2001 krizinden sonra en hızlı daralma
Ekonomi 2009da yüzde 4.7 küçüldü. Oran beklentilerin altında kalsa da 2001den bu yana en hızlı daralma kaydedildi. TÜİK yüzde 4.7lik daralmayı duyuran açıklamasıyla aynı zamanda önceki dönemlerin verilerini revize etti
Türkiye ekonomisi, 2009da 2001 krizinden bu yana en kötü yılını yaşadı. Türkiye İstatistik Kurumu, 2009 son çeyrek ve yılın tamamına ilişkin gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH) değerlerini açıkladı. Buna göre, GSYH son çeyrekte yüzde 6 büyürken, 2009un tamamında yüzde 4.7 daraldı. TÜİKin 2009 büyüme verisini açıklarken 2008in başından bu yana tüm dönemlerin verilerini revize etmesi dikkat çekti. Öte yandan son çeyrekte takvim etkilerinden arındırılmış büyümenin yüzde 4, mevsimsellik ve takvim etkisinden arındırılmış büyümenin de yüzde 2.3te kaldığı görüldü.
Gerek son çeyrekte büyümenin beklentilerin üzerinde gelmesi gerekse de önceki çeyreklere ilişkin revizyonlarla ekonominin 2009da tahmin edildiği kadar yüksek oranda küçülmediği gözlendi. Orta vadeli programda Türkiyenin 2009 yılında yüzde 6 küçüleceği tahmin edilmişti.
Kişi başı gelir düştü
Üretim yöntemi ile hesaplanan GSYH, 2009un son çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre cari fiyatlarla yüzde 8 arttı ve 251 milyar 821 milyon TL oldu. 2009un tamamı için ise 953 milyar 974 milyon TLlik GSYH kaydedildi.
2009da kişi başına gelir 13 bin 269 TL, dolar cinsinden de 8 bin 590 dolar olarak hesaplandı. Böylece dolar bazında kişi başına gelir 2008e göre yüzde 17 düştü. 2009da dolar bazında GSYH da yüzde 16 küçülmeyle 617.6 milyar dolara indi.
Ara açılmaya başladı
Dün açıklanan rakamlar 2002 Kasımında iktidara gelen Ak Partinin ilk dört yılına damgasını vuran yüksek oranlı büyümelerin son üç yılda önce hız kesip sonunda da eksiye döndüğünü ortaya koydu. Dünyadaki para bolluğu ve tek parti iktidarının getirdiği istikrar 2003-2006 yılları arasında Türkiyeye büyüme rekoru getirdi. Türkiye bu dönemde kümülatif olarak yüzde 33.5 büyüdü. Aynı dönemde dünya ekonomisi yüzde 19.4 büyürken, gelişmekte olan ülkeler yüzde 19.4, Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri ise yüzde 27.1 büyüyebildi.
Para bolluğunun azalmaya başladığı 2007 yılından sonra Türkiye frene bastı. 2007-2009 arasındaki 3 yıllık dönemde Türkiye sadece yüzde 0.5 büyürken, dünya yüzde 7.2, gelişmekte olan ülkeler yüzde 16.7, Orta ve Doğu Avrupa ise yüzde 3.2lik büyüme kaydetti. 7 yıllık bilançoya göre Ak Partinin ilk 4 yılında kat edilen mesafenin önemli bölümünün kaybedildiği ortaya çıkıyor.
Babacan: Bu yıl büyüme beklentiyi aşabilir
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, GSYH verilerinin, 2009un son çeyreğinde ve yıl bütünündeki beklentilere göre çok daha olumlu gerçekleştiğini söyledi. Ekonomide güvenin yeniden tesis edildiğini vurgulayan Babacan şöyle devam etti:
2009 ilk yarısında eriyen stokların son çeyrek itibarıyla büyümeye katkısı tekrar pozitif olmuştur. Stokların artışı ekonomide güven unsurunun yeniden tesis edildiğine işaret etmektedir. Tüketici ve üreticilerin beklentilerini ölçen güven endeksleri de bu durumu teyit eder nitelikte artışlar göstermektedir.
Ekonominin bu yıl toparlanma sürecine gireceğini, sonraki dönemde büyümenin daha da artacağını öngören Babacan şunları kaydetti:
2009 sonunda ekonomide başlayan bu toparlanma eğiliminin 2010 itibariyle güçlenerek devam etmesi ve yıl bütününde orta vadeli programda öngörülen yüzde 3.5ten daha iyi bir büyüme performansı gerçekleşmesi beklenmektedir. Türkiye ekonomisinin küresel krizden hızlı bir şekilde çıkmasında krizden önceki dönemde ekonomide ve finans sisteminde kurulan sağlam yapı etkili olmuştur. Orta vadeli programa göre, dünya ekonomisindeki gelişmeler ve beklentiler çerçevesinde, Türkiye ekonomisinin 2009daki daralmanın ardından 2010da toparlanma sürecine gireceği ve sonraki dönemde büyümenin daha da artacağı beklenmektedir.
Ergün: Türkiye tekrar büyüme trendine giriyor
Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, 2009un son çeyreğindeki yüzde 6 büyüme rakamının tahminlerin üzerinde bir büyüme rakamı olduğunu söyledi. Küresel kriz nedeniyle ekonominin 2008in son çeyreğinden itibaren küçüldüğünü belirten Ergün şöyle dedi:
Yeniden uzun vadeli bir büyüme dönemine gireceğimizi söyleyebiliriz. Türkiye artık tekrar büyüme trendine giriyor. Bu 2009 yılındaki küçülme rakamı Türkiyenin küresel krizden ne boyutta etkilendiğini net olarak önümüze koydu.
Devlet Bakanı Zafer Çağlayan ise, Son çeyrekteki yüzde 6lık büyüme yeniden uzun vadeli bir büyüme dönemine girdiğimizin göstergesi dedi. Çağlayan şunları söyledi: Büyümenin motoru ihracat oldu. İhracat şubatta yüzde 1.3 azalarak 8.3 milyar dolara indi. Bunun başlıca nedeni, altın ihracatının gerilemesi. Altın hariç tutulduğunda ihracatımızda yüzde 20lik artış oldu.
Yalçıntaş: Türkiyenin ekonomik gücü teyit edildi
Murat Yalçıntaş İstanbul Ticaret Odası Başkanı:
2009 yılının son çeyreğindeki yüzde 6lık büyüme oranı, Türkiyenin ekonomik gücünü teyit etti. Söz konusu büyüme oranının arkasında, Türk özel sektörünün dinamizmi bulunuyor. Bu büyüme, küresel krizin Türkiye ekonomisine etkilerinin bittiğinin ve büyüme döneminin başladığının en açık göstergesi. Avrupa Birliği ekonomileri 2009 yılında ortalama yüzde 4.2 küçüldü. Almanya, İngiltere ve Japonya ekonomileri yüzde 5 civarında geriledi.
Yeldan: Sıcak para büyümesi
Prof. Dr. Erinç Yeldan Bilkent Üniversitesi öğretim üyesi ve ekonomist:
Son çeyrekteki yüzde 6lık büyüme, sıcak para, dış borç ve dış açığa dayalı... Yani araba yoldan çıkana kadar bir müddet böyle saman alevi gibi büyüyeceğiz. Dışarıdan yine değirmenin suyu akıyor. 2010un ilk çeyreğinde çift haneli bir büyüme bekleniyor. Büyük olasılıkla böyle olabilir, baz etkisi büyümeyi ivmelendirir.
Uygur: Enflasyon yüzde 2 mi?
Prof. Dr. Ercan Uygur Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Bölümü öğretim üyesi:
2009 4. çeyrekte GSYH cari fiyatlarla yüzde 8, sabit fiyatlarla yüzde 6 büyüdü. Aradaki yüzde 2 fark kabaca enflasyon anlamına geliyor. Enflasyon bu kadar düşük müydü? İmalat sanayinde son çeyrekte yüzde 12.8 artış olmasına rağmen, elektrik ve benzeri enerji üretimindeki artış yüzde 1.5 bile değil.
Altuğ: Hesap gerçeği yansıtmıyor
Prof. Dr. Osman Altuğ Marmara Üni. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Başkanı:
Türkiye ekonomisi, kayıt dışı bir ekonomi... Alış-satış, gelir-gider, borç-alacak, envanter belli değil. Bu yapıda sağlıklı olarak milli gelir hesapları yapılamaz. Kişi başına düşen milli gelir hesapları eskiden olduğu gibi bugün de gerçeği yansıtmıyor. Hem büyüyoruz hem işsizlik artıyor. Tamamen bir çelişki var.
Demir: Bu rakamlar revize edilir
Oğuz Demir Ekonomistler Platformu Başkanı:
2009 yılı için yüzde 4.7lik küçülme inandırıcı değil. Son dönemde bu yeni bir moda oldu. Önce rakamlar açıklanıyor, bir süre sonra da revize ediliyor. Bu revizyonla birlikte küçülmenin en az yüzde 5in üzerine çıkacağını düşünüyorum. Bundan sonra bu tip iyi gelen rakamlarla olayı çok iyiye gidiyormuş gibi düşünmek çok doğru değil. Bundan sonra temkinli hareket etmekte fayda var.
Finans sektörü büyüdü sanayi ve ticaret küçüldü
Bir biri ardına yüksek karlar açıklayan bankaların 2009 performansı, büyüme verileriyle de teyit ediliken sanayi ve ticaret sektörlerinin küçüldüğü gözlendi. TÜİKin açıkladığı verilere göre, mali aracı kuruluşların faaliyetlerinde bir önceki yıla göre yüzde 8.5, dolaylı ölçülen mali aracılık hizmetlerinde ise yüzde 9.7 büyüme gerçekleşti.
Gayrisafi yurtiçi hasılanın 2008e göre sadece 3 milyar lira artarak 953.9 milyar liraya çıktığı 2009da kişi başına gelir 13 bin 367 liradan 13 bin 269 liraya geriledi. Dolar bazında ise kişi başına gelir yüzde 17 düşüşle 8 bin 590 dolara indi.
Buna karşılık imalat sanayi yüzde 7.2, toptan-perakende ticaret de yüzde 10.4 küçüldü. En hızlı küçülme ise yüzde 16.3le inşaat sektöründe oldu. İmalat sanayinin GSYH içindeki payı yüzde 15e, ticaretin payı yüzde 10.7ye düşerken mali aracı kuruluşların payı yüzde 4.6ya yükseldi.
Son çeyrekte ise inşaat (yüzde -6.6) ve diğer sosyal, toplumsal ve kişisel hizmet faaliyetleri sektörü (yüzde -0.4) dışında diğer sektörlerin büyüdüğü görüldü. Son çeyrekte en hızlı büyüme yüzde 13.1le balıkçılıkta olurken imalat sanayi yüzde 12.8, ticaret yüzde 10.3,
dolaylı ölçülen mali aracılık da
yüzde 11.5 büyüdü.
Vatandaşın tüketimi özel sektörü destekleyemedi
Hane halklarının tüketimi harcamalar yöntemi ve cari fiyatlarla 2009da bir önceki yıla göre yüzde 3 artarak 716.8 milyar TLye, son çeyrekte ise yüzde 9.2 artışla 187.8 milyar TLye ulaştı. 2009da özel sektörün GSYHsı harcamalar yöntemi ve cari fiyatlarla yüzde 17.4 küçülüp 125.8 milyar TL, kamu sektörünün GSYHsi de yüzde 5.3lük daralmayla 34.8 milyar TL oldu.
Gayrisafi sabit sermaye oluşumu bir önceki yıla göre 15.1 azalarak 160.6 milyar TLye geriledi.
2009da özel sektörün makine-teçhizat alımları yüzde 12.5 azalarak 80.6 milyar TLye, inşaatları yüzde 24.9 küçülmeyle 45.2 milyar TLye indi.
Cari fiyatlarla devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 15.2 artarak 140.2 milyar TLye, mal ve hizmet alımları yüzde 17.5 artarak 64.3 milyar TLye çıktı.
EBRU SUNGUR/ Milliyet