| Hisse | Fiyat | Değişim(%) | Piyasa Değeri |
|---|---|---|---|
| AKBNK | 66,75 | -1,84 | 347.100.000.000,00 |
| ALBRK | 8,57 | -2,39 | 21.425.000.000,00 |
| GARAN | 131,60 | -1,72 | 552.720.000.000,00 |
| HALKB | 42,36 | -2,40 | 304.347.197.859,12 |
| ICBCT | 14,20 | -2,87 | 12.212.000.000,00 |
| ISCTR | 12,87 | -1,76 | 321.750.000.000,00 |
| SKBNK | 4,92 | -3,53 | 12.300.000.000,00 |
| TSKB | 9,43 | -2,98 | 26.404.000.000,00 |
| VAKBN | 32,86 | -3,58 | 325.837.181.245,78 |
| YKBNK | 35,70 | -1,65 | 301.559.730.838,80 |
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

1993’ün sonlarına doğru. Hazine, her hafta farklı vadede bono satmak için ihale yapıyor. Bir hafta üç ay, sonra altı ay, daha sonra da dokuz ay vadeli bono. Dördüncü haftada ise bir yıl vadeli tahvil. Kamunun borçlanma gereği oldukça yüksek. Bu nedenle yıllık ortalama enflasyon yüzde 66 düzeyindeyken bu ihalelere bankalardan gelen teklifler sonucunda ortaya çıkan borçlanma faizi % 80-90 aralığında geziniyor.
Demeçler çare değil
Farklı bir ifadeyle bankalar Hazine’ye borç vermek üzere yüksek miktarda reel faiz talep ediyorlar. Doğal olarak işbaşındaki yönetim bu yüksek faizden hoşnut değil. Faizi düşürmek için yapması gereken tek bir şey var: Faizi yükselten nedeni ortadan kaldırmak. Yani kamu kesiminin borçlanma gereğini zamanla azaltacak inandırıcı bir istikrar programını yürürlüğe koymak.
Öyle yapılmıyor oysa. Suni yollarla faiz düşürülmeye çalışılıyor. Faiz yüksek çıktı diye ihaleler iptal olunuyor. Yüksek faizin nedenini ortadan kaldırmak için hiçbir şey yapılmazken bankalara gözdağı veren demeçler veriliyor en yetkili ağızlardan. O günleri yaşayanlar tebessümle hatırlayacaklardır; bir yetkilinin Tokyo dönüşü, Moskova semalarında uçakta ‘bankaların ayaklarını denk almaları gerektiğini, çünkü bir bavul parayla gelmekte olduğunu’ açıklamasını.
Somut adımlar atın
Ne var ki bu tür demeçler finansman ihtiyacı sürdüğü için çare olmuyor. İhaleler iptal edilince, finansman ihtiyacı ortadan kalkmadığı için, o zamanki yasaların izin vermesinden ‘yararlanılarak’ Merkez Bankası’na para bastırılıyor. Sonrası malum: 1994 krizine giden süreç hızlanıyor. İşin ‘komik’ tarafı, 1993 sonunda yüzde 90 düzeyindeki faizlere razı olunmazken krizin derinleşmesini önlemek için Mayıs-Haziran 1994’te, yani altı-yedi ay sonra yüzde 400 faizle borçlanmaya razı olunuyor.
Türkiye’de bugün mevcut olan ekonomik koşullarla o günkü ekonomik koşullar arasında bir benzerlik yok: Makroekonomik istikrar açısından o günlerle karşılaştırılmayacak kadar iyi bir yerdeyiz. Yaklaşık yirmi yıl öncesine gitmemin temel nedeni, az önce sözünü ettiğim türden demeçler. Avrupa Birliği (AB) liderlerinin aylarca patinaj yaptıktan sonra perşembe günü aldığı kararlar tüm dünyaya rahat bir nefes aldırdı. Bu ‘nefes’ çerçevesinde, artık daha rahat yazabilir, uyarı sorumluluğumu yerine getirebilirim.
Geride bırakmakta olduğumuz hafta içinde, hem de AB liderlerinin önemli toplantısından önce, yani AB’deki krizin yaygınlaşıp yaygınlaşmayacağı hakkındaki belirsizliğin tüm şiddetiyle sürmekte olduğu bir ortamda, Türkiye’deki yetkili ağızlardan yine ilginç demeçler duyduk. Ortam son derece belirsiz iken ve ülkemize yönelik risk algılamasının bu belirsiz ortamda çok göze batacağı aşikâr bir kırılganlığımız (yüksek cari açığın kısa vadeli sermaye girişleri ile finanse edilmesi) nedeniyle yükselmesi ihtimali güçlüyken bu tür demeçlerden kaçınmak gerekir.
Zira bu tür demeçler “Ne oluyoruz” sorusunu sordurtuyor; arkasından “Yoksa?..” soruları geliyor. Lütfen bu demeçlerden kaçının. Kafa karıştırıcı demeçler yerine, bu küresel koşullarda göze o çok batan kırılganlığımızı ortadan kaldıracak adımları atın. Yani Merkez Bankası ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun kararlarını güçlendirin. Vergi affından gelen paraların bir kısmını harcamayın, sigorta olarak kullanın. Hiç olmazsa bazı tüketim mallarına yönelik geçici vergi artışlarını düşünün. Bunları yaparken de vergi tabanını yaygınlaştırmak ve vergi gelirlerini kalıcı biçimde arttırmak üzere yeni bir reform atağına girişin.
FATİH ÖZATAY-radikal
Şirketlerin sermaye artırımı için süre 2027 sonuna kadar uzatıldı
İçişleri Bakanlığı yurtta beklenen sağanak ve fırtınaya karşı uyardı
Sözleşmeli 31 bin sağlık personeli alınacak
İş insanı Cafer Mahiroğlu'na yönelik soruşturmada 4 zanlı tutuklandı
ÖSYM, İstanbul'da hafta sonu yapılacak sınavların ertelendiğini duyurdu
Devlet memurlarının 2027'deki fazla mesai ücreti belli oldu
Üsküdar'da başkan vekili seçimi için tarih belli oldu
AB'den enerji fiyatlarına karşı önlem: Metan düzenlemesi 1 yıl ertelenecek
Halk TV soruşturmasında 7 kişi hakkında tutuklama talebi
finansingundemi.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansingundemi.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansingundemi.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur. BİST isim ve logosu “koruma marka belgesi” altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.