BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 66,75 -1,84 347.100.000.000,00
ALBRK 8,57 -2,39 21.425.000.000,00
GARAN 131,60 -1,72 552.720.000.000,00
HALKB 42,36 -2,40 304.347.197.859,12
ICBCT 14,20 -2,87 12.212.000.000,00
ISCTR 12,87 -1,76 321.750.000.000,00
SKBNK 4,92 -3,53 12.300.000.000,00
TSKB 9,43 -2,98 26.404.000.000,00
VAKBN 32,86 -3,58 325.837.181.245,78
YKBNK 35,70 -1,65 301.559.730.838,80

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaGündemAsker yeni bant mı bekliyor? ----

Asker yeni bant mı bekliyor?

Asker yeni bant mı bekliyor?
27 Ağustos 2011 - 08:48 www.finansingundemi.com

TSK'da bir kez daha reform zamanı gelmiş, kapıya dayanmıştır. Koşaner kasetlerinden bu dersin çıkarılması lazım.

Asker ev temizliğine başlamak için yeni bir bant kaydının yayımlanmasını mı bekliyor?
Müstafi Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner’e ait olduğu iddiasıyla iki gün arayla internete verilen yasadışı ses kayıtları ardından bu ve benzeri soruları soranlar arasında CHP’nin insan hakları ve demokratikleşme alanına bakan genel başkan yardımcısı Sezgin Tanrıkulu da bulunuyor.
Tanrıkulu, “İnsan hakları savunucusu olarak yasadışı telefon dinlemelerini hoş görmem mümkün değil” diyor; “Diğer yandan, Koşaner’e ait olduğu söylenen iddiaların büyük kısmını son otuz yıldır insan hakları savunucuları, gazeteciler gündeme getiriyordu. Bu konuların dikkatle ve ayrıntılarıyla bir an önce soruşturulması gerekiyor.”
Bundan birkaç yıl önce bir CHP yöneticisinin ağzından bu sözleri duymak mümkün olmazdı. Türkiye’nin geçirdiği dönüşümün bir göstergesi bu... Ancak bundan birkaç yıl önce bir genelkurmay başkanının, içinde ve en başında yer aldığı Türk Silahlı Kuvvetleri’ni bu kadar sert ve açık eleştirebileceğini de tahmin edemezdik.
Bu tablo bize bir tek şeyi gösteriyor: Türk Silahlı Kuvvetleri’nde bir kez daha reform zamanı gelmiş, kapıya dayanmıştır.
Bu Türkiye tarihinde ilk defa olmamıştır. Çok gerilere gidersek Yeniçeri sisteminin kuruluşunun da dönemine göre bir askeri reform olduğunu görebiliriz. Ama kendimizi modern çağlarla sınırlı tutarsak, kuruluş tarihini M.Ö 209’da Mete’nin Hun ordusuna dayandıran Türk ordusunun 1826’da İkinci Mahmud tarafından köklü reforma tabi tutulduğunu söyleyebiliriz. Yeniçeri sisteminin dağıtılıp yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediye adıyla düzenli ordu getirilmiştir.
Bu reformun, sonraki örneklerinde göreceğimiz en önemli özelliği, siyasi ve ekonomik sistemde önemli değişimlerin çağdaşı olmasıdır. Nitekim 1826 askeri reformunun ardından ilk vatandaşlık hakları bildirgesi olan 1839 Tanzimat Fermanı, ilk mülkiyet hakkı tanınması sayılan 1856 ekonomi reformu ve ilk anayasal parlamento denemesi olan 1876 siyasi reformu gelmiştir.
İkinci büyük reformu 1926’da Mustafa Kemal Atatürk’ün askeri siyasetten uzak tutmak amacıyla Genelkurmay Başkanlığı’nı kurması olarak saymak durumundayız. Aynı gün Diyanet İşleri Başkanlığı kurularak dinsel işlerin de siyasete müdahil olmaması sağlanmaya çalışılmıştır. Bu reformları 1923’te cumhuriyetin ilanı, 1924’te hilafetin kaldırılması ve İzmir Kongresi ile yeni ekonomik düzenin kabulü, Lozan ile ulus devlet sistemine geçişten ayrı düşünmek mümkün değildir.
Dengelerin Türkiye’nin 1950’lerde NATO’ya girişi ve Batılı müttefiklerin o dönem güçsüz siyasilerdense güçlü orduyu muhatap alarak Sovyetler’e savaşma isteği nedeniyle bozulduğu bugün geriye bakınca daha iyi görülüyor. İkinci Mahmud ve Mustafa Kemal’in yapmak istediği, tarihin cilvesiyle onların izinden gitme iddiasıyla 27 Mayıs 1960’ta tersine çevrilmiş, bunu aynı çizgide 1971 ve 1980 darbeleriyle 1997 müdahalesi izlemiştir.
Hem İkinci Mahmud, hem de Mustafa Kemal örneklerinde gördüğümüz gibi, asker üzerindeki siyaset kontrolünü güçlendirme amaçlı reformlar, ancak ve ancak siyasetin kendisini güçlü hissettiği ortamda mümkün oluyor.
Başbakan Tayyip Erdoğan, özellikle yüzde 50 oy desteğine ulaştığı 12 Haziran 2011 seçimlerinin ardından böyle bir güce sahip. Üstelik seçimde verdiği sözlerin seçim sonrasında arkasında durarak Genelkurmay’ın Milli Savunma’ya bağlanması, TSK İç Hizmet Kanunu’nda müdahaleye yasal zemin veren 35’inci maddenin kaldırılması, özetle asker üzerinde sivil kontrol konularda benzer düşünen Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP’nin varlığı sivil siyaseti daha da güçlü kılıyor.
Türk ordusunun değişim zamanının geldiğini görüp, ona uygun adımlar atması, hem Türkiye’nin bölgedeki gücünü hem de ordunun son yıllarda zedelenen itibarını arttıracaktır. Koşaner kasetlerinden bu dersin çıkarılması lazım. MURAT YETKİN /RADİKAL

ETİKETLER :
YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)