ABD ekonomisi inliyor, duyan yok
2008 sonbaharında dünya ekonomisini vuran küresel kriz, her zaman olduğu gibi ABD'nin başkenti Washington'a pek uğramamış. Hatırlanacak olursa, benzer bir durum Türkiye kendi 2001 yerel krizini yaşarken Ankara için de geçerliydi.
Bununla birlikte, geçen sonbahar sonu, kış başlangıcında, birer ay arayla gerçekleştirdiğimiz iki Washington ziyaretinde, küresel krizin bir numaralı suçlusu konumundaki finans kurumlarına ve bu kurumların üst düzey yöneticilerine hiçbir ceza uygulanmamış olması, buna karşılık yüz binlerce insanın işsiz kalması nedeniyle kurulan protesto çadırlarını unutmadık. Şimdilerde ise bu protesto çadırları bir nevi ortalıktan kaldırılmış.
ABD halkının sisteme olan güvensizliği, ABD hazine kâğıtlarına olan ilgiyi artırmakta. 1981 yılından bu yana ABD nin 10 yıl vadeli tahvillerinin sürekli düştüğü gözleniyor. 1 981 'de yüzde 1 5 düzeyinde olan ABD 10 yıl vadeli tahvillerinin faiz oranı, 2006 yılının temmuz ayında yüzde 5 i gördükten sonra, ben bu satırları kaleme alırken yüzde 1.7'nin de altını görmüştü.
HANEHALKININ CANI FAZLASIYLA SIKKIN
ABD hanehalkının yüzde 51'i, 2007 yılında ailesinin bugün ve geleceğine yönelik finansal ihtiyaçlarını karşılayacak imkânları oluşturduğunu, bir güvenceye sahip olduğunu düşünürken, bu oran bugün yüzde 33'e gerilemiş durumda. ABD televizyonlarındaki reklamların önemli bir bölümü, "Bize telefon edin, kredi kartı ve mortgage borçlarınızı nasıl yeniden yapılandırabileceğinize yardımcı olalım" veya "En ucuz ve en güvenilir doktor ve dişçileri bulmak için bize danışın" türünde mesajların verildiği reklamlarla dolu.
ABD hanehalkı ciddi bir özgüven bunalımı yaşıyor. Bu nedenle, para harcamıyor. Oysa, 1950 yılında aynı ABD hanehalkı gelirinin yüzde 60'ını zorunlu harcamalarına ayırmak durumundaymış. Bugünse mutfak, ev ve benzin gibi temel masrafların toplam harcamalardaki payı yüzde 40'a gerilemiş durumda. ABD hanehalkı, sadece cep telefonu üzerinden haberleşme için 92 milyar dolar harcıyor.
ABD hanehalkının yüzde 43'ü küresel kriz patlak verdiğinden bu yana ABD nin genel olarak ülke karakterinin, dünyaya karşı duruşunun güçlendiğini, yüzde 43'ü ise zayıfladığını düşünüyor. Yüzde 14 oranında bu soruya cevap vermek istemeyenleri de hesaba kattığınızda, Obama yönetimine yönelik eleştirilerin sertleşmesinin arkasında yatan hissiyatı görebiliyorsunuz.
İSTİHDAM VE KONUT, KİLİT ÖNEMDE
Başkan Obama'nın istihdam ve konut alanında bir miktar ilerleme kaydetmemesi halinde işi zor. ABD hanehalkı açısından aylık gelirinin yüzde 30 unu kiraya ayırıyor ise, uygun evde oturuyorsun anlamına geliyor. Ama, sadece Washington da bile gelirine göre uygun kirada oturabilen hanehalkı sayısı 5'te 2. Vergi sistemindeki değişiklikle, ABD yılda tasarruf edilecek 30 milyar doları dar gelirliler için konut inşa etme ve işletimine harcarsa, Amerika da bu sorun çözülür görüşünü savunanların sayısı az değil.
Görünen o ki, donmuş maaşları, işsizlik sorununu çözme arayışlarını sürdüren Obama, eşcinsel evliliklere verdiği desteği de muhafazakâr Amerikan halkına anlatmaya çalışacak. Kasım ayına kadar ilginç bir başkanlık yarışı olacak.(Prof. Dr. Kerem Alkin/Habertürk)
Yazdır