BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 66,75 -1,84 347.100.000.000,00
ALBRK 8,57 -2,39 21.425.000.000,00
GARAN 131,60 -1,72 552.720.000.000,00
HALKB 42,36 -2,40 304.347.197.859,12
ICBCT 14,20 -2,87 12.212.000.000,00
ISCTR 12,87 -1,76 321.750.000.000,00
SKBNK 4,92 -3,53 12.300.000.000,00
TSKB 9,43 -2,98 26.404.000.000,00
VAKBN 32,86 -3,58 325.837.181.245,78
YKBNK 35,70 -1,65 301.559.730.838,80

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaGündem'Demokrasiyle ekonomik gelişme at başıdır'----

'Demokrasiyle ekonomik gelişme at başıdır'

'Demokrasiyle ekonomik gelişme at başıdır'
16 Eylül 2010 - 16:51 www.finansingundemi.com

Başbakan Erdoğan, demokrasiyle ekonomik gelişmenin ters orantılı olarak değerlendirilemeyeceğine dikkati çekti

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''(Hükümet ekonomiyi büyütsün, demokrasiyi güçlendirsin ama biz hükümete destek olmayalım, rahat koltuklarda yan gelip yatalım.) Olmaz böyle bir şey. Artık bu, geçmişin kompleksli anlayışıdır. Bu anlayışa artık Türkiye'de yer yok'' dedi. Erdoğan, İstanbul Ticaret Odasının (İTO) Meclis Toplantısı ve ''5. Başarılı KOBİ Yarışması'' ödül töreninde yaptığı konuşmada, ekonomik sıkıntıların baş gösterdiği dönemlerde KOBİ'leri yalnız bırakmadıklarını, gerek üretimin gerek istihdamın sürmesi için kısa çalışma ödeneğinden düşük faizli krediye, borçlarını ödeyemeyenlere ek desteklere kadar pek çok tedbiri hayata geçirdiklerini söyledi. KOBİ'lerin inovasyon, AR-GE ve ihracat konusunda sıçrama yapmasını istediklerini vurgulayan Erdoğan, ''Türkiye olarak küresel bir aktör olmak istiyorsak KOBİ'lerimiz de küresel pazarlarda söz sahibi olmalıdır. Küresel şirketleri olmayan bir ülkenin küresel aktör haline gelebilmesi mümkün değildir. Özellikle son dönemde KOBİ'lerimizin Afrika ve Ortadoğu pazarlarında daha fazla söz sahibi olduğunu görmekten memnuniyet duyuyoruz'' diye konuştu. Hayata geçirdikleri aktif ve çok boyutlu dış politikanın iş adamlarının önünü açtığını, onlara yeni işbirliği imkanları getirdiğini belirten Erdoğan, ''Her şeyden önemlisi, ülkemizde giderek güçlenen güven ve istikrar, iş dünyamıza sağladığımız en büyük imkandır'' dedi. ''(SİYASİ PARTİNİN MENSUBUYUM) DEMEYİ GEREKTİRMİYOR'' Halk oylamasında çıkan sonucun, Türkiye'nin güven ve istikrarına güç verdiğini ifade eden Erdoğan, ''Sizler artık istatistiklerin içindesiniz, matematiğin içindesiniz. Bazen geometrik artışları da değerlendirmek zorundayız ki, bunları görelim. Ona göre, önümüz çok daha açık ve inşallah Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümünde, 2023'de dünyanın ilk 10 ekonomisi içinde yer alan Türkiye'nin baş aktörleri sizler olacaksınız. Bunu sizler sağlayacaksınız'' diye konuştu. Başbakan Erdoğan, ekonominin üzerindeki siyasi risklerin ciddi şekilde azaldığını, İTO'nun Başkanı ve mensuplarından gelen açıklamaların sürece farklı bir güç kattığını dile getirerek, ''Bu hiçbir zaman, 'Ben filanca siyasi partinin mensubuyum' demeyi gerektirmiyor. Çünkü bu bir genel seçim değildir. Bu, tüm sivil toplum kuruluşlarıyla yaptığımız görüşmeler neticesinde ortaya çıkan bir Anayasa paketiydi. Bunun içinde siz varsınız, memur, işçi, çocuklarımız, kadınlarımız, engellilerimiz vesaire var. Bütün bunların ülkemizde meydana getirdiği ve getireceği hava ister istemez ekonomiyi direkt olarak ilgilendiriyor'' dedi. ''DEMOKRASİYLE EKONOMİK GELİŞME AT BAŞIDIR'' Demokrasiyle ekonomik gelişmenin ters orantılı olarak değerlendirilemeyeceğine dikkati çeken Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: ''Tam aksine, doğru orantılıdır, at başıdır. Demokrasi ileriyse ekonomi de ileri olacaktır. Ama, demokrasi ileri, ekonomi geri olmaz veya ekonomi ileri, demokrasi geri olmaz. Bunun gelişmiş ülkelerde örneği yoktur. Onun için Türkiye 7.5-8 yıldır bunun kavgasını, mücadelesini verdi. Şimdi de bunun neticesini, hasılasını almaya başladı. Biz ekonomiyi nasıl siyasi hesaplarla, ideolojik kaygılarla yönetmiyor, herkesin çıkarına olan, tüm Türkiye'nin menfaatine olan politikaları hayata geçiriyorsak ekonomi içindeki aktörler de ülkenin ve ekonominin faydasını ve hassasiyetlerini gözetmek durumundadır. Demokratik istikrar ile ekonomik istikrarı sağlamak durumundayız. 'Ekonomide büyüyelim ama demokrasi alanında yerimizde sayalım.' Mümkün mü? 'İhracatımız artsın ama hak ve özgürlükler gelişmesin.' Bu tür yaklaşımları savunamayız. Böyle bir yaklaşım olamaz, olsa da başarıya ulaşamaz. Ekonomide büyümek istiyorsak demokratikleşmeyi de aynı kararlılıkla hep beraber savunmak durumundayız. 'Hükümet ekonomiyi büyütsün, demokrasiyi güçlendirsin ama biz hükümete destek olmayalım, rahat koltuklarda yan gelip yatalım.' Olmaz böyle bir şey. Artık bu, geçmişin kompleksli anlayışıdır. Bu anlayışa, artık Türkiye'de yer yok. Eğer Türkiye'yi büyüteceksek iktidarıyla, muhalefetiyle, sivil toplumuyla, iş dünyasıyla, sanatçısıyla, sporcusuyla hep beraber sorumluluk almak ve çaba göstermek durumundayız. KOBİ'lerimizin bu hassasiyetimizi büyük oranda paylaşıyor olmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Bunu özellikle Anadolu'da, dolaştığımız illerde çok gördük. Bu gayretlerimizin boşa çıkmadığını memnuniyetle görüyoruz. KOBİ'lerimiz kendilerine sağladığımız desteklere, ülkemize ve milletimize yaptıkları katkılarıyla fazlasıyla karşılık verdiler.''
ETİKETLER :
YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)