BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 73,50 5,30 382.200.000.000,00
ALBRK 8,10 3,05 20.250.000.000,00
GARAN 149,70 4,32 628.740.000.000,00
HALKB 38,54 0,00 276.901.345.738,68
ICBCT 13,42 2,44 11.541.200.000,00
ISCTR 14,38 2,06 359.499.568.600,00
SKBNK 7,78 0,00 19.450.000.000,00
TSKB 12,84 3,97 35.952.000.000,00
VAKBN 31,50 2,67 312.351.527.974,50
YKBNK 38,12 5,25 322.001.594.946,08

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaGündemDünyadan ABD'ye Venezuela'ya saldırı tepkisi----

Dünyadan ABD'ye Venezuela'ya saldırı tepkisi

Dünyadan ABD'ye Venezuela'ya saldırı tepkisi
03 Ocak 2026 - 17:12 www.finansingundemi.com

Moskova'dan yapılan açıklamalarda saldırı 'son derece endişe verici' şeklinde değerlendirdi, küresel çoğunluğun kınayacağı bildirildi. İran ve Meksika'dan da tepki gelirken AB'den hukuka ve BM kurallarına saygı çağrısı geldi

ABD'nin Venezuale'ya saldırısına dünyanın birçok ülkesinden tepki geldi. Rusya'dan art arda yapılan açıklamalarda, ABD'nin Venezuela'ya yaptığı saldırı "son derece endişe verici" olarak nitelendirildi. Parlamentodan yapılan açıklamada ABD saldırısının küresel çoğunluk tarafından kınanacağı ifade edildi. Avrupa Birliği, ABD saldırısıyla ilgili yaptığı açıklamada hukuka ve BM kurallarına saygı istedi. ABD'nin güney komşusu Meksika ve Washington'ın hedefindeki diğer ülke İran'dan da tepki geldi.

'Kınanması gereken durum'

Rusya Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, ABD'nin bu sabah Venezuela'ya karşı silahlı saldırı eyleminde bulunduğu hatırlatılarak, "Bu, son derece endişe verici ve kınanması gereken bir durum." ifadesi kullanıldı.

Bu tür eylemleri haklı çıkarmak için kullanılan bahanelerin temelsiz olduğunun altı çizilen açıklamada, ideolojik düşmanlığın iş odaklı pragmatizm ve güvene dayalı, öngörülebilir ilişkiler kurma isteğinin önüne geçtiğine işaret edildi.

Mevcut durumda, her şeyden önce daha fazla gerilimin tırmanmasını önlemek gerektiği ve diyalog yoluyla bir çıkış yolu bulmaya odaklanmanın çok önemli olduğu vurgulanan açıklamada, "Birbirlerine karşı suçlamaları olan tüm ortakların, sorunlara diyalog yoluyla çözüm aramaları gerektiğine inanıyoruz. Bu konuda onları desteklemeye hazırız." ifadelerine yer verildi.

Latin Amerika'nın bir barış bölgesi olarak kalmaya devam etmesi gerektiği belirtilen açıklamada, "Venezuela'ya, yıkıcı olmayan, hele ki askeri, dış müdahale olmaksızın kendi kaderini belirleme hakkı garanti edilmelidir. Venezuela halkıyla dayanışmamızı ve ülkenin ulusal çıkarlarını ve egemenliğini korumayı amaçlayan Bolivarcı yönetimin izlediği yolu desteklediğimizi yeniden teyit ediyoruz." değerlendirmesi yer aldı.

Rusya'nın, Venezuela yetkililerinin ve Latin Amerika ülkelerinin liderlerinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) acil olarak toplanması çağrısına destek verdiği bildirilen açıklamada, Venezuela'daki Rus Büyükelçiliğinin normal şekilde faaliyet gösterdiği aktarıldı.

Rusya Federasyon Konseyi: Küresel çoğunluk ABD'yi kınayacak

Rusya Parlamentosunun üst kanadı Federasyon Konseyinin Başkan Yardımcısı Konstantin Kosaçev, ABD’nin Venezuela’yı bombalamasını küresel çoğunluğun kınayacağını belirtti.

Kosaçev, Telegram hesabından yaptığı açıklamada, ABD’nin Venezuela’ya saldırısını eleştirerek, küresel çoğunluğun Venezuela'ya yönelik saldırıya kesin şekilde mesafe koyacağına ve bunu kınayacağına emin olduğunu savundu.

Senatör Kosaçev, “Küresel azınlığı, yürek parçalayıcı acılar beklemektedir. Bu süreç ya değerler ile çıkarları yeniden kendi mecralarına oturtacak ya da transatlantik ittifakın jeopolitik çıkarları karşısında değerleri geri dönülmez biçimde tasfiye edecektir." ifadelerini kullandı.

“ABD tarafından başlatılan bir başka savaş daha”

Rusya Federasyon Konseyi Senatörü Aleksey Puşkov da Telegram hesabından yaptığı açıklamada, 2026’nın yeni bir savaşla başladığını belirterek, "Hedef ülkeden Amerikan güvenliğine yönelik bir tehdit olmamasına rağmen ABD tarafından başlatılan bir başka savaş daha." değerlendirmesinde bulundu.

Venezuela'ya yönelik saldırının, 21. yüzyılda ABD tarafından başlatılan ve yürütülen 4. savaş olduğuna dikkati çeken Puşkov, Amerika'nın 2001'de Afganistan, 2003'te Irak ve 2011'de Libya’da savaş başlattığını anımsattı.

Senatör Puşkov, “Eğer ABD’nin dolaylı olarak katıldığı Suriye ve Ukrayna savaşlarını da eklersek bu çeyrek yüzyıldaki 6. savaş oluyor. Şimdiye kadar (ABD Başkanı Donald) Trump’ın Clinton, Bush Jr, Obama ve Biden'ın aksine ‘kendi’ savaşı yoktu. Şimdi var.” görüşünü paylaştı.

"Maduro ve eşinin durumu derhal açıklığa kavuşturulsun"

Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD tarafından ülkeden zorla çıkarıldığı belirtilen Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşinin durumunun derhal açıklığa kavuşturulmasını istedi.

Bakanlıktan, ABD’nin Venezuela’ya yaptığı saldırıyla ilgili ikinci bir açıklama yapıldı.

Moskova’nın Venezuela Devlet Başkanı Maduro ve eşinin, ABD'nin saldırgan eylemleri sonucunda ülkeden zorla çıkarıldığına dair haberlerden son derece endişeli olduğu kaydedilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Bu durumun derhal açıklığa kavuşturulmasını talep ediyoruz. Bu tür eylemler, eğer gerçekten gerçekleştiyse, bağımsız bir devletin egemenliğine kabul edilemez bir ihlal teşkil eder ve bu egemenliğe saygı, uluslararası hukukun temel bir ilkesidir.”

Belarus, ABD’nin Venezuela’ya saldırısını kınadı

Belarus Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin Venezuela’ya silahlı saldırısının uluslararası barış ve güvenliğe doğrudan tehdit olduğunu belirtti.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Minsk’in, egemen Venezuela devletine karşı gerçekleştirilen silahlı saldırıyı kesin bir dille kınadığı bildirildi.

Bu saldırının uluslararası barış ve güvenliğe tehdit olduğu kaydedilen açıklamada, "Belarus tarafı, Venezuela'nın meşru hükümetine sarsılmaz desteğini ifade etmekte ve barışın korunmasında birincil sorumluluğu taşıyan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) acil toplantısı çağrısına katılmaktadır." ifadelerine yer verildi.

Venezuela halkının kendi kaderini bağımsız olarak belirleme hakkının dokunulmaz olduğu vurgulanan açıklamada, hiçbir dış müdahalenin, özellikle de güç kullanımının haklı gösterilemeyeceği ifade edildi.

Açıklamada, Venezuela’da Belarus Büyükelçiliğinin normal şekilde faaliyet gösterdiği de aktarıldı.

Meksika, ABD'nin Venezuela'ya askeri müdahalesini kınadı

Meksika Dışişleri Bakanlığından ABD'nin Venezuela'ya müdahalesine ilişkin açıklama yapıldı.

Açıklamada, "Meksika hükümeti, ABD silahlı kuvvetlerinin Venezuela topraklarına karşı tek taraflı gerçekleştirdiği ve BM Şartı'nın 2. maddesini açıkça ihlal eden askeri eylemleri şiddetle kınamakta ve reddetmektedir." ifadesi kullanıldı. Uluslararası hukuka saygı gösterilmesi ve BM Şartı'nın ilke ve amaçlarına uyulması talep edilen açıklamada, Venezuela hükümeti ve halkına karşı saldırgan eylemlerin durdurulması için acil çağrı yapıldı.

Latin Amerika ve Karayipler'in karşılıklı saygı ve anlaşmazlıkların barışçıl çözümü temelinde bir "barış bölgesi" olduğu kaydedilen açıklamada, "herhangi bir askeri eylemin bölgedeki istikrarı ciddi şekilde tehlikeye atacağı" uyarısı yapıldı.

Bölgesel barışın korunması ve çatışmadan kaçınması gerekliliğine dikkati çekilen açıklamada, tüm arabuluculuk ve diyalog çabalarını Meksika'nın desteklediği aktarıldı.

BM'ye seslenilen açıklamada, gerilimleri azaltmak, diyaloğu kolaylaştırmak ve uluslararası hukuk uyarınca barışçıl ve sürdürülebilir bir çözüme olanak sağlayacak koşullar oluşturmak için harekete geçme çağrısı yapıldı.

Sheinbaum'dan X paylaşımı

Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum da ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan, Dışişleri Bakanlığının açıklamasını, BM Şartı'nın 2. maddesini alıntılayarak paylaştı.

İspanya arabuluculuk teklif etti

İspanya, ABD'nin Venezuela'ya askeri hava saldırısının ardından iki ülke arasındaki krizi sona erdirmek için arabuluculuk yapmaya hazır olduğunu bildirdi.

İspanya Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, "İspanya, gerilimin azaltılması, ılımlılığın sağlanması ve her zaman uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın ilkelerine saygı gösterilmesi çağrısında bulunuyor. Bu bağlamda İspanya, mevcut krize barışçıl ve müzakere yoluyla bir çözüm bulunması için arabuluculuk yapmaya hazırdır." ifadeleri kullanıldı.

İspanya'nın, Venezuela'daki 28 Temmuz 2024 seçimlerinin sonuçlarını tanımadığı ve Venezuela için demokratik bir çözüm elde etme girişimlerini her zaman desteklediği belirtilen açıklamada, "İspanya, siyasi nedenlerle ülkelerini terk etmek zorunda kalan on binlerce Venezuelalıyı memnuniyetle karşıladığını, karşılamaya devam edeceğini ve ülke için demokratik, müzakere edilmiş ve barışçıl bir çözüm arayışına yardımcı olmaya hazır olduğunu yinelemektedir." ifadesine yer verildi.

Diğer yandan İspanya Başbakanı Pedro Sanchez de ABD'nin, Venezuela'ya düzenlediği askeri hava saldırısının ardından "gerginliğin azaltılması, uluslararası hukuka ve BM Şartı'nın ilkelerine saygı gösterilmesi" çağrısında bulundu.

Sanchez, ABD merkezli sosyal paylaşım şirketi X'ten yaptığı paylaşımda, "İspanya hükümeti, Venezuela'daki durumu yakından takip etmektedir. Büyükelçiliğimiz ve konsolosluklarımız açık kalmaya devam etmektedir. Herkesi gerginliği azaltmaya ve sorumlu davranmaya çağırıyoruz. Uluslararası hukuka ve BM Şartı'nın ilkelerine saygı gösterilmelidir." ifadelerini kullandı.

AB: Hukuk ve BM Şartı'na saygı gösterilmeli

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Venezuela'daki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, "Her koşulda uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'na saygı gösterilmelidir." ifadelerini kullandı.

Kallas, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından Venezuela'ya düzenlenen saldırılarla ilgili açıklama yaptı.

AB'nin Karakas'taki büyükelçisi ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'yla telefon görüşmesi gerçekleştirdiklerini belirten Kallas, "AB, Venezuela'daki gelişmeleri yakından takip ediyor." bilgisini verdi.

Kallas, "AB, Sayın (Venezuela Devlet Başkanı Nicolas) Maduro’nun meşruiyetten yoksun olduğunu defalarca dile getirmiş ve barışçıl bir geçişi savunmuştur. Her koşulda uluslararası hukuk ve BM Şartı'na saygı gösterilmelidir. Tüm tarafları itidale davet ediyoruz." vurgusunu yaptı.

Kallas, ülkedeki AB vatandaşlarının güvenliğinin en büyük öncelikleri olduğunun altını çizdi.

Belçika Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Maxime Prevot da Venezuela'daki vatandaşların güvenliğinin en büyük öncelikleri olduğunu vurguladı.

Durumu yakından takip ettiklerini belirten Prevot, Avrupalı müttefiklerle koordinasyon halinde olduklarını ifade etti.

İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani de gelişmeleri ve ülkedeki İtalyan vatandaşların durumunu yakından takip ettiklerini kaydederek Başbakan Giorgia Meloni'nin durum hakkında sürekli olarak bilgilendirildiğini aktardı.

İran'dan tepki

İran Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin, Venezuela’nın “toprak bütünlüğü ve egemenliğine” yönelik askeri saldırısını kınadı.

İranlı Öğrenciler haber Ajansı'na (ISNA) göre, İran Dışişleri Bakanlığı yaptığı yazılı açıklamayla, ABD’nin Venezuela’nın “toprak bütünlüğü ve egemenliğine” yönelik askeri saldırısını kınadığını bildirdi.

Açıklamada, ABD’nin Venezuela’ya yönelik silahlı saldırısının Birleşmiş Milletler (BM) Şartındaki amaç ve ilkelere aykırı olduğu vurgusu yapılırken, BM’den saldırıyı kınaması istendi.

Bakanlık, ABD’nin BM üyesi bağımsız bir devlete askeri müdahale bulunduğunu ve bunun istikrarsızlığa neden olacağını vurgulayarak, “Bu girişim bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliğin ihlalidir.” dedi.

Venezuela’ya yönelik askeri saldırı sırasında işlenen suçların planlayıcıları ile faillerinin hesap vermesi gerektiğini belirten Bakanlık, BM ve Güvenlik Konseyi’ne ABD’nin “yasa dışı saldırısını” durdurma çağrısı yaptı.

Çin, ABD'nin Venezuela'ya saldırısını kınadı

Çin, ABD'nin egemen bir ülkeye ve onun devlet başkanına güç kullanımını kınadığını bildirdi.

Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, ABD'nin "hegemonik" olarak nitelendirilen eylemlerinin, uluslararası hukuku ve Venezuela'nın egemenliğini ihlal ettiği, Latin Amerika ve Karayipler bölgesinde barışı ve güvenliği tehdit ettiği belirtildi.

Açıklamada, "Çin, ABD'nin egemen bir ülkeye ve onun devlet başkanına güç kullanımından derin şok içindedir ve bunu güçlü şekilde kınamaktadır." ifadesi kullanıldı.

Çin'in ABD'nin eylemlerine karşı olduğu vurgulanan açıklamada, Washington yönetimine uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın amaç ve ilkelerine bağlı kalma, başka ülkelerin egemenliğini ve güvenliğini ihlal etmeye son verme çağrısı yapıldı.

İsrail, ABD'nin Venezuela saldırısını "takdirle karşıladığını" açıkladı

İsrail, ABD'nin Venezuela'ya saldırarak Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu kaçırmasını "takdirle karşıladığını" bildirdi.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, ABD'nin Başkan Donald Trump önderliğinde "özgür dünyanın lideri olarak hareket ettiğini" ileri sürdü.

İsrail'in "acı çeken Venezuela halkının yanında olduğunu" iddia eden Saar, Maduro'nun devrilmesini takdirle karşıladıklarını ve İsrail ile Venezuela arasında dostane ilişkilerin kurulmasını umduklarını kaydetti.

İsrail, daha önce de Maduro yönetimini eleştirirken 2025 Nobel Barış Ödülü'nü Venezuela muhalefet lideri Maria Corina Machado'nun kazanmasını memnuniyetle karşıladığını açıklamıştı.

Machado'nun İsrail'e verdiği açık destek ve Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetiyle kurduğu yakın ilişkiler uluslararası kamuoyunun gündeminde yer almıştı.

Starmer: İngiltere Venezuela operasyonuna dahil değil

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ABD'nin Venezuela'da gerçekleştirdiği saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, ülkesinin bu operasyona hiçbir şekilde dahil olmadığını söyledi.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ABD'nin Venezuela'ya yönelik askeri harekatı hakkında konuştu. Starmer, Londra yönetiminin bu süreçteki konumuna dair net bir çizgi çekerek, “Şunu söyleyebilirim ki İngiltere bu operasyona hiçbir şekilde dahil olmadı” ifadelerini kullandı.

Mevcut tabloyu hızla gelişen bir durum olarak tanımlayan Starmer, henüz ABD Başkanı Donald Trump ile bir görüşme gerçekleştirmediğini kaydetti. Starmer, “Trump ile konuşmak istiyorum, müttefiklerle de konuşmak istiyorum” açıklamasında bulundu.

Trump'ın, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun yakalandığına dair duyurusunu yorumlayan İngiliz Başbakan, olayların seyrine işaret ederek, “Her zaman söylediğim ve inandığım üzere hepimizin uluslararası hukuka uyması gerekir ancak bu aşamada durum çok hızlı gelişiyor. Önce gerçekleri tespit edelim ve sonrasında buna göre hareket edelim” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Starmer, bölgedeki 500 kadar İngiliz vatandaşının güvenliği konusuna da değindi. Vatandaşların durumu için diplomatik kanalların devrede olduğunu belirten Starmer, “Büyükelçilikle birlikte onların iyi şekilde gözetildiğinden, güvenliklerinin sağlandığından ve uygun tavsiyeler aldıklarından emin olmak için çalışıyoruz. Bu nedenle büyükelçilikle bu konuda hızlı şekilde çalışıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Küba

Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, Venezuela'ya yönelik saldırılar nedeniyle sorumlu tuttuğu ABD'yi kınadı.

Diaz-Canel, Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, hava saldırılarına maruz kalan Venezuela'ya destek çıktı.

Küba Devlet Başkanı Diaz-Canel, "Küba, ABD'nin Venezuela'ya karşı suç teşkil eden saldırısını kınıyor ve uluslararası toplumdan acil bir tepki talep ediyor." ifadesini kullandı.

Barışçıl bir bölgenin vahşi saldırılara uğradığına dikkati çeken Diaz-Canel, ABD'yi "Venezuela halkına ve Amerika kıtasına karşı devlet terörü uygulamakla" suçladı.

Kolombiya

Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, Venezuela ve Latin Amerika'nın egemenliğine yönelik her türlü saldırıyı reddettiklerini belirtti.

Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısının ardından sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Petro, Venezuela'nın ve Latin Amerika'nın egemenliğine yönelik her türlü saldırıya karşı olduklarını vurguladı.

Petro, Venezuela'ya saldırı sonrası alınan güvenlik önlemlerine de değinerek, Venezuela'dan kitlesel mülteci akını ihtimaline karşı sınır bölgelerine güvenlik güçlerinin sevk edildiğini, tüm imkanların seferber edildiğini kaydetti.

Brezilya

Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, ABD'nin Venezuela'ya askeri müdahalesini "kabul edilemez" şeklinde niteleyerek kınadı.

Lula, Amerikan X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Venezuela topraklarının bombalanması ve devlet başkanının alıkonulması kabul edilemez çizgiyi aşmıştır. Bu eylemler, Venezuela'nın egemenliğine yönelik ciddi bir saldırı ve uluslararası toplum için son derece tehlikeli bir emsal teşkil etmektedir." denildi.

Brezilya Devlet Başkanı, "Uluslararası hukuku açık bir şekilde ihlal ederek ülkelere saldırıda bulunmak, çok taraflılığın yerine en güçlü olanın hukukunun geçerli olduğu, şiddet, kaos ve istikrarsızlıkla dolu bir dünyaya doğru atılan ilk adımdır." değerlendirmesinde bulundu.

Fransa

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, ABD merkezli X hesabından yaptığı paylaşımda, Maduro'nun "Venezuela halkının gücünü elinden alarak ve (halkı) temel özgürlüklerinden mahrum bırakarak" halkın kendi kaderini tayin hakkını zedelediğini belirtti.

Fransa'nın "Venezuela halkının egemenliğini sürekli olarak savunduğunu" kaydeden Barrot, ABD'nin Maduro'ya yönelik müdahalesine ilişkin, "Nicolas Maduro'nun yakalanmasına yol açan askeri operasyon, uluslararası hukukun temelini oluşturan güç kullanmama ilkesini ihlal etmektedir. Fransa kalıcı siyasi çözümün dışarıdan dayatılamayacağını ve egemen halkların kendi geleceklerine kendilerinin karar verdiğini hatırlatır." ifadelerini kullandı.

Barrot, ABD'yi işaret ederek "BMGK daimi üyesi olarak öncül sorumluluğu olanların (güç kulanmama) ilkesini sürekli ihlalinin, dünya güvenliği açısından, hiç kimseyi dışlamayacak şekilde ağır sonuçları olacağını" bildirdi.

"Tarihten ders çıkaran bir ülke olarak Fransa'nın buna hazırlandığını" belirten Barrot, "Fransa, devletlerin her zaman ve her yerde uluslararası eylemlerine rehberlik etmesi gereken BM Sözleşmesi'ne bağlılığını vurguluyor." açıklamasını yaptı.

Ukrayna

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki paylaşımında, ülkesinin Nicolas Maduro yönetiminin "meşruiyetini tanımadığını" aktararak, "Venezuellalıların çıkarlarına öncelik veren gelişmelerden" yana oldukları mesajını verdi.

Ukrayna'nın, "ulusların diktatörlükten, baskıdan ve insan hakları ihlallerinden uzak ve özgür yaşama" hakkını her zaman savunduğunu kaydeden Sybiha, Maduro yönetiminin bu ilkeleri her yönüyle ihlal ettiğini öne sürdü.

Sybiha, ülkesinin Maduro yönetimini "meşru" olarak görmediğini vurgulayarak, "Venezuela halkı, normal bir yaşam, güvenlik, refah ve insan onuruna yakışır hayat için bir şansa sahip olmalı. Biz de onların bu normal yaşama, saygıya ve özgürlüğe yönelik haklarını desteklemeye devam edeceğiz." ifadesini kullandı.

Avrupa ülkeleri

Belçika Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Maxime Prevot, Venezuela'daki vatandaşların güvenliğinin en büyük öncelikleri olduğunu vurguladı.

Durumu yakından takip ettiklerini belirten Prevot, Avrupalı müttefiklerle koordinasyon halinde olduklarını bildirdi.

İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, gelişmeleri ve ülkedeki İtalyan vatandaşların durumunu yakından takip ettiklerini kaydederek, Başbakan Giorgia Meloni'nin durum hakkında sürekli olarak bilgilendirildiğini aktardı.

İspanya Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, "İspanya, gerilimin azaltılması, ılımlılığın sağlanması ve her zaman uluslararası hukuka ve BM Şartı'nın ilkelerine saygı gösterilmesi çağrısında bulunuyor. Bu bağlamda İspanya, mevcut krize barışçıl ve müzakere yoluyla bir çözüm bulunması için arabuluculuk yapmaya hazırdır." ifadeleri kullanıldı.

Katar’dan diyalog çağrısı

Katar, Venezuela’da yaşanan son gelişmelerden derin endişe duyduğunu belirterek, anlaşmazlıkların çözümü ve gerilimin düşürülmesi için diyalog çağrısında bulundu.

Katar Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Venezuela’daki mevcut durumun yakından takip edildiği, tüm tarafların gerginliği tırmandırabilecek adımlardan kaçınması gerektiği ifade edildi.

Açıklamada, mevcut sorunların ele alınmasında en uygun yolun diyalog olduğu vurgulanarak, anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesi çağrısı yapıldı.

Açıklamada ayrıca, Katar’ın acil ve barışçıl bir çözüme ulaşılmasını hedefleyen her türlü uluslararası çabaya katkı sunmaya hazır olduğu belirtilirken, ilgili tüm taraflar iletişim kanallarını açık tutmaya çağrıldı.

Maduro’nun son diplomatik teması Çin heyetiyle olduMaduro’nun son diplomatik teması Çin heyetiyle oldu

 

Venezuela’dan ABD’ye çağrı: Maduro’nun hayatta olduğuna dair kanıt verinVenezuela’dan ABD’ye çağrı: Maduro’nun hayatta olduğuna dair kanıt verin

 

Maduro sonrası senaryolar: Venezuela’yı ne bekliyor?Maduro sonrası senaryolar: Venezuela’yı ne bekliyor?

 

ETİKETLER :
YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
DM TV YAYINDA! ABONE OL!