| Hisse | Fiyat | Değişim(%) | Piyasa Değeri |
|---|---|---|---|
| AKBNK | 68,00 | 1,34 | 353.600.000.000,00 |
| ALBRK | 8,79 | -0,11 | 21.975.000.000,00 |
| GARAN | 132,80 | 1,76 | 557.760.000.000,00 |
| HALKB | 43,30 | 0,56 | 311.100.889.218,60 |
| ICBCT | 14,57 | 0,14 | 12.530.200.000,00 |
| ISCTR | 13,10 | 0,69 | 327.500.000.000,00 |
| SKBNK | 5,10 | -0,78 | 12.750.000.000,00 |
| TSKB | 9,73 | -1,42 | 27.244.000.000,00 |
| VAKBN | 34,02 | -0,64 | 337.339.650.212,46 |
| YKBNK | 36,30 | 1,00 | 306.627.961.609,20 |
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Dr. Henry Cloud ve Dr. John Townsend’in yazdığı “Sınırlar” kitabını okuyorum. Çok yakın zamanda tandığım bir psikiyatrist’in önerileri (bu kitap da önerilere dahil) hayatımı değiştirdi. Bugüne kadar yaşadığım birçok sorunun arkasında aslında koymakta, uygulamakta sıkıntı yaşadığım “Sınırlar” olduğunu farkettim.
Girişi Gülse Birsel’in Yalan Dünya dizisi ile yapmak istiyorum. Diziye başladığında almadığı eleştiri kalmamıştı. Bazı internet sitelerinin (Örneğin: http://www.gecce.com/yazi/yalan-dunya) yorumlar bölümlerine baktığımızda durum net olarak ortaya çıkıyordu. Daha dizinin ilk bölümü bile bitmeden yorum yapanlar, bileti kesenler vardı. Ne mi oldu? Tabii ki kapak oldu. Acaba bu ülke bugüne kadar zekanın en ince ayrıntısına kadar kullanıldığı başka bir dizi gördü mü? Her karakter kendi içinde müthiş olduğu gibi, Gülse Birsel’in yarattığı eko-sistem sayesinde yarattığı karakterler de senaryoya fikir ile destek oluyorlardır. En küçük ayrıntı bile dizide önemli. Örneğin Nurhayat’ın ayakkabısı biraz daha yüksek topuklu ve sivri burunlu olsa, ilgi onun kişiliğinden ziyade seksapelliğine yönelecek.
Gülse Birsel bu kadar çalışarak neyi hedefliyor? Para olmadığı kesin. Çünkü zaman ile para harcama ters orantılıdır. Mutlaka mesleki tatmin aldığı doğru. Halkı mutlu etmeye mi çalışıyor? Onda da başarılı. Örneğin ben çok mutluyum. Cuma akşamları diziyi kaçırmak istemiyorum. Ama bunda bir sınır olması gerekmiyor mu sizce? Yani bu insan bu yoğun tempoda kendi hayatını ne kadar yaşayabilir ki? Bunu merak edeneniniz sanırım çıkmıştır. Bence Gülse Birsel zamanının sınırsız olduğunu düşündüğü için artık “Sınır” sorununda son noktadadır. Kendisini sadece örnekledim. Bu söylediklerim onun için hiçbir şey de ifade etmeyebilir. Eşi Murat Birsel arkadaşım olduğu için de açıkçası alınmasını da istemem.
Kitaba dönüp, alıntılarla iş yaşamımda “Sınırlar” konusunda yaşadıklarımı listelersem. Bugüne kadar anladıklarım aşağıdaki gibiydi:
Kendime sınırlar belirlersem bencillik edeceğimi düşündüm,
Sınırlar itaatsizliğin işaretiydi,
Sınırlarımı oluşturmaya başlarsam insanlar beni incitir veya ben başkalarını incitirdim,
Sınır koymam öfkeli olmam anlamına gelirdi (aslında sınır ihlalini önceden önlediğinizden erken uyarı sistemi olan “öfke” devreye bile girmez),
Başkalarının sınır koyması beni incitirdi,
Sınırlar suçluluk hissetmeme yol açardı,
Sınırlar kalıcıdır, bu yüzden köprüleri yıkmaya korkardım.
Bu kitapta kişiler 4’e bölümde inceleniyor:
Yumuşak Başlılar: Kötülüklere “Evet” diyenler,
Kaçınanlar: İyiliklere “Hayır diyenler,
Denetleyiciler: Başkalarının sınırlarına saygı göstermeyenler (Saldırgan ve Yönlendirici),
Tepkisizler: Başkalarının ihtiyaçlarına kulak asmayanlar
Ben 18 yıl boyunca aslında Yönlendirici Denetleyici (sayfa 58) birisi ile ortaklık yaptığımı şimdi anlıyorum. Başkalarının sınırlarından dışarı çıkmaya ikna etmeye, yani evet dedirtmeye çalıştıkları; istediklerini elde etmek için koşulları dolaylı olarak manipüle ettikleri; kendi yüklerini taşımaları için başkalarını kandırdıkları; kendilerini suçlu hissetmelerini sağlayacak ifadeler kullandıkları bu kişilerin özellikleri arasında olduğu görülüyor. Sahte eğilimlerin kural koymadaki sorunlar arasında olduğu dikkatimi çekti. Özellikle Suçluluk Duygusu ve Geri Ödeme benim için kaçınılmaz son olmuştu. Eğer karşı taraf devamlı olarak karşısındakine suçluluk duygusu yaşatırsa, siz de sürekli olarak onu mutlu etmek için elinizden geleni yaparsınız. Kendinizden önce karşı tarafın mutluluğu ön plana çıkar.
Teknoloji Holding’deki ortaklığımda benim için ortağım benden daha önemliydi. Sanki kendimi kanıtlarcasına çalışıyordum. “O aslında benim yarattığım işleri benden daha çok bile hakkediyordu!!!” Eski ortağım ayrılma esnasında “bugüne kadar tüm iş geliştirmeyi sen yaptın, dolayısıyla tüm bilgi birikimi sende. Ben bu yüzden Teknoloji Holding’i istiyorum” demişti. Ben kendisine hak vermiştim. Universal Kredi Kartları A.Ş.’yi TMSF’den çok net olarak itiraz etmeme rağmen onu kırmamak adına satın almıştık. Onun da getireceği işler olmalıydı ve olacak bir başarı onun kendine olan güvenini arttıracak, o mutlu olacaktı. Şimdi ayrılma esnasında benim normal olarak “bu şirketi sen aldırdın ve ısrar ettin, senden kalması normaldir” demem gerekirken, dünyada görülmemiş bir şekilde “Açık Eksiltme” ile şirket ona kaldı. Yani üstüne para ödedim ve Bilyoner’i aynı gün ona satarken bu rakamı da hesaptan düştük (Sözleşme örneği için tıklayınız). Nasıl yani demeyin? Universal Kredi Kartları karşı tarafa en fazla para verende değil, en fazla para alanda kaldı çünkü şirket daimi olarak zarardaydı.
İş yaşamımdan verdiğim örneklere bir tane daha eklemek istiyorum. Gençler biz girişimcileri rol model olarak alıyorlar ve bu yüzden bizlerle zaman geçirip, onlara yol göstermemizi istiyorlar. TOBB Genç Girişimciler Üst Kurulu üyesi olarak 45 üye arasında en fazla konferans veren benim. Bu benim en başarılı “Girişimci” olduğumu göstermiyor. Benim “Hayır” diyemediğimi gösteriyor. Son anlarda kurtarıcı olarak arandığımı biliyorum. Akşamüstü saat 17:00′de sabah 9:00′da jüri üyesi oluverdiğim günler gibi. Öğrenciler bana yazıp, üniversitelerine davet ettiklerinde onları kıramıyorum. Ama artık bu şekilde devam etmem zor. Ne yazık ki zaten sağlık durumum nedeniyle yıl sonuna kadar lise ve üniversite konferanslarımı durdurdum. Ama gelecek yıldan itibaren daha yararlı olabileceğim başka bir yönteme geçmeyi planlıyorum. Beni rol model alan öğrencilere “başarı/başarısızlık hikayeleri” yerine daha farklı bakış akışı kazandıracak hikayeler anlatmak istiyorum. “Sınırlar” konusu bile kendi başına bir konu. Hatta kendi çocuklarım için bu konuda çalışmaya başladım bile. Alpan Manas
İstanbul'daki sel felaketi için 200 milyon TL ayrıldı
Ekrem İmamoğlu hakkında soruşturma kararı!
CHP'nin İstanbul İl Başkanı Mehmet Ali Yüksel oldu
Yolcular isyan etti: 2 saatlik uçak yolculuğu 6 buçuk saat sürdü
Ticaret Bakanlığı, cep telefonu taksit sayısını artırdı
İmamoğlu'ndan tanık talebi: Kılıçdaroğlu'nu mahkemeye çağırdı
Hakan Fidan’dan Bakü’de Herzog protestosu
Avrupa'nın en iyi resortları açıklandı: Türkiye'den 4 otel listede
Reyhanlı katliamının planlayıcısı Mihraç Ural yakalandı
finansingundemi.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansingundemi.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansingundemi.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur. BİST isim ve logosu “koruma marka belgesi” altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.