BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 66,75 -1,84 347.100.000.000,00
ALBRK 8,57 -2,39 21.425.000.000,00
GARAN 131,60 -1,72 552.720.000.000,00
HALKB 42,36 -2,40 304.347.197.859,12
ICBCT 14,20 -2,87 12.212.000.000,00
ISCTR 12,87 -1,76 321.750.000.000,00
SKBNK 4,92 -3,53 12.300.000.000,00
TSKB 9,43 -2,98 26.404.000.000,00
VAKBN 32,86 -3,58 325.837.181.245,78
YKBNK 35,70 -1,65 301.559.730.838,80

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaGündem2012’de kapitalizm çökecek----

2012’de kapitalizm çökecek

2012’de kapitalizm çökecek
24 Temmuz 2010 - 19:29 www.finansingundemi.com

Astrolog gözüyle, Türkiye'nin ve dünyanın önümüzdeki yıllardaki ekonomik durumu

Büyük Uyanış adlı yeni kitabında 2012 fenomenini ele alarak yukarıdaki sorulara cevap arayan astrolog Öner Döşer'e 2012'ye dair siyasi ve ekonomik tahminlerini sorduk... 2012 yaklaştıkça, üretilen felaket teorileri de artıyor. Peki ama Türkiye dahil olmak üzere pek çok ülkede kıyamete hazırlık grupları oluşmasına yol açan 2012 tarihi gerçekte neyi ifade ediyor? Mayalar, Hopiler gibi kadim uygarlıkların ve tanınmış kahinlerin kehanetleri hangi noktalarda astrolojik göstergelerle örtüşüyor? Bu kritik süreçle çakışan gezegen dizilimleri; ekolojik felaketler, sosyal kargaşalar, büyük ekonomik ve siyasi çalkantılar, terör, savaş gibi olumsuz sonuçlara mı işaret ediyor? Bilim adamlarının kesin gözüyle baktığı manyetik alan kayması ve 2012'ye doğru maksimuma varacak Güneş aktiviteleri, insanlığın sonunu mu getirecek? Büyük Uyanış adlı yeni kitabında 2012 fenomenini ele alarak yukarıdaki sorulara cevap arayan astrolog Öner Döşer'e tahminlerini sorduk... Kitabınızın adı niçin Büyük Uyanış? 2012'de hangi uykudan hangi hakikate uyanacağız? Öncelikle şu hakikate uyanacağız: Birbirimize bağlıyız ve olup bitenlerden sorumluyuz. Kahin Edgar Cayce gibi, manyetik alan değişimlerinden güneş lekelerine, hatta depremlere varıncaya kadar etrafımızdaki her şeyi etkilediğimizi söyleyenler bile var. Sonuçta hepimiz bir bütünün parçalarıyız. Bireysel seçimlerimizin yazgımızı etkilemesi gibi, dünyanın yazgısı da insanların ortak iradesiyle şekilleniyor. Kitabınızda sevgi enerjisi diye bir şeyden söz ediyorsunuz. Korku enerjisine karşı sevgi enerjisinin yükselmesi ne anlama geliyor? 21 Aralık 2012 tarihine yönelik astroloji haritasında, stresli açıların yanı sıra, bu streslerin çözüm yolunu gösteren "Bumerang açısı" da var. Bumerang'ın odak noktasında ise sevginin ve dişil enerjinin temsilcisi Venüs duruyor. Mesaj açık: Gerginlik yaratacak durumlarla karşılaşacağımız, korku faktörünün pompalanacağı bu süreçte bir tek şeyi; korku ve endişenin panzehirinin sevgi olduğunu iyi bilmemiz gerek. Yaşamımızı korku içinde mi sürdüreceğiz, yoksa sevgiyle mi yaşayacağız? Bu sorunun cevabı, bizim hangisine inanmayı tercih ettiğimizde yatıyor. Korku dolu bir dünyada yaşamaya inanırsak, bu seçimimizden zihnimiz ve bedenimiz de etkilenir, sağlıksız bir yaşam süreriz. Son dönemde artan şiddet olaylarına, korku enerjisinin son hamleleri olarak bakılabilir mi? Evet, bunu söyleyebiliriz. Özellikle bu son dönemde etkinliğini gösteren Satürn, Uranüs, Plüton gezegenlerinin birbirleriyle sert açı yapması, gizli korkularımızın su yüzüne çıkmasına ve insanlardan şüphe duymamıza sebep oluyor. Böyle dönemlerde, insanların korkularından faydalanarak onlar üzerinde hakimiyet kurma eğilimi artar. Baskı yoluyla iç güvenliği sağlamaya çalışmak ve bunun için alınan acımasız tedbirler, faşizm ve terörle sert mücadele de bu gezegen irtibatlarında ortaya çıkar. 4 NİSAN 2011 Çöküşü hızlandıracak faz başlıyor. Dünyadaki ekonomik krizi astrolojik açıdan nasıl yorumlarsınız? Gezegensel irtibatlar ekonominin geçici bir süre için krizde olduğunu değil, ekonomik sistemin tamamen değişmek üzere olduğunu gösteriyor. Örneğin Neptün gezegeninin 2011'de bir süre için, daha sonra da 2012'de tamamen Balık burcuna geçiş yapıyor olması, materyalizmi simgeleyen kapitalizmin çökeceğini işaret ediyor. Neptün daha önce bu burca 1848'te geçmişti, ki bu feodal sistemlerin çöküşüydü. Neptün'ün Balık'a giriş yapacağı 4 Nisan 2011'de iki toplumsal gezegen olan Jüpiter ve Satürn karşıt konumda olacaklar. Bu da kapitalist sistemin çöküşünü hızlandıracak bir faza gireceğimiz anlamına geliyor. Halbuki bu iki gezegenin kavuşum yaptığı 2000 yılından bu yana, aşırı bir maddileşmeye tanık olmuştuk. Şimdi karşıt konumda olmaları, bu aşırı maddi eğilimlerin törpüleneceği anlamına geliyor. Aslında 2007'de Oğlak burcuna giren Plüton ve tüm öteki gezegen geçişleri kapitalizmin çöküşünü haber veriyor. 2012-2014 Türkiye'nin temizlenme süreci. Ekonomik kriz açısından Türkiye'nin ve dünyanın önümüzdeki yıllardaki durumunu astrolog gözüyle değerlendirir misiniz? 2010 Güneş ve Ay tutulmaları ve gezegensel irtibatlar, Yunanistan başta olmak üzere Avrupa ülkelerinin ekonomik anlamda zorlu bir sürece ilerlediğini gösteriyor. Temmuz ve ağustos aylarında İngiltere ve ABD ekonomisi de olumsuz etkilenecek. Öte yandan ABD, Japonya, Çin, Şili, Arjantin ve Pasifik ülkelerinde etkin olacak doğal afetler de genel ekonomik krizi tetikleyecek. Ekonomik kriz, ülkemizi Avrupa ülkelerine nazaran daha az etkileyecek. 2012 sonrasında dengemizi daha iyi sağlayabileceğiz. 2012-2014 yıllarını bir temizlenme süreci olarak görüyorum. Hesaplamalarıma göre, 2016 sonrasında, Türkiye dünya ekonomisinde çok daha iyi bir noktada ve bölgesinde söz sahibi olacak. Dünya ekonomisinde önemli değişim olacak 2012'nin yaklaşmasıyla beraber siyasi arenada neler değişecek? Hangi konularda ezberimiz bozulacak? Çok şey değişecek. Kısıtlayıcı ve yıkıcı tutum içindeki bireyler, kuruluşlar, örgütler, hükümetler son bir kez silkelenecekler. Başka kültürler üzerinde kaynak kontrol yöntemleri uygulayan siyasi irade sona erecek. Herkesin eşit haklarının olduğu, gerçek bir "ortaklık toplumu" dönemine gireceğiz. Fikir ve ifade özgürlüğü, reformlara daha açık olunması, bu döneme hakim gezegen döngülerinin bir gerekliliği. Temmuz 2010 - Aralık 2012 arasındaki süreçte dünya ekonomisinde önemli değişimler olacak. Yunanistan, İngiltere, Rusya gibi ülkelerin astroloji haritaları majör etkiler alıyor. 11 Temmuz 2010'da gerçekleşen tam güneş tutulması, İngiltere astroloji haritasının tam olarak Ay derecesi üzerine düşüyor. Astrolojide Ay, önemli kadın figürlerinin göstergesidir. İngiltere'de ekonomik ve siyasal çalkantılar patlayabilir, Kraliçe ve İngiliz Monarşisi gelişmelerden etkilenebilir. Savaş döngüsüne giriyoruz. Önümüzdeki dönemde savaş ve benzeri türden gerginlikler yaşanacak mı? Türkiye'nin dünya devletleriyle ve Ortadoğu'yla ilişkileri ne yönde seyredecek? Bu tür gergin etkiler altındayız. "Savaş Döngüsü" olarak adlandırılan gezegen döngüleri içine giriyoruz. Tarihte bu döngüler, ekonomik krizlerin hemen ardından devreye girer. Etkisi 2012 yılına kadar uzanan etkin döngüler, devletler düzeyinde büyük gerginliklerin ve kolektif korkuların ortaya çıkmasına sebep olacak. Ortadoğu'da yaşanacak gerginlikler en çok İsrail, Filistin, Mısır, Lübnan, İran ve Türkiye'yi etkileyecek. Türkiye, hem Ortadoğu hem de Avrupa açısından gitgide daha çok önem kazanmaya başlayacak. Ama muhtemelen büyük bir uluslararası huzursuzluğun da ortasında kalacak. Bu stresli dönemde ülkeler arasındaki gerginlikler artacak, savaş rüzgarları hızlı esecek. 2010 Sonbaharı'nda, İsrail-ABD-İran üçgeninde tüm Ortadoğu'yu etkileyecek büyük çapta gerginlikler ortaya çıkabilir. İsrail için en zorlayıcı zamanlar 2012-2014 yılları arasında. Türkiye-İsrail ilişkilerinde uluslararası platformda yankı bulacak önemli yeni bir sürece geçiliyor. 2013 yılı bu açıdan özellikle dikkat çekiyor. 21 ARALIK 2010 Türkiye'de kutuplaşma doruğa çıkabilir. Türkiye'nin hem Ortadoğu hem de Avrupa açısından önem kazanacağını söylediniz, bunu açıklar mısınız? 2009'dan bu yana gerçekleşen Güneş ve Ay tutulmaları ve 2008-2012 sürecindeki gezegen geçişleri, ülkemizin önem kazanacağı bir süreçten geçmekte olduğunu gösteriyor. 21 Aralık 2010'da gerçekleşecek tam Ay tutulması Türkiye açısından büyük önem taşıyor. Kutuplaşmalar had safhaya varabilir. Soğukkanlı ve yapıcı olmamız, kenetlenmemiz gerek. 2010-2011 yıllarını en az hasarla atlatmalıyız; dağılmamamız, kışkırtmalara kapılmamamız, diplomasiyi çok iyi idare etmemiz ve uluslararası ilişkilerde dengede durmamız gerekiyor. 2012'de Satürn'ün Akrep burcuna, Neptün'ün Balık burcuna geçiş yapacak olması, 14 Kasım 2012'de gerçekleşecek tam Güneş tutulması, Türkiye'nin bu önemli geçiş sürecinde ne kadar büyük rol oynayacağının açık göstergeleri. Kadınlar öncülük edecek Öner Döşer'in kitabında "Kadınlar sahne alıyor" adlı bir bölüm var. Döşer, "Altın Çağ" adını verdiği yeni dönemde dişi ve erkek enerji dengelerinin değişeceğini, dişil prensibin öne çıkacağını anlatıyor: "Astrolojide Venüs dengeyi temsil eder. 21 Aralık 2012 tarihi için çıkarılmış haritanın odak noktasında Venüs'ün bulunması; tarihin son dönemlerinde eril enerjiye nazaran geri planda kalan dişil enerjinin tekrar devreye girmesine ve dengenin yerine gelmesine işarettir. 2012 haritasında Neptün'ün Balık'ta oluşu, Uranüs-Plüton arasındaki açısal irtibatlar, kadınların bu geçiş sürecine öncülük edeceğini gösteriyor." Gülenay Börekçi / Gazete Habertürk / HT Ekonomi
ETİKETLER :
YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)