BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 68,00 1,34 353.600.000.000,00
ALBRK 8,79 -0,11 21.975.000.000,00
GARAN 132,80 1,76 557.760.000.000,00
HALKB 43,30 0,56 311.100.889.218,60
ICBCT 14,57 0,14 12.530.200.000,00
ISCTR 13,10 0,69 327.500.000.000,00
SKBNK 5,10 -0,78 12.750.000.000,00
TSKB 9,73 -1,42 27.244.000.000,00
VAKBN 34,02 -0,64 337.339.650.212,46
YKBNK 36,30 1,00 306.627.961.609,20

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaGündemEn yüksek risk, kronik mali dengesizlik----

En yüksek risk, kronik mali dengesizlik

En yüksek risk, kronik mali dengesizlik
16 Ocak 2012 - 13:04 www.finansingundemi.com

Davos küresel riskler raporuna göre, gelecek on yılda en yüksek risk 'kronik mali dengesizlik'

Dünya Ekonomik Forumu’nun hazırladığı “Küresel Riskler 2012” raporunda dünya ekonomisinin önündeki en büyük riskin ülkelerin karşılaşacakları “kronik mali dengesizlikler” olduğu belirtildi. Raporda hükümetlere “Karar vericilerin, küresel risklere karşılık vermek için yapılacak işbirliği konusunda anlayışlarını geliştirmeleri gerekiyor” önerisinde bulunuldu.
Dünya Ekonomik Forumu’nun Davos toplantıları öncesinde her yıl geleneksel olarak hazırladığı “Küresel Riskler” raporunun yedincisi yayınlandı. Küresel Riskler 2012 (Global Risks 2012) raporu 25-29 Ocak tarihleri arasında yapılacak toplantılarda tartışılacak. Rapor dünya çapında, sanayi, hükümet, üniversite ve sivil toplum kesimi temsilcilerinden oluşan 469 uzmanın görüşü alınarak hazırlandı.
Raporda gelecek 10 yıl içinde yaşanma “olasılığı” en yüksek riskler şöyle sıralandı: Şiddetli Gelir Eşitsizliği, Kronik Mali Dengesizlikler, Sera Etkili Gaz Salınımında Yükseliş, Siber Saldırılar, Su Arz Krizleri.
“Etkisinin büyüklüğü” açısından en önemli beş küresel risk ise şöyle listelendi: Büyük Sistemik Finansal Çöküş, Su Arz Krizleri, Gıda Kıtlığı Krizleri, Kronik Mali Dengesizlikler, Enerji ve Tarım Ürünü Fiyatlarındaki Aşırı Oynaklık.
EKONOMİK, ÇEVRESEL, JEOPOLİTİK, TOPLUMSAL, TEKNOLOJİK RİSKLERİN “AĞIRLIK MERKEZLERİ”
DEF raporunda gelecek on yıl için, “ekonomik, çevresel, jeopolitik, toplumsal, teknolojik” alanlarda risklerin “Ağırlık Merkezleri” de yöneticilere ışık tutması açısından şöyle tanımlandı: Kronik mali dengesizlikler (ekonomik), Sera Gazı Salınımı (çevresel), Küresel yönetim başarısızlığı (jeopolitik), Sürdürülemeyen nüfus büyümesi (toplumsal), Önemli sistemlerin çöküşü (teknolojik.)
RİSK KATEGORİLERİ
Raporda, “ekonomik” ve “jeopolitik” risk kategorilerinin ayrıntıları özetle şöyle:
“Ekonomik Riskler: ‘Kronik mali dengesizlikler’ ve ‘şiddetli gelir eşitsizlikleri’ riskleri son yıllarda gündemin ön sıralarında yer alıyordu, bu yılki raporda ise gelecek on yılda karşılaşılabilecek en olası ekonomik riskler olarak öne çıktı. İki risk ayrıca en büyük etkiye sahip riskler arasında da sayıldı. Bu yılki ankete katılanlar ‘kronik mali dengesizlikleri’ ekonomi kategorisinde ‘Ağırlık Merkezi’ olarak da tanımladı. ‘Kronik mali dengesizlik’; para kuru rejimleri yanında finans ve bankacılık kurumlarında çöküşler getiren, büyük sistemik finansal başarısızlıkla en fazla bağı olan risktir. ‘Kronik mali dengesizliğin’; hükümetler ve uluslararası ticaretin çöküşüyle de ilgili olabilecek ‘küresel yönetim başarısızlığı, nüfusların yaşlanmasının kötü yönetimi’ ve şiddetli jeopolitik ve toplumsal risklerle de güçlü ilişkisi vardır.
Jeopolitik Riskler: Jeopolitik kategori küresel ölçekteki siyasi, diplomasi, çatışma, suç ve yönetim alanındaki kaygıları ortaya koyuyor. Kitle imha silahlarının yayılmasından yaygın yolsuzluklara kadar jeopolitik riskler insanoğlunun kendi kendisinin yarattığı riskler. Bu tip riskler sosyoekonomik gelişmeye zarar vermekten toplumun ya da yeryüzü kaynaklarının bozulup yok edilmesine uzanıyor.
Bu alandaki risklerden en önemli ikisi ‘Küresel yönetim başarısızlıkları’ ve ‘kitle imha silahlarının yayılması’ jeopolitik alanda gelecek on yılda öne çıkacak riskler arasında ikinci sırayı paylaştı. Ancak ‘Küresel yönetim başarısızlıklarının’ daha etkili olacağı tahmin ediliyor.
‘Yaygın yolsuzluk, kritik kırılgan devletler, terörizm, yaygın organize suç, diplomatik çözüm arayışlarının başarısızlığı ve yaygın yasadışı ticaret’ risklerinin yaşanma olasılığı ise ‘Küresel yönetim başarısızlığı’nın yaşanma olasılığından fazla, etkileri ise ondan daha az olacak.”
SONUÇ
“Küresel Riskler 2012” raporunun “Sonuç” bölümünde yer alan saptamalardan bazıları ise şöyle:
“-Önceki raporlarda vurgulanan ‘su-gıda-enerji’ ve ‘küresel yaşa dışı ekonomi’ gibi risk gruplamaları kaybolmayacak ancak her yıl risk algılamaları çeşitlenecek. 2012’de dünya ekonomisinin büyüme beklentilerine ilişkin kaygılar, çalışmaya yanıt veren katılımcıların kaygıları arasında ön planda bulunuyor. 2012 raporundaki ‘siber güvenlik ve demografik zorluklar’ riskleri, altı çizilen ‘yönetişim’ ve ‘karmaşık sistemler’ gibi önceki raporlarda da altları çizilerek izlenmeye alınmıştı.
-Karar vericilerin, küresel risklere karşılık vermek için yapılacak işbirliği konusunda anlayışlarını geliştirmeleri gerekiyor.
-Güven ya da güven eksikliği, risklerin ortaya çıkışında kritik faktör durumunda. Bu kamu güvenliğini sağlayan liderler ve sistemlerle, bilgiyi paylaşma ve sindirmemizde devrim yaratan iletişim gereçlerine güvene veya bunun eksikliğine atıfta bulunuyor.”
ÖZET BÖLÜMÜ
Raporun özet bölümü ise şu cümlelerden oluştu:
“-Üç risk grubu gelecekteki refah ve güvenlik için son derece ciddi bir tehdit oluşturuyor.
1.Distopya tohumları: Ütopya’nın karşıtı olan distopya, zorluklarla dolu bir hayatı ve umudun olmadığı bir ortamı anlatıyor. Küresel risklerin analizi, insanlığın büyük bir bölümü için ‘distopik’ bir geleceğin sinyalini veren mali, demografik ve toplumsal riskler olduğunu ortaya koyuyor. Bu riskler arasındaki etkileşim; tarihteki en büyük emekli nüfus, zaten ağır borç yükü altındaki hükümetlere bağımlı hale gelirken, eş zamanlı olarak, kronik, yüksek işsizliğe maruz kalan büyük bir genç nüfusun bulunduğu bir dünya getirebilir. Genç ve yaşlı kesim, büyük beceri farklılıkları yanında sosyal ve siyasi istikrarı tehdit edecek şekilde gelir uçurumlarıyla karşılaşabilir.
Bu durum, ekonomik koşullarda devletler ve vatandaşları arasındaki toplumsal mutabakatı tehlikeye düşürecek kötüleşme olduğu takdirde ortaya çıkabilecek bir tehlikenin altını çiziyor. Geçerli alternatifler olmaması durumunda bu gelişmeler, küresel ekonomi sarmalında korumacılık, ulusalcılık ve popülizmin körüklediği aşağı yönlü gidişi hızlandırabilir.
2. Koruma Önlemleri Ne Kadar Güvenli? Dünya artarak daha karmaşık ve birbirine bağlı hale gelirken, gönenç ve güvenliğimizi destekleyen sistemlerin yönetim kapasitesi azalıyor. Yükselen teknolojiler, finansal bağımlılık, kaynakların tükenmesi ve iklim değişikliklerinin ortaya çıkardığı risk grupları, varolan koruma önlemlerinin (politikaların, normların, düzenlemelerin ya da kurumların) kırılgan ve zayıf doğasını etkiliyor. Koruma önlemlerimiz artık hayati kaynakları yönetmek ve sırasıyla piyasaların ve kamunun güvenliğini sağlamak için uygun olmayabilir.
3.Sanal dünyadaki suç, terörizm ve savaşın etkileri henüz fiziki dünyadaki gibi değil, ancak bunun değişebileceği korkusu var. Hiperbağlantı bir gerçeklik. Beş milyardan fazla internet bağlantısı olan cep telefonu ve bulut bazlı uygulamalarla günlük hayat siber tehdit ve sayısal bozulmalara karşı daha kırılgan durumda. Bu küresel sorunun üstesinden gelinmesi de gerekiyor. Çevrimiçi güvenlik şu anda bir kamusal bir ürün olarak görülüyor. Özel sektörün de söz konusu güvenliğin temini konusuna girmesinin teşvik edilmesi için acil ihtiyaç bulunuyor.”(

ETİKETLER :
YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)