BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 66,75 -1,84 347.100.000.000,00
ALBRK 8,57 -2,39 21.425.000.000,00
GARAN 131,60 -1,72 552.720.000.000,00
HALKB 42,36 -2,40 304.347.197.859,12
ICBCT 14,20 -2,87 12.212.000.000,00
ISCTR 12,87 -1,76 321.750.000.000,00
SKBNK 4,92 -3,53 12.300.000.000,00
TSKB 9,43 -2,98 26.404.000.000,00
VAKBN 32,86 -3,58 325.837.181.245,78
YKBNK 35,70 -1,65 301.559.730.838,80

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaGündemGüvenilir ve aktivist olmak----

Güvenilir ve aktivist olmak

Güvenilir ve aktivist olmak
15 Haziran 2011 - 13:15 www.finansingundemi.com

Türkkariyer İnsan Kaynakları Eğitim ve Danışmanlık Hizmetleri Yönetim Kurulu Başkanı Sühey aygül FİNANSGUNDEM.COM için yazdı

Geniş şube ağı bulunan bir kurumun, İstanbul’a yakın bir Bölge Müdürlüğünde yemekteyiz. Çalıştığı kurumda 32.yılını dolduran bir şube müdürü, emeklilik töreni için verilen bu yemekte son derece duygusal anlar yaşamaktadır. Orada tesadüfen davetli bulunan İnsan Kaynakları Müdürünü karşısında görünce herkesin içinde boynuna sarılır ve hıçkırıklarla ağlamaya başlar. Sahne son derece duygusaldır. Etrafta bulunanların etkilenmemesi mümkün değildir. Daha sonra, bu satırların sahibi ile adı geçen emekli müdür lavaboda el yıkarken aynada göz göze gelirler. Yaşanan karenin etkisinde kalan bendeniz emekli müdüre ‘’insan kaynakları müdürünüzü ne kadar seviyorsunuz, yaşanan sahneden çok etkilendim’’ şeklinde düşüncelerini ifade eder. Cevap sürprizlerle doludur. ‘’Ben 32 yıl bu kurumda ve Anadolu’nun farklı yerlerinde çalıştım. Şimdi ayrılıyorum. İnsan Kaynakları Müdürünü ilk defa karşımda görünce ne yapacağımı şaşırdım, bilemedim. Duygularıma hakim olamadım ‘’ der.
Evet bu değişik döngüde olduğu gibi bazen patronları bazen de yöneticileri bile hiç görmeden büyük kurumların kapısından içeri girip tüm enerjinizi, gençliğinizi bırakarak dışarı çıkılabiliyorsunuz. Son zamanlarda piramitler belki daha yataylaştı, performans yönetimi ve toplantıları daha sık yapılır, koçluk kavramları daha bir içselleştirilir oldu. İnsan sermayesinin her şeyden önemli, rekabet stratejisinde farkı yaratan varlık olduğu en azından fikren kabul edildi. Ancak bazı yöneticilerin paradigması, bırakın biraz yerinden oynamayı, kıpırdamadı bile. Onlar değişime ve insani titreşimlere kapalı yöneticilerdir. Çelik formatındadırlar. İnsanları rakamlarla tanımlarlar. Kurumdan “exit” yaptıklarında ise kurum hafızasında iz bırakmadan buharlaşırlar.
İster bir kurumun kalbini oluşturan İnsan Kaynakları Yöneticisi, ister harekete geçiren elleri veya adımlarını oluşturan pazarlama-satış veya herhangi bir iş birimi yöneticisi, ister siyaset, ister spor yöneticisi olsun, bugün size organizasyonlara ve çalıştıkları birimlere katma değer yaratan ve iz bırakan yöneticilerin iki önemli özelliğinde bahsetmek istiyorum.
İş dünyasında birçok yönetici profili vardır, bazıları güvenilir tarafları, bazıları aktivist tarafları ile iş arenasında boy gösterirler. Hepimiz bu iki yetkinlik alanında ayrı ayrı güçlü sayısız kişiyi çevremizde gözlememekte ve çalışma hayatında bir araya gelmekteyiz kuşkusuz. Ancak hem güvenilir hem de aktivist özelliğini taşıyan bir yönetici sözkonusu olduğunda orada gerçek bir lider ışığından bahsetmek gerekir.
Aktivist olmayan güvenilir yöneticiler saygı görebilirler ancak etkileri azdır. Sadece güvenilir ve sevilir olmak yeterli değildir. Güvenilir ve aktivist olmayan kişilerin, şirketleri ve çalışma arkadaşları tarafından oyuncu değil seyirci olarak algılanacaklarını göz ardı etmemek gerekir. Arada bir ortaya çıkmaları, risk almaları, çalışma arkadaşlarına ilham vermeleri beklenir ancak bu genelde pek mümkün olmaz.
Güvenilir olmayan aktivistlerin iyi fikirleri olabilir, ama onları da kimse dinlemez. Bu kişilerin çalışma arkadaşları tarafından aceleci, sabırsız ve kibirli kişiler olarak algılanma olasılıkları yüksektir. Teknik yetkinlikleri açısından takdir ediliyor olsalar da, şirket sonuçlarına katma değer sağlayacak bir lider olarak görülmedikleri için sürekli by-pass edilirler.
Güvenilir Aktivistler ise hem saygı görürler, hem de proaktiflerdir.
Araştırmalar Güvenilir-Aktivist yetkinlik alanıyla ilgili dört faktör olduğunu ortaya koymuşlardır.
• Sonuçlara dürüstlükle ulaşmak; Enron sonrası dünyada sıkılaşan regülasyonlar ve etik eğitimleri doğru davranışı teşvik ediyor olabilir. Ancak, bunlar hiçbir zaman “doğru olanı yapmaya bağlılığın” yerini tutamaz. Kime göre, neye göre olduğu belli olmayan kuralların ötesinde insanın içinde varolan süphe edilmeyecek bir karakter, kabiliyet ve becerilerin getiremeyeceği güvenilirliği sağlayan en önemli özelliktir.
• Bilgiyi paylaşmak; Güvenilir-Aktivistlerin iletişim becerileri çok kuvvetlidir. Başarılı bir profesyonelin iş sonuçlarına etkisi; kendisine duyulan güven ve risk alma becerisini iletişim iletişim becerisiyle birleştirdiği zaman katlayarak artırır.
• Güvene dayalı ilişkiler kurmak; Güven olmaksızın yapılan işler sadece günlük operasyonel işler olmaktan öteye gitmez. İlişki kurma becerisi kritik bir beceridir. İç ve dış müşterilerle olumlu çalışma ilişkilerini sağlayan güven atmosferini sağlamak esastır. Güvene dayalı ilişkiler aynı zamanda bilgi ve çabaya da dayanır. Çalışma arkadaşları ve şirket için neyin önemli olduğunu iyi bilip bunları dengeleyip, sentezlerler.
• İnandıklarını cesaretle savunmak; Bir makam, bir koltuk bulup oturmak, orada olup olmamak değil, oradayken ne yapıldığıdır önemli olan. Gerçek bir strateji mimarı olmak liderlik yaptığı ekibin geri kalanı aynı fikirde olmasa bile, sahip olduğu ve inandığı fikri cesaretle savunabilmelidir. Açıksözlülük ve yüreklilik inandıklarını cesaretle savunmanın ta kendisidir.
İyi bir güvenilir-aktivist lider yönetici olabilmek için iki önemli şeye ihtiyacınız olacaktır; aklınız ve kalbiniz. Bunlara sahip olmak yetmez. Doğru kullanmak önemidir. Her ikisinin de sesini iyi dinlemek ve aralarında denge kurarark senteze ulaşmak çok önemlidir. Bugün beyaz yakalı dünyasında en büyük sorun başkalarını aklıyla kendini kalbiyle yönetmeye çalışan insanlardır. Aslolan kendinizi aklınızla, başkalarını kalbinizle yönetmenizdir. Gerçek liderler insanlarla birlikte başarmıştır, onlara rağmen değil…

ETİKETLER :
YORUMLAR (10)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
  • AG18 Haziran 2011 21:20

    bu adam ne güzel yazıyor..

  • Murat18 Haziran 2011 13:43

    Değerli Üstadım kaleminize sağlık. Ben bir dönem idealist bir İK yöneticisi olarak görev yapmıştım. Bu tip profilleri kurumların içerisindeki EHEC bakterilerine benzetirim. Yapıştılar mı yerlerine mütasyona uğramış bir üst modelleri entegre olana kadar kalırlar. Fakat asıl sorun bu bakterinin kaynağı olan kurum patronlarındadır. Kurumlarımız büyüme süreçlerinde tıkandıkları noktalarda faturayı bu kişilere keseceklerine bu kişilere fatura kestirttikleri sürece bu dışardaki zavallılıklarını korundukları camların arkasında egolarıyla tatmin etmeye çalışan sultancıklar birsüre daha yaşamaya devam edecekler. Az sayıdaki Şövalyelerse özgürce kanat çırparken bu kişilerin karşılaşmaktan korktukları değerler olmaya devam edecekler. Saygılarımla...

  • prens17 Haziran 2011 10:22

    sırça kullelerin gölgesine saklanıp sabah başka ö.s başka kimliklere bürünen gölgeler kalmayınca birbirinin eteğine tutunarak yaptıkları günahlardan hiç vicdanı sızlamayan o koltuklarda sonsuza kadar kalabileceğini zanneden ama sistem onunda işini bitirdiğinde koltuk gitti saltanat bitti diye ağlayan gerçek dünyada HİÇ BİR ŞEY OLMAYAN ZAVALLI yöneticiler için kral çıplak demişsiniz,İ.S.A.bey.hikayenizde adıgeçmeyenin yaşadığı binlercesinden sadece birine yer vermişsin.Bu zatın işte çalışanlara davranışı bu. birde işten ayrılanlara , yada çıkartılanlara davranışını bir bilseniz kurumlara şenlik!..Aleyhte konuşmalar karalamalar iftiralar.. oturduğu yerden ahkam kesen,adeletsizlik yapan,sözlerine ifindim ben ...... diye başlayan bozacının şahidi olan sarımsaklı plajını brezilya zanneden,kendini kaf dağında gören,ikircikli,İNSAN KAYNAKLARI yöneticisi zannederek evrakçılık yapan bir bürokrat özentisi, yıllardır kendini kuleye ve savunma alanı odasına hapsederek rapunzel gibi olamayan saçlarıyla kurtulmayı beklemektedir.hiç düşünebiliyormusunuz ki; fabrikası Türkiye'nin diğer ucunda ama kendisi diğer ucunda fb Müdürlüğü yapıyor?İmalatın başında ama ne ürettiğini ne kendi biliyor ne de ham maddeyi tanıyor yönetim ofis bölmelerinde saklanıyorlar..hiç müşteri tanıdın mı? hiç satış yaptın mı? hiç satış sonrası hizmet verdin mi?ilşki kurup geliştirdin mi?bunları yapmadan sahadaki adamı anlayamazsın, hele sahadaki adamı hiç tanıyamazsın; yani: deseneki sen hiç personelcilik yapmamışsın!KRALCILAR yaşamaya devam etsin..Kurumlar ve enönemlisi kurumlara hayat veren İNSANLAR zarar görsün. ne kadar zavallı olduğunuzu koltuktan ayrılınca anlayacaksınız( kendini tavuk zanneden ama hiç yumurtlamayan yönetici görmediyseniz alın size canlı örnek)......

  • Oktay17 Haziran 2011 09:14

    Çok başarılı bir yazı...

  • Sade Bankaci16 Haziran 2011 00:14

    Hakikaten güzel kelimelerle iyi bir tanımlama yapılmış. Ancak gerçek iş dünyasında işler hiç de böyle değil. Egosunu tatmin edememiş, sonradan görme bir çok yöneticinin altında ezilen binlerce genç ve teknolojiyi üst düzeyde kullanan kariyer grubu çalışan var. Buna karşılık e-mail göndermesini dahi bilmeyen yığınla Genel Müdür Yardımcısı var. Doktora, yüksek lisans, kariyer hepsi boş. Adamın varsa bizim gibi doğu toplumlarında her yerde kralsın. Bir de siyasi destek varsa artık sana karada da denizde de havada da ölüm yok...

  • seda 15 Haziran 2011 22:54

    yönetmeye çalışanlara, ik cıyım diyenlere manuel:)

  • Guvenilir Aktivist15 Haziran 2011 19:06

    Supersiniz :) Bence kuleler sallaniyordur ustadim ... Anlayana

  • alev 15 Haziran 2011 15:50

    bu yazıyı arkadaşlarla okuduk, hisse aldık, departman mudurumuzden de okumasını istiyor olacağız:)

  • AK15 Haziran 2011 15:10

    boyle sahayı bilmeyen, deryada olup deryayı bilmeyen mudurler halen mevcut..

  • ebru15 Haziran 2011 14:29

    yöneticiyim diyen herkes okumalı, kaleminize sağlık!