| Hisse | Fiyat | Değişim(%) | Piyasa Değeri |
|---|---|---|---|
| AKBNK | 66,75 | -1,84 | 347.100.000.000,00 |
| ALBRK | 8,57 | -2,39 | 21.425.000.000,00 |
| GARAN | 131,60 | -1,72 | 552.720.000.000,00 |
| HALKB | 42,36 | -2,40 | 304.347.197.859,12 |
| ICBCT | 14,20 | -2,87 | 12.212.000.000,00 |
| ISCTR | 12,87 | -1,76 | 321.750.000.000,00 |
| SKBNK | 4,92 | -3,53 | 12.300.000.000,00 |
| TSKB | 9,43 | -2,98 | 26.404.000.000,00 |
| VAKBN | 32,86 | -3,58 | 325.837.181.245,78 |
| YKBNK | 35,70 | -1,65 | 301.559.730.838,80 |
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Önce ödenemez hale gelmiş olan devlet borcunun bir kısmının silinip makul bir boyuta, örneğin GSYİH'nın altına inmesi gerekiyor (yani kısmen iflas).
Sonra da Yunan ekonomisinin yeniden büyüyebilmesini sağlayacak adımların atılması gerekli (yani iç tüketim gücü sınırlı olduğuna göre Euro'dan çıkıp devalüasyonla rekabet gücü kazanmak). Temiz bir bilanço, radikal yapısal reformlarla toplumsal değişim ve kurlardan destek alan bir ekonomik büyüme ile reformların katlanabilir hale gelmesi Yunanlılar için en doğru seçenek.
Ama olay bu kadar açık olduğu halde Almanya ve Fransa liderliğinde AB buna izin vermiyor. IMF'yi yanlarına alıp Avrupa Merkez Bankası'nı (ECB'yi) devreye sokarak Yunanistan'ın vadesi gelen borçlarını piyasaya ödüyorlar. Geçen yıl mayıs ayında 110 milyar destek verilen Yunanistan'a bunun da yetmeyeceği görülünce ikinci bir destek paketine karar verildi ve detayları üzerinde çalışılıyor.
Bu destekleri veriyorlar çünkü Yu- nanistan'ın iflası başta kendi bankaları ile Fransız ve Alman bankaları ve sigorta şirketleri olmak üzere AB finans sisteminin ve hatta ECB'nin milyarlarca Euro zarar yazmaları ve hatta bazılarının sermayelerini tamamen kaybetmeleri demek. AB hâlâ bu zararların nasıl ve kim tarafından karşılanabileceğine karar verebilmiş değil. İşin kötüsü, süreç uzadıkça zararlar da büyüyor.
Elbette Yunanistan'a destek vermekle belli bir iflas sonrasında kendi finans sistemlerine destek vermek arasında büyük bir fark yok. Hatta Yunanistan yerine kendi bankalarına doğrudan destek vermek halklarına çok daha kolay anlatılabilecek bir olay. Ama AB'nin hiç de Yunanistan'ın çıkarı ile falan ilgilendiği, Yunan ekonomisini kendi ayağı üzerinde durabileceği sağlıklı bir bilançoya kavuşturmak gibi bir niyeti yok. Endişeleri farklı.
Birincisi, herkes biliyor ki, tek başına borç affı ile Yunanistan'ın düzlüğe çıkması mümkün değil. Yunan ekonomisinin (ve Portekiz, İrlanda, İspanya ve hatta İtalya gibi sorunlu ekonomilerin) rekabet gücü kazanabilmeleri lazım. Bunu devalüasyonsuz yapmak çok büyük toplumsal sıkıntılar çıkarabilir. Çünkü bu ülkede reel ücretlerin/alım gücünün devalüasyon ihtiyacı kadar (%50 ve üzerinde) düşmesi, yani bir yoksullaşma süreci demek. Yunan halkı bunu kaldıramaz. Ortalık karışır. Devalüasyon yapabilmek için ise Yunanistan'ın (ve belki de diğerlerinin) Euro'dan çıkması gerekiyor. AB, uğruna büyük politik savaşlar verdiği Euro sistemini maalesef riske edemiyor.
İkincisi, Yunanistan'ın iflası Pan- dora'nın kutusunun açılması anlamına gelebilir. Belki bugün kimin Yunanistan'a ne kadar riski olduğu biliniyor ve bunun hazmedilebileceği anlaşılıyor. Ama olay artık Yunanistan'ın çok ötesinde. Yunanistan borcunun bir kısmını silerse Portekizlilerin, İrlandalıların ve hatta İspanyolların ve İtalyanların canı patlıcan değil. Onlar da uzun sürecek bir yoksulluk yerine borçlarının bir kısmının silinmesini isteyebilirler. Ve bu gündeme geldiğinde kimin kime nasıl bir riski olduğu pek bilinmiyor.
Bu iki temel sebepten dolayı bugün Yunanistan'ı kurtarmak AB'nin kendisini kurtarması anlamına gelmiş durumda. Bunun en güzel ispatı da Fransız bankalarının sözümona Yunanistan'a destek için ortaya koydukları plan. Vadesi gelen ellerindeki Yunan devlet tahvillerinin %30'unu cebe koyacaklar, kalan kısmın %30'unu da düşük riskli ülke tahvillerine koydurup garantileyecekler. Kalan kısım da Yunan ekonomisinin büyüdüğü oranda %8,5'e kadar çıkabilecek ama en az %5,5 ödeyecek 30 yıllık Yunan tahvillerinde duracak. Bugün Yunan tahvilleri için %50 iflasın bile yetmeyeceğinin tartışıldığı düşünülürse böyle bir planla Fransız bankaları %25 civarı bir kayıpla kurtulmanın hesabındalar. Yunan ekonomisi nasıl büyüyüp de bunu ödeyecek diye tartışan yok. En az kayıpla nasıl kurtarılır ona bakılıyor. Bunları gören piyasalar Yunanistan ve diğerlerinin tahvillerini alıp da kuyunun içine düşmüş olanlarla yer değiştirmek ister mi?
Zaman kazanmanın faydası da var. Fransız ve Alman bankaları başta olmak üzere AB bankaları Yunanistan ve diğer sorunlu ülkelere zaman içinde risklerini azaltıyorlar. BIS verilerine göre Alman bankalarının 2009 sonunda 45 milyar $ olan Yunanistan riski düzenli bir şekilde gerileyerek 2010 sonunda 34 milyar $'a düştü, Fransız bankalarının riski de aynı dönemde 78 milyar $'dan 57 milyar $'a geriledi. Bu tahvilleri alanlar ise büyük olasılıkla bu işten kâr edebileceğini sanan birkaç spekülatif fon ile ECB ve ECB'nin likidite desteği sayesinde Yunan bankaları. Yunanlılar da olayın farkında ki 2010 yılında en büyük 12 Yunan bankası 46 milyar (veya toplamın %12'si) kadar mevduat kaybetti.

Sorun artık İspanya ve İtalya
AB artık finans sistemini Yunanistan, Portekiz ve İrlanda iflaslarına hazırlamış durumda. 2013 sonuna kadar bu 3 ülkenin borçları yeniden yapılandırılacak. Hatta AB tarafından garantili yeni tahvillerle swap edilecekler ki artık bu AB'yi kurtaracak tek mekanizma. Bunu bilen Fransız ve Alman bankaları Portekiz ve İrlanda risklerini de düzenli şekilde azaltıyorlar. Alman bankalarının 2010'da Portekiz riski 11 milyar $, İrlanda riski 66 milyar $, Fransız bankalarının ise Portekiz riski 8 milyar $, İrlanda riski 12 milyar $ azaldı.
Bugün Avrupa'nın asıl sorunu krizin üç silahşörlerden sonra hızla İspanya ve İtalya'ya bulaşması. Bu ülkelerdeki riskler hem çok daha büyük hem de karmaşık. ABD'de likit fonların bile bu ülkelerin tahvillerine ciddi riskleri var. Henüz buralarda kimin kime ne riski olduğu belli değil. Üstelik bu ülkeler açısından zaman kazanmanın da faydası yok çünkü sorun hazmetme kapasitesinin çok üzerinde.
Bundan 2 sene önce AB otoritelerinin öyle ya da böyle AB'deki iflas sorununu üç silahşörlerin ötesine geçirmeyeceğini, eninde sonunda olayı İspanya ve İtalya'ya bulaştırmadan çözeceğini düşünüyordum. Ama bugüne kadar AB'de her tükürdüğünü yalayan bir merkez bankasından her kararı yanlış komisyonlara kadar öyle vizyonsuz, bilgisiz, acemi ve koordinasyonsuz bir otorite kümesi gördük ki artık emin değilim. Ve piyasalar da zaten dizginlerin elden kaçmaya başladığını hissedip huysuzlanmaya başladı.

[email protected] saruhan özel- zaman
Şirketlerin sermaye artırımı için süre 2027 sonuna kadar uzatıldı
İçişleri Bakanlığı yurtta beklenen sağanak ve fırtınaya karşı uyardı
Sözleşmeli 31 bin sağlık personeli alınacak
İş insanı Cafer Mahiroğlu'na yönelik soruşturmada 4 zanlı tutuklandı
ÖSYM, İstanbul'da hafta sonu yapılacak sınavların ertelendiğini duyurdu
Devlet memurlarının 2027'deki fazla mesai ücreti belli oldu
Üsküdar'da başkan vekili seçimi için tarih belli oldu
AB'den enerji fiyatlarına karşı önlem: Metan düzenlemesi 1 yıl ertelenecek
Halk TV soruşturmasında 7 kişi hakkında tutuklama talebi
finansingundemi.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansingundemi.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansingundemi.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur. BİST isim ve logosu “koruma marka belgesi” altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.