BSS Danışmanlık ve Aracılık’ın Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Naipoğlu, dünyada tek çıkar sahibinin patronun ya da ortakların olduğu anlayışının terk edildiğini belirterek, ”Şirketler artık sahiplerinin, ortaklarının değil. Kötü yönetilirse çalışanı, tedarikçileri, yani öğle yemeğini satanı da olumsuz etkiliyor. Şirketlerin sürdürülebilirliği kamunun problemi. Devlet vergi alıyor, buralarda insanlar istihdam ediliyor. Özel sektörde, kamunun 10 katı fazla insan istihdam ediliyor. Beyler yani artık sahibi olduğunuz şirketler sizin değil. Yeni Türk Ticaret Kanunu da bu anlayışa sahip. Batı’da da bu anlayışa hızla gidiyor” dedi.
Patronsuz şirketler
İstanbul Üniversitesi, İşletme Fakültesi’nde Ticaret Hukuku dersleri de veren Naipoğlu, çok köklü ve çok uluslu şirketlerin patronsuz yapısına dikkat çekerek, “P&G gibi pek çok şirket artık patronsuzdur. En yüksek hisseye sahip ortağın oranı yüzde 3-4, bilemediniz yüzde 5’tir. Sürdürülebilirlik, aile şirketi yapısından çıkarak, kurumsallaşmakla mümkün olmuş” diye konuştu. Türkiye’de şirketler genç olduğu için bunu yapamayanların nasıl yok olduğuna dair tecrübelerin gözlemlenmediğini anlatan Naipoğlu, Batı’da bunu başarabilen şirketlerin 100’üncü veya 150’inci yıllarını kutladığını, diğerlerinin 3’üncü kuşa gelmeden yok olduğunu söyledi.
İngiltere’den davet
Sinan Naipoğlu’nun, Batı’da yaygın olarak şirketlerin finans ve hukuk danışmanlık firmalarıyla çalıştığını belirterek, “Türkiye’de daha çok finans işleriyle ilgili danışmanlık alınıyor. Dışarıda tuttuğu mali müşaviri finans danışmanı gibi kullanıyor. Biz finans ve hukuk danışmanlığını tek çatı altında buluşturduk. Bu modele ilgi duyan İngilizler bizi sunum yapmamız için davet etti. Çünkü hukuk ayrı bir şey söyler, finans başka bir şey” dedi.
Sanatçıya işadamı baskısı artık yok
SİNAN Naipoğlu, aile şirketi yapısından daha kurumsal şirketlere dönüşmenin yeni Ticaret Kanunu ile desteklendiğini belirterek, “Artık zaten aile şirketleri de zorla aile bireylerini işadamı yapma alışkanlığından vazgeçti. Çocuk belki sanatçı olmak istiyor ama zorla finansın başına getiriyorlar. Zaten ne onun için ne de şirket için iyi oluyor” dedi. Yeni kanunun yönetim kurulu üyeliğini profesyonel bir iş olarak tanımladığını vurgulayan Naipoğlu, “Yani aile bireylerinin otomatik yönetim kurulu üyesi olduğu dönem bitiyor. Uzmanlık isteyen bir iş haline getiriyor. Yönetim kurulu üyelerine devredilemez görevler ön görüyor. Alttaki profesyonellere hangi sorumlulukları devredeceğini iç yönergeyle anlatacak” diye konuştu.
Kimse borcundan hapis yatmıyordu ki
SİNAN Naipoğlu, çok tartışılan çek konusunu şöyle değerlendirdi: “Çek Türkiye’de yanlış kullanılan bir şey. Yurtdışında ileri vadeli çek yoktur. İngiltere’de çek yazarsanız bu bankadaki parayı temsil ediyordur. Bizde çek vadeli. Aslında bizim kanunumuzda da böyle bir şey yok. Oradaki suç borcunu ödeyememe suçu değil, bankada paran yokken paran varmış numarası yapman. Aslında kimse kimseye borcundan hapse girmiyor.”
Demet CENGİZ BİLGİN
/ Hürriyet
Yazdır