| Hisse | Fiyat | Değişim(%) | Piyasa Değeri |
|---|---|---|---|
| AKBNK | 66,75 | -1,84 | 347.100.000.000,00 |
| ALBRK | 8,57 | -2,39 | 21.425.000.000,00 |
| GARAN | 131,60 | -1,72 | 552.720.000.000,00 |
| HALKB | 42,36 | -2,40 | 304.347.197.859,12 |
| ICBCT | 14,20 | -2,87 | 12.212.000.000,00 |
| ISCTR | 12,87 | -1,76 | 321.750.000.000,00 |
| SKBNK | 4,92 | -3,53 | 12.300.000.000,00 |
| TSKB | 9,43 | -2,98 | 26.404.000.000,00 |
| VAKBN | 32,86 | -3,58 | 325.837.181.245,78 |
| YKBNK | 35,70 | -1,65 | 301.559.730.838,80 |
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, 2010 yılının tümünde büyüme hızının beklentilerin üzerinde yüzde 8,9 olarak gerçekleştiğini belirterek, böylece Türkiye ekonomisinin toplam büyüklüğünün cari fiyatlarla 1,1 trilyon lirayla tarihi rekor seviyesine ulaştığını bildirdi.
Babacan, yaptığı açıklamada, 2010 yılı dördüncü çeyreği ile birlikte 2010 yılı bütününe ilişkin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) verilerinin kamuoyuna duyurulduğunu, açıklanan verilerin, 2009 yılı son çeyreğinde başlayan güçlü büyüme eğiliminin 5 çeyrektir aralıksız devam ettiğini gösterdiğini belirtti.
Bakan Babacan, GSYH'nin, dördüncü çeyrekte bir önceki yılın aynı dönemine göre reel olarak yüzde 9,2 seviyesinde artarken, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış milli gelir artış hızının bir önceki çeyreğe göre yükselerek yüzde 3,6 oranında gerçekleştiğini kaydetti.
2010 yılı dördüncü çeyreğinde büyümeye en fazla katkının özel sektör yatırım ve nihai tüketim harcamalarından geldiğini ifade eden Babacan, özel sektör yatırımlarının geçen yılın aynı dönemine göre reel olarak yüzde 49,5 oranında artarken, tüketim harcamalarının yüzde 9 oranında büyüdüğünü belirtti.
Öte yandan, dış pazarlardaki talebin görece zayıf seyrinin ihracat artışını sınırlandırırken, iç talebin etkisiyle ithalattaki yüksek artışın 2010 yılı dördüncü çeyreğinde net dış talebin büyümeye negatif yönde katkı yapmasına neden olduğunu kaydeden Babacan, iç talep koşullarındaki bu iyileşmenin, üretim artışı ile büyümenin arz tarafında da kendisini gösterdiğine işaret etti. 2010 yılı dördüncü çeyreği itibariyle sanayi katma değeri büyüme hızının yüzde 10,5 oranında gerçekleştiğini hatırlatan Babacan, buna paralel olarak, hizmetler sektörü katma değeri de yüzde 8,6 oranında büyüme kaydederken, özellikle ticaret, ulaştırma ve inşaat sektörlerindeki güçlü seyrin devam ettiğini kaydetti.
Babacan, 2010 yılının tümünde büyüme hızının beklentilerin üzerinde yüzde 8,9 olarak gerçekleştiğini, böylece Türkiye ekonomisinin toplam büyüklüğünün cari fiyatlarla 1,1 trilyon lirayla tarihi rekor seviyesine ulaştığını, 2010 yılında özel sektörün yatırım harcamalarının da 164,3 milyar liraya yükseldiğini ifade etti.
Bakan Babacan, Türkiye ekonomisinin dördüncü çeyrekte ve yıl genelinde yakaladığı bu yüksek büyüme hızı ile G20, Avrupa Birliği ve OECD'ye üye ülkelerin tamamı arasında en iyi performans gösteren bir kaç ülkeden biri olma konumunu sürdürdüğünü kaydetti.
2010 yılında kaydedilen bu büyüme performansı sonucunda, kişi başına milli gelirin cari fiyatlarla 15 bin 138 lira olarak kriz öncesi seviyeyi de geçerek tarihi yüksek noktaya ulaştığını ifade eden Babacan, yine kişi başı milli gelirin 10 bin 79 dolar olarak gerçekleştiğini ve kriz öncesi seviyesine yaklaştığını belirtti.
2010 yılında elde edilen bu başarının temelinde ısrarla uyguladıkları temel bir felsefenin olduğunu ifade eden Babacan, ''Devletin görevi güven ve istikrarı sağlamaktır. Ekonomik büyüme özel sektörün faaliyetleriyle oluşmalıdır. Mali disipline bağlı kalarak ekonomik büyümenin nasıl oluşacağını fiilen gösteren Türkiye örnek bir ülke haline gelmiştir'' dedi.
-İSTİHDAM ARTIŞI GÜÇLENDİ-
Babacan, Türkiye ekonomisinin krizden çıkış sürecinde büyüme hızında kaydettiği bu iyileşmenin işgücü göstergelerine de olumlu yansıdığını, pek çok ülkenin ciddi istihdam kayıpları yaşadığı 2009 yılında Türkiye'de ilave 83 bin kişiye istihdam yaratıldığını, 2010 yılında ise istihdam artışının daha da güçlenerek 1 milyon 317 bin kişiye ulaştığını belirtti. İşgücüne katılım oranlarındaki artış seyrinin sürmesine rağmen, istihdamın istisnasız tüm sektörlerde güçlü artış göstermesinin, 2010 yılında işsizlik oranının 2,1 puanlık gerilemesini sağladığını ifade eden Babacan, açıklanan veriler itibariyle, G-20, Avrupa Birliği ve OECD ülkeleriyle kıyaslandığında 2010 yılında Türkiye'nin işsizlik oranında bir önceki yıla göre en yüksek düşüş sağlayan ülke olduğunu kaydetti.
Babacan, Türkiye ekonomisinin küresel krizden hızlı ve güçlü bir şekilde çıkmasında kamu maliyesi ve para politikasının kriz sürecinde zamanlı, hedef odaklı ve genel makroekonomik dengeleri gözeten bir anlayışla uygulanmasının önemli rol oynadığını belirtti. 2002 yılı sonrasında sağlanan istikrar ve yapısal dönüşüm sonucu elde edilen makroekonomik ve finansal yapının, küresel krizin etkilerine karşı ekonominin önemli bir dayanıklılık göstermesine katkıda bulunduğunu ifade eden Babacan, para politikası düzenlemeleri ile piyasalarda likidite sıkışıklığının önüne geçilirken, kamu maliyesi tedbirleri ile talep ve üretimin desteklendiğini kaydetti.
Bakan Babacan, öte yandan küçük ve orta ölçekli işletmelere düşük faizli finansman imkanının getirildiğini, Türk bankacılık sektörünün güçlü ve sağlıklı yapısının, bir yandan kredi mekanizmasının ciddi bir kesintiye uğramadan devam etmesini sağladığını, diğer yandan birçok gelişmiş ülkede görülenin aksine, Türkiye'de finans sektöründen kamu maliyesine ek bir yük gelmesini önlediğini belirtti.
-KRİZDEN ÇIKIŞ STRATEJİSİNİ ORTAYA KOYAN İLK ÜLKELERDEN BİRİSİ-
Türkiye'nin krizden çıkış stratejisini ortaya koyan ilk ülkelerden birisi olduğuna işaret eden Babacan, şöyle dedi:
''Türkiye ekonomisinin öncelikleri ile bu öncelikleri gerçekleştirmeye yönelik olarak izlenecek politikaların yer aldığı 2010-2012 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program (OVP), 16 Eylül 2009 tarihinde açıklanmıştır. OVP, 2010 yılı Ekim ayında 2011-2013 dönemini kapsayacak şekilde güncellenerek kamuoyuna duyurulmuştur. Orta Vadeli Programlar bu süreçte beklentilerin doğru yönetilmesini hedeflemiş ve bu sayede, iç ve dış piyasaların önündeki belirsizlik önemli ölçüde ortadan kaldırılmış, tüketici ve yatırımcı güveni güçlendirilmiştir.
Kriz süresince istihdamı artırmaya ve işsizliği azaltmaya yönelik olarak önemli adımlar atılmıştır. Alınan bu önlemlerin bir bölümü izleyen dönemde işgücü piyasalarını benzer gelişmeler karşısında daha dayanıklı kılacak şekilde geliştirilmiştir. Kısa çalışma ödeneğinin miktarı ve ödenekten yararlanma süresi artırılmış, uygulamanın kapsamı sektörel krizleri de içerecek şekilde genişletilmiştir. Genç ve kadın istihdamı ile ilave istihdam sosyal güvenlik prim teşviği ile desteklenmiştir. Toplum yararına işler için oluşturulan çalışma programları vasıtasıyla pek çok vatandaşımıza doğrudan istihdam sağlanmıştır. İstihdamın artırılması için İşsizlik Sigortası Fonu?ndan ayrılan kaynaklar yükseltilmiş, ayrıca işsizlik sigortasından yararlanma koşulları kolaylaştırılmıştır.''
2009 yılı Temmuz ayında yeni bir teşvik sisteminin uygulamaya konulduğunu, yeni teşvik sisteminin, bölgesel gelişmişlik farklılıklarını azaltmayı, rekabet gücünü artırmayı, teknoloji ve Ar-Ge içeriği yüksek büyük ölçekli yatırımlara destek olmayı ve sektörel kümelenmeyi desteklemeyi hedeflediğini ifade eden Babacan, bu kapsamda, teşvik sisteminin bölgesel, büyük ölçekli yatırımlar ve genel olmak üzere üç gruba ayrıldığını ve destek unsurlarının çeşitlendirildiğini belirtti.
-GENEL TEŞVİK SİSTEMİ-
Bölgesel teşvik sisteminde ülkenin, illerin sosyo-ekonomik gelişmişlik seviyesine göre dört bölgeye ayrılarak her bölge için uygulanacak teşvikler ile yardım yoğunluklarının farklılaştırıldığını ifade eden Babacan, Büyük Ölçekli Yatırımların Teşviki sistemi ile Türkiye'nin teknoloji kapasitesini artıracak ve rekabet üstünlüğü sağlayacak sektörlerin belirlenerek, bu kapsamdaki yatırımların daha yüksek oranda desteklerden yararlandırıldığını kaydetti. Babacan, Genel Teşvik Sisteminin gümrük vergisi muafiyeti ve katma değer vergisi istisnası yoluyla yatırımları desteklediğini, uygulama başlangıcından 2011 yılı Şubat ayı sonuna kadar geçen sürede 6 bin 161 adet Yatırım Teşvik Belgesi düzenlenirken, bu kapsamda 76,5 milyar lira yatırım öngörüldüğünü bildirdi.
Bütün bu gelişmeler sonucunda, Türkiye'nin krize karşı geliştirdiği politikalar ve gösterdiği dayanıklılığın bir neticesi olarak, 2009 yılında, birçok ülkenin kredi notlarının düşürüldüğü bir ortamda, Türkiye'nin kredi notunun iki kademe birden artırıldığını anımsatan Babacan, küresel ekonomide yaşanan belirsizliklere rağmen, 2010 yılında da Türkiye'nin kredi notunda ve kredi notu görünümünde artışlar gerçekleştiğini belirtti. Babacan, diğer taraftan, ülkenin risk priminin (CDS), kredi derecesi çok daha yüksek olan birçok Avrupa Birliği ülkesinin risk priminden daha düşük seviyelerde işlem gördüğünü kaydetti.
2010 yılında yakalanan bu büyüme ivmesinin 2011 yılı ilk çeyreğinde de devam ettiğinin görüldüğünü ifade eden Babacan, açıklamasına şöyle devam etti:
''Ocak ayı sanayi üretim endeksi yıllık olarak yüzde 18,9 oranında artarken, imalat sanayi kapasite kullanım oranı mevsimsel düzeltilmiş olarak 2011 yılı ilk çeyreğinde bir önceki döneme göre 1,5 puan artış göstermiştir. Üretici ve tüketici güven endekslerinde gözlenen olumlu seyir, 2011 yılında da güçlü bir büyüme performansına işaret etmektedir. Türkiye?nin 2011 yılında Avrupa?nın en hızlı büyüyen ekonomisi olması beklenmektedir.
Hükümetimiz ekonomi politikalarını her zaman orta ve uzun vadeli bir perspektif ile ele almış ve uygulamıştır. Birçok ülkenin parasal ve mali genişlemeye devam ettiği bir dönemde bu orta ve uzun vadeli perspektif çerçevesinde çıkış stratejisini açıklayan ilk ülke olmuş ve bunun başarılı sonuçları görülmüştür. Benzer şekilde, birçok ülkenin olağanüstü para politikası önlemlerini sürdürdüğü bir ortamda Türkiye finansal istikrarı korumak için para ve maliye politikaları ile makro ihtiyati önlemleri özgün bir politika bileşimiyle zamanında uygulamaya koymuştur. Bu yaklaşımımızın olumlu sonuçlarını önümüzdeki dönemde de görmeye devam edeceğiz.''
ABD’den İran’a ekonomik darbe: 25 milyar dolarlık petrol ihracatı engellendi
Arap Koalisyonu: Yemen'de Husilere ait 2 balistik füze rampası imha edildi
Şirketlerin sermaye artırımı için süre 2027 sonuna kadar uzatıldı
İçişleri Bakanlığı yurtta beklenen sağanak ve fırtınaya karşı uyardı
Sözleşmeli 31 bin sağlık personeli alınacak
İş insanı Cafer Mahiroğlu'na yönelik soruşturmada 4 zanlı tutuklandı
ÖSYM, İstanbul'da hafta sonu yapılacak sınavların ertelendiğini duyurdu
Devlet memurlarının 2027'deki fazla mesai ücreti belli oldu
Üsküdar'da başkan vekili seçimi için tarih belli oldu
finansingundemi.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansingundemi.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansingundemi.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur. BİST isim ve logosu “koruma marka belgesi” altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.