Yazdır

Erdoğan'dan beklenen konuşma

Tarih: 29 Mayıs 2012 - 12:42

Başbakan Erdoğan, Uludere olayıyla ilgili önemli açıklamalar yapacağını duyurduğu AK Parti grup toplantısında konuşuyor

Başbakan'ın konuşmasından satır başları:
Fatih Camii restorasyonu yaklaşık 24 mikyon lira bedelli gerçekleştirildi. Fetih yıldönümünde açıyoruz.
Diğer partiler büyük kongrelerini bile küçük salonlarda yaparken ve dolduramazken biz İstanbul il kongremizi stadyumda yaptık. Kıskananlar olabilir, maşaallah, mazaallah diyorum.
19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı'nı çok farklı biçimde kutladık. Bayramın adına uygun düşen anlar yaşadık.
Suriye'de aldığımız haber yüreklerimizi dağladı. E Hule'de 110 masum sivil acımasızca, hunharca katledildi. Katledilenlerin yarısı elleri arkdan bağlanan çocuklardı. Bu insanlıkdışı saldırıları şiddetle kınıyorum, lanetliyorum. Suriye yönetimine bu 50 masum yavrunu vebali yeter. Bu aklı fikri tamamen terk etmektir. İnsanı insan yapan hangi değer varsa onu çiğnemektir. Sabrın da bir sınırı vardır. BMGK'nın da sabrının bir sınırı vardır. Bu dünya ile dalga geçmektir. Bu yönetimin vahşetine çanak tutanların da eline bulaşıyor. Suriyeli kardeşlerime başsağlığı diliyorum. Bazı siyasi partilerin kalkıp da buradaki zalimlerin yanında yer almasının anlaşılır yanı yoktur. Zulme rıza zulümdür, zalimle hareket eden de zalimdir.
Hem terörle mücadele hem de Uludere konusundaki bazı değerlendirmelerimi paylaşmak istiyorum. Biz ne kendi arasında ne de aziz milletimizle aracılar vasıtasıyla konuşan bir kadro değiliz. Gönül diliyle konuştuk. Medya aracılığıyla iletişim kuran kadro hiç değiliz. Devletin diliyle, bürokrasinin, siyasetin diliyle konuşan kadro değiliz.
Biz kalpten kalbe görünmeyen yol ile iletişim kurduk. Miletimizle gönlümüzle iletişim kurduk. Bugün buradan sadece ekranları başında bizleri izleyen milletime konuşuyorum. Kalbimle, yüreğimle, bütün samimiyetimle konuşuyorum.
Din üzerinden bize müdebbirlik yapanlara zerre miskal kıymet vermeyiz. Suyun akışına kapılan bir hareket değiliz. Attığımız her adımda ilkelerimizi gözetiriz. Milletimizin rotasında yürürüz. Biz iktidara gelmeyi amaç edinmeyiz. İnsanımız mutluysa kendimizi başarılı görürüz. Bunun takdirini yapacak olan ise sadece aziz milletimizdir. 10 yıldır bu kürsüden milletime bir şeyler söylüyoruz, medyanın, siyasi partilerinin tavrıyla terör meselesi çözülemez. Biz soğru soruları sorduk. Doğru sorulara doğru cevaplar ardık. Anaların gözyaşını dindirmek, gençlerin akan kanını dindirmek için samimiyetin diliyle konuştuk. Hiçbir şeyi gizlemeden sadece gerçekleri aktarıyoruz.
Bu salondaki kadro Cumhuriyet döneminin en karanlık dönemlerini aydınlığa kavuşturmak için canını ortaya koymuş bir kadrodur. Dersim'in, 27 Mayıs'ın, 12 Eylül'ü yargıay siz taşıdırnız. 28 Şubat'ı sizler yaşadınız. 27 Nisan bildirisi karşısında milletin emanetine sizler sahip çıktınız. Hak ve özgürlükleri geliştiren parti AK Parti'dir.
Biz devletin diliyle değil milletin diliyle konuşuruz. Devleti şamaroğlanına çevirmek isteyenlere izin vermeyiz.
1914 yılında Erzincan'da Osmanlı 3. Ordusu, doğuya hareket ediyor. Yüzbinlerce nefer Allahü Ekber Dağları'na ilerliyor. Onbinlerce asker şehit oldu, rahmetli dedem de o dağlarda şehit oldu. 31. Tümen, yan tarafından gelen saldırıya karşılık veriyor. Tam dört saat çarpışıyorlar, birbirlerine yaklaştıklarında 31. ve 32. Tümen'in birbiriyle çarpıştığı anlaşılıyor. Dünyanın her yerinde buna benzer hadiseler yaşanıyor. Kıbrıs Harekatı esnasında Kocatepe Muhribi kendi uçaklarımız tarafından batırıldı.
Bingöl Karlıova'da dur ihtarına uymayan vatandaş canlı bomba sanılıp vuruldu. Hataen üzücü olaylara sebep olan görevliler hakkında işlemler yapılıyor. Kasıtlı yapılan hadiseler oldu. Çok sert müdahaleler neticesinde bölgedeki vatandaşıma çok ağır faturalar yüklendi. Biz demokrasiden sapmadan mücadele yürütüyoruz. Valilerimiz yüzde 100 emin olmadan vurayın diyerek güvenlik güçlerimizi uyarıyor.
Erkek milletvekillerinin hepsi askerliğini yaptı. Vatandaşlarımdan bir şey rica ediyorum. Kendinizi Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde ilerleyen takip eden jandarmanın yerine koyun. Orada nasıl bir gerilim yaşandığını hissedebiliyor musunuz? Güvenlik güçleri o aracı vurabilir, ama ya içinde sigara kaçakçısı, mazot kaçakçısı varsa. Çoban sandığımız için vurmadık diyen generalle haftalarca dalga geçildi.
Terörle mücadele edenin de insan olduğu unutulmamalı. Bir tarafta öldürmeyi amaç edinen diğer tarafta yaşatmayı amaça edinen iki taraf var. Güvenlik güçlerinin gözünün önüne terör örgütünün hunharca katlettiği canlar geliyor.
O alçaklar otobüs duraklarında canlı bomba eylemi yaptılar 9 dokuz kişiyi katlettiler. Birileri diyorki Türk bayrağımı götürdünüz de tabutlara Türk bayraşı açalım. Oranın kaymakamlığı var, öyle bir hassasiyetiniz olsa alırdınız. Onların Türk bayrağına layık olduğunu düşünseydiniz terör örgütünün bayrağını o tabuta sardırmazdınız..

Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/erdogandan-beklenen-konusma/350564