| Hisse | Fiyat | Değişim(%) | Piyasa Değeri |
|---|---|---|---|
| AKBNK | 67,90 | 1,19 | 353.080.000.000,00 |
| ALBRK | 8,84 | 0,45 | 22.100.000.000,00 |
| GARAN | 132,80 | 1,76 | 557.760.000.000,00 |
| HALKB | 43,54 | 1,11 | 312.825.235.948,68 |
| ICBCT | 14,66 | 0,76 | 12.607.600.000,00 |
| ISCTR | 13,25 | 1,84 | 331.250.000.000,00 |
| SKBNK | 5,14 | 0,00 | 12.850.000.000,00 |
| TSKB | 9,97 | 1,01 | 27.916.000.000,00 |
| VAKBN | 34,44 | 0,58 | 341.504.337.252,12 |
| YKBNK | 36,52 | 1,61 | 308.486.312.891,68 |
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

"MEZAR AÇILMALI"
DDK raporunda, Turgut Özal'ın ölümünü araştırmak üzere görevlendirilen 12 kişilik tıbbi uzmanlar heyeti, mezarının açılmasının uygun olacağı kanaatine vardı.
Ancak heyet, mezarın açılmasının ölüm nedeninin belirlenmesi açısından sonuç verip vermeyeceğinin kesin olmayacağına dikkat çekti. Takdirin adli makamlara ait olduğu vurgulandı.
Devlet Denetleme Kurulu'nun (DDK) Sekizinci Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın vefatına ilişkin hazırladığı raporda, görevi başında ve ani şekilde ölen bir cumhurbaşkanının ölümünün her zaman ''şüpheli'' olduğu belirtilerek, ''Bu itibarla ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla herhangi bir otopsi ve/veya Köşk yerleşkesinde delil tespiti benzeri işlemlerin yapılmamış olması tam anlamıyla 'akıl tutulması' ile izah edilebilecek bir durumdur'' ifadesi kullanıldı.
Cumhurbaşkanı Gül'ün talimatı üzerine Sekizinci Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın vefatını inceleyen DDK, raporunu kamuoyuna açıklandı.
Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nden yapılan açıklamada, Turgut Özal'ın 17 Nisan 1993 tarihinde vefat ettiği, aile fertleri, yakınları ve diğer kişilerce ölümüyle ilgili çeşitli iddiaların zaman zaman gündeme getirildiği hatırlatıldı.
Söz konusu iddiaları kapsayacak nitelikte bugüne kadar herhangi bir idari araştırma,inceleme ve soruşturmanın yapılmadığına işaret edilen açıklamada, toplumsal duyarlılıkları dikkate alan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, DDK'ya 1 Ekim 2010 tarihinde, konunun ayrıntılı biçimde incelenmesi talimatı verdiği belirtildi.
DDK'nın, Özal'ın vefatıyla ilgili yaşanan süreçte gerek Köşk yerleşkesinde gerekse Hacettepe Üniversitesi Hastanesi'nde yürütülen sağlık hizmetlerine dair idari iş ve işlemlerle olayın oluş şekli ve ölüm sebebine ilişkin kamuoyuna yansıyan iddialarla ilgili tüm hususları kapsamlı şekilde araştırıp incelediği kaydedildi.
''Ölüm nedeninin belirlenmesi konusunda gerekli ihtimam gösterilmemiş''
DDK'nın raporunun giriş kısmında çalışmaya ilişkin bilgiler yer alırken, birinci bölümünde Turgut Özal'ın ölümüne yönelik ileri sürülen iddialara ilişkin incelemeler, ikinci bölümünde ölüm sebebinin tespitine yönelik incelemeler, üçüncü bölümde genel değerlendirme ve önerilerle sonuç yer aldı.
Raporda, 2010 yılında Cumhurbaşkanı Gül'ün Kurul'a verdiği araştırma ve inceleme görevi kapsamında yapılan çalışmayla aynı yıl içinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başlattığı soruşturma dışında adli ve idari makamlarca konunun kapsamlı olarak araştırılmadığının görüldüğü bildirildi.
Raporun nihai değerlendirme ve sonuç kısmında, bahsedilmesi gereken ilk hususun döneme dair ortaya çıkan ve kısmen de halen devam eden kamu yönetiminin güvenliği ve işleyişine ilişkin tezahür eden önemli bir zafiyet ortamının varlığı olduğu belirtilirken, merhum Turgut Özal'ın görevi başında vefat eden bir Cumhurbaşkanı olduğu hatırlatıldı.
Özal'ın ölümünün, uzun süreli devam eden ağır bir hastalık neticesinde ve beklenen bir ölüm olmadığına, ani gerçekleştiğine dikkat çekilen raporda, şu değerlendirmelerde bulunuldu:
''Görevi başında ve ani şekilde ölen bir cumhurbaşkanının ölümü her zaman 'şüpheli' bir ölümdür. Bu itibarla ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla herhangi bir otopsi ve/veya Köşk yerleşkesinde delil tespiti benzeri işlemlerin yapılmamış olması tam anlamıyla 'akıl tutulması' ile izah edilebilecek bir durumdur. Öyle ki mezkur akıl tutulması dönemin ilgili devlet organlarına ve merhumun yakınlarına tam anlamıyla hakim olmuştur. Bunun sonucunda da ölüm nedeninin belirlenmesi konusunda gerek doktorlar ve aile üyelerince gerekse yargı organları ve diğer devlet ricali tarafından otopsi yapılması konusunda gerekli ihtimam ve tavır gösterilmemiştir.
Kamuoyunda yaygın şekilde merhum Turgut Özal'ın ölümünün doğal bir ölüm olarak görülmemesi ve öldürülmüş olabileceğine ilişkin ölümün hemen akabinden itibaren geniş bir yelpazede bir takım iddiaların ortaya çıkmasının temel sebeplerinden birisisi de budur. Merhum Turgut Özal'ın ölümünün üzerinden 20 yıl geçmesine rağmen bu süre içerisinde ölümüyle ilgili ortaya atılan çeşitli iddialar hakkında bugüne kadar herhangi bir idari araştırma ve incelemeyle kapsamlı bir adli soruşturma yapılmamış olması da aynı akıl tutulmasının uzun yıllar boyunca devam ettiğine işaret etmektedir. Söz konusu akıl tutulması, esas itibariyle gerek görev başında ölen gerekse görevini yapmaya engel teşkil edecek nitelikte ağır hastalığa yakalanan devlet adamları hakkında izlenecek hukuki süreç ve yöntemlerin yazılı hukuk kuralları olarak Anayasa ve diğer mevzuatta tanımlanmamış olmasından kaynaklanmaktadır. Bu konu tamamıyla geleneğe bırakılmış olup devlet hayatımızda zaman zaman yaşanan inkıtalar nedeniyle bu konudaki gelenekler de tam olarak gelişmiş değildir.'
Raporda, gerek Turgut Özal'ın ölümü gerekse eski başbakanlardan Bülent Ecevit'in hastalık sürecine ilişkin iddialar ve yaşananların bu konudaki eksikliği, zafiyeti tümüyle teyit eder mahiyette olduğu ifade edildi.
''Sağlık personeli ve ambulans bulundurulmaması kabul edilebilir değil''
Bahsedilmesi gereken ikinci hususun ise dönemin Cumhurbaşkanlığı yerleşkesinde cumhurbaşkanlarına sunulan sağlık hizmetlerinin kapasitesi ve kalitesiyle ilgili ciddi sorunların varlığı olduğuna işaret edilen raporda, merhum Turgut Özal'ın geçmiş sağlık bilgileri ve yoğun program trafiği bilinmesine rağmen derhal müdahaleye uygun ve yeterli sağlık personeli, ekipmanı ve donanımlı bir ambülansın bulundurulmamasının, kabul ve izah edilebilir bir yönetim anlayışı ve uygulaması olmadığı vurgulandı.
Bu açıdan Özal'ın rahatsızlandığı anda kendisine ne gerekli vasıfta ilk müdahale yapılabildiği ne de uygun şekilde ve tam zamanında hastaneye götürülebildiği belirtilen raporda, söz konusu dönemde cumhurbaşkanının acil bir rahatsızlık geçirmesi anında izlenecek yöntem ve süreçlerin (ilk müdahaleyi yapacak sağlık personeliyle araç ve gerecin hazır tutulması, takip edilecek yol güzergahı ve gidilecek sağlık kuruluşu, yol emniyetiyle ilgili tedbirler, son zamanlarında yediği ve içtiği şeylerin listesi ve numunesi, kullandığı ilaçların listesi, hasta öyküsüne ilişkin bilgiler vb.) tanımlanmamış olması nedeniyle adeta herhangi bir mahallede aynı şekilde vefat eden bir insan için hane halkı ve komşularca yapılanların ötesinde bir uygulama yapılamadığı kaydedildi.
''Özal'ın ölüm nedeni bugün itibariyle bilinmezliğini koruyor''
Rahatsızlanma anı ve şekliyle ilgili belirsizlikler ve çelişkilerin, ölüm nedeninin tespitine yönelik gerekli otopsi ve diğer işlemlerin yapılmamış olmasının ve alınan kan örneklerine ilişkin tahlillerin akıbetinin belirsizliğinin, Özal'ın ölüm nedeninin bugün itibariyle de bilinmezliğini koruduğunu gösterdiği vurgulanan raporda şunlar kaydedildi:
''Kurulumuzca oluşturulan Tıbbi Uzmanlar Heyetinin de ulaşmış olduğu nihai bilimsel sonuç da özet itibariyle bu istikamettedir. Tıbbi Uzmanlar Heyeti'nce ulaşılan sonuca, Türkiye'deki hastane ve laboratuvarlarla Amerika Birleşik Devletleri'ndeki hastanelerden toplanabilen ve sonradan oluşturulan sağlık dosyasıyla ulaşılması ve yıllar geçtikten sonra yapılan bir çalışma olması nedeniyle belirli bir ihtiyat payıyla yaklaşılması gerekmektedir. Ancak yukarıda ifade edilen ölüm nedeninin otopsi yapılmadan tahmini olarak belirlenmiş olması karşısında; söz konusu bilimsel incelemenin yeni bazı değerlendirme ve bulgular içerdiği de açıktır''
Zehirlenme iddiaları
Merhum Özal'ın öldürülmüş olduğuna ilişkin iddialar hakkında ancak sınırlı bir inceleme yapılabildiği bildirilen raporda, somut bazı olaylar ve bilgiler ihtiva eden mezkur iddialardan, özellikle merhumun zehirlendiğine ve yeterli tıbbi yardım almadığına ilişkin merhumun yakınlarınca dile getirilen bazılarının incelendiği ifade edildi.
Özal'ın öldürülmüş olduğuna ilişkin iddiaların önemli bir bölümünün ise soyut nitelikte, daha ziyade çeşitli ulusal veya uluslararası olgular/ gelişmeler temel alınarak ortaya atılan ''öldürülme nedeni'' etrafında kurgulanan iddialar olduğunun görüldüğü belirtilen raporda, bu nedenle söz konusu iddiaların bu aşamada araştırılması ve ispatlanması imkanı bulunamadığı belirtildi.
Ölüm nedeninin netleştirilmesinden sonra söz konusu iddiaların ciddiyeti, geçerliliği hakkında düşünülebileceği/ inceleme yapılabileceği ifade edilen raporda, şunlar kaydedildi:
''Bu nedenle Tıbbı Uzmanlar Heyeti'nce mevcut tıbbi veriler çerçevesinde önerilen,ölüm nedeninin belirlenmesine ilişkin yöntem ve süreçlerin gerekliliğinin; raporun tespit ve değerlendirmeleri muvacehesinde merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın ailesiyle yargı organlarının takdir edebileceği bir durum olduğu kanaatine varılmıştır.''
Raporda, tespit, değerlendirme ve önerilerin gereğinin yapılması için Devlet Denetleme Kurulu Kurulması Hakkında Kanun'un 6. maddesi uyarınca raporun Başbakanlığa gönderilmesi gerektiği, ayrıca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na da raporun bir örneğinin iletilmesinin uygun olacağı kaydedildi.
MASAK düğmeye bastı: Bankalar o hesapları anında kapatacak!
Hamdi Akın'ın oğlu Selim Akın gözaltında
Akbank Başanalisti, Bloomberg’i yalanladı: Karahan o mesajı vermedi
Rumlar KKTC’ye akıyor! 'Ucuz' dostluk...
Bakan Çiftçi selin bilançosunu açıkladı: 2 can kaybı, 2 bin 727 tahliye
ABD basını duyurdu: Elon Musk'a Türkiye'den rakip mi geliyor?
İstanbul'da okullar yarın da tatil edildi
MASAK'tan büyük takip! 278 gerçek ve tüzel kişiye ilişkin 29 ülkeden kritik bilgi istendi
41 yıllık rekor! Megakentte yollar göle döndü, trafik kilitlendi
finansingundemi.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansingundemi.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansingundemi.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur. BİST isim ve logosu “koruma marka belgesi” altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.