| Hisse | Fiyat | Değişim(%) | Piyasa Değeri |
|---|---|---|---|
| AKBNK | 68,65 | 2,16 | 356.980.000.000,00 |
| ALBRK | 8,42 | 1,57 | 21.050.000.000,00 |
| GARAN | 143,90 | 1,34 | 604.380.000.000,00 |
| HALKB | 40,92 | 2,04 | 294.001.117.478,64 |
| ICBCT | 13,45 | -5,08 | 11.567.000.000,00 |
| ISCTR | 13,29 | 1,84 | 332.250.000.000,00 |
| SKBNK | 3,64 | -0,27 | 12.740.000.000,00 |
| TSKB | 10,29 | 0,49 | 28.812.000.000,00 |
| VAKBN | 32,94 | 3,58 | 326.630.454.967,62 |
| YKBNK | 37,24 | 1,97 | 314.568.189.816,16 |
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Çin ve Silikon Vadisi uzmanı girişimci Pascal Coppens, küresel ticaretin yeni rotasında Türkiye’nin “anahtar” rolüne dikkat çekerek, genç nüfusu ve stratejik konumuyla Çin’in teknolojik gücünü Batı’ya taşıyacak en güçlü aday olduğunu söyledi. Dünya'nın haberine göre Coppens, ABD ve Çin arasındaki teknoloji savaşlarını ve çok kutuplu dünyanın doğuşunu analiz etti. Coppens’a göre Türkiye, sadece bir köprü değil, Çin’in küresel yayılım stratejisinde en kritik partnerlerden biri.
Coppens, Türkiye’nin Washington ve Pekin arasında seçim yapmak zorunda olmadığını, aksine bu rekabeti kendi lehine kullanarak “stratejik özerklik” kazanabileceğini belirtti. “Genç, girişimci nüfusu, stratejik konumu ve güçlü üretimi ile Türkiye inanılmaz avantajlara sahip” diyen Coppens, Çin’in de yükselmek için tam olarak bu unsurlardan faydalandığını söyledi. Coppens, “Ancak bir sonraki zorluk, mevcut platformları kullanma aşamasından platform üretmeye geçmek ve yapay zekâyı sadece projeler düzeyinde değil, endüstriyel ölçekte sisteme entegre etmek” dedi.
Çin'in Türkiye'ye ihtiyacı var
Coppens’a göre, Türkiye’nin, gerçek bir teknoloji merkezi haline gelmek için derin teknoloji yeteneklerinin geliştirilmesi, esnek düzenleyici sandbox’lar ve stratejik tarafsızlık olarak üç ilerlemeye ihtiyacı var. “Çin ile bir iş birliği modeli aslında çok doğal bir uyum olur” ifadelerini kullanan Coppens, sözlerine “Kuşak ve Yol Girişimi’nin batı ucunda yer alan Türkiye, Çin teknolojisinin Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’ya yayılması için mükemmel bir geçit konumunda bulunuyor. Buna karşılık, Türk şirketleri Çin’in yapay zekâ, tedarik zinciri dijitalleşmesi ve C2M uzmanlığına erişim sağlayabilir” diye devam etti.
Çin’in küreselleşme yolunda tek başına yürümek istemediğini, Türkiye’nin tam da Çin’in ihtiyaç duyduğu türden bir ortak olduğunu söyleyen Coppens, “Öte yandan Türkiye, en son teknolojiye, altyapıya ve Çinli yeteneklere erişim açısından Çin ile iş birliğinden büyük fayda görebilir. Pekin ile batı liderliğinde sürdürülen jeopolitik gerilimler nedeniyle gözleri kör olan çoğu Batı ülkesi, Çin’in küresel bir trend belirleyici olarak yükselişini gözden kaçırıyor. Türkiye ise bunun ötesini görebilir” dedi.
Dünyayı sarsacaklar
10 yıl önce “taklitçi” olarak yaftalanan Çin’in bugün inovasyonun zirvesine yerleştiğini anlatan Coppens’a göre, asıl büyük devrim kapıda. Pascal Coppens, “Bugün Çin, elektrikli araçlar, e-ticaret, robotlar, insansız hava araçları ve giderek artan bir şekilde yapay zekâ ve biyoteknoloji alanlarında liderlik eden birinci sınıf bir inovasyon ülkesi. ‘Çin’de üretildi’den ‘Çin’de yaratıldı’ konseptine geçiş, yoğun iç rekabet ve millî sanayii politikalarına dayalı, ölçülebilir bir gerçek. 10 yıl sonra Çin, ‘dünyanın hizmet fabrikası” konseptine yönelik dönüşümünü tamamlayacak” diye konuştu.
Çin'in ekonomik modeli sonuç veriyor
Çin hakkında “taklitçi” algısının Batı’da inatla devam ettiğini ve bunun ‘kör nokta’ oluşturduğunu dile getiren Coppens, şunları söyledi: “Bugün BYD, Huawei, DJI ve Unitree gibi şirketler küresel standartları belirliyor. ‘İlk icat eden’ olmaktan ziyade ölçek, hız ve durmak bilmeyen iterasyona öncelik veren Çin modeli, artık dünya çapında sonuç üretiyor.
Taklitçi anlatısı sadece yıkılmakla kalmadı, yerini, dünyanın henüz tam olarak takdir edemediği bir Çin inovasyon ve yatırım modeli aldı.” Çin’in sadece mevcut pazarlarda rekabet etmediğini, tamamen yeni pazarlar inşa ettiğini belirten Coppens, “Biz gümrük vergileri ve fiziksel mallara odaklanırken, Çin kendi stratejisini hizmet ve yaratıcılık sektörüne uyguluyor. Çin tüm sektörlerinde yapay zekayı geniş ölçekte uyguladıkça, küresel hizmet sektörü Çin yapay zekâ sistemleriyle rekabet etmeye başlayacak” dedi.
Temu ve Shein ‘yapay kıtlık’ algısını yıktı
Dünya genelinde alışveriş alışkanlıklarını altüst eden Temu ve Shein gibi Çinli platformlar, geleneksel perakende devlerini zorlu bir sınavla baş başa bırakıyor. Pascal Coppens’a göre, bu başarının sırrı sadece düşük fiyat değil ‘düşünen’ sistemler, oyunlaştırılmış deneyim ve doğrudan fabrikadan tüketiciye uzanan devrim niteliğindeki model.
Coppens, Batılı tüketicilerin hızla benimsediği bu platformların, geleneksel perakende zincirlerini ve köklü marka algılarını kökten değiştirdiğine işaret ederek, bu yükselişin arkasındaki unsurları şöyle sıraladı: “Geleneksel üretim süreçlerinde aylar süren ‘trendden rafa’ döngüsü, Çinli platformların uyguladığı ‘tüketiciden üreticiye (C2M)’ modeliyle birkaç güne inmiş durumda. Batılı rakipler yapay zekayı sistemlerine sonradan entegre etmeye çalışırken Temu ve Shein gibi platformlar doğrudan yapay zekâ üzerine inşa edildi.”
Coppens’a göre, Çinli üreticilerin fabrikalarından yaptıkları canlı yayınlar, lüks markalarla aynı kalitedeki ürünlerin yüzde 90 daha ucuza satılabileceğini kanıtlayarak geleneksel markaların “yapay kıtlık” ve yüksek kâr marjı algısını sarsıyor. Coppens, “Markaların ayakta kalabilmesi için, fiziksel ürünün ötesine geçen, sürdürülebilirlik, kültürel bağ kurma ya da samimi hikâye anlatımı gibi gerçek bir katma değer sunmaları gerekir. Artık alışveriş satın almaktan ibaret değil” dedi.
Türk perakendecilere ‘Çin modeli’ Tavsiyeler
Özellikle e-ticaret ve perakende sektöründeki devrime dikkat çeken Coppens, Türk şirketlerinin Çin’in başarısından çıkarması gereken dersleri 4 ana maddede topladı:
1-Mükemmeliyet değil, hız: Mükemmel ürünü beklemeyin, piyasaya sürün ve hızla güncelleyin (iterasyon yapın).
2-Yapay zekâya entegrasyon: Yapay zekâyı bir ekleme olarak değil, sistemin kalbi (altyapı) olarak konumlandırın.
3-C2M (tüketiciden üreticiye) geçiş: Fabrikayı doğrudan tüketiciye bağlayan modellerle maliyetleri düşürün ve trendlere günler içinde yanıt verin.
4-Mağazayı deneyim alanına dönüştürme: Fiziksel mağazaların sadece satış noktası olduğu dönem bitti, buraları bir “hayran topluluğu merkezi” haline getirin.
“Çin’i spor salonu olarak düşünün, tek yürümeyin”
Çin’de iş yapmak isteyen Türk şirketlerine tavsiyelerde bulunan Pascal Coppens, önerilerini şöyle sıraladı: “İlk olarak, bildiğinizi sandığınız şeyleri unutun. Çin’i taklitçi ya da ucuz iş gücü pazarı olarak gören modası geçmiş zihinsel modeller sizi ciddi ölçüde yanıltır. İkincisi, tek başınıza yürümeyin. Çin pazarı, izole işlemler üzerine değil, ekosistemler üzerine kurulu. Yerel oyuncular, teknoloji platformları ve yerel yönetimlerle derin bir ortaklık kurarak onların ağlarına entegre olun. Çin’de gerçekten başarılı olmanın tek yolu, ‘yerel için yerel’ stratejisi. Çin’i spor salonunuz olarak düşünün; diğer pazarlarda başarılı olmak için daha güçlü olmak üzere antrenman yaptığınız yer olarak. ‘Çin hızına’ uyum sağlayın.”
“Hayatta kalmak için kırmızı hapı seçin”
Pascal Coppens, şunları söyledi: “Hayatta kalmak için, ‘kırmızı hapı’ seçmelisiniz. Yani rahat, tek kutuplu dünya düzeninin artık yok olduğunu kabul etmelisiniz. Şirketler için bu, gümrük vergileriyle başa çıkabilecek yedekli ve esnek tedarik zincirleri kurmak ve tamamen tek bir bloğa güvenmek yerine teknolojik öz yeterliliğe yatırım yapmak anlamına gelir. Giderek daha korumacı hale gelen Batı pazarları için rekabet etmek yerine, gelişmekte olan pazarları geleceğin açık pazarları olarak görün. Çin’den kopmak bir yanılsamadır. İkinci bir Çin yok. Çin ile ABD arasındaki rekabeti kendi lehinize kullanın, bu fırsatçılık değil, strateji.”
Altın, Pekin zirvesine odaklandı
ABD ve Çin liderleri Pekin’de bir araya geliyor
Moody’s açıkladı: ABD bankalarında yeni dönem kapıda
Pimco'dan Fransa uyarısı! Tahvil faizleri yüzde 5'e dayandı
2040 yılında Türkiye ekonomisi nerede olacak? İşte beklenen sıralama
ABD, İran ile bağlantılı işlemler yapan 8 Kanadalı şirketi yaptırım listesine aldı
ABD'de tüketici kredilerinde beklentileri aşan artış yaşandı
Bessent'ten Çin'e Busan mutabakatı çağrısı
ECB'de Lagarde'ın yerine geçmek için iki aday başvurdu
Hazine ekimde 329,9 milyar lira nakit açığı verdi
Karahan'dan enflasyon mesajı: Sıkı duruş korunacak
ABD'de gözler ekonomi ve ticaret politikalarına çevrildi
finansingundemi.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansingundemi.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansingundemi.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur. BİST isim ve logosu “koruma marka belgesi” altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.