılabilir. Bakınız Toprakbank’ın hesabını size anlatayım; Toprakbank’a el koymak için çok güçlü olan 6 iştirakini de rasyoya saymayarak borcu 758 milyon USD’ye çıkarttınız. Zarara atınca diğer alacakların da büyük kısmı gene zarara attınız. Böylece karşımıza 1 milyar 300 milyon TL. sahte zarar çıkardınız. Toprakbank’ın sağlam olan müşteri alacaklarını da aldınız. Hesapların hepsi sizde mevcuttur. Tüm ülkeye bunları açıklayınız yalnız iftira ile değil gerçekleri açıklayınız. Toprakbank’ın iştirakleri ülkenin en iyi iştirakleriydi. Toprakbank hariç o dönem bankalarının iştirakleri yoktu. Bir örnek verebilirim; Banka batırana tekrar banka açmak yasak olmasına karşı Sayın Halit Cıngıllıoğlu’na mevduat toplama yetkisi de vererek Toprak Yatırım Bankası’nı 10 milyon USD’ye satıldı. Toprak Yatırım Bankası Mahkeme kararı ile satılamaz olduğu halde neden Sayın Halit Cıngıllıoğlu’na satıldı, kısa bir süre sonra ise Halit Cıngıllıoğlu banka’yı İsraillilere 800 milyon USD’ye sattı. İkinci örnek; Toprak Leasing’in kasasında 15.454 milyar TL. nakiti mevcuttu, ayrıca o dönemin 1 Ocak-31 Mart arası 5.943 milyon TL.’de karı vardı. Yılbaşında asgari karı 40 trilyon TL. olacaktı. Hazine bonosu, müşteri çeki ve açık alacakları vardı ki bunların miktarını bilmiyoruz. Toprak Leasing’in 1 kuruş borcu yoktu. Tüm bu saydıklarımızla beraber Aziz dostun Sayın Murat Ülker’e 14 milyon USD’ye devir edildi. Sayın Murat Ülker ise Toprak Leasing’in % 60’ını 120 milyon USD’ye Araplara sattı, bu ne kadar güzel ve beleş bir kardır. Toprakbank ise 1 Ocak-31 Mart arası 237.865 milyon TL. kar etti. Bu rakam o dönemin kar eden bankaları arasında Türkiye İş Bankası’nın 4 misli, Garanti Bankasının 7 misli’dir. Kasasında 1.320.932 TL. Hazine Bonosu, 74 trilyon TL. nakit ve 800 milyar TL. de bankalar arası para satıyordu. İştiraklerimizin değeri asgari 3 milyar USD idi. Şunu ifade edeyim ki, böyle bir bankaya çamur atılmaktadır. Sayın Engin Akçakoca’ya çağrıda bulunuyorum, tüm bunlar doğru mudur? yalan mıdır? Açıklama yapmaz ise onunla da Yargı’da hakkımı arayacağım. Bizim borcumuza gelince, bizim Türk Lirası üzerinden kullandığımız kredi teşvik kapsamında yatırım belgelidir. Kullandığımız kredi 40.600.000 TL’dir. Bunun haricinde bir kuruş kullanılmış değildir. Bu nasıl 785 milyon USD’ye çevrilmiştir. O dönemin USD kuru 85 TL. idi. 30 Aralık 2001 tarihinde nasıl yapılmış ise, faiz % 12 (USD bazında) ile borç 785 milyon USD’ye çıkmıştır. Bu tamamen aslı esası olmayan bir borçtur. El konulan 21 bankanın benim haricimde bir kişisi bile zaten yatırım yapmadı. Onları da % 12 faiz ile ve benimde % 12 faiz oranıyla yaparak olmayan bu borcu yukarıya çıkartıyorsunuz. Devlet Hazine Bonosu çıkarıyor ve Devlet imzası ile % 100’lük faiz ödeniyor. Ama Devlet kanun çıkarıyor, ve teşvik belgesi çıkarıyor. Bizim ilk Teşvik Belgemiz olan 1 milyar USD’de verilmedi. Bu rakam günümüzün 10 milyar USD’sine tekamül etmektedir. Biz Lice’ye yaptığımız yatırım için Toprakbank’tan 40 bin YTL. aldık, ama almaz olaydık. Toprakbank’tan almamızın sebebi, Lice’ye yapılan bu yatırımlarda Toprakbank’ın da katkısının olmasını istememizdi. Bu kredinin büyük kısmı da Sanayi Yatırım ve Kalkınma Bankasından kullanıldı. Teşvik Belgesine tabii Türk Lirası alınmıştır ve faizi de % 15’tir. Bizim 40.600.600 TL. olan borcumuz günüde ve vadesinde ödenmiştir. Fakat bu yapılan işlemi varlık düşmanı olan USD’ye çevirdi. O günün 1 USD’si 85 TL. idi, % 12 faiz de eklenerek 785 milyon USD’ye çıkarıldı. Bununla da yetinilmeyerek Bayındırbank’ın Maliye’ye olan borcu da bize yansıtıldı. Sonuçta 785 milyon USD oldu. Bu yanlışlıkları yapanlar mutlaka sürüneceklerdir. Ben 320 milyon USD’li el yazısı protokolü ek’te gönderiyorum, ayrıca Toprak Yatırım Bankası’nın satılamayacağına dair mahkeme kararı da ek’tedir. İddia ettiğimiz diğer tüm resmi belgeler mevcuttur, emrettiğiniz taktir de gönderilebilir. Böylece güvenimiz olmadığı için kendi el yazınızla yazarak imzaladığınız ve yardımcınızın da imzaladığı anlaşmadan vazgeçtiniz. İkinci yapılan anlaşma 453 milyon USD idi. Şartları 10 yıl vade ile ve 2 yıl da faizini faizsiz ödemek kaydıyla yani 12 yıl vadeli idi. Siz bu imzayı da kabul etmeyerek inkar ettiniz. 3ncü anlaşma olan hacizlerimizin kaldırılacağına dair olan anlaşmaya da imza attınız ve yine imzalamanıza rağmen vazgeçtiniz. 3 anlaşmadan da imzalamanızı rağmen vazgeçtiniz. Çünkü vazgeçmek sizin sanatınızdır. Özellikle hacizler sanayi tesisleri için çok önemlidir. Çünkü haciz olunan durumda bir malı satamazsın, kira alamazsın, kredi alacağın bankaya teminat veremezsin, hiçbir banka da kredi vermez. Bu müesseseleri perişan ederek, tahrip ederek, mahvederek bitirdiniz. Bilhassa sanayi tesisleri parasız yürütülemeyeceği bilinmesine rağmen merhametsizce bu işlemler yapıldı. Bu müesseseler benim değildi, devletindi, milletindi. Bu müesseseleri yıktıktan sonra aynı ekip ile tekrar ayağa kaldırmak imkansızdır, her baba yiğidin harcı değildir. Allah’ın kudreti mutlaka bu yapılanların cezasını verecektir. Size yardım edende 80 cm.’lik mezarda mutlaka perişan olacak ve mahşeri kübra’da hesap verecektir. Bu müesseselerden yetim ve şehit aileleri geçimlerini sağlıyordu. Bu ekmeğe mani olurken acaba siz dünya’da bir kişiye ekmek verdiniz mi? her şeye el koyduktan sonra oturduğum ev içinde 30.000 TL.’ye yakın para alıyorsunuz. Bunu da çok zor şartlar altında bulup buluşturup ödüyorum. 1997 yılında Toprak Vakıf kuruldu. O tarihten bu tarihe kadar binlerce yetim, şehit çocuğu burslarla okudu ve bu Devlete faydalı birer insan oldular. Şimdi ise bu yetim ve şehit ailelerinin burslarını ödeyemiyoruz. Okuyamayan her burslunun günahı sizin boynunuza olacaktır. Sayın Ertürk ben kendimi biraz size tanıtayım; Ben bir sanayici olarak ülkeme çok faydalı olduğuma inanıyorum. Bakınız yalnızca Sakarya-Eskişehir arası 150 km.’de 18 sanayi tesisi yaptım. Bu tesisler apartman yapmaya benzemez ve herkesin yapacağı bir iş değildir. Ben ülkeme toplam 23 adet sanayi tesisini 6 coğrafi bölgesine yapmışım. Kars-Sarıkamış bölgesine de Turizm amaçlı bir otel yaptım. Ayrıca Sosyal tesislerimiz; Sakarya'da yaşlılar yurdu, Eskişehir'de çocuk yurdu, Bozüyük'te camii, Tarsus-Adana arasında camii, Diyarbakır'da camii, Lice'de ise 14 sosyal tesis (ilköğretim okulu, teknik lise, hastane, kültür sitesi, 54 Lojman...vs.). Arsa dahil, Devlet başta olmak üzere hiç kimseden yardım almadan, Allah nasip eyledi ve hepsini kendim yaptım. 31 Aralık 2008 tarihinde Toprak Seniteri şirketim 394 milyon TL. kar ederek, 54 milyon TL.’de amortisman ayırmıştır. Halbuki tüm şirketlerimde olduğu gibi bu şirketimde de haciz vardı ve hacizli durumda iken bile durum ortadadır, 448 milyon TL. kar elde edilmiştir. Ayrıca İnşaat şirketimizin de çok gayrimenkulü ve kira alacakları olduğu halde el konuldu. Tüm bunlara karşı gayri kanuni olarak “132 milyon USD alacağım var” denilmektedir, Oysa ki bizim alacağımız 674 milyon TL.’dir. Yukarıda bahsi geçen ve el konulan 2 şirket ile yetinilmedi geri kalan tüm şirketlere 2 hafta süre ile el konuldu. Varlık düşmanı olduğunuz tüm bu örneklerde görülmektedir, Dünya’da böylesine varlık düşmanı bir kişi daha yoktur. 132 milyon USD alacağınıza karşı 4 adet eşi emsali olmayan gayrimenkulleri çok ucuza sattınız, nasıl ki yetmedi 21 şirkete el konuldu. Böylesi sanayi tesislerinin günümüzde yapılması mümkün değildir. Sayın Ertürk Tüm bunları yapan bir insan için nasıl 75 milyon kişinin karşına çıkarak iftira ediyorsun. Görünen köye kılavuz ister mi? Ortada olmayan bir alacak uydurarak, iftira ederek bir sonuca varamazsınız. Yalnız size kardeşcesine söyleyeyim ki, iftiranın ve zulmün sonu felaket ve faciadır. İnşallah bu yaptıklarınızdan dönersiniz ve hak ne ise ona riayet edersiniz. Söz konusu olan teşvik belgeli kredi Türk Lirasıdır ve bu kredinin büyük kısmı Sanayi Yatırım ve Kalkınma Bankasından kullanılmıştır. Bu banka Devletin Bankasıdır, bu inkar edilemez ve faizi de % 15’tir. Teşvik belgesine tabii Türk Lirası alınmış ve Türk Lirası olarak ödenmiştir. Devletin kanunu vardır, Devletin kararnamesi vardır, Devletin Teşvik Belgesi vardır. Hepsi ortadadır ve Teşvik belgeli Yatırım Kredisi olmaz. Kanuna riyayet etmiyorsunuz, dolayısıyla USD’ye çevrilmemesi gerekmektedir. Bu ülkenin sahibi Yargı’dır. Toprakbank’ın evrakları elinizdedir, Toprak Holding’in de evrakları sizin elinizdedir, her şeyi çok iyi biliyorsunuz. Fakat sizin amacınız; bitirmektir. Amacınızın bu olduğu bellidir. Netice olarak şunu ifade edeyim ki İstinye, Kuşadası, Paşabahçe, Holding binası toplamda 120 bin m2’dir. Ülkemizin medarı iftarı Belediye Başkanımız Sayın Kadir Topbaş çok dürüsttür ve daha da çok büyüyecektir, kendisine şükran borçluyuz. Levent’te bulunan İETT arsasının m2’si 18.000 USD’den El-Makduma ihale ile sattı. 2 milyar 160 milyon USD’ye tekamül eder. Biz de ise el konularak ihale ile 4 büyük gayrimenkulümüz 99 milyon USD’ye satılıyor. Oysa bu sözü geçen gayrimenkullerle İETT arsası arasında buradan Amerika kadar fark vardır ve 3 kat daha kıymetlidir, çünkü bu yapılarda binalar mevcuttur. Allahın kudreti bu zulmü affetmez. Benden 674 milyon TL. fazla almışsın üstüne üstlük mal varlığımızı beleşe satmışsınız. Satılan gayrimenkullerimizden bir örnek vereyim; İstinye Aslanlı Köşk’ün m2’si 1.400 USD’ye satıyorsun yani 14 milyon USD ediyor. Aslanlı Köşk, ülkenin bir numaralı yeridir, nasıl ki İngiltere de bulunan evim dünya da ikinci idiyse burada da birincidir. Bugün Ümraniye de bir arsa metrekaresi 5000 USD’ye zor bulunuyor. Yalnız Sayın Ertürk’e şükran borçluyum ki bu satışlarda üste para vermemiş. Oysa ki bu satışlar devleti temsil etmektedir, dolayısıyla Devletin parasıdır, Devlet yüksek satarsa devlet kazanır. Bunun hesabını eni 80 cm’lik mezarda nasıl vereceksiniz, düşünmüyorsunuz. Siz “kendi paramı alıyorum” namı altında gayrimenkullerimizi beleşe satıyorsunuz. Benim Türkiye İş Bankası’na 107 milyon USD borcum vardı. Yazısı ve belgesi de elimdedir. Türkiye İş Bankası bu meblağ peşin ödeme olursa % 50 iskonto verecekti. O zaman borç 53,5 milyon USD’ye düşüyordu. Sayın Ertürk ise 160 milyon USD olarak Türkiye İş Bankasına ödemeyi 3 katı ile yapılıyor. Hem “alacaklıyım” diyor hem de kendi alacağı parayı almayarak başka bankalara dağıtıyor, ilk önce neden kendiniz almıyorsunuz? Her Allahın günü televizyonlara çıkarak bizim hakkımızda demeçler veriyorsunuz. Yukarıda kim olduğumu belirttim, böylesine dev fabrikaları ve sosyal tesisleri yapan var mı, varsa bana gösteriniz. Bu müesseseyi siz mahvettiniz, ülkeye de büyük zarar verdiniz ayrıca sanayicilerin de moralini tahrip ettiniz. Görüyorsunuz işte devrinizde ne sanayi yapıldı. Olanı da tahrip edip, beleşe sattınız. Göreviniz bittikten sonra yeni başlayacağınız iş yerinin neresi olduğunu biliyoruz, inşallah burasını da TMSF gibi yapmazsınız. Allah Kadir-i Mutlaktır Halis TOPRAK
ETİKETLER :
YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)