| Hisse | Fiyat | Değişim(%) | Piyasa Değeri |
|---|---|---|---|
| AKBNK | 67,35 | -2,04 | 350.220.000.000,00 |
| ALBRK | 8,79 | -0,11 | 21.975.000.000,00 |
| GARAN | 130,50 | -0,61 | 548.100.000.000,00 |
| HALKB | 43,24 | -1,50 | 310.669.802.536,08 |
| ICBCT | 14,86 | -2,49 | 12.779.600.000,00 |
| ISCTR | 13,04 | -0,08 | 326.000.000.000,00 |
| SKBNK | 5,17 | -0,39 | 12.925.000.000,00 |
| TSKB | 9,88 | -0,50 | 27.664.000.000,00 |
| VAKBN | 34,26 | -0,41 | 339.719.471.377,98 |
| YKBNK | 35,96 | -1,26 | 303.755.964.172,64 |
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

YÖK verilerine göre 170 üniversitenin, acil 30 bin akademisyene ihtiyacı var. Yeni üniversiteler, fakülte açmak için hoca bulamazken öğretim üyesi yetiştirme sistemi, ihtiyacı karşılayacak seviyede değil. En çok eksik ise tıp, hukuk ve sosyal bilimlerde.
Yükseköğrenime sınavsız geçiş için okul sayısını artırmayı hedefleyen Türkiye'de son 6 yılda 85 üniversite kuruldu. Yükseköğretim Kurulu verilerine göre 68'i vakıf, 102'si devlet üniversitesi olmak üzere 170 kurumun, acil olarak 30 bin akademisyene ihtiyacı var.
OECD ortalamasını yakalamak içinse 110 bin eleman gerekli. Akademisyen eksikliği had safhada iken öğretim üyesi yetiştirme sistemindeki aksaklıklar, sıkıntının katlanmasına sebep oluyor. Doktora programlarındaki ideolojik ve keyfî uygulamalar, akademisyen yetişmesinin önündeki en önemli engel olarak dikkat çekiyor. 4 yıl olan doktora programlarının süresi, danışman hocaların da etkisiyle 7-8 yıla çıkıyor. Bazı hocaların, öğrenciyle şahsi anlaşmazlığa düşmesi yüzünden doktora eğitim süresi 10 yıla kadar uzayabiliyor.
İstanbul'da yaşanan bir olay, sıkıntının boyutlarını gözler önüne seriyor. Devlete bağlı vakıf tarafından kurulan bir üniversite, dekan olarak görevlendireceği profesör bulamadığı için iktisadi ve idari bilimler fakültesi açma başvurusunda bulunamadı.
Akademik alanda en çok şikâyet edilen dönem doktora yeterlilik süreci. Öğrenciler, bu dönemde hocaların kendilerini bırakmak için adeta bahane aradığını düşünüyor. Anadolu Üniversitesi'nde araştırma görevlisi olarak çalışan kadın doktora öğrencilerinden İ.G. de bunlardan biri. Evli olan İ.G., geçtiğimiz yıl hamile kalınca olanlar olmuş. Hocası A.G., "Sen nasıl hamile kalırsın? Bana sordun mu?" şeklinde azarlanınca neye uğradığını şaşırmış. Üstelik ceza olarak 1 yıl boyunca aldığı bütün derslerden bırakılmış. Halen doktorasının 5. yılında olan İ.G., bir an önce eğitimini bitirmek istediğini söylüyor.
Doktoraya devam eden bir başka erkek öğrenci de yüksek lisans eğitimi sırasında aynı keyfî tepkiyle karşılaşan T.L. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'ndeki tez hocasına nişan davetiyesini götürmek için gittiğinde neye uğradığını şaşırmış. Zira hocası M.D.'den, "Sen galiba bu eğitimi ciddiye almıyorsun. Nişanlanmak için bize danıştın mı?" şeklinde fırça yemiş. Akademisyenlik için en önemli aşama olan doktora programlarına başvuran aday sayısı her geçen yıl artıyor. Ancak eğitim sürecindeki keyfi uygulamalar, mezun sayısını düşürüyor. 2011'de 42 bin 938 doktora öğrencisinden 4 bin 638'i mezun olurken 2012'de rakam, 61 bin 488 öğrenciden 4 bin 617'ye düşmüş. Doktoranın zorluğu nedeniyle birçok arkadaşının eğitimi yarıda bırakmak zorunda kaldığını belirten yükseköğretim araştırmacısı Yar. Doç. Dr. Bekir Gür, "Bu sürecin gözden geçirilmesi şart." diyor.
En çok eksik tıp, hukuk ve sosyal bilimlerde
Akademisyen eksikliğinin sebeplerinden biri de son yıllarda sayıları hızla artan vakıf üniversitelerinin, devletten personel transfer etmesi. Üniversiteler, özellikle laboratuvar, teknik ve bilimsel altyapı yatırımı gerektirmeyen sosyal bölümler açıyor ve bu alandaki akademisyenleri topluyor. Bu nedenle en çok akademisyen eksikliği, sosyal ve toplum bilimleri gibi alanlarda yaşanıyor. Bu sebeple devlet üniversitelerinde özellikle doktoranın az olduğu hukuk gibi alanlarda ciddi açık oluşmuş durumda. Hukuk fakültelerinin yanında tıpta da aynı durum söz konusu.
Yurtdışına gönderilen ve yurda dönen öğrencilerin uzun yıllar zorunlu hizmete tabi tutulması da sıkıntı oluşturan konulardan. Zira yükseköğretimdeki hareketlilik az. YÖK tarafından akademisyen eksikliğini gidermesi için başlatılan Öğretim Üyesi Yetiştirme Programları'nda (ÖYP) da aynı sorun var. Bu programlar nedeniyle akademisyenlerin kariyerini başladığı şehirde bitirmek zorunda kaldığını belirten yükseköğretim uzmanı Prof. Dr. Talip Küçükcan, yurtiçinde farklı üniversitelere misafir öğretim elemanı olarak gitmek isteyen akademisyenler için başlatılan Mevlânâ ve Farabi programlarının da yetersiz olduğuna dikkat çekiyor.
AB, Husilerden Taiz'e insani yardım girişine izin vermelerini istedi
Zelenskiy’den ABD’ye sitem: Güçlü bir ortağımızı kaybediyoruz
İstanbul’da hava koşulları uçuşları aksattı
Yalova ve Kocaeli'de eğitime bir gün ara verildi
İstanbul'da bastığı su birikintisinden elektrik akımına kapılan çocuk hayatını kaybetti
Fon düzenlemesi komisyondan geçti
Antalya Demre'de sağanak sele neden oldu: Araçlar mahsur kaldı
Sağanak yağışın bilançosu: 1277 su baskını, 47 mahsur kalma olayı yaşandı
Fon soruşturmasında 109 isim! Tam liste ortaya çıktı
finansingundemi.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansingundemi.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansingundemi.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur. BİST isim ve logosu “koruma marka belgesi” altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.