| Hisse | Fiyat | Değişim(%) | Piyasa Değeri |
|---|---|---|---|
| AKBNK | 68,00 | 1,34 | 353.600.000.000,00 |
| ALBRK | 8,79 | -0,11 | 21.975.000.000,00 |
| GARAN | 132,80 | 1,76 | 557.760.000.000,00 |
| HALKB | 43,30 | 0,56 | 311.100.889.218,60 |
| ICBCT | 14,57 | 0,14 | 12.530.200.000,00 |
| ISCTR | 13,10 | 0,69 | 327.500.000.000,00 |
| SKBNK | 5,10 | -0,78 | 12.750.000.000,00 |
| TSKB | 9,73 | -1,42 | 27.244.000.000,00 |
| VAKBN | 34,02 | -0,64 | 337.339.650.212,46 |
| YKBNK | 36,30 | 1,00 | 306.627.961.609,20 |
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Bu adım anayasaya uygunmuş, değilmiş bir yana, tekrar edeyim; bu davalar semboldür. Bir ülkenin genelde askeri müdahalelere yaklaşımını gösterir. Yeter ki, bu dava dallanıp budaklanmasın, yılan hikayesine döndürülmesin.
Bekleniyordu, ancak kapıların ne zaman çalınacağı belli değildi.
Sonunda hesap verme dönemi başladı.
Bu dava gerekliydi. 12 Eylül darbesini mahkemeye taşıyacaksanız, 28 Şubat' ı görmezden gelemezdiniz. Bu atılması gereken bir adımdı.
Ancak bundan sonrası daha da önemli.
Bundan sonra, bu davanın daha önceki Ergenekon-Balyoz davaları gibi dallandırılıp budaklandırılmadan, yılan hikayesine döndürülmeden sürdürülmesi gerekiyor.
Daha önce defalarca tekrarladım, ancak yine de tekrarlamamda yarar var.
Bu tip davalar semboldür. İntikam almak için kullanılmaz, kullanılmamalı. Bir ülkenin genel tutumunu göstermesi açısından önemlidir. Bundan sonrasına bir mesaj vermek için kullanılırlar. Eğer siz davanın kapsamını genişletir, içine sivilleri de katarsanız, işin içinden çıkamazsınız.
Yargı, bu defa çok daha dikkatli davranmak zorundadır.
Türkiye bir köprüden geçiyorsa, yargı sistemimiz de bir köprüden geçiyor. Atılan her adım dikkatle izleniyor ve çentik tutuluyor.
TÜRKİYE , BM OLMADAN MÜDAHALE ETMEYECEK...
Suriye konusundaki durum şimdilik daha bir belirginleşti. ("Şimdilik" kelimesini sık sık kullanıyorum, zira her an bir gelişme yaşanıyor ve durum değişiveriyor.)
Başbakan' ın son açıklamaları, Dışişlerindeki hazırlıklar ve Washington-Moskova-Pekin üçgeninden gelen yankılar, Türkiye' nin Suriye' ye yönelik tek başına bir askeri harekatının şimdilik söz konusu olmadığını ve BM' den çıkacak bir kararın bekleneceğini gösteriyor.
Son günlerdeki "Askeri müdahale bekleniyor" havası artık dağıldı. Tabii, beklenmedik bir dev çatışma veya sınır boyunda büyük bir katliam olmazsa...
Doğrusu da budur...
Esad ne kadar ateş kes ilan ettiğini söylese, tanklarını kentlerden çekeceği sözünü verse, hatta bu yönde adımlar atsa da, Suriye' de öylesine bir karmaşa ve kışkırtma var ki, kimin ne yaptığı belli değil. Üstelik, uluslararası güçler (Araplar dahil) hemen müdahale istemiyor. Zamana ihtiyaç var. Bu süreyi de BM sağlayacak.
Ankara şimdi diplomasiye ağırlık verecek. BM Güvenlik Konseyi' nden (Çok zor, ancak eğer çıkarsa) bir müdahale kararının meşruiyetini kullanarak müdahale edip etmemeye karar verecek.
Özetle, askeri opsiyonlar rafa kalkıyor.
Bol bol demeç dinleyeceğiz, ancak kılıçlar çekilmeyecek.
ÇİN’ DEN SURİYE İÇİN DESTEK YOK, ANCAK BÜYÜK RESİM DAHA BİR PARLAK ...
Başbakan' ın en önemli gezilerinden biriydi, ancak nedense iletişim açısından en kötüsü oldu. Uzaklıkla ilgisi yok. Uçakta, hem artık ezbere bildiğimiz genel yayın yönetmenleri hem de TV' lerin üst düzey yönetici ve muhabirleri vardı. 300 iş adamı da işin cabası. Yine de geziyi buradan izleyemedik dersem yanlış olmaz. Sanıyorum yanlış, işin planlamasındaydı. Onca TV boş yere taşınmış oldu.
Gelelim izlenimlere...
Tamamen medyaya yansıyan haberler ve Başbakan' ın açıklamalarından anladığım kadarıyla, Pekin, Suriye konusunda bizi dinlemekle yetinmiş. Önemli bir tutum değişikliği yok. Çin de kan dökülmesini istemiyor, ancak Rusya gibi, Türkiye' nin de tek başına veya ABD ile müdahalesini istemiyor.
Bunun dışında, Türk-Çin köprüsünün artık daha sağlam kurulduğunu söyleyebiliriz.
Türkiye kendini bu bölgeye sıkıştırmamalı ve bundan dolayı da Çin' e açılma çok önemli. Sami Kohen' in belirttiği gibi, bölgesel bir güç konumundaki Türkiye, süper güç konumundaki Çin ile ne kadar yakınlaşırsa, o kadar kazançlı çıkacak.
Bu açıdan, ne kadar sessiz geçtiyse de son gezi orta ve uzun vadede Ankara' ya çok şey kazandıracaktır.
TÜRKİYE’ Yİ , BU KISKAÇTAN ASIL ÇİN KURTARABİLİR...
Bir kapı kapanıyor, bir başka kapı açılıyor.
Aslında Çin kapısı pek oradaydı da, galiba biz yeterince ilgi gösteremiyorduk .
Başbakan' ın son gezisi, eğer iyi kullanılırsa, Türkiye' nin hem Orta Doğu hem de Avrupa pazarlarında yaşanacak olan sıkışıklıklardan kurtulmasını sağlayabilir.
Bir yandan Suriye krizi, öte yandan Arap baharı rüzgarları, Türkiye' nin Orta Doğu' da kendine açtığı pazarlara olan ihracatına sert darbe vuruyor. Hele buna bir de, Avrupa Birliği piyasalarındaki krizi eklersek, bu yıl ve gelecek yılki durumun hiç de parlak olmadığı hemen anlaşılır.
Çin pazarı bu açığı kapatabilir mi?
Zor, ancak imkansız değil.
2011' de, dış ticaret açığımız 19 milyar dolar Çin lehinde. Alıyoruz, ancak yeterince satamıyoruz. Hem bu açığı kapatmak, hem de Çin pazarına girmek için büyük çaba gerekiyor.
Son gezide toplsm 4 milyar dolarlık sözleşmeler imzalandı, ancak bunun ne kadarı gerçekleşir bilinmez. Çin' in Türkiye' de yatırım yapmasını beklemekten çok, bizim oralara gitmemiz daha gerçekçi.
İlk defa büyük bir adım atıldı. Önemli olan bundan sonrası getirmekte...
URUMÇİ GEZİSİ KORKUTTU, ANCAK BEKLENEN OLMADI...
Türk Başbakan'ının gezisinin özellikle ilk ayağı (Urumci) sadece Pekin' de değil,
Ankara' da da birçok çevre tarafından nefesler tutularak izlendi .
Acaba bir karmaşa çıkar, bir çatışma yaşanır ve Erdoğan da her zaman ki "Açık sözlülüğü!" ile olayları yorumlayıverir miydi?
Bu kaygının nedeni açıktı, Cumhurbaşkanı Gül' ün 2009' daki Sincan ziyaretinden sonra, Temmuz ayında Uygur Özgürlükçüleri ile Çinliler arasında sert çatışmalar çıkmış, yüzlerce Uygur ölmüştü. Besbelli, Türkiye' nin dışında, Türk motifi kullanılmak istenmişti. Olaylar büyüyünce de, Erdoğan çok sert tepki göstermiş, Çinlileri sorumlu tutup, "Bu bir soykırıma benziyor, saldırılar derhal durdurulmalı" demişti. Yetmemiş, Uygur özgürlük hareketinin lideri konumundaki Rabia Kader Ankara' ya davet edilmiş ve Pekin de bu defa çok sert tepki vermişti.
Sincan Bölgesi oldum olası, Çin' in yumuşak karnıdır. 1.6 milyon metrekareye yayılan "Sincan Özerk Bölgesi’nde" 9 milyona yakın Uygur Türkü yaşar. Dilleri saf Türkçedir. 7.5 milyon da Çinli-Kazak-Rus-Kırgız-Moğol dahil 18 ayrı etnik gurup vardır. Çin bölgeye geniş özerklik vermesine rağmen, Uygur Türklerini bir türlü asimile edemedi. Özgürlük ateşi hep yandı.
2009' daki bu sürtüşme pek uzun sürmedi.
Türkiye, real politik kurallarına uydu. Geri adım attı. Rabia' yı davet etmekten vazgeçti ve Çin' in toprak bütünlüğüne verdiği önemi vurgular oldu.
İşte bu gezideki kaygılar 3 yıl öncesindeki senaryonun tekrar edilip edilmeyeceğinden kaynaklanıyordu. Olmadı. Ne dev gösteriler yaşandı, ne kavga çıktı ne de Başbakan müdahale etmek ihtiyacında kaldı.
Sincan ilk defa, Türkiye ile Çin' i ayıran değil, adeta birleştiren bir unsur oldu.
Yani, Bussiness (İş) kazandı.
Sincan bölgesinin kapıları Türkiye' ye biraz daha aralandı.
Mehmet Ali Birand/Posta
Sayın Birant,Sen Önce İki Kelimeyi Arka Akaya Yalnışsız Konuşmayı Öğren Be Canım!
İstanbul'daki sel felaketi için 200 milyon TL ayrıldı
Ekrem İmamoğlu hakkında soruşturma kararı!
CHP'nin İstanbul İl Başkanı Mehmet Ali Yüksel oldu
Yolcular isyan etti: 2 saatlik uçak yolculuğu 6 buçuk saat sürdü
Ticaret Bakanlığı, cep telefonu taksit sayısını artırdı
İmamoğlu'ndan tanık talebi: Kılıçdaroğlu'nu mahkemeye çağırdı
Hakan Fidan’dan Bakü’de Herzog protestosu
Avrupa'nın en iyi resortları açıklandı: Türkiye'den 4 otel listede
Reyhanlı katliamının planlayıcısı Mihraç Ural yakalandı
finansingundemi.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansingundemi.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansingundemi.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur. BİST isim ve logosu “koruma marka belgesi” altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.