| Hisse | Fiyat | Değişim(%) | Piyasa Değeri |
|---|---|---|---|
| AKBNK | 66,75 | -1,84 | 347.100.000.000,00 |
| ALBRK | 8,57 | -2,39 | 21.425.000.000,00 |
| GARAN | 131,60 | -1,72 | 552.720.000.000,00 |
| HALKB | 42,36 | -2,40 | 304.347.197.859,12 |
| ICBCT | 14,20 | -2,87 | 12.212.000.000,00 |
| ISCTR | 12,87 | -1,76 | 321.750.000.000,00 |
| SKBNK | 4,92 | -3,53 | 12.300.000.000,00 |
| TSKB | 9,43 | -2,98 | 26.404.000.000,00 |
| VAKBN | 32,86 | -3,58 | 325.837.181.245,78 |
| YKBNK | 35,70 | -1,65 | 301.559.730.838,80 |
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kayıp yakınlarını arayan “Cumartesi Anneleri”yle geçtiğimiz cumartesi günü Dolmabahçe’deki Başbakanlık Çalışma Ofisi’nde bir araya geldi.
Başbakan Erdoğan, “Cumartesi Anneleri’yle yaptığı görüşmede gördüğü işkenceden de bahsetti.
Edinilen bilgiye gere; Erdoğan “Ayaklarının dizlerine kadar buzlu suda tutulduğunu” söyledi. Erdoğan daha sonra eroin bağımlılarının tutulduğu odaya alındığını da kaydetti.
Can Dündar, Milliyet gazetesinde yazdığı yazıda Erdoğan’ın o günlerine tanıklık edenlerin anlattıklarından alıntılar yaparak, bu durumun aslında öyle olmadığını ifade etti.
Can Dündar’ın “Erdoğan işkence gördü mü?” başlıklı yazısı şöyle:
“Baştan şunu söyleyeyim: Başbakan’ın Cumartesi Anneleri ile buluşmasını önemsiyorum.
Elbette bu bir ihsan değil. Yıllardır görmezden gelinen horlanan, coplanan ama yılmayan bir hareketin başarısı...
Zaferi demiyorum; zafer, ancak onlar kaybettikleri yakınlarının kemiklerine ve faillerine kavuştuklarında kutlanacak.
Yine de Başbakan’ın kabulü, devletin nihayet bu sese kulak vermesi açısından bir dönüm noktası sayılmalıdır.
Buzlu suda bir gece
Başbakan o görüşmede kendisinin de 1979’da, öldürülen iki arkadaşının cenazesine katıldığı için gözaltına alındığını söylemiş. Bir gece Metris’te kaldığını anlatmış. “Orada işkence gördüm” demiş.
Anlattığına göre soğuk bir hücrede Erdoğan’ın ayaklarını, dizlerine kadar buzlu su dolu bir kovada saatlerce tutmuşlar. Çıkarıldıktan sonra da eroin bağımlılarının bulunduğu sıcak bir odaya almışlar.
Başbakan’ın kayıp yakınlarının derdini dinlemesi çok iyi de, bu kadar acı çekmiş bir kitlenin önünde “Ben de işkence gördüm” deyip bir gece ayağını soğuk sudan sıcak suya soktuğunu anlatması biraz yakışıksız olmuş. Düşüncelerinden dolayı hapse girdiğini hatırlatsa yeterdi.
İsterseniz şu “işkence” olayına yakından bakalım:
1979 mu, 1980 mi?
Metris mi, Davutpaşa mı?
Sanırım doğru tarih, 1979 değil 1980 olacak.
Nisan ayı...
İstanbul’da Sıkıyönetim dönemi...
Erdoğan, Erbakan’ın MSP’sinin Gençlik Kolları Başkanı...
O günlerde solun kalesi olarak bilinen Kâğıthane’de Akıncılardan Necip Kural öldürülmüş. Gençlik Kollarına mensup gençler, Kanarya’daki cenazeden dönüyorlar. Aksaray’a varınca slogan atarak yürümeye başlıyorlar. Polis ve jandarma bu korsan gösteriye müdahale ediyor. Fatih’e geldiklerinde etrafları çevriliyor. O sırada akşam ezanı okunuyor. Gençler ceketlerini yola serip namaz kılmaya başlıyor. Namaz bitince hepsi askerler tarafından cemselere bindiriliyor ve Davutpaşa Kışlası’na götürülüyorlar.
Su dolu koridorda ayakta
Öykünün devamını Erdoğan, ”Bir Liderin Doğuşu” kitabında (Hüseyin Belsi, Ömer Özbay, Meydan, 2010) şöyle anlatıyor:
“Metris’teki ilk gecemizin büyük bir kısmını koridorda ve ayakta dikilerek geçirdik. Zaten istesek de oturamazdık, çünkü yerler su içindeydi. Vakit gece yarısına yaklaştığı halde hiçbir şey yememiştik. El ayak çekilip ortalık sakinleştiğinde bir onbaşı geldi yanımıza... Asker tayınından arta kalan bayat ekmekleri toplamış, bir kazan da çorba kaynatmış, bizi yemeğe çağırıyordu. Nasıl makbule geçti anlatamam. Bir süre sonra yatacak yer gösterdiler. Herkes bir köşeye kıvrılıp yattı.”
Erdoğan, daha sonra Selimiye’ye sevk edildiklerini, birkaç gün sonra savcıya çıkarıldıklarını, suçsuz oldukları anlaşılınca da serbest bırakıldıklarını söylüyor.
Daha 3 ay önce yayınlanan bu biyografide “işkence”den hiç söz edilmiyor.
“Kötü muamele yapılmadı”
Olayın bir tanığı daha var. Son dönem TV tartışmalarında sıkça rastladığımız bir isim:
Mehmet Metiner...
O ise anılarında (“Yemyeşil Şeriat, Bembeyaz Demokrasi”, Karakutu, 2008) şöyle anlatıyor olayı:
“Toplu namazdan sonra askerler tarafından derdest edilip Davutpaşa Kışlası’na götürüldük. Hiçbirimize kötü muamele yapılmadı. İfadelerimiz alındı. Ertesi gün hepimiz salıverildik. Bırakılmadan önce açık havada komutanın da bulunduğu bir esnada toplu bir görüşme yapıldı. Bu görüşmede Erdoğan muhatap kişi olarak ön plandaydı.”
Erdoğan-Komutan şakalaşması
2008’de yazdığı anılarında “Davutpaşa’ya götürüldük” diyen Metiner 2010’da Star’da, (11.11.2010) götürüldükleri yeri Metris diye yazdı. (Odatv de hatırlattı: Metris, 12 Eylül’den sonra açılmamış mıydı?)
Metiner, o yazıda Komutanla Erdoğan’ın ayrılış sahnesine ilişkin yeni ayrıntılar da verdi:
“Komutanın yanında Erdoğan gayet neşeli görünüyordu. Yanlış hatırlamıyorsam, ufak tefek şakalaşmalar da yapılıyordu. Meydanda da bazı gençlerimiz güreşe tutuşturulmuşlardı.”
Eeee? Hani işkence?
1980 döneminde “anarşist” olarak içeri düşüp de komutanla şakalaşarak, arkadaşlarla güreşerek salıverilmek kime nasip olmuş?
İşin aslı şu:
Solcular işkencede öldürülürken İslamcı hareketin sırtının sıvazlanacağı, önünün açılacağı, iktidara taşınacağı bir dönem başlıyordu.
Yine de askerle enseye tokat görünmemek, “Biz de işkence tezgâhlarından geçtik” diyebilmek gerekiyordu.
Bu efsane de o zamandan başladı.
Dün kütüphaneye girip Ruşen Çakır’la, Fehmi Çalmuk’un kitabında (“Bir Dönüşüm Öyküsü”, Metis, 2001) atıf yapılan habere baktık:
21 Nisan 1980 tarihli Sebil Gazetesi, olayları ele aldığı yazısına Erdoğan’ın fotoğrafını basmış ve şu notu düşmüş:
“Şehitlerin defin merasiminde zorla ihdas edilen hadiseler sebebiyle gözaltına alınıp sonra Örfi İdare Mahkemesi’nce serbest bırakılan MSP Gençlik Kolları Başkanı ve İslamcı gençliğin gerçek liderlerinden Tayyip Erdoğan...”
Ah Mehmet Metiner; hiç yazmayacaktın şu şakalaşma işini...”
Trump, Rusya'ya yönelik yeni yaptırımlarını askıya aldı
TBMM’de bütçe mesaisi başlıyor! İşte gün gün görüşme takvimi
LNG yüklü tanker devrildi! Ekipler alarma geçti
ABD’den İran’a ekonomik darbe: 25 milyar dolarlık petrol ihracatı engellendi
Arap Koalisyonu: Yemen'de Husilere ait 2 balistik füze rampası imha edildi
Şirketlerin sermaye artırımı için süre 2027 sonuna kadar uzatıldı
İçişleri Bakanlığı yurtta beklenen sağanak ve fırtınaya karşı uyardı
Sözleşmeli 31 bin sağlık personeli alınacak
İş insanı Cafer Mahiroğlu'na yönelik soruşturmada 4 zanlı tutuklandı
finansingundemi.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansingundemi.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansingundemi.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur. BİST isim ve logosu “koruma marka belgesi” altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.