Yazdır

Borsayı nasıl bir hafta bekliyor?

Tarih: 20 Ocak 2013 - 03:22

2013 yılına TL bazında rekorlar kırarak giren ve tarihinin en yüksek rekorlarını (85.596) altüst eden Borsa, tarihî rekora bir adım daha yaklaştı

Borsadaki yükleliş geçen hafta da sürdü. 2013 yılına TL bazında rekorlar kırarak giren ve tarihinin en yüksek lira bazlı rekorlarını (85.596) altüst eden borsa, dolar bazında tarihî rekora bir adım daha yaklaştı. Kısacası borsada 90 bin zirvesine ramak kaldı. Bundan sonra borsada nasıl bir seyir nekleniyor? Çıkış sürecek mi? Yoksa kar satışları başlayacak mı? Hisse senedi payasalarındaki tarihi yükselişleri kaleme alan Zaman Gazetesi Yazarı Selim Işıklar 'Dikkatli olmakta fayda var' diyor. İşte Işıklar'ın o yazısı:
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB), 1988 yılında kuruldu. 25 yılı bulan serüveninde dolar bazında beş ya da altı kez büyük yükseliş yaşadı.
Bunların en önemlileri 1994-1999-2007-2010 yıllarında yaşandı. 2007 yılında ve 2010 yılında iki kez dolar bazında 50 bin seviyesini yakaladı. Daha sonra çok önemli düzeltmeler yaşayarak zirveden 2008 yılında yüzde 80, 2011 yılında yüzde 50 uzaklaştı. 2013 yılına TL bazında rekorlar kırarak giren ve tarihinin en yüksek lira bazlı rekorlarını (85.596) altüst eden Borsa, dolar bazında tarihî rekora bir adım daha yaklaştı (48.500 dolar). Yükselişin 400 hissenin büyük bölümünü etkisine almadığı ve azınlıkta olan yüksek değerli fonlara sahip yabancı yatırımcıların seçtiği hisselerle yaşandığı bir gerçek. Trendi ve hedefi önceden belirleyen yabancı yatırımcılar, not artışı beklentisiyle mayıs ayından bu yana bir düzeltme yapmadan endeksi 85 bine taşıdılar. Kâğıt üzerinde yabancı fonlar büyük kazançlar sağladılar. Geçen hafta Moody’s’in her an bir not artışı haberi beklendi. Moody’s ise kasım ayında deklare ettikleri açıklamaların dışında bir durumun söz konusu olmadığını bildirdi. Buna rağmen yükseliş yaşandı. Bu noktalarda artık daha dikkatli ve seçici olmak gerekiyor. Endeksin tarihî rekoruna ulaşması için sadece yüzde 5’lik bir sıçramaya ihtiyacı var. Dolar bazlı 90 bin olan rekora çok az kaldı. Not artışı ihtimali en önemli beklenti. Bu beklenti sona erdiğinde yükseliş yerini düşüşe bırakabilir. Yabancıların tavrı ve raporları yine dikkatle izlenecek ve piyasaların gözü kulağı bu haberlerde olacaktır. Bilançoların açıklanma tarihinin yaklaşması bence şu anda ikinci planda izleniyor, zira fiyatlar bilançoları şimdiden gölgede bıraktı. Ama dedik ya tarihî bir yükseliş yaşanıyor, bu tarihî yükselişte ne bilanço ne de başka bir haber ana trendi etkilemekte öncelikli. Bu noktada yerli yatırımcı katkısı da çok fazla değil. Borsa’nın yüzde 66 büyüklüğüne sahip yabancı fonlar kendi aralarında adeta paslaşarak Borsa’yı dolar bazında üçüncü kez 50 bin seviyesine getirmiş durumdalar.
    Tarihî zirve önümüzdeki günlerde geçilse de, mayıs ayından bu yana soluksuz bir yükseliş yaşayan Borsa endeksi, yatırımcılar için tehlikeli seviyelerde. Bu duruma rağmen endekse göre ucuz kalan hisse sayısı en az yükselen hisse sayısı kadar diyebiliriz. Son dönemde bu hisselere yönelik alımlar etkili olmaya başlasa da endeksin geldiği bu seviyelerde yine seçici davranmak ya da biraz likit kalmak da tercih edilebilir.
Dikkat ettiniz mi? Ne Asya, ne Avrupa ne de ABD’de gelişen durumu yazıyoruz. Zira şu an Türkiye’nin piyasaları dış piyasalara odaklı bir hareketten tamamen kopmuş durumda. Yaklaşan ya da var olan gerginlik ve tehlikelere gözünü kapatmış, iyimser beklenti ve gelişmelere yoğunlaşmış durumda. Bu yaşanan yükseliş dahil İMKB tarihinin büyük rekorlarına gidilirken benzer şekilde hareket edilmiş, yükselişin bir bahanesi olmuş ve fiyatlar şaşırtıcı şekilde yükselmişti. Son yükselişin bir farkı var, aşırı bir yerli yatırımcı ilgisinin olmayışı.
Petrolde makul fiyat 100 dolar
2001 yılı öncesi, dünya petrol fiyatları 20 dolar seviyelerindeydi. Hatta 1998 yılında 10 doların altına gerilemişti. Ne olduysa 2001 yılı sonrası gerçekleşti. 11 Eylül 2001 saldırıları sonrası ABD’nin Afganistan ve Irak’a müdahalesi. Euro para biriminin ortaya çıkması, altın ve emtia fiyatlarının Çin ve Hindistan ve gelişmekte olan ülkelerde yaşanan gelişim sebebiyle yükselmesi elbette talebi önemli ölçüde artırdı. Savaşlar petrol talebini tetikledi, gelişmekte olan ülkelerde enflasyon ve faiz oranlarındaki düşüşler büyümeye katkı yapınca bu zenginlikten faydalanan petrol spekülatörleri fiyatları 5-6 kat yükselterek, Çin ve diğer ülkelerin yüksek büyümeden kaynaklı fonlarını emmek istediler. Lehman Brothers olayı öncesi türev piyasalarda dünyada o ana kadar görülen en büyük balon fiyatları 128 dolara kadar tırmandırmıştı. Sonrasında petrol şeyhleri ve Rusya oligarklarının Lehman ve benzeri yatırım bankalarında bulunan büyük miktardaki fonları bir anda yok olmuştu. 2009 yılında krizin en ağır hissedildiği işsizlik oranlarının iyice yükseldiği bir sırada ise fiyatlar 35 dolara kadar düşmüştü. ABD’de başkanlık koltuğuna oturan Barack Obama’nın ekonomik politikaları ve özellikle likidite musluklarının sonuna kadar açılması ve elbette faiz oranlarının sıfıra yakın seyretmesi, petrolün 2011-2012 yıllarında sürekli 110 dolar üzerinde hareket etmesine yol açtı. Ancak FED parasal genişlemesinin etkisi sona erdiğinde ABD’nin kaya gazından elde edeceği petrol ve Çin’in sentetik petrol konusunda ilerleme sağlaması gibi olaylar 2013 yılında petrol fiyatlarını aşağı yönlü baskıda tutacaktır. Tahminim, kış aylarında fiyatların bu seviyelerin üzerinde kalmayacağı yönünde. Ancak Euro/dolar paritesi 1,40 seviyelerinin üzerine çıkarsa o zaman fiyatlar bir kez daha 120 doları zorlayabilir. 100 dolar, ekonomiler için makul fiyat olacaktır.
Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/borsayi-nasil-bir-hafta-bekliyor/368315