'Altın ambargo' lobinin işi
Tarih: 02 Aralık 2012 - 11:27
Türkiye'nin İran'dan gaz alımını tehlikeye sokan altın ambargosunun arkasından lobi kururluşu çıktı
Türkiye'nin İran'dan gaz alımını tehlikeye sokan altın ambargosunun arkasından ABD'nin en büyük lobi kuruluşu Amerikan İsrail Kamu İşleri Komitesi (AIPAC) çıktı. AIPAC Türkiye'den yapılan ortayı ABD Senatosu'nda gole çevirdi ve Türk ekonomisine sabotaj yaptı.
Share on emailShare on twitterShare on facebook
Sabah'ın haberine göre İran-İsrail-ABD arasında 'kayıkçı kavgası'nı andıran gerilimin bedeli Türkiye'ye çıktı. ABD ve İngiliz bankalarının bugüne kadar İran'ın 300 milyar dolarını aklayıp, silah almasına yardımcı olduğu tespit edilmesine karşı suskun kalınırken, ABD senatosu faturayı Türkiye'ye çıkarmaya çalışan bir karara imza attı. Senato, İran'a uygulanan ambargo kararını altın ve gümüş gibi kıymetli madenleri de kapsayacak şekilde genişletti. ABD'nin daha önce uygulamaya koyduğu yaptırımlar nedeniyle bir süredir İran'dan aldığı gazın parasını bankacılık sistemi ve dolar aracılığıyla yatıramayan Türkiye'nin, ödemeleri altınla yaptığı iddiasıyla gündeme getirilen ve altın karşılığında doğalgaz ithalatına darbe vurmayı planlayan karar senatodan 94 oyla geçti. Oylamada ret oyu kullanılmadı. Senatodaki kritik oylama öncesinde ABD'deki en büyük Yahudi lobi kuruluşu üyelerine bir mektup yolladı. 100 bin üyesi bulunan Amerikan İsrail Kamu İşleri Komitesi (American Israel Public Affairs Committee-AIPAC) mektupta "Bizim İran Merkez Banakası üzerinde yaptırımlarla kurmak istediğimiz baskı karşısında bazı alıcılar doğalgaz ve petrol alımında değerli maden ve altın ile ödeme yapıyor" denildi.
BAĞIŞLARLA BESLİYORLAR
ABD'de tüm senato ve kongre üyelerine 500 bin dolara varan oranlarda bağış yapan grubun elinde bulundurduğu toplam parasal güç yıllık 65 milyon dolar. Basına sızan ve görünen kadarıyla 1978-2000 yılları arasında olan süreçte lobi senato ve Temsilciler Meclisi'ne 34.6 milyon dolar para harcadı.
TÜRKİYE'YE BÜYÜK MALİYET
ABD senatosundan geçen kararla İran'dan gaz alımı biraz daha zorlaşmış oldu. Çünkü İran'dan alınan gaz, halen Türkiye'nin ihtiyacının yüzde 18.7'sini karşılıyor. Ayrıca söz konusu kararla cari açık açısından olumlu katkı yapan TL ile gaz alımı ve altın ihracatı gibi iki önemli avantaj riske atıldı. Ambargonun genişletilmesi nedeniyle İran'dan gaz alımı imkânsız hale gelirse, Türkiye başka kaynaklara yönelmek zorunda kalacak. Bu durumda bulunacak kaynağın fiyatı, gaz satacak ülkenin TL ile ödeme ve İran gibi gaz karşılığı mal ithalatını kabul edip etmeyeceği gibi konular Türk ekonomisine maliyeti belirleyecek. Örneğin gaz fiyatı yüksek olursa, bu nihai tüketiciye yansıyacak. Gaz alımının TL yerine başka bir para birimiyle yapılması ödemeler dengesi açısından kaynak bulunması gereken ek bir döviz talebi doğuracak. Her iki durumda da gelebilecek ek maliyetler enflasyon ve faizler üzerinde yukarı yönlü baskı yaratacak.
İÇERİDEN ORTA GOL GETİRDİ
Yılbaşından bu yana Türkiye'nin altın ihracatı artarken, konu geçtiğimiz aylada ilk olarak Radikal ve Vatan gazetelerinde yayınlanan haberlerle İran'ın Türkiye'den altın ithalatı bir suçmuş gibi gösterildi. Ardından diğer medya gruplarında yer alan haberler CHP yetkililerinin de yaptığı açıklamalarla siyasi bir gündem maddesi haline getirildi. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan da ambargo kararından 10 gün önce "İran gazın parasını döviz olarak götüremiyor, altın alıyor" dedi. Konu dış basında 'resmi bir kabul' olarak yansıtılırken, ABD senatosu harekete geçti ve ambargo kararı genişletildi.
EKONOMİK SABOTAJ GİBİ KARAR
Türkiye ambargo nedeniyle İran'dan aldığı gazın parasını TL olarak ödüyor. İran ise bu paraların bir bölümüyle mal ithalatı yapıp kalanını da altın olarak ülkesine götürüyor. Uluslararası ticaret kurallarına göre, altın ithlat-ihracatı serbest. Buna karşın Türkiye'nin altın ihracatındaki artış hem iç hem de dış basında uzun süredir Türk Hükümeti'nin hatasıymış gibi gündemde tutuluyordu. Medya, bu olayın İran'a BM ambargosunu delmenin bir yöntemi olduğunu, Türkiye'nin dış ticaretindeki iyileşmenin bu olaydan kaynaklandığını ve ekonomik durumun bu yüzden kırılgan olduğunu haberleştiriyordu. Söz konusu ihracat aynı zamanda hükümete dönük bir eleştiri malzemesi olarak da kullanıldı. Başlangıçta yasak olmayan bu doğal ticaret işleyişi medyadaki haberlerin ardından yasaklanarak suç haline getirildi.
ÜLKEYE DEĞİL ŞİRKETLERE YAPTIRIM UYGULAYABİLİR
Türkiye'nin kararı uygulamaması durumunda ülke olarak herhangi bir yaptırım uygulanıp uygulanmayacağı belli değil. Ancak 2011'de Çin'in eski lideri Hu Jintao'nun ABD'ye geldiği sırada iki senatörün sözleri ambargo ihlali konusunda nasıl adımlar atıldığının sinyalini veriyor. Senatör Joseph Lieberman ve Mark Kirk o dönemde yaptıkları açıklamalarda İran'a yönelik olarak alınan kararları uygulamayan Çinli firmaların peşinde olacaklarını belirtmiş ve iki büyük Çinli enerji firmasının ceza alması için çalışacaklarını söylemişti.
81 SENATÖRE İSRAİL TURU
Yahudi lobisi bu bağışlar dışında senatörleri tatillere de götürüyor. Geçtiğimiz 2011 Ağustosu'nda senatonun beşte birini (81 üye) İsrail'e götürdü. 55 Cumhuriyetçi ve 26 Demokrat Parti'li senatör Kızıldeniz'de tatil yaptı.
Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/altin-ambargo-lobinin-isi/363354