| Hisse | Fiyat | Değişim(%) | Piyasa Değeri |
|---|---|---|---|
| AKBNK | 68,20 | -1,52 | 354.640.000.000,00 |
| ALBRK | 8,71 | -1,25 | 21.775.000.000,00 |
| GARAN | 128,70 | -0,92 | 540.540.000.000,00 |
| HALKB | 43,86 | -1,44 | 315.124.364.922,12 |
| ICBCT | 14,85 | -1,33 | 12.771.000.000,00 |
| ISCTR | 12,81 | -1,23 | 320.250.000.000,00 |
| SKBNK | 4,92 | 0,00 | 12.300.000.000,00 |
| TSKB | 9,81 | 0,10 | 27.468.000.000,00 |
| VAKBN | 33,68 | 0,00 | 333.968.236.894,64 |
| YKBNK | 35,78 | -2,24 | 302.235.494.941,52 |
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu.
Bahçeli, Türkiye'nin dış politikasına ilişkin, "Türkiye kendi dış politikasını kendi milli çıkarları, kendi güvenlik öncelikleri ve kendi stratejik çizgisi çerçevesinde yürütür. Hiçbir gücün bölgesel uzantısı olmayız. Hiçbir ülkenin güvenlik kaygısının Türkiye karşıtı bir mevziye dönüşmesine izin vermeyiz. Hiçbir ittifakın veya diplomatik girişimin, Türkiye’nin meşru haklarını aşındırmasına rıza göstermeyiz. Türkiye masaya kendi aklıyla oturur; kendi güvenliğini, kendi hukukunu ve kendi menfaatini göz ardı ederek görüntü siyaseti yapmaz. Barış siyaseti yalnız iyi niyetle yürütülemez. Güç, hazırlık, caydırıcılık ve sağlam iç cephe ister. Sahada gücü olmayanın masadaki sözü zayıflar. Ekonomisi dirençsiz olanın diplomatik hareket alanı daralır. İç cephesi kırılgan olanın dış politikada manevra kabiliyeti azalır. Türkiye’nin barış dili, güçlü devlet kapasitesiyle birlikte düşünülmelidir" ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin barıştan yana duruşunun, Doğu Akdeniz, Ege ve Kıbrıs’ta aleyhine gelişen oldubittilere sessiz kalacağı anlamına gelmeyeceğini söyleyen Devlet Bahçeli, "'Yurtta sulh, cihanda sulh' mefkuresinin şekillendirdiği dış politikamız gereği Türkiye gerilim arayan bir ülke olmamıştır; fakat haklarını, güvenlik alanını, deniz yetki sahalarını, Kıbrıs Türkünün varlık hakkını ve Ege’deki denge hukukunu yok sayan her adım, karşısında kararlı bir Türkiye bulur. Fransa’nın, Yunanistan’ın, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin ve İsrail’in Doğu Akdeniz’de kurmaya çalıştığı güvenlik ve enerji merkezli temaslar dikkatle takip edilmelidir. Her devlet kendi dış politikasını yürütür, kendi ittifaklarını kurar. Fakat bu ittifakların Türkiye’yi çevreleme, Kıbrıs Türkünü sıkıştırma, Ege’de mevcut dengeyi bozma veya Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye rağmen fiili durum üretme amacına yönelmesi halinde buna kayıtsız kalmamız beklenemez. Fransa’nın bölgeye tarihi komplekslerle, sömürgecilik döneminden kalma alışkanlıklarla ve anakronik güç tasavvurlarıyla bakması istikrar üretmez. Sayın Macron’un siyasi ölçeğini aşan Napolyonculuk hevesine kapılması, dost ve hatta çoğu zaman müttefik olan Türk ve Fransız milletleri arasındaki yüzyıllara sari kadim ilişkilere fayda sağlamaz. Fransa, Doğu Akdeniz’de Türkiye karşıtı dar hesapların aparatı haline gelirse bundan bölge barışı, Avrupa güvenliği ve Fransa’nın itibarı zarar görür" diye konuştu.
"Türkiye, Kuzey Kıbrıs'ın varlık hakkını koruyacaktır"
Bahçeli ayrıca, "Türkiye, Kıbrıs Türkünün hakkını başkalarının insafına terk etmeyecektir. Başta KKTC’nin yöneticileri olmak üzere bütün soydaşlarımız ve kandaşlarımız bu konuda tarihi hafızanın gerektirdiği bilinç ve sorumlulukla hareket etmelidir. Adada hala AB romantizmiyle oyalananlar, gözlerini Doğu Akdeniz’in doğu kıyılarına çevirmeli; Filistin’de ve Lübnan’da yaşananları ibretle okumalıdır. Devletsizliğin, sahipsizliğin ve garantisizliğin bir halka nelere mal olduğunu göreceklerdir. Kıbrıs Türkünün güvenliği, toprağı, egemenliği ve geleceği hiçbir hayale, hiçbir dış telkine, hiçbir diplomatik seraba emanet edilemez. Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlık hakkını koruyacak, Doğu Akdeniz’deki meşru çıkarlarını başkalarının onayına bağlamayacak, Ege’deki denge hukukunun aşındırılmasına müsaade etmeyecektir" dedi.
"Barış için çıktığımız kutlu yola baş koyduk"
Dünya yeniden şekillenirken Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu şeyin, bütün alanları aynı hedefe bağlayan, kapsamlı milli seferberlik anlayışı olduğunu söyleyen Devlet Bahçeli, "'Terörsüz Türkiye' hedefinin burada ayrı yeri vardır. Terörün tasfiye edildiği, güvenliğin kalıcı biçimde sağlandığı, şehirlerin ve kırsal alanların huzur iklimine kavuştuğu Türkiye’de kalkınma hamlesinin önündeki en büyük engellerden biri ortadan kalkacaktır. Bizler vatan sevdalısı Türk milliyetçileri olarak barış için çıktığımız bu kutlu yola Allah’ın izniyle baş koyduk" ifadelerini kullandı.
"Terörsüz Türkiye yarının da meselesidir"
“Türk milliyetçileri olarak milletimizin bağrına saplanan hançerleri sökmek; devletimizin kesesine geçirilen prangalardan azat etmek, vatanın her karışında kardeşliği hakim kılmak arzusundayız” diyen Bahçeli, devamında şöyle konuştu:
"Yaraları deşmek yerine sarmayı, ayrılıkları derinleştirmek yerine birlik olmayı, inceldiği yerden koparmak yerine onarmayı mazimize karşı bir sorumluluk telakki ederiz. Bu sorumluluğun bugünkü aşaması, terörün her türlüsünün topraklarımızdan ebediyen tasfiyesidir. Milliyetçi Hareket Partisi, bu tarihi sorumluluğun arkasında sonuna kadar duracak; şehitlerimizin aziz hatırasını incitmeden, gazilerimizin emanetini gölgelemeden bu yolda kararlılıkla yürüyecektir. Bu yürüyüşün adı, 'Terörsüz Türkiye'dir. 'Terörsüz Türkiye' teslimiyet değildir, 'Terörsüz Türkiye' taviz değildir, 'Terörsüz Türkiye' terör örgütüyle pazarlık değildir, 'Terörsüz Türkiye' devleti zayıflatmak, milli iradeyi gevşetmek, aziz milletimizin kırmızı çizgilerini çiğnemek, hassasiyetlerini kurcalamak, güvenlik ilkelerini sulandırmak hiç değildir. Şayet böyle tasavvurlara girişen varsa, Milliyetçi Hareket Partisi’ni vatana ihanetin merkezine koymaya cüret ediyorlarsa, Türk milliyetçiliğinin komuta merkezini terörle aynı terazide tartmaya kalkışıyorlarsa gaflet zindanlarına düşmüşlerdir, basiretsizliğin karanlık dehlizlerinde yolunu kaybetmişlerdir. Hiç kimse Milliyetçi Hareket Partisi’nin adını terörle yan yana getiremez. Hiç kimse bu hareketin Ülkücü şehitlerimizin kanıyla, Taş Medreseli büyüklerimizin çilesiyle, milletimizin duasıyla, dava arkadaşlarımızın sadakatiyle yoğrulmuş müktesebatını lekeleyemez. Bilinmelidir ki 'Terörsüz Türkiye' Türk milletinin kanlı bir musibetten kurtulmasıdır, devletimizin güvenliğimize harcadığı enerjisini kalkınma iradesine dönüştürmesidir, kardeşliğimizin yeniden ve daha sağlam biçimde, Anadolu'nun her karışında kavileşmesidir. 'Terörsüz Türkiye' yalnızca bugünün değil, yarının da meselesidir, 'Terörsüz Türkiye' yalnızca iç güvenliğin değil, dış politikanın da meselesidir. 'Terörsüz Türkiye' yalnızca bir asayiş hedefi değil, büyük ve güçlü Türkiye idealinin ana sütunlarından biridir."
Bahçeli, terörü milletin gündeminden geri dönülmemek üzere çıkarmak, güvenlik mecburiyetiyle tüketilen imkanları kalkınma seferberliğine dönüştürmenin 'Terörsüz Türkiye' ile vücut bulacağını söyledi.
"Sırada siyasi ve hukuki düzenlemeler vardır"
Devlet Bahçeli, konuşmasının devamında şu ifadelere yer verdi:
"Bu sürecin en önemli yönlerinden biri de meselenin Gazi Meclisimizin çatısı altında ele alınmış olmasıdır. Milli iradenin tecelligahı, Kurtuluş Savaşı’mızın karargahı, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun tecessümü olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 'Terörsüz Türkiye' hedefinin komisyon çalışmalarıyla, farklı siyasi partilerin katkılarıyla, raporlarla, müzakerelerle ve nihayet yasal düzenleme hazırlıklarıyla ilerlemesi, son derece anlamlıdır. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu bu açıdan tarihi bir vazife üstlenmiştir. Sırada siyasi ve hukuki düzenlemeler vardır. Gazi Meclisimizde gerekli yasama faaliyetleri hız kazanacaktır. Teklifler değerlendirilecek, her partiden madde önerileri alınacak, kanunlaştırma sürecinin çerçevesi millet iradesiyle oluşturulacaktır. Günlük siyasi kazançların, küçük hesapların telaşıyla bu tarihi yükümlülüğe sırt çevrilmemelidir. Kalabalıkları galeyana getirmek, kitleleri yönlendirmek uğruna bu mühim dönemeçte milletimizi kutuplaştırma gafletine düşülmemelidir."
Statü açıklaması
Bahçeli, 11 Temmuz 2025’te PKK mensubu bir grubun sembolik törenle silah bırakmasının, 'Terörsüz Türkiye' iradesinin karşılık bulduğu önemli bir aşama olduğunu belirterek, "Elbette bu tören tek başına nihai sonuç değildir. Süreç titizlikle, güvenlik hassasiyetlerinden taviz verilmeden yürütülecektir. Bu kapsamda Abdullah Öcalan’ın statü meselesinin konuşulması da daha önce ifade ettiğimiz gibi bizim açımızdan önemlidir. Bu mesele yokmuş gibi davranarak, sürecin sağlıklı işlemesi mümkün değildir. Sürecin yürütülmesini istiyorsak, çağrımızın bağlayıcı olmasını temenni ediyorsak, örgütün tüm unsurlarıyla feshi ve silahların teslimini takip eden bu süreçte bunun hukuki, siyasi ve vicdani ölçüler içinde açıkça değerlendirilmesi gerekir. Türkiye’nin güvenliği ve geleceği söz konusuysa ani reflekslere, duygusal tepkimelere, sosyal medya gürültülerine, siyasi yaygaralara, temelsiz muhalefet tantanalarına, takvimi meçhul belirsizliklere mahal veremeyiz. Abdullah Öcalan için statü açığı varsa; bu açık Türkiye Cumhuriyeti lehine, 'Terörsüz Türkiye' hedefinin başarısına hizmet edecek biçimde ele alınmalıdır. Bu noktada ihtiyaç duyulacak mekanizmanın adı ne olursa olsun, özü açık olmalıdır. Bu mekanizma; toplumsal onarımı, siyasal normalleşmeyi, demokratik katılımı, kardeşlik hukukunu, kamu düzenini, milli güvenliği ve huzurlu geleceği birlikte gözetmelidir. Bu tartışmalara son vermek için bunun adının 'Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü' olmasını öneriyorum. Fakat elbette başka alternatifler de üretilebilir. Temennimiz PKK’nın kurucu önderliğinin bir tanım altında görev yapmasıdır. Çünkü meselenin esası; terörün tamamen tasfiye edilmesi, silahların susması, terörün gündemimizin dışına kesin biçimde çıkarılması, siyasetin terör vesayetinden arındırılması ve toplumsal bütünleşmenin sağlanmasıdır" diye konuştu.
"CHP'nin zedelenmesine müsaade edilmemeli"
Grup toplantısı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Devlet Bahçeli, CHP'ye yönelik mutlak butlan davasına ilişkin, "Cumhuriyet Halk Partisi, Cumhuriyet'in kurulduğu günden bugüne var olan en önemli bir siyasi kurumdur. Bu kurumun içinin karıştırılması, parçalanması, hukuki yönden zedelenmesi veyahut başka amaçlarla kullanılmasına müsaade edilmemesini temenni ederiz. Onun için Cumhuriyet Halk Partisi ayrımdan, sert eleştirilerden, beraber olduğu insanları küçümseyerek yoluna devam edeceği yerde milletle buluşmayı tercih etsin ve CHP üzerine düşen tarihi sorumluluğu üstlenmiş olsun" dedi.
Bahçeli: Amedspor’un başarısı kıymetli bir gelişme
Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP lideri Bahçeli'yi kabul etti
MHP lideri Bahçeli: Ne Musul’u ne Kerkük’ü unuturuz
Bahçeli: İsrail bu savaşın gerçek ve tek sorumlusudur
Babasıyla ilgili “830 milyonluk” iddiaya Bakan Göktaş’tan yanıt
17 fon tasfiye edildi! 43 bin yatırımcının parası aktarıldı
Türkiye Suudi Arabistan'a askeri kuvvet mi yollayacak?
Mahfi Eğilmez’den liyakat uyarısı: Siyaset, uzmanlığa müdahale ederse...
Avrupa-Türkiye hattında 210 milyon euroluk vurgun
Fortune 500'e giren Türk şirketi iflas etti!
Fransa'da akaryakıt alarmı! TotalEnergies çalışanları greve gitti
AK Partili belediyeye yeni operasyon
Silifke Belediyesi'ne operasyon: 7 şüpheli gözaltına alındı
finansingundemi.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansingundemi.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansingundemi.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur. BİST isim ve logosu “koruma marka belgesi” altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.