| Hisse | Fiyat | Değişim(%) | Piyasa Değeri |
|---|---|---|---|
| AKBNK | 74,55 | 1,02 | 387.660.000.000,00 |
| ALBRK | 8,22 | -0,24 | 20.550.000.000,00 |
| GARAN | 146,70 | 0,82 | 616.140.000.000,00 |
| HALKB | 41,38 | 0,44 | 297.306.115.377,96 |
| ICBCT | 13,94 | 0,72 | 11.988.400.000,00 |
| ISCTR | 14,51 | 0,28 | 362.749.564.700,00 |
| SKBNK | 7,57 | 2,57 | 18.925.000.000,00 |
| TSKB | 13,55 | -0,15 | 37.940.000.000,00 |
| VAKBN | 32,70 | 0,37 | 324.250.633.802,10 |
| YKBNK | 37,86 | 0,58 | 319.805.361.612,24 |
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ekonomi ısınıyor mu soğuyor mu derken gördük ki ılınıyormuş. Dün, ekonominin ısısını ölçebilmemiz açısından gerekli olan iki önemli veri seti açıklandı: Büyüme oranı ve cari denge verileri. Bunları ele alarak ekonominin ısı durumunu ölçmeye çalışalım.
Büyüme yavaşlayarak devam ediyor
İkinci çeyrekte yüzde 8,8 büyüdüğümüz çıktı ortaya. Bu, her türlü beklentinin üzerinde bir oran gibi görünüyor. Ve ekonominin beklenene göre hız kesmesinin daha yavaş işlediğini ortaya koyuyor. Ne demek yüzde 8,8 büyüme? Yani Türkiye ekonomisi geçen yılın aynı çeyreğinde 100 birimlik değer üretmişse bu yılın ikinci çeyreğinde 108,8 birimlik değer üretmiş demektir. Değer sözcüğünün birçok anlamı var ama bu çerçevedeki anlamı üretilen malların ve hizmetlerin piyasa fiyatı cinsinden karşılığı demektir. Konu büyüme olduğunda asıl olan reel büyümedir, yani fiyat hareketlerinden arındırılmış ya da sabit fiyatlarla değerlendirilmiş büyüme. Eğer bu arındırma yapılmamış olsaydı, yani nominal büyümeye bakılsaydı, Türkiye, 2. çeyrekte yüzde 19,2 büyümüş gibi görünecekti.
GSYH’yi tüketim, yatırım ve diğer harcamalar olarak üçe ayırır incelersek büyümeye en büyük katkının tüketim harcamalarından geldiğini görürüz. Tüketim harcamaları ikinci çeyrekte yüzde 9,2 büyümüş. GSYH’nin yaklaşık yüzde 70’i tüketim harcamalarından oluştuğu için bu katkı çok önemli. Yoksa oran olarak bakıldığında yatırım harcamalarında da önemli artışların olduğu görülüyor. Geçen yılın ikinci çeyrek büyümesi, düzeltilmiş haliyle, yüzde 10,2 idi. Bu yılın ilk çeyreği ise, yine düzeltilmiş haliyle, yüzde 11,6 idi. Buna göre bu yılın ikinci çeyreğinde gerçekleşen yüzde 8,8’lik büyüme hem geçen yılın aynı dönemine hem de bu yılın ilk çeyreğine göre düşüş gösteriyor. Bu oranı, bir yandan ekonominin denetlenebilir bir hızla büyümesi, öte yandan da ısınmayla soğuma arasında bir düzeyde salınması açısından olumlu bir oran olarak karşılıyorum. Buna karşılık üçüncü çeyrekte düşüşün biraz daha hızlanmasını bekliyorum.
Cari açıkta daralma eğilimleri
İkinci önemli veri ödemeler dengesi verisiydi. Temmuz ayı cari açığı beklendiği gibi 5,7 milyar dolar dolayında geldi. Bu eklenmeyle birlikte ilk 7 ayın açığı 50,7 milyar dolara, 12 aylık bazda cari açık toplamı da 74,6 milyar dolara ulaştı. Önceki aylarda aylık bazda 7 – 8 milyar dolayında gelen cari açığın temmuz ayında 6 milyar doların altına gerilemesi, beklendiği gibi açığın hız kesmeye başladığını ortaya koyuyor. Bunu iki nedenle normal bir gelişme olarak karşılıyorum: (1) Temmuz ayı döviz kurlarının yükselmeye yani TL’nin değer kaybetmeye başladığı ay olduğu için cari açığın dengelenmesine yol açan bir gelişmeye sahne olduğu aydır. (2) Temmuz ayı, sanayi üretimindeki düşüşe bakarsak, büyümenin biraz daha hız kesmeye başladığı ay olarak karşımıza çıkıyor.
Bu gelişme bize yıl sonunda yüzde 10’un altında bir cari açık/GSYH oranı verecek gibi görünüyor. Hız kesmesine karşın bu oran hâlâ çok yüksek bir orandır ama gelecek yıla iniş eğilimiyle devredilmesi önemlidir.
Türkiye ekonomisi rahat
Denetimli ama hala dünya ortalamasına göre yüksek bir büyüme oranı, yavaş yavaş denetim altına alınmaya başlamış bir cari açık ve düzelmeye başlayan bir işsizlik oranı gelecek açısından olumlu bir tablo çiziyor. Birçok ekonominin çeşitli sıkıntılar içinde kıvrandığı bir ortamda Türkiye ekonomisi oldukça rahat görünüyor. Bu rahatlık içindeyken cari açığa dayalı büyüme modelini değiştirmek için yapısal reformları tamamlamanın tam zamanıdır diye düşünüyorum.
MAHFİ EĞİLMEZ / radikal
Almanya'da alarm! Daha fazla şirket iflaslarıyla karşı karşıya
Tarım piyasalarında ayrışma başladı: Mısır yukarı, buğday aşağı yönlü
En düşük emekli maaşı düzenlemesinin maliyeti 110 milyar lira
Şimşek'ten 2026 mesajı: Reformlar kalıcı büyümeyi destekleyecek
Dev e-ticaret şirketi yeniden satışa çıkıyor
ABD’de hanehalkı varlıkları rekor kırdı
ABD'de tarım dışı istihdam beklentilerin altında
Bakan Şimşek: Dezenflasyonla önümüze önemli bir fırsat penceresi çıkacak
Yılmaz: BES'te yüzde 20 de oldukça iyi bir teşvik
Finansingundemi.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansingundemi.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansingundemi.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur. BİST isim ve logosu “koruma marka belgesi” altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.