Bu kampanya döneminde, dikkat çeken en önemli nokta, din unsurunun aşırı derecede ön plana çıkmış olması. Romney, sürekli Hristiyanlık üzerinden iletişim kurmaya çalışıyor. Demokrat Obama’yı hem özgürlükçü yaklaşımı, hem de müslüman kökeni üzerinden yıpratmanın yollarını arıyor.
Buna karşın, Obama da, her fırsatta hristiyanlığını vurgulamaya çalışıyor. Geçtiğimiz günlerde, Washington Ulusal Katedral’inin dergisi olan Cathedral Age, Obama ve Romney’e inançlarıyla ilgili sorular yönlendirdi. Her iki aday da, cevaplarında Hristiyanlığa bağlılıklarını dile getirdiler. Ancak, başta Musevi cemaatler olmak üzere, seçmenleri küstürmemek için bolca da toleranstan söz ettiler. Derginin “İnanç ve Seçimler” başlıklı özel sayısındaki açıklamalara, dünya basını büyük ilgi gösterdi. Başkan adaylarına sorular
1. İnancın hayatınızdaki rolü nedir?
2. İncil’den sıklıkla alıntı yaptığınız bir bölüm var mıdır?
3. Dinin toplumsal alandaki rolü hakkında ne düşünüyorsunuz*
4. Amerika gibi büyük dini farklılıkların olduğu bir ülkede, inancın birleştirici hangi rolü olabilir?
5. Sizin Hristiyanlığınızdan ve inancınızdan şüphe eden bir kişiye ne cevap verirsiniz?
6. Bir siyasetçinin dini inancı onun karakteri hakkında neler ortaya koyar?
7. Dini topluluklar ve Devlet birlikte birbirlerinin sınırlarına saygı göstererek birlikte nasıl çalışabilirler?
Obama: Başkanlık beni daha inançlı yaptı
Obama inancın hayatınızdaki rolü nedir sorusuna şu yanıtı verdi:
“Öncelikle, benim Hristiyan inancım bana bir bakış açısı ve güven duygusu veriyor. Son tahlilde, kontrolün Tanrı’da olduğunu, benim temel görevimin Tanrı’yı tüm kalbimle, ruhumla ve zihnimle sevmek ve komşumu kendim kadar sevmek olduğunu biliyorum. Her zaman bunu başarmasam da, sürekli uğraşıyorum. İnancım, benim için büyük bir huzur kaynağı. Başkanlık süremde daha da inançlı bir insan haline geldiğimi daha önce dile getirdim. Bu görev, insanı daha fazla dua etmek durumunda bırakıyor. Başkan Lincoln’un bir zamanlar dediği gibi “Gidecek başka hiç bir yerim olmadığı için, sık sık dizlerimin üzerine çöktüm” son olarak, inancımın yaşamını nasıl sürdüreceğim konusunda bana yol göstermesine çalışırım. Bir eş, bir baba ve bir başkan olarak, inancım bana neyin gerçekten önemli ve iyi olduğu konusunda yol gösterir.”
Romney: Hoşgörü gerek
Dini kimliğiyle öne çıkan Romney ise hoşgörü konusuna ağırlık verdi:
“Her dinin kendi özel doktrini ve tarihi var. Bunlar eleştiriye neden olmamalı. Hoşgörümüzü test etmeli. Dini hoşgörü, sadece bizim kabul ettiğimiz inançlara özel olsaydı, hoşgörü sadece lafta boş bir ilke olurdu.”
Fatoş Karahasan/Milliyet
Yazdır