| Hisse | Fiyat | Değişim(%) | Piyasa Değeri |
|---|---|---|---|
| AKBNK | 83,85 | -0,65 | 436.020.000.000,00 |
| ALBRK | 8,75 | -0,68 | 21.875.000.000,00 |
| GARAN | 154,80 | 0,32 | 650.160.000.000,00 |
| HALKB | 43,42 | -1,14 | 311.963.062.583,64 |
| ICBCT | 14,18 | -1,46 | 12.194.800.000,00 |
| ISCTR | 16,49 | -0,54 | 412.249.505.300,00 |
| SKBNK | 9,10 | -1,52 | 22.750.000.000,00 |
| TSKB | 13,01 | -0,69 | 36.428.000.000,00 |
| VAKBN | 36,64 | -0,81 | 363.319.364.602,72 |
| YKBNK | 38,26 | 0,00 | 323.184.182.125,84 |
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Hafta başından itibaren TL’de değer kaybı yeniden hızlandı, nedeni de Afrin’e askeri harekât yapılacağının en yüksek siyasi makamdan ilan edilmesi, askeri hareketliliğin başlaması idi. Dolar kuru 3.73’ten dün 3.83 liraya kadar yükseldi. Doların son bir ayda kabaca yüzde 5 değer kaybettiği, Euro paritesinin 1.2250 civarında olduğu hesaba katılırsa döviz sepeti aralık ayı ortasında doların 3.92-3.95 aralığında olduğu yere denk düşüyor.
Döviz kurunu yukarı kalıcı biçimde itmeye devam edebilecek asıl temel riskler birkaç maddeyle şunlar:
1- MERKEZ BANKASI TL’Yİ FEDA ETTİ: DOLARİZASYONA DEVAM
Geçen yıl bu zamanlarda gıda ve enerji fiyatları hariç tüketici fiyatları (çekirdek enflasyon) yıllık yüzde 7.7 iken aralıkta yüzde 12.3’a ulaştı. Çekirdek enflasyon, 4.5 puanlık bir artışla neredeyse yıllık enflasyon hedefinin 2.5 katına çıkarken, Merkez Bankası geride kaldı; hem zamanlama olarak hem de faiz oranı olarak. Aynı dönemde banka, tavandaki faizi yüzde 11’den yüzde 12.75’e çekti. Sadece 1.75 puan. Piyasaya verdiği likiditenin ortalama faizi ise 3.1 puan artmış oldu.
Bankanın hep geride kalması, çekirdek enflasyonu yukarı itti. Yerleşikler de “dövize yatıp”, banka hesaplarına 20 milyar dolar ekledi.
Aralık toplantısına giderken şahlanan döviz kuruna karşı, piyasalara “faizi artıracağı, hem de yeterince” mesajları taşınırken, toplantıdan çıkan karar ‘güdük” kaldı; yarım puan. Sonrasında da işler bozulmasın diye kimi analistlerce “ocakta devamının geleceği” fısıldandı piyasaya. Sonra bu da havaya karıştı. Çünkü ABD doları diğer paralara karşı bir ayda yüzde 5’e yakın değer kaybetti. Gelişen piyasalara biraz para akışı olması, görünüşte bir gerileme sorunları ortadan kaldırmıyor.
Dün itibariyle piyasa analistleri, Merkez Bankası’nın yarın yapacağı toplantıda faiz kararı almasını beklemiyordu.
Perşembe faiz artışı olmazsa ya da göstermelik biçimde yapılırsa TL’nin orta vadeli zayıflamasına yakıt olur. Kendi enflasyonuna geç kalan Merkez Bankası, aşağıdaki dış gelişmeleri de geriden izlerse “kaynamış suyun içinde kaldığını” o zaman görecek. Ama çok geç kalmış olacak.
2- ABD HAZİNESİ’NDEN POTANSİYEL BİR CEZANIN ETKİSİ
İran ambargolarının delinmesi ile ilgili Türk bankalarına ABD Hazinesi’nden bir ceza gelirse bunun parasal boyutu bir tarafa, dış finansman kanallarını daraltacağı çok açık. Bu olasılığın, finansal kesimin üzerinde “Demokles’in kılıcı” gibi durması bile kredi kanallarını daraltıyor. Potansiyel bir cezanın büyüklüğü ile potansiyel etkilerinin bilinmezliği de bankacılık sistemine kredi kanalını askıda tutan bir risk. Bunun da kur üzerine baskısı kaçınılmaz.
3- 2018: KÜRESEL PARASAL GENİŞLEMEDEN ÇIKIŞIN YILI
Buradan şunu hatırlatmak gerekiyor, doların son bir ayda uluslararası piyasalarda yüzde 5’e yakın zayıflamasının temel nedenleri; Japonya’da Merkez Bankası’nın tahvil alımlarında kısmi biçimde frene basılması, ikincisi de Avrupa’daki ekonomik büyüme ve enflasyon gelişmeleri nedeniyle Avrupa Merkez Bankası’nın tahvil alımlarının eylülde sona ereceğine dair beklentilerin güçlenmesi.
Bugünkünün geçici bir dönem olduğunu düşünen hiç de az değil. Yılbaşı sonrasında en belirgin biçimde güçlenen olgu aslında; Fed’den sonra Avrupa, devamında da Japon merkez bankasının parasal gevşemeleri geride bırakıp sıkılaşmada hız kazanacakları bir dönemin eşiğine girilmiş olmasında. Miktar etkisi özellikle bizim gibi özel sektörü kayda değer dış borç yapan ülkelerde hızla görülecek.
4- ASIL “BÜYÜK TURP” ABD’DE
Ama herkesi en çok ilgilendiren asıl “büyük turp”, yakın bir gelecekte ABD’deki enflasyonun geri dönecek olması. Bunun da Fed’in faiz artışlarını sıklaştıraacak olması, hatta “sert
biçimde frene basma” olasılığının dillendirilmesi.
Artık Fed yetkilileri, tahminlerinde olduğu gibi, açık açık söyleyerek de bunun altını çiziyor. Tıpkı 2008 krizi öncesinde bunun yaklaştığını görüp, hiç kriz ipucu vermeden “likidite önemli, biz bunun için varız” temalı konuşmalar yaptıklarında olduğu gibi.
Özellikle New York Fed Başkanı Dudley’in geçen hafta yaptığı konuşmada çok açık biçimde, yıllık enflasyonun yeniden yüzde 2’nin üzerine çıkacağı çok açık biçimde vurguluyor. Piyasalara, geçen yılki mobil iletişim hizmetlerinde indirim nedeniyle oluşan baz etkisinin kalmayacağı mesajı veriliyor.
Fed Başkanı Dudley, “Fed önümüzdeki birkaç yılda, bir noktada fren pedalına sert basmak zorunda kalabilir. Bu olursa “sert iniş” riski artar” diyor.
Şimdi giderek daha fazla piyasa oyuncusu, son iki yılda 0.25 puanlık 5 faiz artışı yapan Fed’in 2018’de 0.25’lik 4 faiz artışı yapması olasılığına ısınıyor. Bana kalırsa enflasyonun beklenenden daha güçlü biçimde dönmesi olası. Bu da Fed’i yıl sonuna doğru artık 0.50’lik faiz artışlarına bile yaklaştırabilir.
Abd karşılıksız bastığı dolarların geri dönüşünü enflasyon ve faiz olarak görecek elbette
bı sey olmaz cok yukselırse faız artar her zamankı gıbı yıllardır aynı kardesım.
Türkiye'de ocak ayına fiyat artışlarıyla girdik, ABD'deki enflasyon artışının getirdiği faiz artışlarıyla birlikte TL'nin değersiz kalması kaçınılmaz.
Dilek İmamoğlu'nun kardeşi Ali Kaya hakkında tutuklama kararı
ClubHouse Bebek'e 100 polisle narkotik operasyonu
Fatih'te banka soygunu: Kaçarken paraları düşürdü!
345 milyon TL borca 52 milyon lira faiz
Erdoğan: 86 milyon olarak küllerimizden yeniden doğduk
Gümrük Birliği ve vize serbestisi Külliye’de masaya yatırıldı
16 ilde 'borsada kâr vaadi' operasyonu!
12 gün savaşından bu yana ABD-İran arasında ilk temas
Erzincan 4.9 ile sallandı
Finansingundemi.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansingundemi.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansingundemi.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur. BİST isim ve logosu “koruma marka belgesi” altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.