BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 78,40 4,12 407.680.000.000,00
ALBRK 8,96 2,52 22.400.000.000,00
GARAN 140,20 2,56 588.840.000.000,00
HALKB 40,00 3,41 287.391.121.680,00
ICBCT 14,82 -0,54 12.745.200.000,00
ISCTR 14,71 2,37 367.749.558.700,00
SKBNK 12,14 1,93 30.350.000.000,00
TSKB 12,25 2,08 34.300.000.000,00
VAKBN 34,64 2,73 343.487.521.556,72
YKBNK 38,66 2,71 326.563.002.639,44

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaGündemGaranti BBVA Baş Ekonomisti Seda Mert: Sermaye sadece getiri değil, öngörülebilir bir ortam arıyor----

Garanti BBVA Baş Ekonomisti Seda Mert: Sermaye sadece getiri değil, öngörülebilir bir ortam arıyor

Garanti BBVA Baş Ekonomisti Seda Mert: Sermaye sadece getiri değil, öngörülebilir bir ortam arıyor
10 Nisan 2026 - 14:47 www.finansingundemi.com

Garanti BBVA Baş Ekonomisti Seda Güler Mert, "Savaş sadece risk primini etkileyen bir katman değil, lojistik ve hammadde tedariği gibi konuları da etkiliyor. Sermaye en yüksek getiriyi arayacak ancak daha öngörülebilir bir ortam arıyor.” dedi.

Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ 2026), bu yıl 15’inci kez Türkiye ve dünyanın saygın siyasetçilerini, iş dünyası liderlerini ve akademisyenlerini ağırlıyor. Bu yıl “Büyük Dönüşüm: Dayanıklı ve Sürdürülebilir Bir Küresel Sisteme Geçişin Pusulası” temasıyla düzenlenen zirvenin ilk panelinde küresel ekonomideki gelişmeler ele alındı.

TEPAV Ekonomik ve Yapısal Politikalar Merkezi Direktörü Dr. Burcu Aydın, “Global Ekonomide Yeni Dengeler ve Türkiye” başlıklı panelin açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye’de merkez bankasının son üç yıldır parasal sıkılaşma süreci içinde olduğunu belirtti. Savaş öncesi dönemde yüzde 30’un üzerinde seyreden enflasyonun, bu yılki hedeflerle birlikte hem hane halkı hem de reel sektör üzerinde belirleyici bir baskı unsuru haline geldiğini ifade etti.

Farklı eleştirilerin gündemde olduğu bu süreçte küresel ölçekte yeni bir şokla karşı karşıya kalındığını vurgulayan Aydın, bu gelişmeler doğrultusunda merkez bankasının faiz artışları ve rezerv satışlarıyla şekillenen bir politika setine yöneldiğini belirtti.

Belirsizlikler azalırsa, sermaye akışı da artar

Gelinen noktada güvenlik kaygılarının ve jeopolitik risklerin öne çıktığını ifade eden Garanti BBVA Baş Ekonomisti Seda Güler Mert, “Küreselleşmenin sonu değil ancak kimlerle entegre olduğunuz öne çıkıyor. ABD-Çin rekabeti, teknolojideki ayrışmalar, ticaret savaşları öne çıkıyor. Ülkeler ticari partnerlerini belirlerken jeopolitik partnerleriyle hareket ediyor. Sıcak çatışma ortamına çok yakın bir noktada bulunuyoruz. Savaş sadece risk primini etkileyen bir katman değil, lojistik ve hammadde tedariği gibi konuları da etkiliyor. Sermaye en yüksek getiriyi arayacak ancak daha öngörülebilir bir ortam arıyor.” dedi.

Türkiye’nin tek başına kırılganlıklar değil, avantajlar da sunan bir ekonomi olduğunu anlatan Seda Güler Mert, sözlerine şöyle devam etti:

“Sanayide üretim kapasitesinin olması, nitelikli insan kaynağının olması, özel sektörün dayanıklılığı, hizmet gelirlerinin önemli bir pay edinmesi, kamu borçluluğunun düşük olduğu bir dönemdeyiz. Bunlar bize fırsatlar sunuyor. Ama sermaye neden kısa vadeli ve fırsatçı dediğimizde de yüksek enflasyon gibi kırılganlıklar öne çıkıyor. Hem maliyet hem de güven şoku ile karşı karşıyayız. Enflasyon kalıcı olarak yüzde 20’nin altına inecek mi, bu tür soru işaretleri var. Sağlam bir zeminimiz, temelimiz var desek de daha proaktif olmamız gerekiyor. İklim değişikliği ile beraber gıda arz güvenliğini de konuşmamız gerekiyor. Türkiye bu şoktan daha sağlam çıkacak. Ancak belirsizlikleri daha da azaltırsak sermaye akışının artacağını düşünüyorum.”

Prof. Dr. Ahmet Kasım Han: “Üç ülkede birden rejim değişimi gerekiyor”

TED Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Kasım Han da 2000’li ve 2010’lu yıllarda ülkeler arasındaki farkların azalacağı yönündeki beklentilerin aksine, günümüzde küresel ölçekte belirgin bir ayrışma ve dönüşüm yaşandığını ifade etti.

İran savaşında kalıcı bir barışın zor göründüğünü dile getiren Han, “Ama kalıcı barış nasıl olur derseniz, size çok net olarak söyleyeyim. Üç ülkede birden rejim değişimi gerekiyor. ABD'de, İsrail'de ve İran'da. Bu üç ülkenin üçünde de rejim değişmeden bu bölgede kalıcı bir barış tesis edilmesi pek bir imkan dahilinde değil.” değerlendirmesinde bulundu.

Küresel savaş riski ve artan jeopolitik belirsizliklerin kısa vadede ciddi riskler barındırdığını vurgulayan Han, buna karşın uzun vadede Türk varlıkları ve Türkiye ekonomisinin mevcut jeopolitik kırılma sürecinden önemli fırsatlar ve kazanımlar üretebileceğini dile getirdi.

Uzun vadede dünya ticaretinin daralması herkesin aleyhine

Koç Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden Prof. Dr. Kamil Yılmaz, şöyle konuştu:

“Son 60 yılda küreselleşmenin başlamasıyla birlikte sürekli artan bir ticaret var; ancak sorunların da arttığını görüyoruz. Bu süreçte ciddi kırılmalar yaşandığına tanık oluyoruz. Dünyanın en büyük ithalatçısı, ithalat yaptığı ülkelere tarifeler koyuyor. Çin’in de üretici olarak karşı hamlelerini görüyoruz. İki gücün çarpışmasına tanıklık ediyoruz. Üçüncü ülkeler ise daha itidalli davrandı, köprüler kurmaya çalıştı; üçüncü bir yolun mümkün olup olmadığına baktılar. Uzun vadede dünya ticaretinin daralması herkesin aleyhine. ABD ile Çin’in ayrışması dünya ekonomisini yaklaşık yüzde 4 daraltıyor. Tamamen enseyi karartmamıza gerek yok. AB’nin Hindistan ile yaptığı anlaşma, Pasifik ülkelerinin yaptığı anlaşmalar önemli. İran savaşının etkilerinden ziyade uzun vadeye bakıyorum. Türkiye’nin coğrafi konumu, Avrupa’ya Gümrük Birliği ile entegrasyonu önemli. Bu yeni oluşan dünya düzeninin bize ne kadar fayda sağlayacağına, bizi ne kadar ileri taşıyacağına bakmak lazım. Biz yine Gümrük Birliği konusunda adımlar atmak zorundayız.”

Hakan Kara: Merkez Bankası tek başına dünyayı kurtaramazHakan Kara: Merkez Bankası tek başına dünyayı kurtaramaz

 

YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
DM TV YAYINDA! ABONE OL!