'Ben Atatürkün öz oğluyum'
Antalya'da yaşayan Halil İbrahim Atalay'ın iddiaları tartışma yaratacak
Habertürk'ün haberine göre tatürkün oğlu olduğunu ispatlamak için 16 yıldır uğraşan 80 yaşındaki Halil İbrahim Atalay, gerçeklerin ortaya çıkmasından korkulduğunu öne sürerek, soyadını kullanmak istediği Atatürkün mal varlığının kendisine verilmesini istiyor. Antalyada yaşayan ve bugüne kadar AİHM de dahil olmak üzere 9 kez dava açan Atalay, iddiasını ispatlamak için DNA testi yapılmasını da talep ediyor
ANTALYAda yaşayan 80 yaşındaki Halil İbrahim Atalay, 16 yıldır Atatürkün oğlu olduğunu ispatlamaya çalışıyor. Bugüne kadar açtığı biri AİHMde olmak üzere 9 davadan da Ret cevabı alan Halil İbrahimAtalay, DNA testi yapıldığı takdirde gerçeklerin ortaya çıkacağını belirterek, soyadını kullanmak istediği Atatürkün mal varlığının da kendisinin olması gerektiğini söyledi.
BENİ DELİ SANDILAR
Antalya Güzeloba Mahallesinde 60metrekarelik bir giriş katında yoksulluk içinde yaşayan Halil İbrahim Atalay, 16 yıldır Atatürkün oğlu olduğunu ispat etmeye çalışıyor. Atatürke 6 yıl hizmet etmiş olan Nazile Hanımın oğlu olduğunu belirten Bağ-Kur emeklisi Atalay, Tekirdağ ve Antalyada açtığı davaların sonuçsuz kalmasının kendisini yıldırmayacağını, para bulur bulmaz yeni dava açacağını söyledi.
Atatürkün oğlu olduğum gerçeğini ortaya çıkarmak için ömrümün sonuna kadar mücadele edeceğim diyen Atalay, Tekirdağ ve Antalyada 8 ayrı dava açtım. Yargı beni görmek istemiyor. Davalarımsudan gerekçelerle kapatıldı. Hatta deli olduğumu düşünüp beni hastaneye sevk ettiler. Aklımın yerinde olduğuna dair rapor aldım. Bir kez DNA testi yaptırsalardı Atatürkün babam olduğu ortaya çıkacaktı dedi.
ANNEM ANLATTI
Gerçeğin ortaya çıkmasından korkulduğunu öne süren Halil İbrahimAtalay, Atatürkün babamolduğunu 1961 yılında öğrendim. Halsizlik yüzünden doktora gittiğimde kan testi sonuçlarında nadir görülen bir durumumolduğunu ve ailemden geldiğini söylediler. Akrabalarımda hiç kimsenin aynı özelliği taşımaması üzerine şüphe duyup anneme sordum. Annemağlayarak babamın Atatürk olduğunu söyledi. Notere götürmek istediğim sırada annemhastalanıp vefat etti dedi.
TEST ORTAYA ÇIKARIR
Atatürkü 4 yaşında gördüğünü hatırladığını söyleyen Atalay, Gerçeği öğrendikten sonra 15 yıl sustum. Sonra tanıdığımbir emekli hakime durumu anlattım. Emekli hakim, benim ortaya çıkmamın aileme zarar verebileceğini söyleyince korkup sustum. Çocuklarımokullarını bitirip iş sahibi olunca 1994 yılında dava açmaya karar verdim. İlk davayı da dünyaya geldiğimTekirdağın Muratlı İlçesinde açtım diye konuştu.
Açtığı ilk davanın kabul edilmediğini, ancak sonrasında yeni davalar açtığını belirten Atalay, Yaklaşık 4 yıl önce Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurdum. Bana gönderdikleri cevapta eksik bilgi gösterdiğimsöylendi.
Mahkemelerden tek isteğim DNA testi yapılması. Gerçek o zaman ortaya çıkacak. Atatürkün soyadını kullanmak istiyorum. Sonrasında da, Atatürkünmal varlığının bana verilmesini isteyeceğim dedi.
VAZGEÇMEM
İstanbulda saatçilik yaparken emekli olduğunu, gelirinin düşük olması nedeniyle güçlükle geçindiğini, ancak mücadelesinden vazgeçmeyeceğini ifade eden Halil İbrahimAtalay, Paramolmadığı için avukat tutamıyorum. Bana inanan birisi çıkana kadar uğraşacağım dedi.
Atatürk, oğlu olduğumu kabul etmiş ve bunu bir kağıda yazıp anneme vermiş
HALİL İbrahim Atalay, annesi Nazilenin ve babası bildiği İbrahim oğlu Hüseyinin, Bulgaristan göçmeni olduğunu belirterek şöyle diyor: Annem, Ali kızı Nazile, İbrahim oğlu Hüseyin ise manevi babamdır. Annem Muratlıdaki evinde otururken, aralarında Atatürkün kaldığı çiftlik sahibinin hanımı da olan komşularını ziyarete gelmiş. Çiftliğin hanımı annemi temiz, iyi görünce çiftliğinde hizmetçilik yapması için teklifte bulunuyor.
AYAKLARINI YIKAMIŞ
Annem, 1928de Hasan Tosunun çiftliğine hizmetçi gidiyor. Aradan 3 ay geçtikten sonra, Atatürk çiftliğe geliyor. Annem Atatürke hizmet etmekle görevlendiriliyor. Annem, Atatürk her geldiğinde Hasan Tosunun çiftliğinde kalıyor. Ayağını yıkıyor, kahve veriyor, ona hizmet ediyor. Annem bu süre içinde 1929 yılında hamile kalıyor ve 1930 yılında ben dünyaya gelmişim. Annem, Atatürke kendi oğlu olduğumu söylemiş, Atatürk, oğlu olduğumu kabul ettiği el yazısını anneme vermiş. Annem bu yazıyı, Atatürkün kıyafetlerinden birinin cebine koymuş ve bu kıyafet şu anda Anıtkabirde sergileniyor. 1934 yılında Atatürk bizzat kendisi bana Atalay soyadını vermiş.
PROF. DR. YUSUF HALACOĞLU (Eski Türk Tarih Kurumu Başkanı): CİDDİYE ALINMAMALI
Son yıllarda Atatürkün oğlu, kızı, akrabası olduğunu iddia eden çok sayıda kişiyle karşılaşıyoruz. Bunların doğruluğunu bilemeyiz. Ne kayıt var ne başka bir şey. Çok ciddiye almamak gerektiğini düşünüyorum. Çünkü her kafadan bir ses çıkıyor. Bu tür haberler sansasyondan başka bir şeye yaramaz.
MURAT BARDAKÇI: HABERTÜRK Gazetesi Yayın Danışmanı: ALLAH AKIL VERSİN
Şimdiye kadar gördüğüm belki 50nci Atatürk çocuğu iddiası... Bu iddialar değişik sebeplerle ortaya atılıyor. Adam ya çatlak oluyor ve kendisine baba olarak sadece Atatürkü layık görüyor veya gerçekten de inanıyor. En kötüsü de böyle inananlar. Atatürkün özellikle son yılları bütün ayrıntılarıyla bilinir. Yakından tanıyanlar, daha önce de ortaya atılan bu iddiaya gülmüşlerdir. Allah akıl versin.
PROF. DR. METİN HULAGÜ (Tarihçi-Kayseri Üniversitesi Rektör Yardımcısı): İDDİADAN ÖTEYE GİTMEZ
İlk etapta akla, bu tür bir iddiayı ortaya atanın akli dengesi yerinde mi, amacı nedir gibi sorular geliyor. Çünkü böyle bir iddianın ciddiye alınabilmesi için DNA testi gerekir. Bu da yapılabilecek bir şey değil gibi gözüküyor. Bırakın Atatürkün gerçek çocuğu olduğu konusunu, Atatürkün manevi evlatlarının sayısı bile tam olarak bilinemiyor ...