Birleşme ve satın almalarda 2010 hedefi
Şirketini satmak isteyenleri, yabancı ortak arayanları 2010da ne bekliyor? 2010'da herkesin dikkat kesileceği özelleştirmeler, yabancıların hedefindeki şirketler...
Duran satın almalar yeniden canlanacak
Dünyanın en dinamik ekonomilerinden biri olarak gösterilen Türkiye, 2009u birleşme ve satın almalarda (B&D), beklenen hayal kırıklığıyla kapattı. 2008deki 172 işlemde 18.4 milyar dolar büyüklüğe ulaşan B&D işlemleri, 2009da 120 işlemde 6-6.5 milyar dolara geriledi. Yalnız bunun neredeyse yarısının özelleştirmelerin de etkisiyle son çeyrekte gerçekleştiğini hatırlatalım. Bu ivmenin devam etmesini bekleyen uzmanlar 2010 için 12-13 milyar dolar arası hedefler veriyor.
Talip Yılmaz / Ekonomist
Ekonomist dergisi olarak 2007 yılından bu yana çeyreksel bazda Türkiyede birleşme ve devralma (B&D) işlemlerini yakından izliyoruz. Yılın sonunda da genel değerlendirmelere yer vererek bir sonraki yılla ilgili beklentileri sayfalarımıza taşıyoruz. Bu anlamda okuyacağınız haberde 2009un genel değerlendirmesine yer vererek 2010 yılı beklentilerine ışık tutmaya çalışacağız.
2008in son çeyreğinde başlayan global krizle birlikte tüm dünyada ve Türkiyede B&D işlemleri çok sert bir düşüş eğilimi sergiledi. Buna rağmen 2009 başında yapılan değerlendirmelerde Türkiyede 2008 yılında 18,4 milyar dolar olan B&D işlemlerinin 2009da
özelleştirmelerle birlikte 10 milyar dolar civarında olabileceği yönünde görüşler vardı. Yılın ilk çeyreğinde değil ama ikinci çeyrekten itibaren kıpırdanma bekleniyordu. Ancak dokuz aylık verilere bakıldığında da bir hareketlilik olmadığı görüldü.
Dokuz aylık dönemde değeri açıklanmamış işlemlerle birlikte 2.5-3 milyar dolar arasında bir büyüklüğe ulaşıldı. Dünyada B&D işlemlerinde yüzde 37lere varan bir daralma olmuşken, Türkiyede bu oran yüzde 80lere ulaştı.
Özelleştirmeler hızlandırdı
Dokuz aylık veriler ışığında yaptığımız haberde yıl sonu için yerli-yabancı toplamında 5 milyar dolar civarında bir büyüklüğe ulaşılacağı tahminleri yapılmaya başladı. Ancak rakam özellikle özelleştirme performansındaki artışla bu hedefin üzerine çıktı. Şeker Fabrikalarının satışı ve elektrik dağıtım bölgeleri, satın almaların performansını yükseltti.
Sonuçta 2009un genelinde 67si yerli ve 53ü yabancı olmak üzere 120 işlem gerçekleşmiş oldu. Değeri açıklanan 35 yerli işleminde 2.7 milyar dolar ve değeri açıklanan 21 yabancı işleminde 1 milyar 141 milyon dolar büyüklüğe ulaşıldı. Değeri açıklanan 56 yerli-yabancı işleminin büyüklüğü 3 milyar 855 milyon dolar oldu. Değeri açıklanmayan işlemlerle birlikte bu rakamın 6-6,5 milyar dolara çıktığı belirtiliyor.
2008de Türkiyede 172 birleşme ve satın alma işlemi gerçekleşmişti. Değeri açıklanan 86 işlemde 16.3 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşıldı. Değeri açıklanmayan işlemlerle birlikte 2007ye göre yüzde 30luk bir düşüşle 18.4 milyar dolarlık bir büyüklük söz konusu.
2010 daha iyi olur
2010 yılı beklentilerine genel olarak bakıldığında ise alıcılar ile satıcılar arasındaki fiyat farkı makasının daralmaya başlaması ile birlikte dünyada ve Türkiyede 2009un son çeyeğinde yaşanan B&D işlemlerindeki kıpırdanmanın, 2010da da süreceği belirtiliyor. Özellikle 2009 yılında Türkiyede payı azalan yabancı işlemlerinin yeniden hareketlenmeye başlaması bekleniyor. Çünkü 2009 yılında kriz nedeniyle kendi piyasalarına odaklanan stratejik yatırımcılar ile özel fonların 2010da radarlarını açarak dünyada yeniden fırsatları kovalamaya başlayacakları kaydediliyor.
2010da özelleştirmelerin B&D işlemlerinde önemli bir yer tutması bekleniyor. Köprü ve otoyollarının olası özelleştirmesi, enerji dağıtım ihalelerine devam edilmesi, var olan enerji üretim tesislerinin özelleştirilmesi, Milli Piyangonun yeniden gündeme alınması, Türk Telekomun yüzde 15 kamu payının ikincil halka arz şeklinde özelleştirilmesi, Ankara Doğalgazın yenilenecek ihalesi önemli beklentiler olarak sıralanabilir.
Özel sektörde hareketli
2009da başlayan görüşmelerin olduğu da biliniyor. Doğan Yayın Holdingin yüzde 29 hissesinin Alman Exel Springere satışı, bunların başında geliyor. Bunun yanında yabancı ortaklık yapacağı beklentisi olan İdaş, YK Koray, Yapı Kredi Sigorta, Güneş Sigorta, Tekstilbank gibi şirketler de bulunuyor.
Yine henüz açıklanma safhasında olmayan görüşmelerin de olduğu biliniyor. Bu tarz görüşmeler ve gerekli incelemeler 6-9 ay gibi bir süre tutuyor. Bu anlamda 2009un son çeyreğinde başlayan kıpırdanmayla birlikte olası görüşmelerin 2010 ortasından itibaren artarak neticelenmesi bekleniyor. Sonuçta 2010 yılı için 12-13 milyar dolar gibi bir büyüklüğe ulaşılabileceği belirtiliyor.
Son çeyrekte hareketlendi
Önceki yıllara göre işlem hacminde çok ciddi bir düşüş olduğunu belirten İş Yatırım Birleşme ve Devralmalardan Sorumlu Müdürü Efsane Çam, kendi verilerine göre özellikle son çeyreğe kadar yaklaşık 2 milyar dolarlık işlem hacmi gerçekleşirken son çeyrekte toparlanma olduğunu söylüyor. Böylece değeri açıklanan işlemlerde toplam işlem hacminin 4.5 milyar dolara ulaştığını kaydeden Çam, 2008de gerçekleşen 203 adet işleme karşılık 2009da 120 adet işlem oldu. 18 milyar dolarlık işlem hacminde de yüzde 75lik bir düşüşle 4.5 milyar dolara inildi diyor.
2009un özellikle ilk yarısında dünyadaki krizin etkisi ile B&D işlemlerinde ciddi bir yavaşlanma olduğunu ifade eden Raiffeisen Investment AG Türkiye Direktörü Gökçe Kabatepe, ikinci yarıyılda ise belirgin bir toparlanma olduğunu belirtiyor.
Yerli ağırlığı arttı
Bu dönemde yabancıların etkisinin hızlı bir şekilde azaldığını ama Türk şirketlerinin kendi aralarındaki işlemlerin hızı kesilerek de olsa devam ettiğini kaydeden Kabatepe, özelleştirme alanında yapılan işlemlerde de ciddi bir ağırlığın Türk yatırımcılardan geldiğini ifade ediyor. Kapatepe 2009da özellikle enerjinin en çok ilgi gören sektör olduğunu belirtiyor.
2009da daha çok küçük ölçekli işlemlerin gerçekleştiğini anlatan Efsane Çam, yabancı ağırlığının da yüzde 70ten yüzde 35e indiğini, özelleştirme işlemlerinin ağırlığının ise yüzde 38den yüzde 45e yükseldiğini söylüyor.
Son çeyrekte gerçekleştirilen Yeşilırmak, Osmangazi ve Çoruh bölgeleri elektrik dağıtım ihaleleri ile Kastamonu, Kırsehir, Turhal, Yozgat, Çorum ve Çarsamba şeker fabrikalarının özelleştirmesi işleminin yıl toplamındaki işlem hacmini neredeyse iki katına çıkardığını kaydden Çam, bu işlemlerin olmaması durumunda işlem hacminin 3 milyar doları aşamayacağını belirtiyor.
Finansal yatırımcıların toplam işlem hacmi içindeki ağırlığının da ciddi şekilde düştüğünü anlatan Çam, (önceki yılların ortalaması olan yüzde 10 yerine yüzde 3.5 olarak gerçekleşti) sektörel bazda enerji ve hızlı tüketim malları sektörü işlemlerinin ağırlığının arttığını, hizmet ve finansal sektörler işlemlerinin ağırlığının azaldığını belirtiyor. Dünya çapında yaşanan ekonomik kriz sebebiyle 2009 yılında M&A piyasası yerli yatırımcıların yaptığı özel sektör işlemleri ile özelleştirme işlemleri ağırlıklı olarak gerçekleşti.
Değerlemeler çok düşmedi
Yapılan işlemlerin değerlemelerinde büyük düşüşler yaşandığını söylemenin yanlış olacağını söyleyen Efsane Çam, 2009 içerisinde M&A işlemlerindeki düşüşün en büyük sebebinin değerlemelerde alıcı- satıcı arasında uzlaşmaya varılamaması olduğunu hatırlatıyor. Gerçekleşen işlemlerin yaklaşık yarısını oluşturan 4 özelleştirme işlemine bakıldığında değerlemelerde önceki benzer işlemlere göre düşüş olmadığını anlatan Çam, Diğer özel sektör işlemlerinden ise detayları açıklanan işlemlere bakıldığında çimento sektörü işlemleri ve finansal yatırımcılar tarafından gerçekleştirilen işlemlerde önceki yıllara göre değerlemelerde bir miktar düşüş olduğu görülüyor diyor.
2009 yılında ilk dönemlerde yapılan işlemlerde dünya piyasalarına paralel olarak değerlemelerin aşağıya geldiğini söyleyen Gökçe Kabatepe, sonrasında ise
özellikle Türkiye ekonomisinin diğer ekonomilere göre daha hızlı bir toparlanma yaşaması ile değerlemelerde toparlanma olduğunu kaydediyor.
Yabancı ilgisi artacak
2010 yılındaki işlem hacminin özellikle yapılması planlanan büyük montanlı özelleştirme işlemlerinin gerçekleşmesi ile doğru orantılı olacağını söyleyen Gökçe Kabatepe, Elektrik dağıtım ihalelerinin devam etmesi, elektrik üretim özelleştirmelerinin başlaması, Başkentgaz ve İgdaş gibi projelerin hayata geçirilmesi önemli başlıklar diyor.
Kabapete, 2010da yabancı ilgisinin çok daha artarak devam etmesini beklediklerini sözlerine ekliyor. 2010da özel sektör işlemlerinin 2009a göre iki katına kadar çıkarak 5 milyar dolara ulaşmasını bekleyen Efsane Çam, özelleştirme işlemlerinden de beklenen ihalelerin açılması durumunda en azından 6-8 milyar dolarlık işlem hacminin gerçekleşeceği söylüyor.
Böylece toplamda 11-13 milyar dolarlık işlem hacmine ulaşarak 2009 yılının 2 katına kadar işlem hacminin yakalanabileceğini kaydeden Çam, bu beklentinin gerçeğe dönüşmesinin en önemli bileşeninin özelleştirme projelerinin beklendiği şekilde başarılı bir biçimde gerçekleştirilmesi olduğunu ifade ediyor.
Özel fonlar da yavaşladı
Türkiyede son yıllarda özel sermaye fonlarının da ilgisinin artığı arttığı görülüyor. Özellikle son 4-5 yılda Mey içkinin ABDli bir fon tarafından satın almasıyla bu tarz işlemler daha da hız kazandı. Ernst & Young Kurumsal Finansman Bölümü Ortağı Demet Özdemir, global ekonomik kriz öncesi son yıllarda dünyadaki trende de paralel olarak, bu fonların Türkiyedeki işlemler içerisinde hem adet hem de hacimsel olarak paylarını artırdıklarını ifade ediyor.
Söz konusu fonların 2008 yılında 2 milyar 380 milyon dolarlık değeri açıklanan işlem gerçekleştirdiğini kaydeden Özdemir, değeri açıklanmayanlarla birlikte rakamın 3 milyar dolara yaklaştığını söylüyor. 2008 yılı sonlarından itibaren küresel krizin etkilerinin ağırlaştığını hatırlatan Özdemir şunları söylüyor:
2009da Türkiyedeki birleşme ve satın alma işlemleri önemli derecede azaldı. 2009un 10 ayında toplam birleşme ve satın alma işlemleri yaklaşık 2.8 milyar dolar seviyesine ancak ulaştı. Söz konusu işlemlerin arasında özel sermaye fonları tarafından gerçekleştirilen 7 adet işlemin toplam tutarı, değeri açıklanmamış işlemlerle birlikte yaklaşık 470 milyon dolar.
Krizin fiyatların gerilemesine neden olduğunu yine satın alma öncesi yürütülen ön inceleme (due diligence) çalışmalarının da öneminin arttığını kaydeden Özdemir, Türkiye gibi büyüme ve getiri beklentisi yüksek bir ülkeye yabancı fonların ilgilerinin devam etmesini ve piyasalardaki düzelme ile birlikte yatırımların tekrar hız kazanmasını bekliyor.
Özdemir, Türkiyenin gelişmekte olan piyasalar arasında cazibesini koruduğunu, ancak söz konusu artışın henüz önemli hacimlerde çıkış işlemine dönüşmediğini de sözlerine ekliyor.
2010da 10 milyar doları buluruz
Başak Vardar
Deloitte Türkiye Yönetici Ortağı
Küresel finansal krizin etkisiyle, Türkiyede birlesme ve satın almalar açısından durgun bir yıl geride kaldı. 100 civarında işlemde, 5.5-6 milyar dolar arasında bir işlem hacmi oluştu ki, bu 2008e göre yaklaşık yüzde 70 bir azalma demek.
2009, Türkiyenin yabancı yatırımcıları çekmekte zorlandığı bir yıl oldu. Toplam işlem hacmindeki yabancı payı yüzde 75-80lerden, yüzde 40a geriledi. Özelleştirmeler toplam işlem hacminin yüzde 30unu oluşturdu. Türk yatırımcılar özelleştirme ihalelerinde öne çıktı. Ayrıca, 2009 işlemlerinin neredeyse tamamı, orta ölçekli işlemlerdi. Finansal krizin varlık ve hisse fiyatları üzerindeki olumsuz etkisi de işlem değerlerine yansıdı. Ortalama işlem değerinde 2008e göre yarı yarıya bir azalma oldu.
2010da gündemde birçok özelleştirme projesi var. Elektrik dağıtım bölgeleri ve üretim tesisleri; belediyelere ait doğalgaz dağıtım şirketleri, şeker fabrikaları bunlardan bazıları.
Önümüzdeki dönemde de yabancı yatırımcıların ve finansal yatırımcıların Türkiyeye olan ilgisi devam edecek. 2010 toplam işlem hacminde özelleştirmeler belirleyici olur. Toplam işlem hacmi 10 milyar dolar seviyelerinde seyreder.
2010da özelleştirmeler öne çıkacak
Efsane Çam
İş Yatırım Birleşme ve Devralmalardan Sorumlu Müdürü
2010 yılında M&A işlemlerinde 2009a benzer bir şekilde özelleştirme işlemlerinin ağırlıklı pay almasını bekliyoruz. Başkent Doğalgaz Dağıtım ve Milli Piyango ihalelerinin yeniden açılması, kalan şeker fabrikalarının özelleştirmeleri, elektrik dağıtım ihalelerinin devam etmesi, EUAS kapsamında elektrik üretim konusunda bazı paketlerin ihale edilmesi temel özelleştirme beklentileri. Özel sektör tarafında ise önceki yıllara benzer şekilde, potansiyeli yüksek olan gıda, hizmet ve üretim sektöründeki bazı firmalarda işlemlerinin gerçekleşmesini bekliyoruz. Yabancı yatırımcı ilgisinin artan kredi imkanlarının da yardımı ile ciddi şekilde yükseleceğini tahmin ediyoruz. 2009da gerçekleşen yüzde 35lik yabancı yatırımcı payı, 2010da artar.
DÜNYADA SON ÇEYREKTE TOPARLANMA BAŞLADI
Global krizle birlikte dünyada birleşme ve satın almalarda da belirgin bir durgunluk yaşandı ancak 2009un son çeyreğinde global ekonomilerdeki toparlanma sinyallerine paralel B&D işlemlerinde de toparlanmadan bahsedilmeye başlandı. Financial Timesta bu konuda yer alan bir haberde, kasım ayında toplam değeri 135 milyar dolar olan altı anlaşmanın yapılması, bu toparlanmanın delilleri olarak gösterilirken, Barclays Capital Birleşmeler&Satınalmalar Global Başkanı Paul Parkerın Birleşme ve satınalmalar gerçekten geri döndü değerlendirmesine yer verildi. Goldman Sachsın Birleşmeler&Satınalmalar Global Başkanı Gordon Dyal de Eğer hareketlilik 2009un ikinci yarısındaki gibi devam ederse, 2010da daha iyi bir yıl olmasını bekliyoruz yorumu yapıyor.
2010da birleşme ve satınalma işlemlerinde artış beklentisinin bir sebebi, finansman bulmanın daha kolay hale gelmesi gösteriliyor. Üç-beş yıl elde tutulan yatırımlardan çıkışların başlamasıyla girişim sermayesi (private equity) tarafında hareketliliğin artması da, diğer bir sebep olarak kaydediliyor. Yine de 2010 yılının ilk yarısı dikkatle izlenecek. Bu dönemde birleşme ve satınalma aktivitelerinin seviyesinin, gelecek dönem için önemli bir gösterge olacağı düşünülüyor. Morgan Stanley Birleşmeler&Satınalmalar Global Başkanı Rob Kindler, Financial Timesa yaptığı açıklamada, Eğer 2010un başında piyasalarda bir bozulma olursa, bunun birleşme ve satınalmalara çok olumsuz bir etkisi olacaktır diyor.