Dünya Gözün patronu banka kuruyor!
Para Dergisinde yer alan röportajda Dünya Göz Hastanesinin kornea bankası kurulacağı açıklandı.
Dünya Göz Hastanesi, Türkiye sağlık sektöründe sadece bir alanda ihtisaslaşarak da hızlı büyüme sağlanabileceğinin canlı bir kanıtı. Ancak sektördeki birçok örneğin aksine bu başarının ardında bir doktor yok...
Artık birçoğumuzun bildiği üzere, Dünya Göz Hastanesinin kurucusu Eray Kapıcıoğlu, inşaat malzemeleri ticaretiyle uğraşırken, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirelin teşvikleriyle bu alana adım atmış. Kendi deyimiyle nalburluğu bırakıp sağlık sektörüne adım atmış...
Eray Kapıcıoğlu, sağlık sektörüne 1992 yılında adım atmış. Öncesindeki işi ticarete ise 16 yaşında atılmış. Yıllarca inşaat malzemeleri sattıktan sonra 1988de inşaat müteahhitliğine soyunmuş. Türkiyedeki pek çok tatil köyünde, iş merkezinde, konut projesinde onun imzası var.
Kapıcıoğlu, sağlık sektörüne 1991de inşa ettiği Avrupa Hastanesiyle adım atmış. 1993te İstanbul Gayrettepede, Çocuk Esirgeme Kurumuna ait binayı kiralayarak orayı da hastaneye dönüştürmüş. Böylece iki hastanesi olmuş. Ancak 1995te bu iki hastaneyi büyük bir sağlık grubuna satarak sektörden çıkmış. Yeniden inşaat sektöründeki işlerine ağırlık vermiş. Ancak sağlık sektöründeki geleceği gören Kapıcıoğlu, bu alandan daha fazla ayrı kalamamış ve 1996da İstanbul Leventte, Türkiyenin tam teşekküllü ilk branş hastanesi Dünya Gözü hizmete açmış...
Hikayeniz daha önce birçok kez yer aldı. Ancak bilmeyenler ya da yeniden hatırlamak isteyenler için kısaca bu sektöre giriş öykünüzü anlatabilir misiniz?
İş hayatına, 1972de 10 bin dolar sermayeyle babamın nalbur dükkanında başladım. 8 yıl nalbur dükkanı işlettim. Ardından nalburun ağabeyi inşaat malzemeleri işine girdim. Bir 7 yıl da bu alanda çalıştıktan sonra, inşaat malzemesiyle ilgili tüm yatırımımı, depolar dahil her şeyimi nakde çevirdim ve inşaat malzemelerinin babası olan müteahhitlik işine başladım. Elimdeki parayla Marmara Ereğlisi sahilinde 15 dönüm arsa alarak üzerine 79 tane villa yaptım. Bu villaları satarak İstanbulda çeşitli araziler aldım. Ardından iş hanları, iş merkezleri ve lüks konutlar yapmaya başladım. Arazilere yatırım yaptım. Hala elimde tuttuğum araziler var. Belirli iş merkezlerini de kira geliri için elimde tutuyorum. 1990da sağlık sektörüne girdim. 1991de Fulyada Avrupa Hastanesi binasını yapıp ardından işletmeye başladım. 1993te Çocuk Esirgeme Kurumundan Gayrettepedeki binasını alıp hastaneye çevirdim. Ağustos 1994te ikisini de Florence Nightingale zincirine satıp yeniden inşaata odaklandım. Ancak fazla uzak kalamadım ve 1995te Dünya Göz Hastanesinin altyapı çalışmalarına başladım...
Peki neden gözü tercih ettiniz?
Yaklaşık altı ay boyunca ciddi araştırmalar yaptım ve bir ihtisas hastanesi kurmanın çok daha akılcı olacağına karar verdim. Ardından da Türkiyede o dönemde pek gündemde olmayan göz konusunda yatırım yapmaya karar verdim.
Şu an ulaştığınız seviye nedir?
Bugüne kadar Dünya Göze 250 milyon dolarlık yatırım yaptım. Dünya çapında 19 göz branşı ve 200ün üstünde tedavi yöntemi var. Biz tüm branşlarda bütün yöntemleri kullanarak hizmet veriyoruz. 80 bin metrekare kapalı alanda 150 göz hekimiyle tam gün hizmet veriyoruz. 1000e yakın personelimiz var.
Bu yıl ne kadarlık yatırım planlıyorsunuz?
Şu anda devam eden yatırımımız yok. Son olarak Antalyadaki hastanemizi açtık. Yeni satın alma ve devralmalarla büyümeyi planlıyoruz. Bu da yaklaşık 15-25 milyon dolar aralığında olur. Halen Ankara, Antalya ve İzmitte 1er, İstanbulda da 7 olmak üzere 10 ayrı noktada varız. Adana, Antep, Kayseri, İzmir, Samsun ve Bursada arayışlarımız sürüyor. Çok kısa bir süre içinde bu saydığım illerin hepsinde olacağız. Yeni yatırımlarla en az 500 kişiye daha iş imkanı yaratmış olacağız.
Sağlık Bakanlığı yeni hastane ve klinik açma ruhsatlarını durdurdu. Siz hedeflediğiniz büyümeyi nasıl gerçekleştireceksiniz?
Yeni açılacak hastanelerin hepsini ruhsatlarıyla, binalarıyla birlikte devralmayı planlıyoruz. Sadece içlerine teknolojik yatırım yapacağız.
Sağlık turizminin payını artırmak için bir VIP çalışmanız vardı. Şu anda ne aşamada?Dünya Gözün halen Amsterdam (Hollanda), Berlin, Köln (Almanya), Belçika ve Tiranda (Arnavutluk) klinikleri var. Bu ay Bükreşte (Romanya), nisanda Londrada (İngiltere), mayısta Moskovada (Rusya), haziranda da Kievde (Ukrayna) klinikler açacağız. 2011de Bahreynde açacağımız klinikle birlikte yurtdışında 10 noktaya ulaşmış olacağız. Antalyada 7 ve 5 yıldızlı otellerle anlaşmalar yaptık. 7 ve 14 günlük tatil ve ameliyatı içeren paketler oluşturduk. Geçen yıl bu kapsamda 97 ülkeden 20 bin hastaya hizmet verdik. 2011de Antalya hastanemiz ve yurtdışında açılacak yeni kliniklerimizle birlikte bu sayıyı 40 bine çıkarmayı hedefliyoruz. Böylece ülkemize 80 milyon euroluk sağlık turizmi katma değeri yaracağımızı düşünüyoruz. Bazı hastalarımız randevu alarak bizzat geliyor. Otel-uçak-transferler-ameliyat gibi tüm hizmetleri paket olarak alıp gelen hastalarımız da var. 2 bin euroluk bu paketlerin yarıdan fazlasını uçak, otel gibi kalemler altında Türkiye turizm sektörü kazanıyor.
Bu yıl ne kadar ciro hedefliyorsunuz?
2009da 100 milyon TL ciro elde ettik. Bunun 8 milyon eurosu (16 milyon TL) sağlık turizminden geldi. Tabii bu rakamın yarısı da turizm sektörüne gitti. Bu yıl sanırım 200 milyon TL ciroyu yakalarız.
Nasıl yani? Ciroyu yüzde 100 artırmayı mı hedefliyorsunuz?
Evet. Çünkü Dünya Göz Hastanesi olarak SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu) ile anlaşma imzaladık. Bu anlaşma çerçevesinde sosyal güvenceli hastalara yeniden hizmet vermeye başladık. Bu yıl sağlık turizmi kaynaklı cironun ise toplamda yüzde 15 civarında pay oluşturacağını tahmin ediyoruz.
Peki SGK kaynaklı artan talebi karşılayabiliyor musunuz?
Evet. 11 Şubattan itibaren sosyal güvenceli hastalara da hizmet vermeye başladık. Daha önce çağrı merkezine günde 4 bine yakın telefon geliyordu. Şimdi 10 binlere ulaştı. Kapasite ve altyapımızın geniş olması sayesinde en geç 10 gün sonrasına randevu veriyoruz.
Daha önce bir yabancı ortaklık söz konusuydu. Bu konuda bir gelişme var mı?
Evet, National Bank of Kuwait (Kuveyt) kontrolündeki Swan Holdingle görüşmelerimizde son aşamaya geldik. Hisselerimizin yüzde 30unu bu gruba satıyoruz. Ocak ayında onay için Rekabet Kuruluna başvurmuştuk. Şubatta onay geldi...
Yabancı ortaklık yerine halka arzı neden düşünmediniz?
Yeni teknolojileri, dünya standartlarını yakaladığınız ve büyümenizi zamanında gerçekleştirdiğiniz sürece varsınız. Bizim de Dünya Göz olarak bu kapsamda ciddi hedeflerlerimiz var. Yabancı ortak sayesinde yatırımlarımıza daha hızlı kaynak bulabileceğiz. Ancak kurumsal kimliğimizi güçlendirmek için tabii ki halka açılmayı da planlıyoruz. Hatta bu yılın üçüncü çeyreğinde düğmeye basıyoruz. Şirketimizin en az yüzde 25 hissesini halka açacağız.
Birkaç yıl önce kornea bankası kuracağınızı açıklamıştınız. Ancak sonrasında bırakın bankasını kurmayı, ithalinde bile sıkıntı yaşanmaya başladı. Bu konuda bir gelişme var mı?
Kornea ithali çok ciddi ve sıkıntılı bir konu. 2006ya kadar ithal edebiliyorduk. 250 milyonun üstünde nüfusa sahip ABDde çok büyük bir kornea bankası var. Kornea verecekleri yeri oldukça titiz bir değerlendirme sonucu seçiyorlar. Gerek hekim kadrosu gerekse teknolojik altyapısını uygun buldukları yerlere kornea veriyorlar. Bu konuda bizi de tetkik ettiler ve kornea vermeyi uygun gördüler. Sağlık Bakanımız da geçenlerde ithalat için talimat vereceğini söyledi. Bekliyoruz. Şu anda ithalatın önünü açmak için çalışıyorlar. Diğer yandan, bakanlığa bir göz bankası kurmak için de talebimizi ilettik. İzin alabilirsek ABDdeki bir göz bankasının know-howını Türkiyeye getireceğiz.
Son dönemlerde bazı kesimlerde göz estetiğinin yaygınlaştığı yönünde haberler var? Sahi gözün de estetiği olur mu?
Olmaz mı? Hemen her gün 25-30 arası göz estetiği ameliyatı yapılıyor. Tabii bunların bir kısmı sağlık amaçlı. İnsanlar genelde göz estetiği için estetik cerraha gidiyor. Aslında bu işin uzmanı, okuloplastik cerrah denilen ama aslen göz hekimi olan kişilerdir. Bu branşta örneğin, kırışıklıklar için yapılan botoks nedeniyle kaybedilmiş bir gözün yerine diğer sağlam gözden görüntü ve hareket olarak ayırt edilemeyecek protez gözler yapılıyor. Kozmetik amaçlı olanlarsa genelde göz kapağı düşüklüğü, gözaltı torbalarının alınması ve botokstan oluşuyor. Bu ameliyatların genel operasyonlar içindeki payı yüzde 20-25 civarında.
3 milyon lira rekabet cezası ödedi!
Dünya Göz Hastanesi, yayınladığı reklamlar nedeniyle Rekabet Kuruluna çok fazla ceza ödeyen bir kurum. Eray Kapıcıoğlu, şimdiye kadar 3 milyon liraya yakın ceza ödediklerini vurguluyor. Kapıcıoğlu, neden ceza ödediklerini ve bu cezaları ödemeseler o paralara neler yapabileceklerini şöyle anlatıyor:
Bu cezaları, insanlara ameliyat oldukları yerlere dikkat etmeleri konusunda yaptığımız uyarılar nedeniyle aldık. Artık gerek demeçlerimizi gerekse ilanlarımızı çok ciddi bir hukuki süreçten geçiriyoruz. Tabii kendimizi tam anlatabilmemiz için bazen cezayı da göze almak durumundaydık. Çünkü tek bir branşta hizmet veriyoruz ve bir idealin peşinde koşuyoruz. Bir yerde, sağlık konusunda halkı bilinçlendirmek için mecburduk bu bedeli ödemeye.
Bu kadar büyük bir rakamla neler yapabileceğimize gelince... Halen iki mobil tır kliniğimiz var. Bütün Anadoluyu gezerek, kurum garantisi olmayanlara ücretsiz poliklinik hizmeti ve ameliyat imkanı sunuyoruz. Ceza olarak ödediğimiz 3 milyon lirayla 6 bin tane daha ameliyat yapabilirdik. Ya da 3 klinik daha açabilirdik.
Rahime Baş uçar Para Dergisi