| Hisse | Fiyat | Değişim(%) | Piyasa Değeri |
|---|---|---|---|
| AKBNK | 68,85 | -0,94 | 358.020.000.000,00 |
| ALBRK | 8,69 | -1,14 | 21.725.000.000,00 |
| GARAN | 129,40 | -1,37 | 543.480.000.000,00 |
| HALKB | 44,86 | -0,84 | 322.309.142.964,12 |
| ICBCT | 15,32 | -0,52 | 13.175.200.000,00 |
| ISCTR | 12,75 | -0,93 | 318.750.000.000,00 |
| SKBNK | 5,08 | 0,79 | 12.700.000.000,00 |
| TSKB | 9,85 | -1,20 | 27.580.000.000,00 |
| VAKBN | 33,30 | -1,25 | 330.200.186.715,90 |
| YKBNK | 36,18 | -0,77 | 305.614.315.455,12 |
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail'in Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'ne saldırısına ilişkin, "İster tarihi yayılmacılığının ve hukuk tanımazlığının tezahürü, isterse de yaklaşan seçimlere dönük bir girişim olsun yapılan hukuka, barışa ve bölgesel huzura yönelik kabul edilemez bir saldırıdır" ifadesini kullandı.
Bahçeli, yazılı açıklamasında, "Bölgesel barış ve güvenliği tehdit eden saldırgan politikaları karşısında İsrail'in uluslararası hukuk çerçevesinde etkisizleştirilmesi, ertelenemez bir zorunluluk haline gelmiştir." değerlendirmesini yaptı.
İdlib şehri kırsalında yer alan Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'ne Suriye'nin altyapısı ve yeteneklerini hedef alan, toprak bütünlüğü ve birliğini ihlal eden İsrail saldırısının, devletlerin egemenlik haklarına, toprak bütünlüğüne ve uluslararası hukuka aykırı küstah tavrının yeni bir göstergesi olduğunu belirten Bahçeli, şöyle devam etti:
"İster tarihi yayılmacılığının ve hukuk tanımazlığının tezahürü, isterse de yaklaşan seçimlere dönük bir girişim olsun yapılan hukuka, barışa ve bölgesel huzura yönelik kabul edilemez bir saldırıdır. Türkiye karşıtlığını her geçen gün daha da tırmandırırken uluslararası desteğini ve meşruiyetini giderek kaybeden İsrail yönetimine çağrımız nettir. Türkiye'yi kışkırtmaktan, Türkiye'nin sabrını sınamaktan, ülkemizin milli güvenlik alanlarına dolaylı veya doğrudan müdahale anlamına gelebilecek teşebbüslerden ve Türkiye karşıtı çevreleri cesaretlendiren söylemlerden vazgeçilmelidir. Türkiye çatışma arayan bir ülke değildir. Bununla birlikte, kendisine yönelen tehditleri görmezden gelecek, egemenlik haklarının ihlal edilmesine seyirci kalacak veya milli güvenliğini başkalarının insafına bırakacak bir ülke hiç değildir.
İsrail'in Suriye sahasında Türkiye'nin güvenlik çıkarlarıyla kesişen hamleleri, Doğu Akdeniz'de Türkiye'yi dışlamaya dönük arayışları ve bölgesel parçalanmayı teşvik eden yaklaşımları dikkatle takip edilmektedir. İsrail yönetiminin, Türkiye'nin barış ve istikrar üretme kapasitesini kendisine yönelik bir tehdit gibi algılaması vahim bir stratejik hatadır. Türkiye'nin amacı İsrail dahil hiçbir ülkeyle savaşmak değildir. Ancak hiç kimse Türkiye'nin barış iradesini zafiyet, itidalini acziyet, diplomasiyi önceleyen yaklaşımını caydırıcılıktan yoksunluk olarak yorumlama hatasına da düşmemelidir."
"İşgal alanları oluşturulması kabul edilemez"
Türkiye'nin "Terörsüz Türkiye" hedefiyle iç cephesini tahkim ederken diplomasi ve işbirliğiyle barış üretmeye çalıştığını vurgulayan Bahçeli, "İsrail yönetimi ise Gazze'den Lübnan'a, Suriye'den İran'a kadar uzanan geniş bir coğrafyada kriz, çatışma ve insani yıkımla anılmaktadır. Terörsüz Türkiye'de alınan mesafe, terörsüz bölge yolunda yaşanan olumlu gelişmeler kaos ve çatışma ikliminden beslenen İsrail'in dengelerini sarsmış, oyunlarını bozmuştur. İsrail yönetiminin izlediği saldırgan ve yayılmacı siyaset, bütün bölgenin geleceğini tehdit eden başlıca güvenlik sorunlarından birine dönüşmüştür." ifadelerini kullandı.
Bahçeli, Suriye sahasındaki gelişmelere ilişkin, "Suriye topraklarında kalıcı işgal alanları oluşturulması, fiili sınırların değiştirilmesi, tampon bölgelerin genişletilmesi veya herhangi bir etnik ve mezhebi unsurun jeopolitik amaçlarla araçsallaştırılması, Türkiye açısından kabul edilemezdir." değerlendirmesinde bulundu.
Kalıcı barış için 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti'nin kurulmasının şart olduğunu belirten Bahçeli, bölgesel güvenlik ve istikrarın tesisi amacıyla 7 maddelik önerisini şöyle sıraladı:
"- Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye ortaklığında imzalanan 'Mekke Anlaşması' ile üye ülkelerin egemenlik haklarını korumak ve ortak coğrafyada yeni bir güvenlik mimarisi oluşturmak mümkün olabilecek, üç ülkenin güçlerini birleştirme inisiyatifiyle hayata geçen bu girişimin üye sayısının artırılması suretiyle de 'Kudüs Paktı' önerimizle ulaşmak istediğimiz İslam ülkelerinin ortak güvenlik ve savunma inisiyatifi kazanması, İsrail saldırganlığının hedefi olan bütün ülkeleri ve bölgeleri kapsayan bir savunma işbirliğiyle 'İslam Barış Gücüne' dönüştürülmesi sağlanmalıdır.
- Üye ülkelerle birlikte daha önce önerdiğimiz Dünya Barış Konseyinden mülhem geçici bir ABD, Rusya, Çin ve AB'den oluşan Ortadoğu Barış Koalisyonu/Konseyi oluşturulmalı, süratle bölgede istikrar sağlanması hedeflenmelidir.
- Orta Doğu'da yaşanan krizler, geçici ateşkes girişimleriyle çözülemeyecek kadar derin ve çok boyutlu bir hal almıştır. Bu nedenle bölgesel güvenliği bütüncül bir yaklaşımla ele alacak, sürekliliği olan bir diyalog mekanizmasının oluşturulması gerekmektedir. Bu kapsamda Türkiye'nin girişimiyle, Birleşmiş Milletler himayesinde ve Ortadoğu Barış Koalisyonu/Konseyiyle dirsek temasında olan Ortadoğu Güvenlik ve Barış Konferansı toplanmalı, Filistin'de iki devletli kalıcı barışın tesis edilmesi ve Orta Doğu'nun barış ve istikrar iklimine kavuşması için yol haritası belirlenmelidir.
- Türkiye tarafından bölgesel güvenlik anlayışına yön veren ilkeleri ortaya koyan, barış ve huzur iklimini merkeze alan 'Ankara Deklarasyonu' ilan edilmelidir. Ayrıca Türkiye, İsrail'den kendisine yönelik olası saldırıya karşı asla tepkisiz kalmayacağını, doğabilecek sonuçlardan Türkiye'nin sorumlu olmayacağını ilan etmelidir. Aynı zamanda, dünya Yahudiliğine zor zamanlarında kucak açmış bir millet olarak, İsrail yönetiminin bir katilin eline kalmasından üzüntü ve endişe duyulduğu da vurgulanmalıdır.
- Geçmiş çatışma tecrübeleri göstermektedir ki uluslararası denetim mekanizması bulunmayan ateşkesler uzun ömürlü olamamaktadır. Bu nedenle Birleşmiş Milletler çatısı altında oluşturulacak tarafsız bir 'Uluslararası Ateşkes Gözlem Misyonu' oluşturulmalıdır. Bu misyon, ateşkes ihlallerini kayıt altına almalı, insani yardım koridorlarının güvenliğini denetlemeli, sivillerin korunmasına ilişkin gelişmeleri düzenli olarak raporlamalı, uluslararası kamuoyunu şeffaf biçimde bilgilendirmelidir.
- Münferit devletlerin girişimleriyle yürütülen arabuluculuk faaliyetleri yerine kurumsallaşmış ve çok taraflı bir yapı, diplomatik girişimlerin sürekliliğini sağlayacaktır. Bu doğrultuda geçmişte de karmaşık krizlerin yönetiminde etkili olan 'Uluslararası Arabuluculuk Temas Grubu' kurulmalıdır.
- Yaptırımların veya yalnızca diplomatik çağrıların tek başına kalıcı sonuç üretmediği dikkate alınarak 'Kademeli Diplomatik Baskı ve Teşvik Mekanizması' oluşturulmalıdır. 'Barış için İsrail'in Çevrelenmesi' politikası uygulanmalı ve başta bölge ülkeleri olmak üzere İsrail üzerinde siyasi ve ekonomik baskılar arttırılmalı, askeri caydırıcılık mekanizması etkinleştirilmelidir. Buna karşılık, ateşkesin kalıcı hale getirilmesi, yayılmacılığın ve yerleşim faaliyetlerinin durdurulması, müzakere sürecine geri dönülmesi, uluslararası hukuka uyum sağlanması durumunda diplomatik ve ekonomik teşvik mekanizmaları da devreye sokulmalıdır. Bu hususlar, İsrail'in bölgede ve uluslararası kamuoyunda yalnızlaşması ve İsrail'deki politik iklimin değişmesi açısından önem arz etmektedir."
Türkiye'nin kalıcı barış düzeninin kurulmasına öncülük eden bir aktör olması gerektiğine dikkati çeken Bahçeli, kalıcı çözüm için İsrail'in hukuk dışı ve saldırgan politikalarının etkisizleştirilmesi ile eş zamanlı olarak bölgesel barış mimarisinin güçlendirilmesi gerektiğini bildirdi.
Bahçeli, "Öyle anlaşılıyor ki İsrail yakın tarihte yaptığımız uyarıları görmezden gelmiştir. Bir kez daha hatırlatalım. Türkiye egemenlik haklarına yönelik saldırılar karşısında kapı kapı dolaşacak bir aktör değildir. Türk milleti ayağa kalktığı zaman önünde durabilecek bir güç de yoktur." ifadelerini kullandı.
İsrail'in vurduğu üste tek bir Türk askeri yoktu
Arap Birliği: İsrail'in saldırıları çözüm çabalarını boşa çıkarabilir
Erdoğan: Diyalogdan kaçınmadık
Karahan’dan enflasyon mesajı: Sıkı para politikası sürecek
Darphane’den TCG Anadolu’ya özel gümüş hatıra para
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay AK Parti binasına geldi
Acemoğlu’ndan kritik yapay zekâ uyarısı: İşsizliği 3 katına çıkarabilir
Uber'den 2.3 milyar dolarlık catering yatırımı
İzmir Çeşme Belediyesi'ne operasyon
Erdoğan, AK Parti MYK'da yol haritasını açıklayacak
Esenyurt Belediyesi'ne rüşvet operasyonu
finansingundemi.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansingundemi.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansingundemi.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur. BİST isim ve logosu “koruma marka belgesi” altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.