Hakan Şükür siyasete ilk adımını attı
Suat Kaya, eski milli futbolcu Hakan Şükür ve şarkıcı Berdan Mardini Diyarbakır'da siyaset sahnesine çıktı
Başbakan Erdoğan, Diyarbakır'da partisinin mitinginde ''Diyarbakır'da ne konuşacak?'' diyen BDP ve MHP lideri Bahçeli'ye yanıt verdi. Erdoğan, ''Sayın Bahçeli bize konuşma metnini yazmayı bırak da Diyarbakır'a gel'' dedi. Erdoğan sürprizi sona saklamıştı. Başbakan'ın konuşmasının ardından platforma Diyarbakırspor Teknik Direktörü Suat Kaya, eski milli futbolcu Hakan Şükür ve şarkıcı Berdan Mardini çağrıldı. Başında 'evet' yazılı şapkayla vatandaşları selamlayan Hakan Şükür böylece siyaset sahnesine ilk adımını atmış oldu. Şükür'ün adı daha önce belediye başkan adaylığı için de geçmişti.
Erdoğan konuşmaya başlamadan önce İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ve bölgeden birçok milletvekili teker teker anons edilerek sahneye çağrıldı.
İşte Erdoğanın konuşmasından satır başları:
3 KAHRAMANI DARAĞACI'NA GÖNDERDİLER
Buradan tüm Diyarbakıra sevgilerimi saygılarımı yolluyorum.
Bugün sizlere yüreğimi açmak, sizlerle gönül diliyle sohbet etmek istiyorum. Bizim Diyarbakıra ayrı bir sevdamız ayrı bir muhabbetimiz var.
Millete efendilik yoktur millete hizmetkar olmak vardır. Bu yüzden siyasetimizin merkezine insanı yerleştirdik.
İnsanı yüceltmek kadar demokrasiyi geliştirmeye önem verdik. Türkiye demokrasisi büyük badireler atlattı. Ama demokrasiye inanan insanların mücadelesi çok büyük zorlukları geride bıraktı.
Rahmetli Menderesin mücadelesi çok partili hayatı mümkün kıldı tahammül edemediler 3 demokrasi kahramanını darağacına gönderdiler.
Demokrasi tam toparlanmaya başladığında yine çelme taktılar. 12 eylül demokrasiye büyük bir darbe vurdu. Kaybeden demokrasi oldu.
Rahmet Özal Türkiyeyi dünyaya açtı. Yine tahammül edemediler.
ŞİİR OKUDUĞUM İÇİN MAHKUM OLDUM
28 Şubat süreci milli iradeyi hiçe saydı. Milletin ve memleketin üzerine karabasan gibi çöktü. Bu kardeşiniz 12 aralık 1997de Siirtte bir şiir okudu. Siirte bir şiirle seslendiğim için yargılandım hüküm giydim ve cezaevinde yattım.
Dört duvar arasında milletimin hayır duaları arasında baş başa kaldım ama hiç umutsuzluğa kapılmadım.
Özgürlüğün kıymetini o mahpus duvarları arasında daha fazla anladım. Demokrasiye olan ihtiyacı o zaman daha iyi hissettim.
Memleket tutkumuz her zaman engellenmek istendi. Bizi yok saymak istediler. Hizmet etme tarzımızı küçümsediler.
AHMET KAYA'NIN GURBETTE VEFATINI UNUTMAYIZ
İnancından dolayı, ibadetinden dolayı, başındaki örtüden dolayı dışlanmanın ne olduğunu biz çok iyi biliriz.
Biz yoksulluğu biliriz. Yasakların ne olduğunu çok iyi biliriz.
Bir gece yarısı sokak ortasında ensesine kurşun sıkılarak katledilen faili meçhullerin acısını çok iyi biliriz.
Evi basılıp tarumar edilmek nedir çok iyi biliriz. Köy meydanına toplanan köylülere uygulanan şiddeti biliriz.
Hapisteki oğlunun yanına gidip kendi diliyle konuşamayan annenin acısını iyi biliriz.
Hakkaride sabah ezanını okuduktan sonra saldırıya uğrayan vefat eden İmamın acısını biz biliriz. Oğlunu şehit veren Çorumlu annenin gözyaşı bizim ciğerimize akar. Oğlunu terör örgütüne kaptırmış annenin göz yaşı bizim ciğerimizi akar.
Ape Musanın acısını, Orhan Miroğlunun acısını biz unutamayız.
Şivan Perverin hasretini görmezden gelemeyiz. Ahmet Kayanın gurbette vefatını hatırımızdan çıkaramayız.
Çünkü biz bu toprakların çocuklarıyız. Çünkü biz bir gün Edirneli, İstanbullu, Yozgatlıyız, Hakkariliyiz, Diyarbakırlıyız, Diyarbakırın evladıyız.
BURADA YALAN SÖYLEYEN O YALANIN ALTINDA EZİLİR
Selahaddin Eyyubinin sancağı altında Kudüsü birlikte fethettik. Fatihle, Kanuniyle birlikte dünyaya adalet dağıttık. Şu Süleyman Caminin tuğlalarında hepimizin sağlam iradesi var.
Zılgıtta bizim, horon da bizim, halay da bizim zeybek de bizim. Bizim dualarımızı ortak, kıblemiz bir. Hepimiz aynı geleceğe yürüyoruz.
Nasıl tarihimiz birse istikbalimiz de bir.
12 Eylül'deki halk oylaması demokratikleşme açısından çok önemlidir.
Demokrasi açısından her günümüz bir önceki günden daha iyi oldu. 12 Eylül halk oylaması için verdiğimiz mücadele de, Allaha inandığım gibi inanıyorum, boşa gitmeyecek.
12 Eylül'de kazanan herhangi bir parti olmayacak, kazanan millet olacak.
Diyarbakır Mekke ve Medineden sonra en çok sahabe kabrine sahip olan şehir. Bu şehre gelip de yalan söyleyenler o yalanın altında ezilirler, biterler.
BAHÇELİ VE BDP'YE CEVAP
Birileri yazıp çiziyor, Başbakan Diyarbakırda ne konuşacak? diyorlar.
Burada BDP, Erzurumda da Bahçeli işi gücü bırakmış bize konuşma metni yazma derdine düşmüş.
Sayın Bahçeli sen bize konuşma metni yazmayı bırak söyleyecek sözün varsa buraya Diyarbakıra gel.
Söyleyeceğini şu Diyarbakır Meydanında söyle. Diyarbakırın güzel insanıyla gönül bağı kurabiliyorsan gel burada konuş. Hariçten gazel okumakla bu işler olmuyor.
SİZİ SEVİYORUZ BE...
Biz Türkiyenin partisiyiz. Belli bir etniğin belli bir bölgenin değil. 73 milyonun partisiyiz.
Birileri için ediyorlar, Filanca etnik unsurun partisi diyorlar
CHP için ne diyorlar kumsalların partisi diyorlar. Kumsalların partisi CHP şu anda zaten kumsaldalar.
81 ilin 80inde milletvekilimiz var hedef 81de 81. Neden çünkü bizi sizi seviyoruz beâ¦
2005TE NE DEDİYSEK ARKASINDA OLDUK
Bu Başbakan doğuda ayrı batıda ayrı, kuzeyde ayrı, güneyde ayrı konuşan başbakan değildir.
Biz söz verip sözünü unutanlardan olmadık. Gönül diliyle konuşuyoruz. Diyarbakıra gelip sonra sırtını dönenlerden olmadık.
2005 yılında burada ne dediysek onurumuzla, şerefimizle onun arkasında durduk.
Demokratikleşme bir zihniyet devrimini gerektirir. Eğer bu zihniyeti değiştirmezseniz hiçbir şey değişmez.
Onun için önce zihniyeti değiştirdik. İnsana bakışı değiştirdik. Ezberleri bozarak işe başladık. Baskıya dışlamaya direndik.
ŞİMDİ KAPIYI AÇIYORUZ, YENİ ANAYASA 2011DEN SONRA
Bu anayasa değişikliği ile her şey bitmiyor. 2011 seçimlerinden sonra daha geniş tabanlı yeni bir anayasanın temellerini atıyoruz. Yani şimdi kapıyı açıyoruz kapıyı.
Ayrımcılık yapan anlayışları hep karşımıza aldık. Kardeşliğimiz bozmak isteyenlere karşı 12 Eylül bir manifestodur.
Partiyi kurmak için buraya geldiğimizde bize olağanüstü hali kaldır yeter dediler. Şimdi kimse olağanüstü hali hatırlamıyor çünkü her şey normale döndü.
Dediler ki 'DGMleri kaldırın.' Kaldırdık ama o da unutuldu. Neden çünkü hafıza-i beşer nisyan ile maluldür.
KÜRTÇE TV YAYINI YARIM SAATTEN 24 SAATE ÇIKTI
Devletin televizyonu günde yarım saat yayın yapıyordu. Biz ne yaptık devletin bir kanalını 24 saat Kürtçe yayın yapar hale getirdik.
Suça itilen çocuklarla ilgili yasayı düzenleyerek bu çocukların cezaevinden çıkmasını sağladık mı. Bütün bunları yoğun çalışmalarımızla sağladık.
KİMSEYİ TEHDİT ETMEDİK
Muhalefet lideri bize atfen diyor ki biz halkaEvet oyu vermezseniz Yeşil Kartı kaldıracağız diyormuşuz.
İstanbulda afişler asmışlar diyorlar ki Rahibe kıyafetine evet.
Yani benim başörtülü bacımın kıyafetini rahibe kıyafetiyle özdeşleştiren anlayış.
Bugüne kadar ne ben ne de arkadaşlarım yeşil karta ve herhangi bir konuya ilişkin bir tehdidimiz olmamıştır olamaz.
Biz seçimlerin boykot edilmesini de anti demokratik bir yaklaşım olarak görüyoruz.
Sizler buradan seçtiğiniz milletvekillerini neden gönderiyorsunuz Gidin bizim haklarımızı koruyun diye.
HANİ ZILGIT
Hava yolunu, halkın yolu haline getirdik. 5 milyon kapasiteli yeni havaalanı terminalini en kısa sürede hizmete açacağız. Hani zılgıt.
DİYARBAKIR CEZAEVİNİ YIKACAĞIZ
Diyarbakır Cezaevi'ni kapatıyoruz. İlk işimiz yeni cezaevini yapıyoruz. Bitireceğiz ve o biter bitmez o malum cezaevini yıkacağız.
Orası artık varlığı ile sürekli bize 12 Eylülü hatırlatmasın istiyoruz. İnşallah bu da bize nasip olacak.
12 Eylülü yapanlar işkence yok derken Diyarbakır Cezaevi'nden göğe feryatlar yükseliyordu.
Tek kişilk hücrelerde 20 kişiyi nasıl istiflediklerini kitaplar yazıyor. Ölmek için Allaha yalvardılar. Şimdi biz bu ayıplara son verdik son veriyoruz.
Allahın izniyle bu 12 Eylül bunlara son vermenin adı olacak.
Sandıklara gideceğiz değil mi. Tehditler bizleri yıldırmayacak. Yıldırırsa o özgür Türkiyeye kavuşamayız.
ERGENEKON'UN AVUKATI CHP
Danıştaya bir saldırı oldu hemen ardından faturayı bize kesmek istediler.
Cenaze törenlerini mitinge çevirdiler. Bakanlarımıza saldırdılar. Bütün yönlendirmelere rağmen olayın üzerine cesaretle gittik. Arkadan ne çıktı Ergenekon çıktı.
12 Eylül'de 2 şey oylanacak ya darbe anayasası ya milletin anayasası.
KONUŞMA SONRASI SÜRPRİZ İSİMLER SAHNEDE
Erdoğanın konuşmasının ardından Diyarbakırspor Teknik Direktörü Suat Kaya, Diyarbakırspor Teknik Direktör Yardımcısı Mehmet Gönülaçar, şarkıcı Berdan Mardini, Galatasarayın ve Milli Takımın eski kaptanı Hakan Şükür sahneye davet edildi.
CHPli Belediye Başkanı Mehmet Geçitli, DSPli Belediye Başkamı Mehmet Akdağ, DPli İl Genel Meclis üyesi Şeyhmus Karamehmetoğlu, MHP Çermik İlçe Başkanı Bilal Çeliktenin de referandumda evet diyecekleri anons edilerek sahneye çağrıldılar.
HAKAN ŞÜKÜR'ÜN ADI BELEDİYE BAŞKANLIĞI İÇİN GEÇMİŞTİ
2008 yerel seçimlerinden önce Başbakan ile görüşen Şükür'e ''Futbolu bırak. Amerika, Kanada ya da Katar'a falan da gitmeyi kesinlikle düşünme. Gel seni önümüzdeki sene yapılacak seçimlerde Adapazarı'ndan belediye başkanı adayı gösterelim'' teklifinin yapıldığı iddia edilmişti.