| Hisse | Fiyat | Değişim(%) | Piyasa Değeri |
|---|---|---|---|
| AKBNK | 67,35 | -2,04 | 350.220.000.000,00 |
| ALBRK | 8,79 | -0,11 | 21.975.000.000,00 |
| GARAN | 130,50 | 0,00 | 548.100.000.000,00 |
| HALKB | 43,06 | -1,91 | 309.376.542.488,52 |
| ICBCT | 14,86 | -2,49 | 12.779.600.000,00 |
| ISCTR | 13,04 | -0,08 | 326.000.000.000,00 |
| SKBNK | 5,17 | -0,39 | 12.925.000.000,00 |
| TSKB | 9,88 | -0,50 | 27.664.000.000,00 |
| VAKBN | 34,26 | -0,41 | 339.719.471.377,98 |
| YKBNK | 35,96 | -1,26 | 303.755.964.172,64 |
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Hilmi Özkök’ün Ergenekon davasında verdiği iki günlük ifade tamamlandı, ama yankıları daha uzun süre devam edeceğe benziyor.
Örneğin, 2002’de yeni işbaşına gelmiş hükümete karşı muhtıra verme konusunu ‘bir beyin fırtınası çerçevesinde’ dile getiren komuta heyeti üyesinin, dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman olduğunu açıklaması yankılanıyor. Yalman buna Hürriyet’ten Tufan Türenç’e “Hatırlamıyorum” açıklamasıyla yanıt vermişti. Özkök ise yine Hürriyet’ten Metehan Demir’e “Öyle şeyler unutulmaz, ben hatırlıyorum” diyerek tanıklığına sahip çıktı.
İfadedeki bir detay
Hükümete muhtıra fikri, artık iyice anlaşılıyor ki, Özkök’ün buna sahip çıkmaması, bu yönde emir vermemesi sonucu hayata geçirilmemişti.
Ancak Özkök ile Yalman’ın o dönemde ihtilafa düştüğü tek konu muhtıra olmayabilir.
Bu ihtimal Özkök’ün Silivri’de verdiği ve tezkere konusunda askerin hükümete baskı yapması için dönemin ABD Savunma Bakan Yardımcısı Paul Wolfowitz’ten telkin geldiği yolundaki ifadesi üzerinde durulunca açığa çıkıyor.
‘Wolfowitz’in baskı yapın dediğini söylemedim’
Özkök ile bu konuda telefon görüşmemizde öncelikle, ifadesinin basına yanlış yansıdığının altını çizdi:
“Ben mahkemede Wolfowitz’in bana hükümete baskı yapın dediğini söylemedim. Wolfowitz’in 1 Mart tezkeresinin Meclis’ten geçmemesinin ardından verdiği bir demeçte, Türk ordusunun iyi liderlik gösteremediği eleştirisinden söz ettim. Bu durum tutanaktan ortaya çıkar; herhalde iş yoğunluğu birbiriyle nöbetleşe haber yazıp sonra birleştiren muhabirler o şekilde aktarmıştır diye düşünüyorum. Sanki ben ABD yetkilileri ile böyle bir diyaloğa girmişim gibi bir izlenim çıkıyor; bu doğru değil. O dönem Wolfowitz ile de başka ABD yetkilileri ile de görüştüm, ancak ne Wolfowitz ne de ABD’li askeri bir yetkiliden bana hükümete baskı yapmamız yolunda bir şey söylenmedi, ben de mahkemede böyle söylemedim.”
‘Askerde fikir birliği yok denmesi gidişatı etkiledi’
Peki 1 Mart 2003 tezkeresi sürecinde komuta kademesinde, bugüne dek açığa çıkmayan başka neler olmuştu?
Örneğin, kimse açıkça teyit etmese de Fikret Bila’ya “Asker rahatsız” açıklamasını (AK Parti grup toplantısının yapıldığı 26 şubat 2003 günü, 28 şubat MGK’sından iki gün önce) Yalman’ın yaptığı, Amerikalılar tarafından neredeyse yüzde 100 kesinmiş gibi her yerde söyleniyordu. Özkök’e bunu sordum. şunları söyledi:
“Tezkere Meclis’te çoğunluğun oyunu almasına karşın nispet yönünden yetersiz kaldığı için geçmedi. ıktidar partisi grup kararı alsaydı çıkardı. Bila’ya söylenen sözün kime ait olduğunu söylemek bana düşmez. Kuzey Irak’ta küçük bir ayrıntı sayılabilecek bir konu öne çıkarılmıştır. Ama orada (askerde) fikir birliği yok denmesi gidişi etkilemiştir. Onları artık kim söylemişse, söylenmemeliydi.”
Özkök’e ‘Nasıl sabrediyorsunuz? sorusu
Peki Türk Silahlı Kuvvetleri’nin üst kademsinde tezkere konusunda da fikir ayrılığı var mıydı? Özkök:
“Tabii farklı görüşler, ters görüşler, hatta zıt görüşler vardı. Ama ifadede de söylediğim gibi sonunda komutanın kararı geçerlidir. Ben dinlerdim. Hatta daha sonra bazı arkadaşlar gelip ‘Nasıl sabrediyorsunuz?’ demişlerdir. Burada önemli bir nokta daha var. Komuta heyeti olarak konuşurken ast üst ilişkisi var. Ama MGK’da konuşurken biz asker üyeler olarak da eşit konumdayız, Jandarma Komutanı (o dönem şener Eruygur) dahil. Kararın hükümete ait olması doğaldır. Daha sonra bazı hükümet üyeleri bana, MGK’da da olabilir, askerin görüş birliği içinde olmamasının kendilerini etkilediğini grup kararı almadıklarını, aksi halde tezkerenin geçmiş olacağını ifade etmişlerdir.”
MGK’daki tartışma
Bu önemli bir ayrıntı. Bugüne dek 28 şubat 2003 MGK’sında Özkök’ün asker adına ağırlığını koyup hükümete “Gereklidir” dememesi ABD tarafından tezkerenin geçmeme nedeni gösterilmişti. şimdi ilk kez MGK içinde asker kanadından farklı görüşlerin ifade edilmiş ve bu tartışmanın hükümet ve cumhurbaşkanı (Ahmet Necdet Sezer) önünde yapılmış olabileceğini görüyoruz.
Özkök tezkerenin kabul edilmiş olmasını tercih edeceğini daha önce de (Ertuğrul Özkök 31 Mayıs 2007 ve Fikret Bila 19 Mayıs 2011) söylemişti. Tezkere geçse Kürt sorunu açısından durumun farklı olacağını daha sonra Başbakan Tayyip Erdoğan da ifade etmişti.
‘Herkes parasal boyutuna bakıyordu’
Peki, tezkere geçseydi ne olacaktı? Kürt sorunu bugün hangi durumda olabilirdi?
“Çok farklı olurdu. ABD ile çok güzel bir ‘Mutabakat Muhtırası’ hazırlamıştık. Pürüzler küçük ayrıntılardaydı. Herkes işin parasal boyutuna bakıyordu, ama para o kadar önem taşımıyordu; güvenlik ve idare boyutunda çok avantajlı olacaktık. Tezkere geçseydi Irak’a çok miktarda (‘Çok miktar ne kadar demek?’ soruma) yani 4-5 tugay (20-25 bin asker) Irak topraklarına girecekti. Zaten Özel Kuvvetlerimiz oradaydı, onlar da takviye edilecekti. Sınır boyunca, özellikle geçiş alanlarında tampon bölge kurulacaktı. Ve uzun süre orada kalacaktık. Hem geçişler kontrol altında olacak, hem de gerektiğinde harekâtı oradan sürdürecektik. Kürt meselesi ayrı bir konudur, ancak PKK konusunda bugünden çok daha avantajlı konumda olacağımızı söyleyebilirim. Tezkere geçmeyince, anlaşma da imzalanamadı.”
Sonrasında şunlar oldu: ABD tezkerenin geçmemesinden o güne kadar her siyasi karara karışan Türk ordusunun bu defa karışmamasını sorumlu tuttu. Irak Kürtleri ABD’nin Irak’taki asli müttefiki haline geldi. Özel Kuvvetler’in varlığı 4 Temmuz Süleymaniye olayıyla son buldu. Bu ortam 1999’da Abdullah Öcalan’ın yakalanmasının ardından dağınık duran PKK’nın canlanıp, Türkiye içinde can yakan eylemleri düzenlemesine zemin hazırladı. Özkök, ordu içindeki müdahaleci eğilimleri 2004’te sessizce temizlediğini sanıyordu, ama emeklilikler ardından konu sivil boyut kazandı.
Dönüm noktası
Cumhurbaşkanlığına Abdullah Gül’ün seçilmesi üzerine 2007’de Yaşar Büyükanıt tarafından verilen muhtıra ve hükümetin ona cevabı dönüm noktası oldu. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Büyükanıt’ı Dolmabahçe’ye çağırıp konuşmasının ardından başlayan Ergenekon/Balyoz süreci devam ediyor.
Suriye’deki iç savaş nedeniyle Irak’taki Kürt özerkliğinin gelişmesi ve şemdinli’de son iki haftadır artık çatışma boyutundan çarpışma boyutuna sıçrayan gerilim nedeniyle Özkök’ün Irak krizine ilişkin söyledikleri ayrı bir önem kazanıyor.
Murat Yetkin - Radikal
Husiler, Suudi Arabistan'a ait Typhoon savaş uçağını vurduklarını iddia etti
Trump: İran’a saldırı planının sızdırılması nedeniyle operasyonu iptal ettik
NYT: ABD, Latin Amerika’ya yüzlerce asker konuşlandırmaya başladı
BUDO olumsuz hava koşulları nedeniyle 12 seferini iptal etti
Taksit düzenlemesinde yeni dönem: 12 ay sınırı kalktı
İstanbul'da meydana gelen selde 1 kişi hayatını kaybetti
Trump yönetiminin golf sahasındaki ağaç kesimine yargı freni
AB, Husilerden Taiz'e insani yardım girişine izin vermelerini istedi
Zelenskiy’den ABD’ye sitem: Güçlü bir ortağımızı kaybediyoruz
finansingundemi.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansingundemi.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansingundemi.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur. BİST isim ve logosu “koruma marka belgesi” altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.